E-ISSN: 2587-0351 | ISSN: 1300-2694
Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi - Pamukkale Univ Muh Bilim Derg: 10 (2)
Cilt: 10  Sayı: 2 - 2004
1. 
Kapak-İçindekiler
Cover-Contents
Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi
Sayfalar I - III

2. 
AKTİFLEŞTİRİLMİŞ BENTONİT KULLANARAK SULU ÇÖZELTİLERDEN BOYAR MADDE UZAKLAŞTIRILMASI
THE REMOVAL OF DYE STUFF FROM AQUEOUS SOLUTIONS USING ACTIVATED BENTONITE
Mehmet MAHRAMANLIOĞLU, İrfan KIZILCIKLI, Celalettin USTAER, Melda TUNCAY
Sayfalar 151 - 156
Sulu çözeltilerden astrozone red adsorpsiyonu için adsorbent olarak aktifleştirilmiş bentonit kullanıldı. Langmuir ve Freundlich izoterm sabitleri belirlendi ve temas süresi, başlangıç konsantrasyonu ve tanecik boyutu etkileri incelendi. Adsorpsiyon üzerine sıcaklık etkisi incelendi ve termodinamik parametreler belirlendi. Kesikli çalışmaların yanında, astrozon red adsorpsiyonu sabit yataklı kolon kullanılarak çalışıldı. Çözelti akış hızının adsorpsiyon kapasitesi üzerine etkisi incelendi.

3. 
BİODİZELİN OKSİTLENME KARARLILIĞI ÜZERİNE DENEYSEL BİR ARAŞTIRMA
AN EXPERIMENTAL INVESTIGATION ON OXIDATIVE STABILITY OF BIODIESEL
Mustafa ÇANAKÇI, A. Necati ÖZSEZEN, Cenk SAYIN
Sayfalar 157 - 167
Biodizel, dizel motorları için hayvansal ve bitkisel yağlar gibi yenilenebilir kaynaklardan üretilen alternatif bir dizel yakıtıdır. Bitkisel ve hayvani yağlar, alkil mono esteri üretmek için bir alkol ile reaksiyona sokulur ve elde edilen ester, motor üzerinde hemen hemen hiç değişiklik yapılmadan kullanılabilir. Biodizel, yüksek oranlı doymamış yağlardan üretildiğinde, dizel yakıtından çok daha hızlı bir şekilde oksitlenir. Bu çalışmada, biodizelin hızlandırılmış oksitlenme test sonuçları sunulmuştur. Bu testler, zamanın, oksijen akış oranının, sıcaklığın, metallerin ve farklı biodizel hammaddelerinin, oksitlenme üzerine etkisini göstermektedir. Ayrıca üretilen biodizeller, motorinle karışım oluşturularak ve antioksidanlar ilave edilerek de incelenmiştir. Deneysel çalışmaların sonucu, normal dizel motor sıcaklıklarında antioksidan içermeyen biodizelin çok daha çabuk bir şekilde oksitlendiğini göstermektedir. Bu oksitlenme işleminde, peroksit, asit ve viskozite değerlerinde artış gözlemlenmiştir. Peroksit yaklaşık 350 meq O2/kg değerine ulaştıktan sonra sabit kalmakta, asit ve viskozite değeri ise periyodik olarak artmaktadır.

4. 
BİR ÇEVRİM İÇİ UZAKTAN TAKİP SİSTEMİ TASARIMI
DESIGN OF A REAL TIME REMOTE VEHICLE LOCATION SYSTEM
Ahmet Emir DİRİK
Sayfalar 169 - 177
Bu çalışmada düşük maliyetli bir çevrim içi takip sistemi geliştirilmiştir. Takip sistemi, konum belirleme, kablosuz haberleşme ve sayısal harita modülleri olmak üzere üç ana modülden oluşmaktadır. Takip sistemlerinde konum belirleme modülü, hareketli araçların pozisyonlarının tespitinde kullanılmaktadır. Bu modül ile elde edilen pozisyon bilgisi, kablosuz haberleşme sistemi aracılığı ile takip merkezine iletilmekte, takip merkezine ulaşan pozisyon bilgisi merkezde işlenerek araç konumları sayısal harita üzerinde görüntülenmektedir. Geliştirilen sistem ile kampüs içerisinde hareket eden araçların konumları 10m civarında bir hata ile tespit edilebilmekte ve araç hareketleri takip merkezinden on-line izlenebilmektedir. Sistemde kablosuz veri haberleşmesi için analog araç telsizleri kullanılmıştır. Böylece haberleşme için uydu ya da GSM şebekelerinin kullanılmasına gerek kalmamış ve düşük maliyetli-yüksek performanslı bir çevrim içi araç takip sistemi gerçekleştirilmiştir.

5. 
BUJİ İLE ATEŞLEMELİ MOTORLARDA EMME SUPABI KALKMA MİKTARININ PERFORMANSA ETKİLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
AN INVESTIGATION OF THE EFFECTS OF INTAKE VALVE LIFT ON THE PERFORMANCE IN SPARK IGNITION ENGINES
Can ÇINAR, Yakup SEKMEN, Ali AKBAŞ, Perihan ERDURANLI
Sayfalar 179 - 184
Bu çalışmada, emme supabı kalkma miktarı değişiminin motor performansına etkileri deneysel olarak incelenmiştir. Bu amaçla, değişken supap sistemlerine alternatif bir prototip tasarlanmış ve imal edilmiştir. Buji ile ateşlemeli, tek silindirli, dört zamanlı bir motorda, dört değişik emme supabı kalkma miktarı için (6.5 mm, 5 mm, 4 mm ve 3 mm) deneyler yapılmış, volümetrik verim, moment, güç, özgül yakıt tüketimi ile egzoz emisyonlarına olan etkileri incelenmiştir.

6. 
DİELEKTRİK KAPLANMIŞ SİLİNDİRİK BİR YÜZEYDEN SAÇILAN ELEKTROMAGNETİK DALGALARIN FİZİKSEL OPTİK YAKLAŞIMIYLA ASİMPTOTİK HESABI
ASYMPTOTICAL CALCULATION OF ELECTROMAGNETIC WAVES SCATTERED FROM A DIELECTRIC COATED CYLINDRICAL SURFACE WITH PHYSICAL OPTICS APPROACH
Uğur YALÇIN
Sayfalar 185 - 193
Bu çalışmada, sonlu kaynaklı elektromagnetik dalgaların, dielektrik kaplanmış silindirik bir yüzeyden optik gibi saçılması Fiziksel Optik (FO) yaklaşımı ile incelenmiştir. Sonlu kaynak, çizgisel elektrik akım kaynağı olarak seçilmiştir. Silindirik yüzeye ait yansıma katsayısı, Kırınımın Geometrik Teorisi (KGT) yaklaşımı kullanılarak bulunmuştur. Elde edilen bu katsayı kullanılarak yüzeyden saçılan alanlar ifade edilmiştir. Alan ifadeleri FO yaklaşımında kullanılmış ve yüzeye ait saçılma integrali belirlenmiştir. Bu integralin asimptotik olarak değerlendirilmesi sonucunda yüzeyden yansıyan alanlar ile yüzeye ait diverjans katsayısı hesaplanmıştır. Neticede, çalışmada elde edilen sonuçlar nümerik olarak değerlendirilmiş ve yüzey empedansının saçılan alanlara etkileri incelenmiştir. Yapılan çalışmada zaman faktörü j te? alınmıştır.

7. 
DİFERANSİYEL QUADRATURE ELEMAN METODU (DQEM) İLE YAPI ELEMANLARININ STATİK ANALİZİ
STATIC ANALYSIS OF STRUCTURAL ELEMENTS BY USING DIFFERENTIAL QUADRATURE ELEMENT METHOD (DQEM)
Zekeriya GİRGİN, Ersin DEMİR, Cem KOL
Sayfalar 195 - 200
Genelleştirilmiş Diferansiyel Quadrature Metodu (GDQM); fen ve mühendislik alanındaki diferansiyel denklemlerin direkt çözümü için geliştirilmiş alternatif bir metottur. Bu çalışmada ise, GDQM’nun yeni bir versiyonu olan DQEM tanıtılmış ve yapı elemanlarının statik analizine uygulanmıştır. Önceki çalışmalarda fiziksel sistem tek bir eleman olarak göz önüne alınıyordu. Bu metotla, incelenen sistem, sonlu elemanlar metodundaki gibi, elemanlara ayrılarak, sistemin incelenmesi sağlanmıştır. Metot daha önce geliştirilmiş olan GDQM’ nun sağladığı tüm avantajları kullanmakla birlikte programlama kolaylığı ve hesaplama süresinin kısalığı ile etkinlik sağlamaktadır. Metot detaylı olarak ele alınmış, verilen sayısal örneklerle elde edilen sonuçların, önceki çalışmalarla uyumlu olduğu gösterilmiştir.

8. 
İÇ BASINCA MARUZ BİR ALUMİNYUM DİSK’İN ELASTİK-PLASTİK VE ARTIK GERİLME ANALİZİ
ELASTIC-PLASTIC AND RESIDUAL STRESS ANALYSIS OF AN ALUMINUM DISC UNDER INTERNAL PRESSURES
Numan Behlül BEKTAŞ, Gürkan ALTAN, Emin ERGUN, Gülabi DEMİRDAL
Sayfalar 201 - 206
Bu makale, iç basınçlara maruz ince bir aliminyum diskte oluşan elastik- plastik gerilmelerin hesaplanması ile ilgilidir. Bu çalışmada, küçük plastik deformasyonlar için sınır şartlarını, elastik-plastik gerilmeri ve şekil değiştirmeleri sağlayan analitik bir çözüm öngörüldü. Von-Mises kriteri akma kriteri olarak kullanıldı ve malzeme plastik deformasyonda ideal plastik olarak kabul edildi. İç çaptan dış çapa kadar olan bölgede elastikplastik ve artık gerilmeler hesaplandı. Sonuçlar tablolar ve grafikler halinde verildi. Bütün radial gerilme bileşenleri, ?r, bası gerilmesidir ve bu gerilmeler disk’in iç çapında maksimum değerdedir. Bütün teğetsel gerilme bileşenleri, ??, çeki gerilmesidir ve bu gerilmeler plastik deformasyonun başladığı yerde maksimum değerdedir. Teğetsel artık gerilmeler radial artık gerilmelerinkinden çok çok büyüktür.

9. 
ERBİYUM KATKILI FİBER YÜKSELTEÇLERDE ASE’NİN İNCELENMESİ
EXAMINING OF ASE AT THE ERBIUM DOPED FIBER AMPLIFIERS
H. Haldun GÖKTAŞ, Murat YÜCEL
Sayfalar 207 - 210
Bu çalışmada uzun mesafe sinyal iletiminde kullanılan Erbiyum Katkılı Fiber Yükselteçlerin (EDFA) en büyük gürültü nedeni olan kendiliğinden yükseltilmiş yayılmanın (ASE) sinyal kazancı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu amaçla 1480 nm dalga boyunda pompalanmış, 1550 nm dalga boyundaki sinyalleri yükselten EDFA ASE’li ve ASE’siz olarak analiz edilmiştir. Yapılan analizde ASE’nin yükselteç kazancını sınırladığı ve aynı kazancı sağlamak için daha uzun mesafeli fibere ihtiyaç duyulduğu görülmüştür.

10. 
ERZURUM ŞEHİR MERKEZİ BATI KESİMİ JEOTEKNİK HARİTASINDA KULLANILAN KRİTERLERİN İSTATİSTİKSEL ANALİZİ
STATISTICAL ANALYSIS OF THE CRITERIA USED IN PRODUCING GEOTECHNICAL MAP OF THE WESTHERN PART OF THE ERZURUM URBAN AREA
Necmi YARBAŞI, Azer KADİROV, M. Salih BAYRAKTUTAN
Sayfalar 211 - 219
Jeoteknik Haritalar, yerleşim yerleri gelişme planlarının hazırlanmasında, sanayi bölgeleri, toplu konut ve katı-atık depolama alanları için uygun yer seçiminde planlamacı ve mühendislerin ihtiyaçları olan temel verileri içeren en önemli bilgi kaynaklarıdır. Ülkemizde şehirlere hızlı nüfus akımı, çarpık yapılaşmaya sebep olmuş ve planlama bu hızın çok gerisinde kalmıştır. Doğu Anadolu'da yer kabuğunun tektonik özellikleri ve yerleşim yerlerinin çok büyük bir bölümünün aktif fay zonlarında, genç alüvyon zeminler üzerinde bulunması nedeniyle, çarpık yapılaşmanın doğal afetler sonucu yol açtığı hasar ve can kaybı beklenenden çok daha fazla olmaktadır. Erzurum kent alanı, Karasu Havzasının doğu ve güney kenarlarını oluşturan fay kuşaklarının kesişme noktası olan güneydoğu köşeye yakın olması nedeniyle tarihinde çok sayıda yıkıcı depremlere maruz kalmıştır. Aktif faylar, genç alüvyon zemin ve yeraltı suyu Erzurum şehir planlamasını olumsuz yönde etkileyen faktörlerdir. Bu çalışmada Erzurum şehir merkezi batı kesimi 5 farklı jeoteknik bölgeye ayrılmıştır. Jeoteknik Bölgelendirme haritasının; örnek dağılımı, jeoteknik parametreleri ve bölge sınırları istatistiksel yöntemlerle kontrol edilmiştir.

11. 
FOTODİYODUN ANAHTARLAMA SÜRELERİNİN DARBELİ YÜKSEK IŞIK ŞİDDETLERİ İÇİN İNCELENMESİ
AN INVESTIGATION ON PHOTODIODE SWITCHING TIMES FOR PULSED HIGH RADIANT POWERS
Erdem ÖZÜTÜRK
Sayfalar 221 - 226
Uygulamada genellikle fotodiyodun üzerine düşen ışık darbeli şekilde değişmektedir. Bu durumda fotodiyot ile oluşturulmuş dedektör devresinden alınan ve ışık şiddetiyle doğru orantılı olan akım ya da gerilimin değişimi de darbeli olmaktadır.Işık darbelerinin genliğinin yüksek değerde olması durumunda fotodiyodun eşdeğer devresindeki bazı elemanların değerleri çarpan ışığın şiddetine bağlı olarak önemli değerlerde değişmektedir ve bu değişimler doğrusal olmamaktadır. Bu nedenle burada yapılan incelemede nonlineer fotodiyot modeli kullanılmıştır. Fotoiletken modunda çalışıldığında hız daha yüksek olduğundan yapılan incelemede fotoiletken devresi ele alınmaktadır. Bu çalışmada yüksek ışık değerleri için anahtarlama sürelerinin değişimi SPICE programı kullanılarak incelenmiş ve ışık darbelerinin genliğinin artışına bağlı olarak anahtarlama sürelerindeki değişim gösterilmiştir.

12. 
KANATLI ETLERİNİN MARİNASYON TEKNiĞİ İLE İŞLENMESİ
THE USE OF MARINATION TECHNIQUE IN POULTRY MEAT PROCESSING
Haluk ERGEZER, Ramazan GÖKÇE
Sayfalar 227 - 233
Taze tüketime sunulan kanatlı etlerinde et kalitesini, dayanıklılığını ve verimini arttırmak amacıyla uygulanan marinasyon, günümüzde oldukça yaygın bir et işleme tekniğidir. Daldırma, tamburlama ve enjeksiyon yöntemleriyle uygulanabilen bu teknikte temel ingredientler; tuz, fosfatlar, çeşni vericiler ve bazı aroma maddeleridir. Marinasyon öncesi et kompozisyonu, ete uygulanan elektriksel stimulasyon ve kullanılan ingredient bileşimi, son ürün kalitesi üzerinde önemli etkileri olan faktörlerdir.

13. 
KARTEZYEN GEOMETRİDE FAZ DEĞİŞİMLİ VE FAZ DEĞİŞİMSİZ ISI TRANSFERİ PROBLEMLERİ
HEAT TRANSFER PROBLEMS WITH AND WITHOUT PHASE CHANGE IN CARTESIAN GEOMETRY
Hüseyin GÜNERHAN
Sayfalar 235 - 242
Bu çalışma, bir ortam içerisinde zamana bağlı faz değişimsiz ısı iletiminin olması durumunda eşsıcaklık eğrilerinin hareket hızı ile, aynı ortam içerisinde faz değişimi olması durumundaki eşsıcaklık eğrilerinin hızıarasında bir ilişkinin olduğu fikrine dayanmaktadır. Bu ilişki, malzemenin iki fazına ait fiziksel özeliklere bağlıdır. Faz değişimi olmayan ısı iletimi problemlerinin analitik çözümleri var olduğundan bu tür bir ilişkinin bilinmesi, faz değişimi olması halinde katı-sıvı ara yüzeyinin bulunmasına olanak sağlayacaktır. Bu fikirden hareketle, kartezyen geometride üç farklı sınır koşul için katılaşma problemi analitik ve sayısal yöntemler kullanılarak çözülmüş ve faz değişimsiz problemlere ait çözümlerin sonuçlarıyla çoklu regresyon analizleri yapılarak korelasyon katsayıları 0.98 ile 1.00 arasında değişen ilişkiler elde edilmiştir.

14. 
KASTAMONU-TAŞKÖPRÜ ORMAN FİDANLIĞINDA ÜRETİLEN 2+0 YAŞLI SARIÇAM (Pinus sylvestris L.) FİDANLARININ TSE NORMLARINA GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ
EVALUATION OF 2+0 AGED NURSERY OF THE SCOTCH PINE (Pinus sylvestrisL.) RAISED IN KASTAMONU-TASKOPRU FOREST NURSERY AS TO TSI QUALITY CLASSIFICATION
Nurcan DEMİRCİOĞLU, Sezgin AYAN, Birsel AVANOĞLU, Ahmet SIVACIOĞLU
Sayfalar 243 - 251
Bu çalışmada, Kastamonu-Taşköprü Orman Fidanlığında üretilen 2+0 yaşlı çıplak köklü sarıçam fidanlarıkullanılmıştır. Daday-Koldandere orijinli fidanların morfolojik karakterleri belirlenerek, TS 2265/Şubat 1988 Bu çalışmada, Kastamonu-Taşköprü Orman Fidanlığında üretilen 2+0 yaşlı çıplak köklü sarıçam fidanlarıkullanılmıştır. Daday-Koldandere orijinli fidanların morfolojik karakterleri belirlenerek, TS 2265/Şubat 1988 kalite sınıflamasına uygunluğu irdelenmiştir. Ayrıca, söz konusu sarıçam fidanlarının hem TSE ve hem de yeni oluşturulan kalite sınıflamasının hassasiyeti diskriminant analizleri ile denetlenmiştir. Çalışma sonucunda; üretilen 2+0 yaşlı sarıçam fidanlarının boyu 11.62 cm, kök boğazı çapı 2.93 mm, gürbüzlük indisi 40.14, katlılık 2.34, kuru kök % 30.65, kalite indeksinin 0.32 ortalama değerlerde olduğu tespit edilmiştir. TS kalite sınıflamasına göre; deneme materyali olarak kullanılan fidanların fidan boyu bakımından % 92.7’si, kök boğazı çapı bakımından % 98.7’si, fidan boyu-kök boğazı çapı bakımından % 91.4’ü, katlılık kriteri bakımından % 92,7’si I. kalite sınıfında yer almaktadır.

15. 
UÇUCU KÜL ADSORPSİYONU İLE REAKTİF BOYA GİDERİMİ
REMOVAL OF REACTIVE DYE WITH FLY ASH ADSORPTION
Zeynep EREN, Filiz Nuran ACAR
Sayfalar 253 - 258
Uçucu külün sulu çözeltideki reaktif Chemactive D Black N’i adsorplama etkinliği adsorbent dozunun ve başlangıç boyar madde konsantrasyonunun bir fonksiyonu olarak incelenmiştir. Adsorpsiyon verilen Freundlich izotermine oranla Langmuir izotermine daha iyi uyum göstermiştir. Adsorpsiyon kapasitesi ortamın doğal başlangıç pH’inde (pH = 5.40) Q o = 6.75 mg/g’dır. Boyar madde giderim oranı 5, 10, 25, 50 ve 100 mg/L başlangıç boyar madde konsantrasyonlarında sırasıyla; % 100, % 98, % 98, % 82.5, % 66.31 olmuştur.

16. 
SANTRİFÜJ KOMPRESÖR ÇARKININ TASARIM DIŞI ÇALIŞMASI
OFF-DESIGN OPERATION OF IMPELLER OF THE CENTRIFUGAL COMPRESSOR
Saim KOÇAK
Sayfalar 259 - 265
Santrifüj kompresörü çarkının emme kenarı ve basınç kenarı boyutları ön tasarım ile bulundu. Blokaj faktörü ile emme kenarı boyutsuz kütle akış parametresi basınç kenarı bağıl Mach sayısına göre düzenlendi. Tasarım dışı hesaplara esas olacak basınç kenarı bağıl Mach sayısına bağlı denklem, emme kenarı boyutsuz kütle debisi parametresine eşit oluncaya kadar itere edilerek tasarım dışı çalışma şartı için basınç kenarı bağıl Mach sayısı bulundu. Basınç, sıcaklık ve yoğunluk oranlarına göre bulunan sonuçların teori ile uyum içinde olduğu görüldü.

17. 
SÜT VE ÜRÜNLERİNDE KOLESTEROL OKSİDASYON ÜRÜNLERİ
CHOLESTEROL OXIDATION PRODUCTS IN MILK AND MILK PRODUCTS
A. Kemal SEÇKİN, Mustafa METİN
Sayfalar 267 - 274
Kolesterol oksidasyon ürünleri (KOÜ); kolesterol içeren gıdaların işlenmesi sırasında, uygun olmayan ambalajlama ve depolama koşullarında, ısı ve ışık gibi faktörlerin etkisi ile oluşmaktadır. Bu maddeler mutajenik, kanseriyojenik, sitotoksik, anjiyotoksik, hücre zarlarını tahrip edici ve metabolizmada kolesterol biyosentezini yavaşlatıcı özelliklere sahiptir. Bu nedenle gıdalardaki KOÜ halk sağlığı için potansiyel bir risk taşımaktadır. Kolesterolce zengin olan süt ve süt ürünlerinde de uygun olmayan şartlarda işleme ve depolama sırasında KOÜ oluşmaktadır. Bu nedenle süt ürünlerinin işlenmesi sırasında KOÜ oluşmaması için önlemlerin alınması ve bu konuda standartların getirilmesi gerekmektedir.

18. 
ÇİMENTO ENJEKSİYONLARINDA KULLANILAN KATKI MALZEMELERİNİN REOLOJİK ÖZELLİKLERE ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI
INVESTIGATION OF EFFECTS TO THE RHEOLOGICAL PROPERTIES OF ADDITIVE MATERIALS WHICH ARE USED ON CEMENT ENJECTIONS
Özcan TAN, Ahmet Şahin ZAİMOĞLU
Sayfalar 275 - 281
Bu çalışmada farklı oranlardaki bentonit (B), uçucu kül (UK) ve silis dumanı (SD) ile birlikte hazırlanan enjeksiyon karışımlarının reolojik özellikleri araştırılmıştır. Deneyler için Taguchi Yöntemine göre 3 parametreli 4 seviyeli L16 deney tasarım tablosu seçilmiştir. Enjeksiyon karışımlarının hazırlanmasında, kullanılan katı ağırlığının % 0, % 0.5, % 1 ve % 3’ü oranlarında bentonit, % 10, % 20, % 30 ve % 40’ı oranlarında uçucu kül ve % 0, % 5, % 10 ve % 20’i oranlarında silis dumanı kullanılmıştır. Hazırlanan enjeksiyon karışımları için laboratuarda çökelme ve Marsh Hunisi deneyleri yapılmıştır. Deneyler su/katı (S/K) 1.25 için yapılmış olup deney sonuçları Taguchi Yöntemine göre ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda; Akma süresi ve çökelme miktarı üzerinde en etkili parametrenin silis dumanı olduğu belirlenmiştir. Enjeksiyon karışımlarının incelenen özellikleri için optimum karışım oranları Taguchi Yöntemi ile belirlenmiş ve bu oranlar için doğrulama deneyleri yapılmıştır.

19. 
KARE KESİTLİ HELİSEL KANALDA TÜRBÜLANSLI AKIŞTA BASINÇ DÜŞÜŞÜNÜN DENEYSEL VE NÜMERİK ANALİZİ
THE EXPERIMENTAL AND NUMERICAL ANALYSIS OF TURBULENT FLOW PRESSURE DROP OF HELICAL SQUARE DUCT
Okyar KAYA
Sayfalar 283 - 289
Bu çalışmada 8 x 8 mm kare kesitli, 12 mm hatveli helisel kanalda basınç düşüşü deneysel olarak tespit edilerek benzer sınır şartlarında bilgisayarda nümerik çözüm yapılmıştır. Nümerik çözüm FLUENT ® programı ile SIMPLE çözüm algoritması, PRESTO basınç-hız enterpolasyon yöntemi, RNG k-? türbülans modeli ve Gauss Siedel iterasyon metodu kullanılarak yapılmıştır. Nümerik ve deneysel veriler arasında en fazla % 5 gibi bir fark vardır. Deneysel ve nümerik sonuçlar literatürde yayınlanmış çözümler ile karşılaştırılarak valide edilmiştir.

Pajes