| 1. | Kapak-İçindekiler Cover-Contents Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri DergisiSayfalar I - III |
| 2. | AKARSU KIVRIMLARINDA MEYDANA GELEN TABAN TOPOĞRAFYASI VE YEREL OYULMA İLE İLİŞKİSİ RIVER BED TOPOGRAPHY IN MEANDERING STREAMS AND ITS RELATIONSHIP WITH LOCAL SCOUR Mahmud GÜNGÖR, Mahmut FIRATSayfalar 1 - 6 Akarsu kıvrımlarında meydana gelen sekonder akımların etkisiyle taban topoğrafyasında deformasyonlar oluşmaktadır. Bunun sonucunda, akarsu kıvrımlarına yerleştirilecek olan köprü ayakları ve mahmuzlar gibi yapıların etrafında meydana gelen yerel oyulma derinlikleri, kanal kıvrımının ~60º, ~130º merkez açılarında ve kanalın dış kenarında oldukça artırmaktadır. Bu sebeple, su yapıları etrafındaki yerel oyulma derinliklerinin tespiti çalışmalarında taban topoğrafyasının belirlenmesi ve oyulma derinliklerine etkisinin araştırılması oldukça önemli olmaktadır. Bu çalışmada, 180º’lik bir kanal kıvrımında, su yapısı yerleştirilmeden sadece akımdan dolayı meydana gelen taban deformasyonları incelenmiştir. Bunun için bir seri deney yapılarak her 5º’lik merkez açıda kanal enkesiti boyunca taban seviyeleri ölçülmüş ve taban topoğrafyası çıkarılmıştır. Yapılan deneysel çalışmanın sonucunda, kıvrımın girişinde membadan gelen malzeme, taşınan malzemeyi karşıladığından pek fazla oyulma olmadığı, ancak daha sonra gelen malzemenin yetersizliğinden dolayı oyulma derinliğinin arttığı gözlenmiştir. Kanal kenarlarından cidar etkisinin olmadığı düşünülen kanal genişliğinin % 20’si kadar içerideki bir hat boyunca ve akım ekseninde oluşan rölatif akım derinlikleri tesbit edilmiş ve akımın etkisiyle meydana gelen taban topoğrafyası çıkarılmıştır. Sonuç olarak, kıvrımlı kanalda akımın etkisiyle oluşan taban topoğrafyasına etki eden parametrelerin, engel yerleştirildiğinde meydana gelen yerel oyulmaların oluşumunda da aynen etkili olduğu ve taban topoğrafyasıyla yerel oyulma derinliklerinin çok yakın bir benzerlik gösterdiği görülmüştür. |
| 3. | BATI KARADENİZ BÖLGESİNDEKİ DALGA ENERJİSİ POTANSİYELİNİN ARAŞTIRILMASI AN INVESTIGATION OF WAVE ENERGY POTENTIAL IN WESTERN BLACK SEA REGION İlyas UYGUR, Recep DEMİRCİ, Hamit SARUHAN, Arif ÖZKAN, İbrahim BELENLİSayfalar 7 - 13 Çevreye zarar vermeyen doğal, temiz ve sürekli yenilenebilir enerji türlerinin başlıcaları, rüzgar, güneş, biyolojik, su ve dalga enerjisidir. Dalga enerjisi, ilk yatırım ve bakım giderlerinden başka masrafı olmayan, girdi bedeli gerektirmeyen, doğaya her hangi bir kirletici bırakmayan, ucuz, temiz, çevreci ve büyük potansiyele sahip bir enerji kaynağıdır. Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye için de dalga enerjisi, enerji sıkıntısı çektiğimiz şu günlerde ve ileriki yıllarda bir çözüm olabilecek durumdadır. Bu bağlamda Batı Karadeniz (Akçakoca) bölgesinde beş yıllık gözlemsel çalışmalar yapılmış ve bölgenin dalga enerji potansiyeli hesaplanmıştır. Meteoroloji verilerinin incelenmesi neticesinde bölgedeki dalga enerjisi güç potansiyeli, mevcut teknolojik sistemler için yetersiz olarak gözükmektedir. Gelişen teknolojiyle birlikte üretilen yeni enerji dönüştürücülerinin de gelişeceği gözünde bulundurularak, yetersiz olarak tespit edilen dalga enerjisi potansiyeli daha verimli bir şekilde değerlendirilebilir. Bu çalışma bundan sonraki araştırmalar için bir temel teşkil edebilecektir. |
| 4. | BETONARME YAPILARDA AHŞAP KALIP MALZEMESİNİN OPTİMİZASYONU FORM WORK OPTIMISATION AT REINFORCED CONCRETE CONSTRUCTION İbrahim GÜNGÖR, M. Cengiz KAYACAN, Osman ÇANKIRANSayfalar 15 - 20 Betonarme inşaat maliyetleri içinde kalıp maliyetinin önemli bir payı bulunmaktadır. Bu çalışmada, kalıp için kullanılan ahşap miktarını minimize edebilmek amacıyla bir model geliştirilmiştir. Ayrıca, amaç fonksiyonu ve kısıtları doğrusal olmayan, değişkenleri farklı birimlerde tamsayı değer alması gereken bu model için, bir çözüm algoritması önerilmiş ve bu algoritmanın bilgisayar programı yapılmıştır. Geleneksel yaklaşımla uygulamada pratik olarak kullanılan kalıp malzemesi ve boyutları için bir uzman görüş oluşturulmuştur. Önerilen algoritma ile bulunan sonuçların, uzman görüşlerden elde edilen sonuçlara göre % 20 daha az malzeme kullanımı gerektirdiği ortaya çıkmıştır. |
| 5. | ESKİŞEHİR’DE HAZIR BETON ÜRETİMİNDE KULLANILAN KATKI MADDELERİNİN SERTLEŞMİŞ BETON ÖZELLİKLERİNE ETKİLERİ EFFECTS OF CHEMICAL ADMIXTURES ON SPECIALITIES OF HARDENED CONCRETE USED IN READY CONCRETE PRODUCTION IN ESKİŞEHİR İlker Bekir TOPÇU, Burak IŞIKDAĞ, Özgür TATARSayfalar 21 - 26 Bu çalışmada Eskişehir’de bulunan farklı beton santrallerinde anketler yapılmıştır. Anketler yardımı ile beton üretiminde kullanılan kimyasal katkılar hakkında bilgi toplanmıştır. Üretilen betonların basınç dayanımları değerlendirilerek, betonlarda farklı tür ve miktarlardaki kimyasal katkı kullanımının sonuçları incelenmiştir. Araştırmaların sonucunda betona aynı özelikleri kazandırmak için kullanılan kimyasal katkıların birbiriyle karşılaştırılması yapılmış ve ortam koşullarına göre betona farklı nitelikler kazandırdığı belirlenmiştir. Yapılan araştırmalar bu değişikliklerin en çok ortam koşullarından (mevsim, sıcaklık v.s.) kaynaklandığını göstermiş ve kullanıcıları araştırılan katkıları mevsimlik kullanıma göre sınıflandırmaya yönlendirmiştir. |
| 6. | ÇİNE ÇAYI ÖRNEĞİNDE BİRİKTİRME HAZNELERİNİN TASARIMINDA FARKLI YÖNTEMLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ DETERMINATION OF RESERVOIR CAPACITIES FOR ÇİNE CREEK USING DIFFERENT METHODS Ülker Güner BABACANLI, Türkay BARANSayfalar 27 - 36 Biriktirme hazneleri, akarsuyun getirdiği zamana bağlı olarak sürekli değişen akım ile akımın kullanılmak istendiği (enerji üretimi, sulama, akarsu ulaşımı gibi) amaçlar için gerekli su miktarı arasındaki dengesizliği belirli ölçüde gidermek için tasarlanır. Hidrolojik açıdan, belirli bir ihtiyacı karşılamak için akarsudan elde edilmesi gereken depolama hacmi; gelen akımın miktarı ve değişkenliğine, amaca (elde edilmek istenen su miktarına) ve bu ihtiyacın karşılanmasındaki güvenilirlik derecesine bağlıdır. Biriktirme hazneleri tasarımında çok sayıda yöntem kullanılmaktadır. Sunulan çalışmada, sanal bir biriktirme haznesi için kapasite-verim–risk ilişkisi araştırılmıştır. Bu amaçla, Büyük Menderes havzası Çine çayı üzerinde bulunan EİE-Kayırlı (701) akım gözlem istasyonunda gözlenmiş 63 yıllık (1938–2000) aylık ve yıllık ortalama akım verileri kullanılarak, minimum akım, Alexander, Dincer, Gould Gama, McMahon, Gould sentetik, aylık su bütçesi, olasılık matris yöntemleri ile hazne kapasitesi hesaplanmış ve elde edilen sonuçlar irdelenmiştir. |
| 7. | FIRÇASIZ DOĞRU AKIM MOTORUN SAYISAL İŞARET İŞLEMCİ TABANLI KONUM DENETİMİ POSITION CONTROL OF BRUSHLESS DC MOTOR BASED ON DIGITAL SIGNAL PROCESSING Çetin GENÇER, İsmail COŞKUNSayfalar 37 - 41 Fırçasız Doğru Akım Motorları (FSDAM) güç elektroniği ve kontrol teknolojisindeki gelişmelere bağlı olarak yüksek performanslı kontrol sistemlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Anahtarlamalı kaynakdan beslenen bu motorlarda, salınım olmadan konum denetiminin yapılması arzu edilen bir durumdur. Bu çalışmada, yapısının basit olması nedeniyle bir oransal-türev (PD) denetleyici tasarlanarak, FSDAM’ın sayısal işaret işlemci tabanlı konum denetimi gerçekleştirilmiştir. Benzetim ve deney çalışmalarından tasarlanan denetleyicinin, salınımsız hızlı bir dinamik cevaba sahip olduğu görülmüştür. |
| 8. | GÖLLERDE ÜÇ BOYUTLU HİDRODİNAMİK MODELLEMEDE POM VE YAPAY SİNİR AĞLARI YÖNTEMLERİNİN KULLANILMASI : GÖKPINAR BARAJ GÖLÜ ÖRNEĞİ USE OF POM AND ARTIFICIAL NEURAL NETWORKS IN THE THREEDIMENSIONAL MODELING OF LAKES : GOKPINAR DAM RESERVOIR AS A CASE STUDY Mahmut FIRAT, Fatih DİKBAŞSayfalar 43 - 50 Göl ve haznelerdeki akıntı yapısı birçok dış etkene bağlı olarak değişmektedir. Oluşan akıntı yapısını gölün tüm noktalarında yerinde ölçümle belirlemek oldukça masraflı ve zordur. Bu nedenle, hızları ve seviye değişimlerini bilgisayar ortamında belirleyen modeller geliştirilmiştir. Bu modeller kullanılarak, oluşabilecek çevresel sorunların önceden tahmin edilebilmesi ve su kirlilik konsantrasyonlarının belirlenmesi için bir altyapı elde edilmiş olur. Günümüzde göl ve haznelerin modellenmesinde üç boyutlu modellerin kullanımı yaygınlaşmıştır. Bu çalışmada, Denizli’de bulunan Gökpınar Baraj Gölü için Princeton Okyanus Modeli (POM) ile yapılmış olan üç boyutlu hidrodinamik modellemenin sonuçları üzerinde Yapay Sinir Ağları (YSA) modeli uygulanarak göl içindeki bazı kesitler için çeşitli rüzgar yön ve hızları altında oluşan hız ve seviye değişimi değerleri elde edilmiştir. Oluşturulan YSA modeli, aynı kesitlere farklı rüzgar şartları altında tekrar uygulanmış ve sonuçların POM sonuçlarına uyum gösterdiği tespit edilmiştir. Yapılan karşılaştırmalar neticesinde, model oluşturulması ve çözüm aşamalarında her iki yöntemin birbirine üstünlük sağladığı unsurlar tespit edilmiş ve belirtilmiştir. |
| 9. | İSTANBUL BOĞAZI TRAFİĞİNDE SEYİR GÜVENLİĞİ SORUNU OLAN BÖLGELERİN BELİRLENMESİ İÇİN BİR YÖNTEM A METHOD OF SPECIFYING THE AREAS HAVING SAFETY RISKS IN THE STRAITS OF ISTANBUL TRAFFIC Birsen KOLDEMİRSayfalar 51 - 57 İstanbul Boğazı deniz trafiği yıllar itibariyle incelendiğinde hem gemi trafiğinde artış hem de taşıma miktarında artış gözlenmektedir. Bu durum İstanbul Boğazı’ndaki kaza riskini arttırmaktadır. Bölge denizyolu taşımacılığından doğan pek çok yaşamsal, ekolojik ve ekonomik riske maruz kalmaktadır. Bu olumsuzluklar kaza analizlerinin yapılmasını öncelikli hale getirmektedir. Kazaların yoğunluğunun maksimum ölçüde olduğunu ifade etmek için son yıllarda kaza ara noktası terimi kullanılarak kaza analizleri yapılmaktadır. Böylelikle kazalar açısından öncelikli bölgelerin veya kesimlerin belirlenmesi tedbirlerin alınmasında daha fazla fayda sağlayacağı gibi, gereksiz kayıpları da önleyecektir. Çalışmada dar su yolları, kanallar ve liman yönetimi için Deniz Trafik Mühendisliği anlayışı ön planda tutularak kaza kara nokta analiz metotları ile İstanbul Boğazı’ndaki deniz (gemi) kazaları için uygulama çalışması yapılarak riskli bölgeler belirlenecektir. |
| 10. | KAPLAMASIZ SEMENTİT KARBÜR KESİCİ TAKIM VE KESME PARAMETRELERİNİN YÜZEY PÜRÜZLÜLÜĞÜNE ETKİSİNİN DENEYSEL OLARAK İNCELENMESİ THE EXPERIMENTAL INVESTIGATION OF THE EFFECTS OF UNCOATED CEMENTIT CARBIDE INSERT AND CUTTING PARAMETERS ON SURFACE ROUGHNESS Hasan GÖKKAYA, Gökhan SUR, Hakan DİLİPAKSayfalar 59 - 64 Bu çalışmada, AISI 1030 çeliği bilgisayarlı sayısal denetimli (BSD) torna tezgahında, soğutma sıvısı kullanılmadan, kesme derinliği sabit tutularak (2 mm), değişik kesme hızı ve ilerleme hızı değerlerinde kesme işlemi gerçekleştirilmiştir. AISI 1030 çeliği kaplamasız sementit karbür kesici takımla işlenerek, kesme parametrelerinden kesme hızı ve ilerleme hızı değerinin yüzey pürüzlülüğüne etkisi araştırılmıştır. Deneylerde, 0.25 - 0.45 mm/dev arasında beş farklı ilerleme ve 100, 200 ve 300 m/dak kesme hızı kullanılmıştır. İlerleme değerinin % 80 azaltılmasıyla yüzey pürüzlülüğünde % 215 iyileşme sağlanmış, kesme hızının % 200 azaltılmasıyla ise % yüzey pürüzlülüğünde % 13 iyileşme elde edilmiştir. |
| 11. | KOLON EKSENLERİNİN SEÇİMİNİN KESİT TESİRLERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF THE SELECTION OF COLUMN AXES ON THE INTERNAL FORCES Hasan ELÇİ, Mehmet TERZİSayfalar 65 - 72 Yapı çerçevelerinin idealleştirilmesinde bazı sorular özel yorumlar gerektirir. Bunların en önemlileri etkili açıklık, etkili atalet momenti ve mesnet durumlarıdır. Elastik çerçeve analizinde bir yapı genellikle kolonlar ve kat kirişleri eksenlerinden geçen çizgiler olarak gösterilir. Gerçekte, kirişlerin yüksekliği ve kolonların genişliği bu elemanların boyu yanında çok da küçük değildir. Diğer taraftan bunların temiz açıklığı, bu elemanların düğüm noktaları arasındaki mesafeden daha küçüktür. Çerçeve analizinde, eksenler arasındaki atalet momentinin sabit olmasıyla birlikte, elemanların prizmatik olması genel kabulü tam olarak doğru değildir. Kolonun kirişi kestiği noktaya yani kolon yüzüne kadar kiriş prizmatik olarak kabul edilebilir. Fakat bu noktadan kolon eksenine kadar, kiriş oldukça büyük bir yüksekliğe sahiptir. Bu bölgede açıklık aynı kalarak, atalet momenti sonsuz kabul edilebilir. Bunlara ek olarak, kolon boyutlarının değişimi veya hatalı imalat nedeniyle kolon akslarında düşeyde eksantriklikler meydana gelir. Bu çalışmada, düzlem çerçeve tipi yapılarda kolon boyuna eksenlerinin seçiminin, kesit tesirlerine etkisi araştırılmıştır. |
| 12. | KROM CEVHERİNİN KURU VE YAŞ ÖĞÜTME KİNETİĞİ VE PÜLP YOĞUNLUĞUNUN ETKİSİ DRY AND WET GRINDING KINETICS OF CHROMIUM ORE AND EFFECT OF PULP DENSITY Alper ÖZKAN, Selma DÜZYOL, Havvanur UÇBEYİAY, Tevfik AĞAÇAYAKSayfalar 73 - 78 Bu çalışmada, çeşitli besleme boyutlarındaki krom cevherinin kuru ve yaş öğütme kinetikleri laboratuar ölçekli bir seramik bilyalı değirmen kullanılarak belirlenmiştir. Ayrıca, özgül kırılma hızı (Si) ve belirli bir boyutun altına net üretim oranı üzerine pülp yoğunluğunun etkisi araştırılmıştır. Krom cevherinin tüm boyut aralıklarının kuru ve yaş öğütülmesi birinci dereceden kırılma yasasını takip etmektedir ve besleme boyutu irileştikçe Si değerleri artmıştır. Üstelik, bu farklı besleme boyutların yaş öğütülmesi kuru Si değerleri ile karşılaştırıldığında 2.0-2.6 kat kadar daha yüksek Si değerleri vermiştir. Pülp yoğunluğunun öğütme işlemine etkisi üzerine yürütülen deneysel çalışmalardan, en yüksek özgül kırılma hızı (Si) değeri hacimce %45 katı pülp yoğunluğunda elde edilmiştir. Aynı pülp yoğunluğu değerinde, -75 µm tane boyutuna net üretim oranı da en yüksek değere ulaşmıştır. |
| 13. | NON-LİNEER GERİLME-ŞEKİL DEĞİŞTİRME BAĞINTISINA SAHİP MALZEMEDEN YAPILMIŞ SONLU ÇUBUKTA NON-LİNEER ELASTİK DALGALAR NON-LINEAR ELASTIC WAVES IN A FINITE BAR MADE OF A MATERIAL HAVING NON-LINEAR STRESS-STRAIN RELATION Yaşar Pala, Özkan BADEMCİ, Gültekin KARADERESayfalar 79 - 86 Bu çalışmada, non-lineer gerilme-şekil değiştirme bağıntısına sahip malzemeden yapılmış sonlu uzunlukta çubuktaki non-lineer elastik ve elastik-plastik dalga hareketi analiz edilmektedir. Elde edilen non-lineer kısmi diferansiyel denklem yeni bir metot kullanılarak iki non-lineer adi diferansiyel denkleme dönüştürülmektedir. Sınır şartlarını ve başlangıç şartlarını sağlayan analitik çözüm denklemlerin özel çözümlerinden elde edilmektedir. Çubuktaki gerilmeler, dalga hızları ve yer değiştirmeler keyfi koşullar için bulunmaktadır. Makalede iki farklı başlangıç şartı ve sınır şartı gurubu önerilmektedir. İlk gurup halinde çözümde sınırlama gelirken, pratik açıdan daha manidar ikinci gurup sayesinde bu sınırlama kaldırılmaktadır. Sunulan yöntem mühendislik malzemelerinden yapılmış çubukların elastik-plastik dalga hızına da uygulanabilmektedir. Sadece başlangıç hızının mevcut olduğu durumda yarı sonsuz çubuk için geliştirilmiş Karman-Donnel teorisinin aksine, mevcut yöntem başlangıç ve sınır şartlarının her ikisinin de sıfır olmadığı sonlu uzunluktaki çubuklar için de kullanılabilmektedir. |
| 14. | BİR OFİS ODASI İÇİNDEKİ HAVA AKIŞININ DEĞİŞİK HAVALANDIRMA ŞARTLARI ALTINDA SAYISAL OLARAK İNCELENMESİ NUMERICAL INVESTIGATION OF AIR FLOW INSIDE AN OFFICE ROOM UNDER VARIOUS VENTILATION CONDITIONS Şenol BAŞKAYA, Emre EKENSayfalar 87 - 95 İçinde bir insan ve ofis mobilyaları bulunan bir ofis odası içindeki hava akış karakteristikleri değişik havalandırma şartları altında sayısal olarak araştırılmıştır. Zamandan bağımsız, iki boyutlu korunum denklemleri sayısal akışkanlar dinamiği (SAD) kullanılarak çözülmüştür. Sonuçlar hız vektör dağılımları ve sıcaklık konturlarına ilave olarak niceliksel hız ve sıcaklık dağılımları olarak sunulmuştur. Oda içindeki nesneler, giriş/çıkış konumları, giriş hızı ve kış/yaz şartlarının hava dağılımına etkileri incelenmiştir. Mevcut sayısal tahminlerden oda içinde bulunan nesnelerin önemli derecede iç hava hareketlerini değiştirdiği ve bunun neticesinde komfor şartlarını etkilediği gösterilebilir. |
| 15. | PASİF DENDTRİT ELEKTRİKSEL ÖZELLİKLERİNİN BENZETİMİ İÇİN BİR YAZILIM A SOFTWARE FOR SIMULATING ELECTRICAL PROPERTIES OF PASSIVE DENDRITES Yalçın İŞLER, Hakan EKMEKÇİ, Mahmut ÖZERSayfalar 97 - 104 Bu çalışmada, kablo teoremine dayalı pasif dentrit elektriksel özelliklerinin benzetimi için geliştirilen bir yazılım tanıtılmaktadır. Üzerinden sinaptik bilgi taşınan dentritler, sinir hücresinin yüzey alanı bakımından en büyük bileşenidir. Dentritik nöronlar için kablo teoremi, sürekli pasif dentrit ağaç yapısı içinde akım-gerilim ilişkilerini modellemektedir. Pasif kablo ve dentritlerle ilgili iyi bir yaklaşıklık olan ve uyarılabilir membranlar için önemli bir referans olan kablo teoremi kısaca özetlenmektedir. Önerilen yazılım, kullanıcı tarafından tanımlanan dentrit ağaç yapısını oluşturmak için kullanılabilmektedir. Kullanıcı, yazılımı kullanarak modeli detaylı olarak tanımlayabilmekte, oluşturduğu dentrit ağacını görüntüleyebilmekte ve dentrit ağacının temel elektriksel özelliklerini inceleyebilmektedir. |
| 16. | PEYNİR ÜRETİMİNDE PROBİYOTİK BAKTERİLERİN KULLANIMI : PROBİYOTİK PEYNİR USE OF PROBIOTIC BACTERIA IN THE PRODUCTION OF CHEESE : PROBIOTIC CHEESE Oğuz GÜRSOY, Özer KINIKSayfalar 105 - 116 İnsan sağlığı ve gastrointestinal mikroflora arasındaki ilişkiler son yıllarda oldukça fazla tartışılan bir konudur. İnsan gastrointestinal florasının dengesi, çeşitli sebeplerle bozulduğunda bazı gastrointestinal rahatsızlıklar ortaya çıkabilmektedir. Bazı intestinal rahatsızlıkların önlenmesi ve tedavisinde kullanılan fonksiyonel gıdalar en basit şekilde “temel beslenmenin yanında sağlık üzerine olumlu etkileri olan gıdalar” olarak tanımlanmaktadır. Söz konusu fonksiyonel ürünlerin oldukça önemli bir kısmını probiyotikler oluşturmaktadır. Probiyotikler ise intestinal mikrobiyal dengeyi sağlayarak ve geliştirerek konakçı sağlığına yararlı etkiler sağlayan canlı mikrobiyal gıda katkılarıdır. Günümüze kadar probiyotik bakteri kültürlerinin taşıyıcısı olarak kullanılan en popüler gıda sistemleri yoğurt ve fermente süt gibi taze fermente olmuş ürünler ya da anılan bu ürünlerdekine eşdeğer sayıda canlı probiyotik ilave edilmiş fermente olmamış ürünlerdir. Genişleyen probiyotik ürün sınıfı içinde yoğunlaşan çalışmalarda, çok az sayıda araştırmacı ve süt işletmesi yüksek sayıda probiyotik kültür içeren peynir çeşitlerinin üretimi konusunda çalışmışlardır. Bu makalede öncelikle probiyotikler, peynir mikrobiyolojisi ve probiyotik peynir geliştirme stratejileri ile ilgili temel hususlar anlatılmış, son bölümde de probiyotiklerin peynire katılması ile ilgili olarak yapılan çalışmalardan bazı örnekler verilmiştir. |
| 17. | SAKARYA HAVZASI AYLIK YAĞIŞLARININ OTOREGRESİF MODELLEMESİ AUTOREGRESSIVE MODELLING OF MONTHLY RAINFALL IN SAKARYA BASIN Meral BÜYÜKYILDIZ, Ali BERKTAYSayfalar 117 - 126 Bu çalışmada, geleceğe yönelik tahminler yapabilmek amacıyla Türkiye’nin önemli büyük havzalarından biri olan Sakarya Havzası’na ait aylık yağışların periyodik otoregresif modelleri (PAR) belirlenmiş ve belirlenen model tiplerine ait matematiksel ifadeler elde edilmiştir. Optimum modeller Akaike Bilgi Kriteri (AIC) değerlerine göre seçilmiştir. Her ne kadar AIC'de parametreler “en büyük olabilirlik yöntemi” ne göre hesaplanıyorsa da, bu çalışmada, “momentler yöntemi” kullanılmış; anılan her iki parametre tahmin yönteminin vereceği sonuçların karşılaştırılması diğer bir çalışma kapsamında düşünülmüştür. Seçilen modellerin uygunluk testleri Port Manteau testi ile artık serilerin bağımsızlığı kontrol edilerek yapılmıştır. Her istasyon için seçilen modeller kullanılarak tarihi serilerle aynı uzunluğa sahip 50’şer adet sentetik seri üretilmiş ve bu sentetik serilerle tarihi serilerin istatistiksel karakteristikleri (ortalama, standart sapma, korelasyon) karşılaştırılmıştır. 25 istasyona ait aylık yağışların periyodik otoregresif modellerinin belirlenmesi sonucunda PAR(0), PAR(1), PAR(2) ve PAR(3) olmak üzere 4 farklı PAR modeli elde edilmiştir. |
| 18. | ŞENİL İPLİKLERDE AŞINMA PROBLEMİNİN İNCELENMESİ LITERATURE SURVEY ON ABRASION PROBLEM IN CHENILLE YARNS Erhan Kenan ÇEVEN, Özcan ÖZDEMİRSayfalar 127 - 134 Şenil iplikler yaygın olarak döşemelik kumaşlarda, örme kumaşlarda ve birçok kumaş tipinde de dekoratif iplik olarak kullanılmaktadır. Şenil kumaşlar kullanım esnasında kolaylıkla aşınırlar. Bu da kumaşların kullanılabilirlik ömrünü azaltır. Aşınma sonucunda şenil ipliklerde havı oluşturan efekt ipliğinin uzaklaşması kilit ipliklerinin açığa çıkmasına ve bu da şenil iplik görüntüsünün bozulmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle, bu alanda yapılan çalışmalar malzeme tiplerinin ve makine parametrelerinin şenil ipliklerin ve bu iplikler kullanılarak oluşturulacak olan kumaşların aşınma dayanımlarına olan etkilerinin araştırılması ile ilgilidir. Bu makalede şenil ipliklerin aşınma özelliklerinin örme, dokuma kumaş ve iplik formunda tespit edilmesine yönelik deneysel çalışmalar derlenmiştir. |
| 19. | YATAY YÜKLÜ KAZIKLARIN SONLU ELEMANLAR YÖNTEMİ İLE ÜÇ BOYUTLU DOĞRUSAL OLMAYAN DAVRANIŞININ MODELLENMESİ THREE-DIMENSIONAL NONLINEAR FINITE ELEMENT MODELING FOR LATERALLY LOADED VERTICAL PILES M. Kubilay KELESOĞLU, M. Tugrul OZKANSayfalar 135 - 140 Yatay yüklü kazıkların deformasyon davranışını etkileyen en önemli etkenler zemin koşulları, yükleme durumu ve sınır koşullarıdır. Sonlu elemanlar yöntemleri bu etkilerin hepsinin göz önüne aldığı için çok önemli analiz araçlarıdır. Kazıkların yük-deformasyon davranışının doğruya en yakın modeli üç boyutlu tasarımlarla sağlanabilir. Bu çalışmada sözü geçen etkileri ve üç boyutlu davranışı dikkate alan analizler yapılmıştır. Nümerik analizlerde farklı çaplardaki dairesel şekilli betonarme kazık ve farklı elastik özelliklere sahip zeminler için deformasyon davranışı elde edilmiştir. Zemin özelliklerinin gerilme-deformasyon davranışı üzerindeki etkisi üzerinde durulmuştur. |