| 1. | Kapak-İçindekiler Cover-Contents Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri DergisiSayfalar I - III |
| 2. | AA5052 ALAŞIMININ İŞLENMESİNDE İŞLEME PARAMETRELERİNİN KESME KUVVETİ VE YÜZEY PÜRÜZLÜLÜĞÜNE ETKİSİNİN DENEYSEL OLARAK İNCELENMESİ EXPERIMENTAL INVESTIGATION OF THE EFFECT OF MACHINIG PARAMETERS OVER CUTTING FORCE AND SURFACE ROUGHNESS IN THE MACHINABILITY OF AA5052 ALLOY Hasan GÖKKAYASayfalar 295 - 301 Bu çalışmada, AA5052 serisi alüminyum alaşımının, kaplamasız sementit karbür takımla işlenmesinde farklı kesme ve ilerleme hızlarının, talaş kaldırma kuvvetlerinden esas kesme kuvveti ve ortalama yüzey pürüzlülüğü üzerindeki etkileri incelenmiştir. Deneylerde sabit kesme derinliği (1.5 mm), dört farklı kesme hızı (200, 300, 400, 500 m/min) ve beş faklı ilerleme hızı (0.10, 0.15, 0.20, 0.25, 0.30 mm/rev) kullanılmıştır. Yapılan deneylerde kesme ve ilerleme hızına bağlı olarak ortalama en düşük esas kesme kuvveti 500 m/min kesme hızı ve 0.10 mm/rev ilerleme hızında 113 N, en yüksek kesme kuvveti ise 200 m/min kesme hızı ve 0.30 mm/rev ilerleme hızında 332 N elde edilmiştir. En düşük ortalama yüzey pürüzlülüğü 200 m/min kesme hızı ve 0.10 mm/rev ilerleme hızında 0.95 µm, en yüksek ortalama yüzey pürüzlülüğü ise 300 m/min kesme hızı ve 0.30 mm/rev ilerleme hızında 6.65 µm elde edilmiştir. |
| 3. | AKIŞKAN KARGO TAŞIYAN ARACIN FREN DİNAMİĞİNİN İNCELENMESİ AN INVESTIGATION OF THE BREAKING DYNAMICS OF A VEHICLE WHICH CARRIES LIQUID CARGO Murat REİS, Yaşar PalaSayfalar 303 - 312 Bu çalışmada, harici yakıt tanklarındaki sıvı davranışının aracın fren dinamiği üzerine etkisi incelenmektedir. Çalkantı olarak adlandırılan akışkanın bulunduğu hacim içerisindeki serbest hareketi, özellikle yüksek ivmelerin ve büyük kütlelerin söz konusu olduğu uygulamalarda, araç üzerinde ciddi dinamik yükler oluşturmaktadır. Bu dinamik yükler aracın dinamik davranışını etkilemektedir. Aracın dinamik davranışındaki tepki ise akışkanın hareketini etkilemektedir. Bu çalışmada akışkan kargo taşıyan aracın fren performansı bu etkileşim dahilinde ve sabit sürtünme katsayılı yol kabulü altında farklı doluluk oranları için Msc.Dytran programı yardımı ile yapılan simülasyonlarla ve basit sarkaç yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Farklı doluluk oranlarında akışkan hareketinin araç dinamiğine etkisi karşılaştırılmıştır. Ayrıca sarkaç yönteminin kullanılabilirliği tartışılmıştır. Karşılaştırma sonucu % 50 doluluk oranın altında akışkan davranışının araç dinamiğine etkisinin yüksek doluluk oranına göre daha fazla olduğu, sarkaç yönteminin ise araç ivmesinin a ? (1/ 2)g değerindeki ivme değerleri ve % 50’nin altındaki doluluk oranlarında kullanışlı olduğu tespit edilmiştir. |
| 4. | Al-SiCp MMK’LERDE PARTİKÜL TAKVİYE ORANININ MEKANİK ÖZELLİKLERE VE İŞLENEBİLİRLİĞİNE ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI INVESTIGATION OF REINFORCEMENT RATE AFFECTING MECHANICAL PROPERTIES AND MACHINABILITY IN Al-SiCp MMCs Erol KILIÇKAP, Tamer ÖZBEN, Orhan ÇakırSayfalar 313 - 320 Bu çalışmada, Al Si7 Mg2 metal matriks kompozit malzeme içerisine farklı oranlarda takviye edilen SiCp’in mekanik özelliklere ve talaşlı işlenebilirliğine olan etkisi araştırılmıştır. % 5, 10 ve 15 SiCp takviyeli kompozit malzemenin mekanik özellikleri, takviye oranının artması ile iyileştiği görülmüştür. Farklı kesme hızları (50, 100 ve 150 m/dak) ve ilerleme (0.1, 0.2 ve 0.3 mm/dev) değerlerinde kesici takım aşınması ve yüzey pürüzlülüğü takviye oranına bağlı olarak araştırılmıştır. Sabit kesme hızı ve ilerleme değerlerinde takviye oranının artması ile kesici takım aşınmasının ve yüzey pürüzlülüğünün arttığı görülmüştür. En büyük takım aşınması % 15 SiCp takviyeli metal matriks kompozit malzemenin 150 m/dak kesme hızında işlenmesinde ve en fazla yüzey pürüzlülüğü ise % 15 SiCp takviyeli metal matriks kompozit malzemenin 50 m/dak kesme hızı ve 0.3 mm/dev ilerleme değerinde olduğu tespit edilmiştir. |
| 5. | COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMİ YARDIMI İLE ISPARTA İLİ KENTİÇİ TRAFİK KAZA ANALİZİ URBAN TRAFFIC ACCIDENT ANALYSIS BY USING GEOGRAPHIC INFORMATION SYSTEM Meltem SAPLIOĞLU, Mustafa KARAŞAHİNSayfalar 321 - 332 Son yıllarda, ülkemizde ulusal bir problem haline gelen trafik kazaları, doğal afetlerden daha fazla sosyal ve ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Bu problemi çözebilmek, kayıpları azaltabilmek için yol güvenlik projeleri gerçekleştirilmektedir. Ancak bu projelere ayrılan bütçenin sınırlı olması nedeniyle, bazı pratik ve ekonomik çözüm yöntemlerinin bulunması gerekli olmuştur. Bu yöntemlerin en önemlisi; trafik kazalarında, tehlikeli kesimler olarak adlandırılan Kaza Kara Noktalarının tespiti ve iyileştirilmesidir. Yeni teknolojiler, trafik mühendisliğinde ve mühendislik hizmetlerinde hızlı iyileşmelere neden olan gelişme döngüsünü sürekli çevirmektedir. Bu gelişen hizmetlerin daha etkin rol üstlenebilecek ileri görüşlü mühendislik çalışmaları adına önemli bir potansiyel oluşturacağı açıktır. Çalışmada örnek olarak Isparta ilindeki trafik kazalarının yoğun olduğu bölgeler ve kaza kara noktaları Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak tespit edilmiştir. Arcinfo 7.21 programı kullanılarak digitizer ile sayısallaştırılan Isparta ili imar haritası üzerinde, tespit edilen kara noktalar ve kaza meyilli bölgeler gösterilmiştir. Isparta İli Trafik Bölge Müdürlüğü’nden alınan, 1998-2002 yılları arasında meydana gelen trafik kazalarının tespit tutanakları ile veri tabanı oluşturulmuştur. Trafik kazası çarpışma diyagramları ile coğrafi kodlama referans sistemleri kullanılarak topoloji kurulmuştur. CBS’nin kaza analizinde niçin kullanıldığı, çalışmada kullanılan veri tabanının oluşturulması ve kullanılan yöntem gösterilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre tablolar oluşturulmuş ve yorumlanmıştır. |
| 6. | ÇELİK LİFLİ HAFİF BETONUN DENEYSEL ARAŞTIRILMASI EXPERIMENTAL INVESTIGATION OF LIGHTWEIGHT CONCRETE WITH STEELFIBER Fatih ALTUNSayfalar 333 - 339 Bu çalışmada, 400 dozajlı hafif betona Dramix RC-80/60-BN tipi çelik lifler 10, 20, 30, 40, 50 ve 60 kg/m3 dozajlarında katılmıştır. Numuneler 28 gün sonunda kırılarak birim hacim ağırlıkları, 28 günlük basınç dayanımları, elastisite modülleri ve tokluk değerleri deneysel olarak bulunmuştur. Çalışma sonucunda; çelik lif katkısının sabit çimento dozajlı hafif betonun basınç dayanımı ile elastisite modüllerini değiştirmezken, tokluk değerini artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. |
| 7. | ÇERÇEVE TİPİ BETONARME YAPILARDA DÖŞEME SÜREKSİZLİKLERİNİN KESİT TESİRLERİNE ETKİSİ THE INFLUENCES OF THE SLAB DISCONTINUITIES ON THE INTERNAL FORCES, AT FRAME TYPE REINFORCED CONCRETE STRUCTURES Mehmet TERZİ, Hasan ELÇİSayfalar 341 - 349 Yapı taşıyıcı sistemlerinin tasarımında, deprem kuvvetlerinin güvenli bir şekilde karşılanması temel unsurlardan biridir. Yapının simetri özelliği taşıması ve düzenli taşıyıcı sisteme sahip olması, depreme dayanıklı yapı tasarımı yaklaşımında en önemli ilkeyi oluşturur. Düzenli yapılar gerek uygulamada gerekse analiz ve boyutlamada daha pratik ve ekonomik olmalarının yanı sıra, hesap davranışı ile gerçek yapı davranışının biri birine yakın olmaları ile, iyi bir tasarım için tercih edilen ilk çözüm seçeneğidirler. Deprem davranışı açısından yapıların yatayda ve düşeyde süreksizlik göstermeleri, ani rijitlik değişimi ile kütle farklılıkları içermeleri kaçınılması gereken olumsuz hallerdir. Bu özellikleri taşıyan yapılar, taşıyıcı sistem bakımından düzensiz yapılar olarak kabul edilirler. Bu tür yapılar pratikte, düzenli yapılara nazaran daha hatalı uygulamaya sebep olabilecekleri gibi, boyutlamada da bazı kesit tesirlerinin büyümesi ile ekonomik olmaktan uzaklaşırlar. Düzenli yapıların deprem analizlerinde kullanılan doğrusal hesap yöntemlerinin, düzensiz yapılarda ne kadar sağlıklı sonuçlar vereceği tartışılır. Yapı sisteminin analizi, Deprem Yönetmeliği esaslarına göre düzenli çerçeveli bir yapıdaki döşeme boşluk oranlarının değişimine göre; Eşdeğer Deprem Yükü ve Modların Birleştirilmesi Yöntemine göre SAP2000 Yapı Analizi Paket Programı ile yapılmıştır. Yapıda, döşemelerinin rijit diyafram olarak çalıştığının kabul edildiği ve edilmediği durumlar da göz önüne alınarak elde edilen kesit tesirleri karşılaştırılmıştır. |
| 8. | KONTROLÖR ALAN AĞI ESASLI BİR ATM ALAN TAŞITININ TASARLANMASI DESIGNING A CAN BASED ATM FIELDBUS Mahmut TENRUH, İlhan TARIMERSayfalar 351 - 358 Kontrolör Alan Ağı (KAA) taşıtı başlangıçta otomotiv uygulamaları için önerilmiş fakat düşük maliyeti yüksek hızı ve güvenilirliği sayesinde endüstriyel dağılımlı gerçek zamanlı kontrol uygulamalarında da bir standart haline gelmiştir. ATM veri, ses ve görüntü gibi tüm haberleşme türlerini bir network yapısı içerisinde birleştirmeyi hedefleyen hızlı bir ağ teknolojisidir. Ethernet ve Token Ring gibi mevcut ağ türlerinin ATM ile bağlanması için çeşitli çalışmalar sürdürülmüştür. Kontrol Taşıtı haberleşmesinin de bu çerçevede ele alınması önem taşımaktadır. Bu çalışma ATM teknolojisinin Kontrol Taşıtı haberleşmesi ile birlikte kullanılmasını amaçlamaktadır. Bu kapsamda KAA esaslı ATM Taşıt yapısı sunulmaktadır. Bu yapı aynı zamanda Kontrol Taşıt ağlarının ATM ağları ile doğrudan bağlanabilmesi için de bir imkan sunmaktadır. Önerilen modelin geçerliliğini görmek amacıyla simülasyon çalışmaları yürütülmüş ve sonuçlar sistemin ek avantajlarla uygulanabilir olduğunu göstermiştir. |
| 9. | ENERJİ ANALİZÖRLERİ İÇİN GELİŞTİRİLEN DELPHI TABANLI BİR ENERJİ İZLEME YAZILIMI A DEPLHI BASED POWER MONITORING SOFTWARE DEVELOPED FOR ENERGY ANALYZERS A. Serdar YILMAZ, Murat GÖRMEMİŞSayfalar 359 - 368 Bu makalede, enerji analizörleri için geliştirilen Deplhi tabanlı bir arayüz yazılımı sunulmaktadır. Güç analizöründen elde edilen elektriksel büyüklüklerin gerçek zamanlı olarak bilgisayara aktarılması bu yazılım yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca geliştirilen yazılım ile analizörden alınan akım, gerilim, güç, harmonik distorsiyonu vb büyüklüklerin gerçek zamanda kaydedilmesi ve kaydedilmiş verilerin karşılaştırmalı olarak grafik halinde gösterilmesi mümkündür. Sunulan yazılım Merlin Gerin Powerlogic PM 800 güç analizörü için geliştirilmiştir ve ayrıca Modbus protokolünü kullanan farklı marka ve modeller içinde kullanılabilmektedir. Önerine yazılım maksimum 256 cihaz arasında haberleşme ve izlemeye imkan tanımaktadır. Veri tabanına kaydedilen veriler, kullanıcı tarafından istenen zaman aralığında tablo ve grafiksel olarak görüntülenmesi yapılabilmektedir. Çalışmada hızlı ve esnekliğinden dolayı Borland Delpi V.7.0 yazılımı tercih edilmiştir. Geliştirilen yazılım enerji dağıtımı otomasyonunda, enerji akışı ve enerji kalitesi takibinde kolaylıkla kullanılabilir olup, kullanımı kolay ve pratiktir. |
| 10. | GIDA ENDÜSTRİSİNDE YÜKSEK HİDROSTATİK BASINÇ UYGULAMALARI APPLICATIONS OF HIGH HYDROSTATIC PRESSURE IN THE FOOD INDUSTRY Yahya TÜLEK, Gökçe FİLİZAYSayfalar 369 - 377 Isıl işlem teknikleri, gıda maddelerinin mikrobiyolojik ve biyokimyasal değişimlerden korunması ve raf ömrünün uzatılması amacıyla günümüzde yaygın olarak kullanılmaktadır. Isıl işlem teknikleri, mikroorganizmaların hem vejetatif hem de spor formlarının tamamını yok edebildiği için, uygulandıkları gıdanın mikrobiyolojik olarak güvenilir bir gıda olmasını sağlamaktadır. Bununla birlikte, ısıl işlem uygulamalarının, kullanılan sıcaklık seviyesine bağlı olarak, gıda maddesinin beslenme değerinde ve duyusal kalite özelliklerinde azalmaya ve toksik bileşenlerin oluşmasına neden olduğu bilinmektedir. Beslenme değerinde ve duyusal özelliklerinde en az kayıpla üretilen, daha taze gıda ürünlerine artan müşteri talebinin karşılanması ve kabul edilebilir bir raf ömrü elde edilebilmesi için yapılan çalışmalar, son on yıllık dönemde, özellikle ısıl işlem içermeyen (non-thermal) inaktivasyon teknikleri üzerine yoğunlaşmıştır. Bu makalede, ısıl işlem içermeyen tekniklerden birisi olan yüksek hidrostatik basınç tekniğinin gıdalar için uygulamaları ve etkileri ayrıntılı olarak irdelenmiştir. |
| 11. | ISIL İŞLEMLE SERTLİĞİ 53 HRC’YE ÇIKARILMIŞ AISI 1050 ÇELİĞİNİN KAPLAMALI KARBÜR TAKIMLA İŞLENMESİNDE TAKIM AŞINMASININ DEĞERLENDİRİLMESİ THE EVALUATION OF TOOL WEAR IN THE MACHINING AISI 1050 STEEL HARDENED UP TO 53 HRC WITH COATED CARBIDE TOOL Ali Rıza MOTORCUSayfalar 379 - 388 Bu çalışmada, ısıl işlemle sertliği 53 HRC’ ye çıkarılmış AISI 1050 çeliği, TP100-Ti (C, N)/Al2O3/TiN içerikli ve TP1000-Ti (C, N)/Al2O3/Ti (C, N)/TiN içerikli kaplamalı karbür takımlarla işlenmiştir. Talaş kaldırma deneyleri sabit talaş derinliği ve ilerleme miktarında kuru kesme şartları altında yapılmıştır. Yan kenar aşınma yüzeyleri optik mikroskop altında incelenmiştir. Farklı kesme hızlarında oluşmuş yan kenar aşınması verilerinden takım ömrü eğrileri ve Taylor Takım Ömrü Denklemi sabitleri (n, C) elde edilmiştir. Deneysel sonuçlar, kesme hızı artışının takımların performansı üzerinde belirgin etkisi olduğunu göstermiştir. Yan kenar aşınması ve talaşlanma/kesme kenarındaki kırılmalar etkin aşınma tipi olarak tespit edilmiştir. TP1000 takımı TP100 takımından daha uzun takım ömrü vermiştir. |
| 12. | LED’İN ELEKTRİKSEL KARAKTERİSTİKLERİNİN OPTİK KARAKTERİSTİKLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN İNCELENMESİ AN INVESTIGATION ON THE EFFECTS OF ELECTRICAL CHARACTERISTICS ON OPTICAL CHARACTERISTICS OF LED Erdem ÖZÜTÜRKSayfalar 389 - 396 Bu çalışmada LED’in elektriksel karakteristiklerinin optik karakteristikleri üzerine olan etkileri incelenmektedir. Elektriksel karakteristiklerle optik karakteristikler arasındaki etkileşim, jonksiyonda ortaya çıkan ve jonksiyon sıcaklığının artmasına sebep olan ısı aracılığıyla oluşmaktadır. LED’in ışık şiddeti LED akımıyla doğru orantılı, jonksiyon sıcaklığıyla ise ters orantılıdır. LED akımının arttırılması ışık şiddetini ve LED üzerinde harcanan gücü arttırır. LED’in akım-güç ve akım-ani direnç değişimlerinin LED’in optik karakteristiği olan akım-ışık şiddeti karakteristiği üzerinde önemli rolü bulunmaktadır. |
| 13. | MUTFAK TİPİ ISITMA UYGULAMALARI İÇİN İKİ ÇIKIŞLI BİR İNDÜKSİYON ISITMA İNVERTERİ TASARIMI DESIGN OF A TWO OUTPUT INDUCTION HEATING INVERTER FOR HOME COOKING APPLICATIONS Sevilay ÇETİN, Bekir Sami SAZAKSayfalar 397 - 401 Bu çalışmada, evlerde mutfak tipi ısıtma işlemlerinde kullanılmak üzere alternatif bir indüksiyon ısıtma sistemi geliştirilmiştir. Mutfak tipi uygulamalarda kullanılan indüksiyon ısıtma sistemleri genellikle farklı çaplardaki tencereler için birden fazla ısıtma bobinine sahiptirler ve her bobin ayrı bir inverter devresi tarafından beslenmektedir. Bu da toplam sistem maliyet ve boyutlarını arttırmaktadır. Bu çalışmada sunulan sistemde ise, farklı frekanslarda farklı çıkış gücü verebilen iki adet ısıtma bobini aynı inverter devresi tarafından kontrol edilebilmektedir. Bu sayede bir yarıiletken anahtar ve kontrol devresinden tasarruf edilmiş toplam sistem maliyeti düşürülmüştür. Sunulan sistemin tasarımı yapılmış ve laboratuar ortamında küçük güçlü çalışan bir prototipi gerçekleştirilmiştir. |
| 14. | NEMLENDİRME SİSTEMLİ VE KURU OFSET BASKI TEKNİKLERİNİN ARAŞTIRILMASI VE ÜRETİM SONUÇLARININ KARŞILAŞTIRILMASI INVESTIGATION OF DAMPENED SYSTEM AND DRY OFFSET PRINTING TECHNIQUES AND COMPARISON OF REPRODUCTION RESULTS Sinan ULU, Erdoğan KÖSE, İhsan KORKUTSayfalar 403 - 410 Baskı; şekil, yazı, grafik ve resimlerin gerçeğe en yakın biçimde, bir yüzey üzerine çoğaltılması ve hızlı olarak aktarılması işlemidir. Nemlendirme sistemli ofset baskı bir düz baskı sistemidir. Suyun mürekkep içerisindeki yağ ile birbirine karışmaması prensibine dayanır. Kalıp üzerindeki baskılı ve baskısız alanlar aynı seviyededir. Bu sebeple kalıp iki farklı kimyasal özellik taşır. İş olmayan kısımların suyu tutup mürekkebi itmesi, iş olan kısımların ise suyu itip mürekkebi tutması, prensibiyle baskı işlemi gerçekleştirilir. Kuru ofset sistemi ise; flekso ile nemlendirme sistemli ofset yöntemlerinin birleşimidir. Bu yöntemde baskı kalıbının rölyefli kısımları görüntüyü düzgün yüzeyli kauçuk baskı silindirine aktarır ve oradan da görüntü basılacak materyale transfer edilir. Nemlendirmek için su kullanımına gereksinim duyulmaz. Yani kalıbın baskıdan önce ıslanması gerekmez. Kuru ofset baskı yöntemi ile resim yada dia pozitifler değil, yalnız el ile yapılan çizimler çok hassas ve ince ayrıntılı tasarımlar, oldukça küçük metinler altı renge kadar basılabilir. Bu çalışmada, her iki tekniğin işlem aşamaları ve üretim sonuçlarının karşılaştırılması konusunda bir değerlendirme yapılmıştır. |
| 15. | PERDE ÇERÇEVE SİSTEMLERİN DEPLASMAN ESASLI DİZAYNI İÇİN DEPLASMAN PROFİLİ DISPLACEMENT PROFILE FOR DISPLACEMENT BASED DESIGN OF WALL-FRAME SYSTEMS Altuğ YAVAŞ, Şerif SAYLANSayfalar 411 - 421 Son on yılda yapıların dizaynının hedef deplasman veya deplasman profili için yapıldığı direkt deplasman esaslı dizayn metodu, birçok yapı tipinin dizaynı için kullanılmaktadır. Bu çalışmada moment aktaran çerçeve tipi yapılar için geliştirilen Direkt Deplasman Esaslı Dizayn (DDED) metodu perde çerçeve tipi yapıların dizaynı için genişletilmiştir. Perde çerçeve yapıların DDED’ının yapılabilmesi için perde çerçeve tipi yapılar ait lineer olmayan deplasman profilinin belirlenmesi gerekir. Bu nedenle, perde çerçeve tipi yapıların deplasman profillerinin elde edilmesi için DDED ve lineer olmayan dinamik analizin birlikte kullanıldığı iteratif bir yöntem önerilmiş ve bu yöntem kullanılarak sistemde tek bir perdenin kullanıldığı, çerçevenin ortasında olduğu, altı katlı yapı için lineer olmayan deplasman profilli elde edilmiştir. Ayrıca farklı perde yerleşiminin ve farklı açıklık sayısının deplasman profiline etkisi araştırılmıştır. |
| 16. | PULSE-DTMF ARAMA TABANLI BİNA GÜVENLİK SİSTEMİ TASARIMI VE UYGULAMASI DESIGN AND IMPLEMENTATION OF BUILDING SECURITY SYSTEM BASED ON PULSE-DTMF Cemal YILMAZ, Nihat DALDALSayfalar 423 - 428 Bu çalışmada, Pulse ve DTMF arama metotlarının birlikte kullanılmasına yönelik bir kontrol seti tasarlanmış ve uygulaması gerçekleştirilmiştir. Geliştirilen kontrol seti bir bina güvenlik sisteminde alarm durumunun bildirilmesi ve önlemlerin alınması için kullanılmıştır. Tasarımda, assembly dilinde programlanan bir Atmel mikroişlemci kullanılmıştır. Kontrol ünitesi arama yöntemini belirler ve tasarlanan devre ile arama işlemi gerçekleştirilir. Sistemde kayıtlı numaralara, alarm tipine uygun mesajlar gönderilerek alarm durumu bildirilir. |
| 17. | STEINER MİNİMUM YAYILAN AĞAÇ PROBLEMİNİN ÇÖZÜMÜNDE GENETİK ALGORİTMANIN KULLANILMASI USING GENETIC ALGORTIHM TO SOLVE STEINER MINIMUM SPANNING TREE PROBLEM Öznur İŞÇİ, Serdar KORUKOĞLUSayfalar 429 - 437 Genetik algoritmalar (GA) stokastik bir arama yöntemidir ve bu nedenle optimum ya da optimuma yakın çözümler verebilmektedir. GA son yıllarda gezgin satıcı problemi, karesel atama, yerleşim, atölye çizelgeleme, ders/sınav programının hazırlanması, iletişim şebekelerinin tasarımı, montaj hattı dengeleme, en küçük yayılan ağaç problemi ve benzeri bir çok kombinatoryal optimizasyon problemlerine başarılı bir şekilde uygulanabilinmektedir. Bu çalışmada Steiner minimum yayılan ağaç probleminin genetik algoritma ile çözümü için java programı geliştirilerek performansı incelenmiştir. Literatürde daha önce çözülmüş test problemleri üzerinde yapılan denemeler sonucunda bu çalışmada önerilen GA yaklaşımı ile optimuma yakın sonuçlar elde edilmektedir. Çalışmada belirlenen noktalar için Steiner minimum yayılan ağaç problemi ve minimum yayılan ağaç problemi için uzunluklar ve kazanç değerleri hesaplatılmıştır. |
| 18. | ÜÇ BOYUTLU PARÇA BİLGİLERİ VE UNSUR TANIMA YAKLAŞIMLARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA A SURVEY ON 3D PART DATA AND FEATURE RECOGNITION APPROACHES Adem ÇİÇEK, Mahmut GÜLESİNSayfalar 439 - 448 BDT (Bilgisayar Destekli Tasarım) ve BDÜ’nün (Bilgisayar Destekli Üretim) entegrasyonu için herhangi bir BDT sisteminde tasarlanan parçaların üretim bilgilerinin çıkarılması gerekmektedir. Bu parçaların BDT veri tabanındaki üretim bilgileri çağdaş BDT/BDÜ uygulamalarında genellikle yetersiz kalmaktadır. Bundan dolayı, parçaları ve parçalar üzerindeki unsurları tanımlamak ve bu tanımlamaları BDT/BDÜ uygulamalarında kullanmak için bir çok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmalar neticesinde çeşitli parça bilgileri ve unsur tanımlama yöntemleri geliştirilmiştir. Bu makale, parça bilgileri ve unsur tanıma konusunda yayınlanan yirmi iki çalışmanın içeriği taranarak hazırlanmıştır. Bu makalelerdeki algoritmalar parça ve unsur tanıma yöntemlerine göre sınıflandırılmıştır. |
| 19. | ÜRE VE BORAKS ÇÖZELTİLİ GÜNEŞ HAVUZLARININ ISI DEPOLAMA KARAKTERİSTİKLERİNİN DENEYSEL OLARAK İNCELENMESİ EXPERIMENTAL INVESTIGATION OF HEAT STORAGE CHARACTERISTIC OF UREA AND BORAX SALT GRADIENT SOLAR PONDS Hüseyin KURT, Mehmet ÖZKAYMAK, Emrah DENİZSayfalar 449 - 455 Güneş havuzları, güneş enerjisini toplayan ve depolayan düşük maliyetli basit bir sistemdir. Yapılan bu çalışmada, güneş havuzunda, farklı yoğunluklara sahip üre ve boraks çözeltilerinin doğal ortamda ısı depolama karakteristikleri deneysel olarak incelenmiştir. Havuz içerisinde farklı konsantrasyonlarda yoğunluk gradyeni oluşturularak, sıcaklık ve yoğunluk gradyenlerindeki değişim dört farklı deneyde gözlemlenmiştir. Aynı dış ortam şartlarında üre çözeltili havuzda maksimum 28 °C depolama sıcaklığı ölçülürken, boraks çözeltili havuzda maksimum 36 °C depolama sıcaklığı ölçülmüştür. Havuz tabanı ile yüzeyi arasındaki sıcaklık farkı, üre çözeltili havuzda 13 °C olurken, boraks çözeltili havuzda 17 °C olmuştur. Bu sonuçlara göre, boraks çözeltili havuzun ısı depolama karakteristiğinin, üre çözeltili havuzun ısı depolama karakteristiğinden daha iyi olduğu tespit edilmiştir. |