E-ISSN: 2587-0351 | ISSN: 1300-2694
Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi - Pamukkale Univ Muh Bilim Derg: 16 (1)
Cilt: 16  Sayı: 1 - 2010
1. 
Kapak-İçindekiler
Cover-Contents
Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi
Sayfalar I - III

ARAŞTIRMA MAKALESI
2. 
Ağsız Yöntemler ve Sınıflandırılması
Meshfree Methods and Their Classification
Mahmut Pekedis, Hasan Yıldız
Sayfalar 1 - 9
Son yirmi yıl içinde birçok ağsız yöntem geliştirilmiş ve bu yöntemlerden bazıları zaman içerisinde kayda değer ilerlemeler göstermişlerdir. Bu çalışmada son zamanlarda geliştirilmekte olan nümerik metotlardan ağsız yöntemler hakkında temel bilgiler verilmiştir. Mühendislik problemlerinin çözümü için araştırmacılar tarafından önerilen çözüm prosedürü açısından ağsız yöntemler sonlu elemanlar yöntemiyle karşılaştırılmıştır. Ağsız yöntemler çeşitli özelliklerine göre sınıflandırılıp, en çok kullanılan tipleri tanıtılmıştır.

3. 
İçerisi Beton ile Doldurulmuş Çelik Kutu Kesitli Kolonların Gerilme-Şekil Değiştirme-Zaman İlişkilerinin İncelenmesi
Investigation of Stress-Strain-Time Relationships of Concrete Filled Steel Tube Columns
Mutlu Seçer, Mehmet Emin Kural
Sayfalar 11 - 19
Bu çalışmada, içerisi beton ile doldurulmuş çelik kutu kesitli kolonların zamana bağlı sünme ve büzülme davranışlarının çeşitli yöntemler ile incelenmesi amaçlanmıştır. Zamana bağlı davranışın incelenmesinde etkin modül yöntemi, yaş faktörüne bağlı etkin modül yöntemi, sünme oranı yöntemi ve geliştirilmiş Dischinger yöntemleri kullanılmıştır. Sünme ve büzülme şekil değiştirmeleri ACI 209 yönetmeliği kullanılarak modellenmiştir. Çalışmada, zamana bağlı davranışın nümerik olarak incelenebilmesi amacıyla yirmi katlı bir binada içerisi beton ile doldurulmuş çelik kutu kesitli bir kolon seçilmiş ve betondaki gerilme azalması, çelik kutu kesitteki gerilme artışı ile şekil değiştirme bileşenlerindeki değişimler hesaplanmıştır. Gerilme-zaman, şekil değiştirme-zaman, şekil değiştirme bileşenleri-zaman grafikleri sunulmuş ve yöntemlerin zamana bağlı davranışı modellemedeki avantaj ve dezavantajları araştırılmıştır.

4. 
Bilgisayar Monitörü Güç Yönetimi İçin Elektrik Enerjisi Tasarruf Kartı Tasarımı ve Gerçekleştirilmesi
Design and Implementation of Electric Energy Savings Card for Computer Monitor Power Management
Serdar Çiçek, Ersan Kabalcı
Sayfalar 21 - 28
Enerji tasarrufu, günümüzde üzerinde durulan en önemli konulardan birisidir. Hayatın hemen hemen her alanında kullanılan bilgisayarların da, daha az güçte ve verimli bir şekilde kullanılması enerji tasarrufu için çok önemlidir. Enerji tasarrufu için bilgisayarlar daha az güçte çalışacak şekilde tasarlanabilmektedir fakat bilgisayarların kullanılmadığı zaman periyotlarında enerji harcaması, enerji tasarrufu açısından tam tersi bir etki yapmaktadır. Bilgisayarın bileşenleri içinde en fazla enerji tüketen birimlerden birisi monitördür. Dolayısıyla bilgisayarın kullanılmadığı zaman aralıklarında monitörün kapatılması enerji tasarrufu için çok önemlidir. Bu konuda kullanıcılar, bilgisayarı kullanmayacağı sürede; monitörü kapatmakta, yazılımsal güç yönetim modunu kullanmakta ya da monitörü açık bırakmaktadır. Bu çalışmada, bilgisayarın kısa veya uzun sürelerde kullanılmadığı zamanlarda, kullanıcı bilgisayar başından kalktığında monitörü otomatik olarak kapatan, kullanıcı bilgisayar başına geldiğinde monitörü otomatik olarak açan bir kontrol kartı tasarlanmış ve uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu sayede diğer tüm tasarruf yöntemlerinden daha fazla elektrik enerjisi tasarrufu sağlandığı görülmüştür.

5. 
Birliktelik Kısıtları Altında Montaj Hattı Dengeleme Problemi İçin Bir Çözüm Yaklaşımı Önerisi ve Bir İşletmede Uygulama
A Solution Approach to Assembly Line Balancing Problem With Task Related Constraints and an Application At An Enterprise
Serkan Altuntaş, A. Attila İşlier
Sayfalar 29 - 44
Montaj Hattı Dengelemesinde, -çeşitli nedenlerle- belli iş elemanlarının birbirinden ayrılmaması ve aynı istasyona atanması istenebilir. Bu tür problemler, ‘Birliktelik Kısıtları Altında Montaj Hattı Dengeleme (BKAMHD) Problemi’ olarak tanınmaktadır. Bu birliktelik kısıtı sayesinde, havaleli ürün imali, birlikte işlem görme gereği gibi özel isteklerden veya takım-kolaylık benzeri kaynakların ortak kullanımı düşüncesinden kaynaklanan ‘konum ve bölge kısıtları’ da karşılanabilmektedir. Bu tür hatlarda ayrıca, malzeme aktarma, takım ve kolaylık maliyetleri, yürüyüş mesafeleri, ayar süreleri ile tedarik süreleri de azalmaktadır. Uygulamada BKAMHD yapısındaki problemlerle yaygın olarak karşılaşılmasına karşın, bunlar üzerinde yapılan çalışmaların klasik montaj hattı dengeleme problemi ile ilgili yayınlara göre daha az olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, özel konum kısıtları dolayısıyla-, bilinen Montaj Hattı Dengeleme yöntemlerinin uygulanamadığı büyük ölçekli bir montaj hattı için uygun bir hat dengeleme yöntemi geliştirmek ve bu yöntem ile söz konusu hattı dengelemek olmuştur. Çalışmanın başında, bu problemin çözümünde kullanılabilecek basit fakat etkili bir yol olarak tanınan ‘En Büyük Aday’ algoritmasında bazı değişiklikler yapılarak yeni bir yöntem geliştirilmiştir. Bu yöntemin uyarlanabilmesi için de montaj işlemlerinin yapıldığı atölyede çok yoğun bir metot ve zaman etüdü çalışması yürütmek gerekmiştir. Bu çalışma sonucunda derlenen verilerin geliştirilen yönteme uyarlanması sonucunda türetilen seçenekler değerlendirilerek karar vericiye sunulmuştur.

6. 
Döşemelerdeki Boşluk Konumunun Kayma Gerilmesine Etkisinin İncelenmesi
Investigation of Effect of Slab Opening Location to the Shear Stress
Burak Yön, Mehmet Emin Öncü, Zülfü Çınar Ulucan
Sayfalar 45 - 51
Bu çalışmada, betonarme binaların döşemelerinde oluşturulan boşlukların plandaki yerleşiminin yapıların davranışına etkisi incelenmiştir. Döşemelerdeki düzensizliğin incelenmesi için yapı planının değişik yerlerinde boşluk bulunan üç adet çok katlı düzensiz bina ve bir adet düzenli bina modeli tasarlanmıştır. Zaman Tanım Alanında Hesap yöntemi kullanılarak, bu bina modellerinin doğrusal dinamik analizleri yapılmıştır. Bu analizler için 13 Mart 1992 yılında meydana gelen Erzincan Depreminin ivme kayıtları kullanılmıştır. Seçilen binaların döşemelerinin esnek diyafram şeklinde davrandığı kabul edilmiştir. Çözümlerde SAP2000 Yapısal Analiz Programı kullanılmıştır. Seçilen binaların dinamik analizinden elde edilen boşluğa komşu döşemelerdeki kayma gerilmeleri karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Buna göre bina döşemelerindeki boşluk yerinin yapıların davranışını değiştirdiği ve döşemelerde büyük kayma gerilmeleri oluşturduğu belirlenmiştir.

7. 
Geri Kazanılmış Pet’in Kullanımı
Usage of Recycled Pet
A. Ebru Tayyar, Sevcan Üstün
Sayfalar 53 - 62
Gün geçtikçe artan sanayileşme, kentleşme ve teknolojik gelişmeler doğal kaynakların tükenmesi ve çevre kirliliği problemlerinin artmasına neden olmuştur. Özellikle atıkları düzenli bir şekilde bertaraf edebilmek için yeterli alanı bulunmayan ülkeler için atıkların değerlendirilmesi veya bertaraf atık miktarının ve hacminin azalması yönünde büyük bir avantaj sağlamaktadır. Bu amaçlar doğrultusunda, hem kaynakları koruma hem de çevre kirliliğini önleme amacıyla birçok çalışma yapılmakta ve projeler geliştirilmektedir. PET şişeler özellikle alkolsüz içecekler sektöründe yaygın olarak kullanılmaktadır ve fiziksel veya kimyasal geri kazanım işleminden geçirilerek yeniden kullanılabilmektedir. Geri kazanılmış PET şişelerin kullanım alanları hızla gelişmektedir. Geri kazanılmış PET plastik endüstrisinde kullanıldığı gibi kompozit sektörü de bu malzemenin kullanımında alternatifler sunmaktadır. Tekstil sektörü de ham maddesi polimer olan bazı plastiklerin geri dönüşümü için uygun bir sektördür. Bu çalışmada atık PET şişelerin geri dönüşümü teknolojisi ve uygulamaları incelenmiş ve bu konuda yapılmış bilimsel çalışmalar özetlenmiştir.

8. 
Lif Takviyeli Plastik Levhalar ile Güçlendirilmiş Betonarme Kirişlerde Arayüz Gerilmelerini Etkileyen Parametreler
Parameters That Effect the Interfacial Stresses in Fibre Reinforced Plastic Laminates Strengthened Rc Beams
Barış Sayın, Ekrem Manisalı
Sayfalar 63 - 75
Betonarme kirişlerin, dıştan FRP (Lif Takviyeli Plastik) levhalarla güçlendirilmesi, güçlendirmede etkin bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Yöntem, FRP malzemesinin, yüksek dayanım-ağırlık oranı, iyi korozyon direnci, farklı kesit şekilleri ve köşelere uygulanabilirlik avantajlarından dolayı kullanılır olmuştur. Konuyla ilgili birçok çalışma 1990’lı yılların başlarından itibaren yürütülmüştür. Gerçekleştirilecek olan çalışma kapsamında, FRP ile güçlendirilen betonarme kirişlerin arayüz gerilmelerini etkileyen parametreler deneysel ve nümerik olarak incelenecektir. FRP’nin kirişe uygulanmasında kullanılan yapıştırıcı kalınlığı, yapıştırıcı türü ve beton yüzeyinin durumu, üretilen deney numuneleri üzerinde eğilme etkisine maruz bırakılarak mukayeseli olarak incelenecektir. Sonrasında, ANSYS® WB sonlu elemanlar programı kullanılarak FRP’li betonarme kirişler modellenecek ve analizler gerçekleştirilecektir. Yapıştırıcı kalınlığı, yapıştırıcı türü, beton yüzeyi parametreleri girilerek yapılacak analizler neticesinde gerilme değerleri elde edilecektir. Böylece, analitik ifadelerde yer alan kayma gerilmesi ve normal gerilme bağıntılarının modifiye edilmesi gerekliliği ortaya konulacaktır. Sonlu eleman analizleri ile deneysel sonuçlar karşılaştırılacak, uyumluluğu irdelenip, sonuçlar ve önerilerin sunulması suretiyle çalışma tamamlanacaktır.

9. 
Mikroenkapsülasyon ve Gıda Teknolojisinde Kullanımı
Microencapsulation and its Applications in Food Technology
Mehmet Koç, Melike Sakin, Figen Kaymak Ertekin
Sayfalar 77 - 86
Mikroenkapsülasyon aktif bir maddenin çevresinin bir veya daha fazla kaplama maddesi ile sarılıp kaplanmasını sağlayan bir teknolojidir. Enkapsülasyon teknolojisi günümüzde farmokoloji, kimya, kozmetik, gıda ve boya gibi farklı birçok sektörde kullanılmaktadır. Mikroenkapsülasyon tekniği, gıda sektöründe genellikle, sıvı damlacıkların, katı partiküllerin veya gaz bileşenlerinin gıda saflığında kaplama materyalleri ile kaplanması için ürünlerin fonksiyonel özelliklerini geliştirmek ve raf ömürlerini artırmak amacıyla kullanılmaktadır. Gıda ürünleri içerisinde çoğunlukla katı ve sıvı yağlar, aroma bileşenleri, vitaminler, mineraller, renk bileşenleri ve enzimler mikroenkapsüle edilmektedir. Kaplama materyali olarak ise çoğunlukla nişasta, maltodekstrin, pullulan, sakkaroz, maltoz gibi karbonhidratlar, jelatin, peynir altı suyu proteinleri, kazein ve kazeinatlar gibi proteinler ve gam arabik gibi gamlar kullanılmaktadır. Bu derlemede, mikroenkapsülasyon teknolojisi, kullanılan kaplama materyalleri ve gıda endüstrisinde kullanımı hakkında bilgi sunulmaktadır.

10. 
Farklı İzolasyon Seviyeleri İçin Düşük Isı Kayıplı Bir Dizel Motorunun Performans Değerlendirmesi
Performance Evaluation of A Low Heat Rejection Diesel Engine for Different Insulation Levels
Can Haşimoğlu, Murat Ciniviz, M. Sahir Salman
Sayfalar 87 - 94
Bu deneysel çalışma bir dizel motoruna farklı izolasyon seviyelerindeki düşük ısı kayıplı motor uygulamasının etkilerinin incelenmesine yöneliktir. Bu amaçla ilk aşamada deney motorunun silindir kapağı ve supapları termal bariyer oluşturmak için yitriya ile stabilize zirkonya (Y2O3–ZrO2) ile kaplanmıştır. Daha sonra silindir kapağı ve supaplara ilaveten deney motorunun pistonları da aynı malzeme ile kaplanmıştır. Deney motorunun özgül yakıt tüketimi, egzoz gaz sıcaklığı, fren ısıl verimi ve hacimsel verimi iki farklı izolasyon durumu için incelenmiştir. Düşük ısı kayıplı motor uygulaması ile motor testlerinin sonucunda özgül yakıt tüketiminde % 4-7,1 iyileşme, egzoz gazı sıcaklıklarında % 3,5–6,8 artış, fren ısıl verimde % 4,1–7,9 iyileşme ve hacimsel verimde % 0,9–2,6 artış tespit edilmiştir. Ayrıca motor performansındaki bu iyileşmelerin deney motorunun izolasyon seviyesi ile orantılı olduğu belirlenmiştir.

11. 
Probiyotikler ve Kullanım Alanları
Probiotics and Their Use
Başar Uymaz
Sayfalar 95 - 104
Gıdaların üretiminde tüketici sağlığını destekleyici ve immün sistemi uyaran etkilere sahip mikroorganizmaların kullanımı giderek artmaktadır. Bu mikroorganizmaların önemli bir grubunu teşkil eden probiyotiklerin gastrointestinal sistem hastalıklarının engellenmesi ve tedavisinde ve normal mikrofloranın oluşumunda önemli bir rol oynadığı klinik denemelerle belirlenmiştir. Diğer yandan probiyotiklerin, suştan suşa farklılık gösteren gıda koruyucu etkileri ve değişik hastalıkların tedavisinde kullanım potansiyelleri üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Özellikle çocuklarda görülen akut diyare ve antibiyotik kullanımına bağlı diyarenin tedavisinde etkin kullanım potansiyeli taşıyan probiyotik preparatları geliştirilmiştir. Bu derleme makalesinde probiyotik suşların seçiminde kullanılan karakteristikler, kullanım olanakları ve tedavi edici potansiyelleri, güncel bilgiler taranarak verilmiştir.

12. 
Su Jeti Teknolojisinin Madencilik Sektöründeki Uygulamalarının Değerlendirilmesi
Assessment of the Applications of Water Jet Technology in Mining Sector
İzzet Karakurt, Gökhan Aydın, Kerim Aydıner
Sayfalar 105 - 112
Farklı alanlarda yaygın kullanım olanağı bulan su jeti teknolojisi; düşük kesme kuvveti gerektirmesi, esnek ve çok yönlü kesme olanağına sahip olması nedeniyle geleneksel kesme sistemlerine alternatif bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Madencilik alanında ilk olarak yumuşak kayaçların kazılması işleminde kullanılan su jeti teknolojisi, kömürün hidrolik kazılabilirliği ile bu alandaki kullanımını arttırmıştır. Günümüzde ise doğal taş ocak işletmeciliğinde blok kesimi ve doğal taş işleme süreçlerinde dekoratif üretim amaçları için yaygın olarak kullanılmaktadır. Yöntem delik delme ve tünel açma işlemlerinde de kullanım olanağı bulmuştur. Son yıllarda, su jeti teknolojisinin boyut küçültme işlemlerinde kullanımını yaygınlaştırmak için araştırmalar yapılmaktadır. Bu çalışmada, su jeti teknolojisinin madencilik sektöründeki bazı kullanım alanlarına yönelik bir değerlendirme sunulmuştur. Ek olarak su jeti teknolojisinin madencilikte kullanılan diğer kesme sistemlerine göre çeşitli açılardan karşılaştırılması da yapılmıştır. Çalışma sonucunda, su jeti teknolojisi ile yapılan kesme işleminde malzeme kaybının az olması, kesim sonrası ikincil işlem gerektirmemesi, toz problemini ortadan kaldırması, kayaç veya kömür parçalanma veriminin artması ve aşınma kaynaklı maliyetlerin azaltılması gibi avantajları nedeniyle madencilik sektöründe verimli bir şekilde kullanılabileceği tespit edilmiştir.

13. 
Süt ve Süt Ürünlerinde Bakteriyosinlerin Kullanımı
Using Bacteriocins in Milk and Dairy Products
Evrim Güneş Altuntaş, Kamuran Ayhan
Sayfalar 113 - 120
Bakteriyosinler bakteriler tarafından ribozomal olarak üretilen peptit yapısında antimikrobiyel bileşiklerdir. Birçok bakteri türü bakteriyosin üretme yeteneğindedir. Bunlar arasında güvenilir oldukları kabul edilmiş olan (GRAS) laktik asit bakterilerinin (LAB) ürettiği bakteriyosinlerin gıdalarda kullanımları üzerinde birçok çalışma bulunmaktadır. Yapılan çalışmalar göz önüne alındığında bakteriyosin kullanım denemelerinin mikrobiyel bozulma açısından daha elverişli yapıya sahip olan et ve süt alanında olduğu görülmektedir. Bir süt ürünü olan peynirde günümüzde nisin kullanımına izin verilirken, peynirle beraber diğer süt ürünlerinde nisin, pediosin, laktisin, variasin gibi bakteriyosinlerin kullanımı üzerine çalışmalar devam etmektedir. Bu derlemede süt ve süt ürünlerinde bakteriyosinlerin kullanımı ile ilgili yapılmış olan bazı çalışmalar ve sonuçları incelenmiştir.

14. 
Tamburlardan Oluşan Antik Mermer Sütunların Deprem Etkisi Altındaki Davranışı
Behavior of Ancient Multi-Drum Marble Columns Under Earthquake Effects
Bengi Arısoy, Ayhan Nuhoğlu, Emre Ercan
Sayfalar 121 - 129
Bu çalışmada, antik yapıların taşıyıcı sistemini olan sütun elemanların deprem etkisi altındaki davranışı incelenmiştir. Deneysel ve nümerik olarak yürütülen çalışmada, çok parçalı mermer sütun eleman sarsma tablasında farklı ivmeler ile sarsılmıştır. Deney sırasında sütunun yer değiştirmeleri potansiyometreler ile kaydedilmiştir. Uygulanan ivmeler etkisinde sütun davranışı belirlenmiştir. Deneysel çalışmanın yanısıra sütun sonlu elemanlar yöntemi ile modellenerek nümerik olarak da analiz edilmiştir. Nümerik analizlerde MSC Marc Mentat paket programı kullanılmıştır. Deneysel ve nümerik çalışmaların sonuçları kıyaslanmış ve nümerik olarak elde edilen sonuçlar ile deneysel sonuçların örtüştüğü görülmüştür.

15. 
Türkiye’nin Otonom Sistem Seviyesinde İnternet Haritasının Çıkarımı ve İncelenmesi
Extraction and Analysis of Autonomous System Level Internet Map of Turkey
Hakan Çetin, İbrahim Taner Okumuş
Sayfalar 131 - 138
İnternet, üst seviyede incelendiğinde, Otonom Sistem (OS) olarak temsil edilen binlerce ağın birbirine bağlandığı, dünyayı saran her OS’nin bir düğüm ve Border Gateway Protokolü komşuluğu olan diğer OS’ler ile birleşmesinin bir link olarak kabul edildiği örgüdür. Bu örgünün incelenmesi ve grafiğe dönüştürülmesi, İnternet’in otonom sistem seviyesindeki topolojisini verir. İnternet topolojisi üzerinde yapılan çalışmalar son yıllarda ivme kazanmıştır. İnternet altyapısı üzerinde araştırma yapılması ve düzenli takip edilen bir sistemin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada Türkiye’de bulunan OS’lerin bağlantı haritası çıkarılması adım adım aşamaları ile birlikte sunulmaktadır. Yapılan çalışmada öncelikle Türkiye’de bulunan OS’ler tespit edilmiş ve bu OS’ler arasındaki bağlantı yurtdışı uluslar arası bağlantıları ile birlikte elde edilmiştir. Tespit edilen OS’ler arası ilişkiler ortaya konularak, Türkiye’nin internet altyapısının yapısal özellikleri belirlenmiş ve bunlar belirlenirken kullanılan metotlar ortaya konulmuştur. Yapılan bu çalışmalar doğrultusunda çeşitli analizler yapılmış, hazırlanan yazılım ile Türkiye’nin otonom sistem seviyesindeki internet topolojisi çıkarılmıştır.

Pajes