| 1. | Kapak-İçindekiler Cover-Contents Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri DergisiSayfalar I - III |
| 2. | ERZURUM ET KESİMHANESİ ATIKSULARININ ARITILABİLİRLİĞİ TREATABLE OF THE SLAUGHTER HOUSE WASTEWATERS OF ERZURUM Ümmühan DANIŞSayfalar 1 - 7 Araştırmaya konu olan Erzurum Et Kesimhanesi henüz kendi arıtma tesislerini kurmuş değildir. Özellikle mezbahalarda kesimhane ve et işleme prosesleri sırasında oluşan atıksular genellikle yüksek KOİ (kimyasal oksijen ihtiyacı), BOİ (biyokimyasal oksijen ihtiyacı), TAM (toplam asılı madde), yağ ve gres ve yüzer madde içerdiğinden mezbaha atıksuları yöremizde bir takım çevresel sorunlar oluşturmaktadır. Bu nedenle et kesimhanesinden çıkan arıtılmamış atıksuların çevreye zararlı etki yapmayacak şekilde arıtılması amacıyla laboratuvarda arıtma için model çalışmaları yapılmıştır. Bu model çalışmalarında Erzurum Et Kesimhanesi atıksularının laboratuvar koşullarında fiziksel, biyolojik ve fiziko-kimyasal arıtılabilirliği araştırılmıştır. Biyolojik arıtma olarak laboratuvar koşullarında anaerobik- aerobik (aktif çamur yöntemiyle) arıtım, sera ve laboratuvar koşullarında ise fakültatif arıtılabilirlik çalışmaları yapılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen veriler tartışılmış ve öneriler sunulmuştur. |
| 3. | ET İŞLEME TESİSLERİ VE YERLEŞİM YERİ ATIKLARININ KARASU NEHRİNE ETKİSİ THE EFFECT OF WASTEWATER OF DOMESTIC AND MEAT PROCESSING PLANT ON THE RIVER OF KARASU Ümmühan DANIŞSayfalar 9 - 14 Erzurum 'da Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde kalan ve halen bir arıtma tesisi bulunmayan Erzurum Et Kesimhanesi ve et işleme tesisleri atıksuları, Karasu nehrine deşarj edilmektedir. Özellikle mezbahalarda, kesimhane ve et işleme sırasında oluşan atıksular, genellikle yüksek kimyasal oksijen ihtiyacı (KOİ), biyokimyasal oksijen ihtiyacı (BOİ 5), toplam katı madde (TKM), yağ ve gres ve yüzer madde içermektedir. Bu haliyle mezbaha atıksuları yöremizde bir takım çevresel sorunlar oluşturmaktadır. Bu çalışmada Erzurum Et Kesimhanesi, et işleme tesisleri ve yerleşim yeri atıksularının Karasu 'ya etkileri incelenmiştir. Bu amaç için araştırma sahasında 8 ayrı noktadan örnekler alınmış ve bu örnekler laboratuvarda anında analiz edilerek 5, KOİ, toplam fosfor toplam kjeldahl azot (TKA), TKM, toplam asılı katı madde (AKM), toplam uçucu madde (TUM), yağ ve gres, klorür ve koliform gibi parametreler için ölçümler yapılmıştır. Elde edilen bulguların su kirliliği limitleri ile karşılaştırılması sonucu, en fazla kirliliğin et kesimhanesi atıksularından kaynaklandığı saptanmıştır. |
| 4. | ANTALYA–MANAVGAT-ALARA SOL SAHİL SULAMASINDA OPTİMUM SU KULANIMI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA A STUDY ON THE OPTIMAL WATER USAGE AT LEFT COAST IRRIGATION SYSTEM OF ANTALYA-MANAVGAT-ALARA M. Haluk Çelik, Recep Kanıt, Fatma ZorluSayfalar 15 - 20 Bu çalışmada, Devlet Su İşleri tarafından 1985 yılında işletmeye açılan Alara Sol Sahil Sulama alanında optimum su kullanım modelinin belirlenmesi araştırılmıştır. Fiziksel etkinliği belirlemek için yapılan ölçümlere göre, su iletim randımanı %90 olarak bulunmuştur. Proje alanı için optimum bitki deseni doğrusal programlama yöntemi. İle belirlenmiş ve sulama sistemi işletme durumu CROPWAT programı ile değerlendirilmiştir. |
| 5. | FARKLI K2HPO4 VE NaCl SEVİYESİNİN KEÇİ ETİNİN SU TUTMA KAPASİTESİ VE PİŞİRME KAYIPLARI ÜZERİNE ETKİSİ THE EFFECTS OF DIFFERENT K2HP04 AND NaCl LEVELS ON THE WATER-HOLDING CAPACITY AND COOKING LOSS OF GOAT MEAT Mustafa Karakaya, Hüsnü Yusuf Gökalp, Ramazan BayrakSayfalar 21 - 24 Araştırmada, farklı seviyede (%0.00, %0.25, %0.50) K2HP04 ve (%2.5, %3.0) NaCl ilave edilerek, keçi etinin pH, su tutma kapasitesi (%) ile pişirme kayıpları (%) üzerine olan etkisi belirlenmiştir. Keçi etinin su tutma kapasitesi ve pişirme kayıpları üzerine %0.25'e kadar K2HP04 ilavesi istatistiki olarak çok önemli (p<0.01) etki göstermemiştir. Ancak. %0.50 K2HP04 ilavesi keçi etinin su tutma kapasitesini artırmış, pişirme kayıplarını çok önemli düzeyde azaltmıştır (p<0.01). Su tutma kapasitesi ve pişirme kayıpları üzerine %2.5 ve %3.0 NaCl ilavesinin etkisi istatistiki olarak çok önemli (p<0.01) bulunmuştur. Aynı zamanda %3.0 NaCl ilavesi keçi etinin su tutma kapasitesini artırırken, pişirme kayıplarını da azaltmıştır. Keçi etine, K2HP04 ve NaCl ilavesi etin pH değerini de artırmıştır. |
| 6. | 1 EKİM 1995 DİNAR DEPREMİ SONUCU OLUŞAN HASARLAR VE ÖNLEME ÇARELERİ DAMAGES OCCURED AT DINAR EARTHUAKE ON OCTOBER 1st, 1995 AND THE NECESSARY PRECAUTIONS TO BE TAKEN Hasan KaplanSayfalar 25 - 34 Büyük bir bölümü deprem kuşağında olan ülkemiz son üç yılda 13 Mart 1992 Erzincan ve l Ekim 1995 Dinar depremlerini yaşadı. Bunun sonunda önemli düzeyde ekonomik kaybın ve can kaybının olduğu deprem bölgelerindeki yapıların depreme dayanıklı olarak inşaa edilmediği gerçeği ortaya çıktı. Bu çalışmada 1 Ekim 1995 Dinar depreminde yerinde yapılan incelemelerin ışığında varılan sonuçlar ele alınarak depremde hasar gören yapılar ve hasar nedenleri incelenmiştir. Dinarda meydana gelen depremden alınması gereken dersler ile benzer tektonik yapıya sahip diğer bölgeler için üzerinde durulması gereken konulara yer verilmiştir. |
| 7. | JEOTERMAL MERKEZİ ISITMA AÇISINDAN KONUT ÖZELLİKLERİ VE DENİZLİ'NİN JEOTERMAL ENERJİYE BAKIŞI THE PROPERTIES OF HOUSES IN TERMS OF GEOTHERMAL CENTRAL HEATING AND THE APPROACH OF DENIZLI TO GEOTHERMAL ENERGY Halil KARAHANSayfalar 35 - 40 Hava kirliliği sorununa etkili bir çözüm olarak yaklaşık on yıldır, Kızıldere Jotermal sahasından elde edilen jeotermal akışkanın Denizli’nin merkezi ısıtılmasında kullanımı sürekli gündemde bulunmasına rağmen bu güne kadar konut sayıları, konut alanları, ısınma türü, konut başına kömür tüketimi, ısı yalıtımı, mevcut binaların ne kadarının kaloriferli olduğu gibi projenin maliyetini doğrudan etkileyecek veriler ya keyfi olarak seçilmiş, ya da Denizli' ye göre yerleşim alanı ve nüfusu çok küçük olan yerler esas alınarak değerlendirmeler yapılmıştır. Yapılacak projenin istenilen amaca hizmet edebilmesi için Denizli' ye ait değerlerin elde edilmesi, fizibilite ve projelendirme aşamalarında bu değerlerin kullanılması gerekir. Bu amaçla Denizli şehir merkezinde, değişik gelir gruplarını ve konut özelliklerini temsil eden yaklaşık 15000 bağımsız birime (konut, işyeri) ekte verilen anket formu dağıtılmış ve anket formları bilgisayar aracılığıyla değerlendirilmiş ve sonuçlar grafik olarak sunulmuştur. |
| 8. | AA2014 ALÜMINYUM ALAŞIMI INGOTUN İÇYAPİSİNA HOMOJENIZASYON SİCAKLİĞINİN ETKISI THE EFFECT OF HOMOGENISATION TEMPERATURE ON THE MICRO STRUCTURE OF ALUMINIUM INGOT ALLOY (AA2014) Mehmet GAVGAL, Remzi ÇETİNSayfalar 41 - 46 Endüstride demirden sonra en çok kullanılan alüminyum alaşımları, mekanik özelliklerinde gerçekleştirilen iyileştirme ile önemini bir kat daha artırmıştır. Malzeme özelliğinin tam olarak belirlenmesi ile tasarımcılara doğru malzemeyi seçme olanağı sağlanmaktadır. Bu çalışmada, mekanik özellikler üzerinde büyük etkiye sahip olan mikroyapı ve tane boyutunun homojenizasyon işlemi ile değişimi incelenmiştir. Homojenizasyon işlemi için 400, 440, 480, 500 ve 510 o C sıcaklıkta 4, 8 ve 24 saat fırında tutulan numunelere daha sonra havada, suda ve fırında soğutma işlemi uygulanmıştır. Isıl işlemi takip eden ilk hafta içerisinde tabii yaşlanma sertleşmesi hızı çok yüksek olduğundan deneyler 7. günün sonunda yapılmıştır. Homojenizasyon işlemi ile değişen tane büyüklüğü ve içyapı incelenmiş, ayrıca mekanik özelliklere olan etkisi araştırılmıştır. |
| 9. | CNC TORNA TEZGAHLARINDA KESME KUVVETLERİ ANALİZİ - DENEYSEL YAKLAŞIM ANALYSIS OF CUTTING FORCES ON CNC LATHES EXPERIMENTAL APPROACH Erdem Koç, Ertuğrul ÜnverSayfalar 47 - 53 Bu çalışma, CNC torna tezgahlarında programlama yapmanın kolaylaştırılmasını, hazırlanan parça programının tezgaha ait sınır parametrelerine göre optimizasyonunu sağlamaktadır. Çalışmada deney ve optimizasyon işlemlerinde BOXFORD 250 B CNC torna tezgahı kullanılmıştır. CNC torna tezgahında kaleme gelen kuvvetlerin ölçülmesi gerçekleştirilmiştir. Yapılan deneylerde yüzey tornalama işleminde kesici uçları için oluşan kesme kuvvetleri; değişik talaş derinlikleri, ilerleme ve kesme hızları ile kesici uçları için tespit edilerek bir veri tabanı elde edilmiştir. |
| 10. | FARKLI METALLERİN KAYNAĞINDA GERİLME YIĞILMALARININ İNCELENMESİ THE EXAMINING OF STRESS CONCENTRATION IN THE WELDING OF DISSIMILAR METALS Ayhan ÇELİK, Adnan ÖZEL, Süleyman KARADENİZSayfalar 55 - 60 Aynı konstrüksiyon üzerinde kullanılan birbirinden farklı özelliklere sahip malzemelerin birleştirilmesinin gerekliliği bazı problemler ortaya koymaktadır. Kaynak teknolojisinin gelişmesiyle farklı metaller belirli şartlar altında kaynatılabilmektedir. Bu çalışmada dökme demir ile çelik malzemesinin birleştirilmesi ele alınmıştır. Bu malzemelerin birleştirilmesinde genellikle nikel elektrodlar kullanılmaktadır. Bu durumda kaynak bölgesinin yapısı homojen değildir, çünkü kaynak metali ve esas metaller farklı bileşimdedirler. Bu farklı yapı, yük altında, malzeme uyumsuzluğu sebebiyle kaynak bölgesinde gerilme yığılmalarına neden olmaktadır. Ortaya çıkan bu durum, V ve X kaynak ağızlı birleştirmeler için sonlu elemanlar metoduyla araştırılarak, gerilme yığılmalarının dağılımı incelenmiştir. |
| 11. | ÜÇGEN KESİTLİ HALKA SONLU ELEMANIN DİRENGENLİK MATRİSİ İÇİN BİR YÖNTEM A METHOD FOR STIFFNESS MATRIX OF TRIANGULAR TORUS ELEMENT Durmuş GÜNAY, Mehmet TEKELİOĞLU, Alpay AYDEMİRSayfalar 61 - 67 Üçgen kesitli halka sonlu elemanların direngenlik matrisinin nümerik integrasyona başvurulmaksızın elde edilmesini sağlayan sabit matrisler, literatürde verilen ifadelerden hareketle bilgisayarda elde edilmiştir.Elemanın köşe düğümlerinin koordinatları ve malzeme özellikleri verildiği takdirde, halka sonlu elemanındirengenlik matrisi sözkonusu sabit matrisler yardımı ile kolayca elde edilmektedir. |
| 12. | MISIR BİTKİSİNİN ÇİNKO, DEMİR, BAKIR, MANGAN VE KLOROFİL KAPSAMI ÜZERİNE ÇİNKO GÜBRELEMESİNİN ETKİSİ THE EFFECTS OF ZINC FERTILIZATION ON ZINC, IRON, COPPER, MANGANESE AND CHLOROPHYLL CONTENTS OF MAIZE Süleyman TABAN, Mehmet ALPASLANSayfalar 69 - 73 Araştırma, bitkiye yarayışlı çinkoca yoksul (0.2 µg Zn/g) olan toprakta mısır (Hybrit G-5050 ) bitkisi yetiştirilerek sera denemesi şeklinde yürütülmüştür. Denemede toprağa çinko 0, 2.5, 5.0 ve 10.0 µg Zn/g düzeylerinde ve ZnSO4 7H2 O şeklinde çözelti halinde uygulanmıştır. Mısır bitkisinin kuru madde miktarı artan miktarlarda uygulanan çinkoyla artmıştır. Deneme bitkisinin kuru madde miktarı Zn0 uygulamasında 8.94 g/saksı iken, çinkolu gübrelemenin etkisiyle Zn1 uygulamasında %52.6’lık bir artışla 13.64 g/saksı, Zn2 uygulamasında % 67.3’lük artışla 14.96 g/saksı ve Zn3 uygulamasında ise % 58.9’luk artışla 14.21 g/saksı ya ulaşmıştır. Çinko verilmeyen saksılarda yetiştirilen mısır bitkisinde çinko noksanlık belirtileri görülmüş ve bitkinin çinko kapsamı, artan çinkolu gübreleme ile belirgin bir biçimde artmıştır. Bu artışlar kontrole göre sırasıyla % 275, 356 ve 638 düzeylerinde gerçekleşmiştir. Mısır bitkisinin demir, bakır ve mangan kapsamları bitkiye verilen çinkoya bağlı olarak azalırken klorofil kapsamı artmıştır. |
| 13. | ÜLKEMİZDEKİ BAZI PEAT TOPRAKLARININ AZOT İÇERİKLERİ NITROGEN CONTENT OF SOME PEAT SOILS IN TURKEY Sadık USTA, Sonay SÖZÜDOĞRUSayfalar 75 - 79 Bu araştırmada Muş, Burdur, İçel, Kütahya, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Trabzon'dan alınan peat örneklerinin azot içerikleri belirlenmiştir. Örneklerin Nt değerleri 23988 ppm (Trabzon) ve 7862 ppm (Kütahya) arasında değişmiştir. Nt 'nin % 70.94-% 98.31'ü hidrolize olmuştur. Nsta değerleri toplam azotun % 1.69-19.07'ni oluşturmuştur. Toplam hidrolize olabilir NH4 +-N'u değerleri toplam azotun % 11.36-% 20.75'i arasında değişmiştir. (NH4 +) d+s-N ve NO3 - -N değerleri sırasıyla % 0.69-1.28 ve % 0.11-6.57 değerleri arasında dağılım göstermiştir. Rest-Nhid. değerleri % 40.60-49.38 olup, heksoz amin-N ve amino asid-N değerleri sırasıyla % 4.21-11.19 ve % 12.33-16.16 arasında değişmiştir. |
| 14. | ORGANİK TOPRAKLA KARIŞTIRMANIN KİLLİ TINLI BİR TOPRAĞIN BAZI FİZİKSEL ÖZELLİKLERİNDE SIKIŞMA İLE OLUŞAN DEĞİŞİMLERE ETKİSİ THE EFFECT OF MIXING WITH ORGANIC SOIL ON CHANGES IN SOME PHYSICAL PROPERTIES OF A COMPACTED CLAY LOAM SOIL Abdullah BARAN, Damla BENDER, İlhami ÖZKANSayfalar 81 - 85 Bu araştırmada, killi tınlı bir toprağın toplam boşluklar yüzdesi, havalanma porozitesi, yarayışlı su miktarı ve su iletkenliği gibi fiziksel özelliklerinde sıkışma sonucunda oluşan değişmelere organik toprakla karıştırmanın etkisi incelenmiştir. Toprağa, % 0, % 1, % 2 ve % 4 oranlarında organik toprak ilave edilerek, karışımlar, 0 kg/cm2, 0.21 kg/cm2, 1.98 kg/cm2 ve 3.95 kg/cm2 lik sıkışmaya maruz bırakılmışlar ve sıkıştırılan örneklerin değinilen fiziksel özellikleri belirlenmiştir. Sıkışma ile karışımların, toplam boşluklar yüzdeleri, havalanma poroziteleri, yarayışlı su miktarları ve su geçirgenliklerinin azalma gösterdikleri, ancak, % 4 oranında organik toprakla karıştırılmış örneklerde bütün sıkışma düzeylerinde, yarayışlı su miktarları hariç, diğer özelliklerin olumlu yönde etkilendiği saptanmıştır. |