| 1. | Kapak-İçindekiler Cover-Contents Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri DergisiSayfalar I - III |
| 2. | Rijit Döşeme Varsayımının Perde Duvarlarda Oluşan Kesme Kuvvetlerine Etkisi Effects of the Assumption about Rigid Floor Diaphragm on the Shear Along the Shear Walls Rasim Temür, Namık Kemal Öztorundoi: 10.5505/pajes.2014.47450 Sayfalar 72 - 81 Bu çalışmanın amacı; rijit döşeme varsayımının bina türü yapı sistemlerindeki perde duvarlarda oluşan kesme kuvvetleri üzerine etkilerini araştırmaktır. Bilgisayarların gelişmesine kadar kullanılan el hesaplarında sadece sınırlı sayıda denklemle analiz yapılabilmekteydi. Bu sebeple işlem hacmini küçültmek için bazı basitleştirme yöntemleri geliştirilmiştir. Bina türü yapıların analizinde döşemelerin düzlemlerinde sonsuz rijit modellenmesi bu varsayımlardan biridir. Buna göre her kat döşemesi ağırlık merkezinde, kendi düzleminde iki öteleme ve düzlemine dik bir açısal yer değiştirme olmak üzere toplam üç serbestlik derecesi ile tanımlanmaktadır. Bu çalışmada döşemeler rijit diyafram ve elastik diyafram olarak modellenmiş ve doğrusal elastik analiz yapılmıştır. Analiz sonuçları karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Bu sonuçlara göre rijit döşeme varsayımı sonucu, esnek döşeme modeline oranla inşaat maliyeti daha yüksek ancak yapısal güvenliği daha düşük yapıların tasarlanması söz konusu olabilmektedir. |
| 3. | Sonlu Elemanlar Yöntemiyle Tarihi Erzurum Lala Paşa Cami’nin Yapısal Davranışının İncelenmesi Investıgatıon of Structural Behaviour of Historical Erzurum Lala Pasha Mosque using Finite Element Method Burçin Şenol Şeker, Ferit Çakır, Adem Doğangün, Ahmet Durmuşdoi: 10.5505/pajes.2014.57441 Sayfalar 82 - 87 Ülkemizdeki kültürel mirasın önemli değerlerinden olan camiler, mimari ve yapısal özelliklerinden dolayı İslam kültürünün en önemli eserleridir. Bu nedenle neredeyse tüm İslam şehirlerinin merkezinde bu tür eserlere rastlanmaktadır. Bu çalışmada, Erzurum şehir merkezinde yer alan ve Erzurum'un en önemli tarihi eserleri arasında olduğu kabul edilen Lala Paşa Cami ele alınmış ve caminin yapısal performansı statik ve dinamik açıdan sonlu elemanlar yöntemiyle araştırılmıştır. Yapının genel davranışı hakkında bilgi edinmek amacıyla, literatürde verilen malzeme özellikleri ve deprem yönetmeliğinde verilen formüllerin kullanılmasıyla analizler gerçekleştirilmiştir. Yapılan çözümlemelere göre statik açıdan caminin kritik yerlerinin asıl kubbe ve kasnağı ile kubbeyi taşıyan askı kemer sisteminin mesnetleri olduğu, zaman tanım alanı yöntemiyle yapılan dinamik çözümlemelere göre ise caminin kritik yerlerinin asıl taşıyıcı ayakların alt kesitleri, pencere kenarları ve küçük kubbeler olduğu ortaya konmuştur. Ayrıca son cemaat bölümünün depremde hasar görebilecek en önemli kısım olduğu tespit edilmiştir. |
| 4. | Tek Açıklıklı Dairesel Kâgir Kemer Köprülerin Göçme Yüklerinin Limit Analiz Yöntemleri ile Hesaplanması Determination of Collapse Load of Single Span Circular Masonry Arch Bridges by the Methods of Limit Analysis Süleyman N. Orhan, Mehmet H. Özyazıcıoğludoi: 10.5505/pajes.2014.28863 Sayfalar 88 - 93 Bu çalışmada, tek açıklıklı dairesel kâgir kemer köprülerin göçme yüklerinin limit analizin alt-limit teoremine göre belirlenmesine yönelik bir algoritma geliştirilmiştir. Algoritma, doğrusal programlama tekniklerini kullanmakta ve gerçek göçme yükü değerine alttan yakınsamakta, yani güvenli tarafta kalmaktadır. Algoritma, Matlab ortamında programlanmıştır. Elde edilen sonuçlar, literatürdeki mevcut sonuçlarla uyumludur. |
| 5. | Çok Katlı Yapılarda Uniform Olmayan Burulma Nedeniyle Oluşan Tesirlerin Belirlenmesi için Bir Yöntem A method to Determine the Effects of Nonuniform Torsion on Tall Buildings Tuncay Aydoğuş, Güliz Bayramoğlu, Alpay Özgendoi: 10.5505/pajes.2014.88597 Sayfalar 94 - 102 Bu çalışmada, yüksek yapılarda yatay yükler etkisinde oluşan, Vlasov uniform olmayan burulması nedeniyle taşıyıcı yapı elemanlarda oluşan tesirlerin belirlenmesi için bir yöntem önerilmiştir. Bu yöntemde, mevcut yöntemlerde yapıya yüksekliği boyunca uniform yayılı bir yatay yük etkimesi kabulü yerine, daha gerçekçi olan kat seviyelerinde farklı büyüklüklere sahip yatay yüklerin etkimesi kabulü yapılmıştır. Önerilen yöntemde, herhangi bir enkesitin kesit özelliklerinin hesaplandığı ve birim çapılma diyagramının çizildiği bir algoritma hazırlanmış ve bu algoritma MATHCAD programında yazılmış ve böylece zaman alıcı diferansiyel denklem çözümüne gerek kalmadan kısa sürede sonuçların elde edilmesi sağlanmıştır. Yöntem Taranath, Smith ve Coull'un çalışmaları ile karşılaştırılmış, hassaslığını tespit için konsol bir kiriş ele alınarak ANSYS ve CONSTEEL analiz programları ile karşılaştırma yapılmıştır. |
| 6. | Vlasov Zeminine Oturan Yapıların Zaman Tanım Alanında Analizi Time History Analysis of Structures on Vlasov Type Elastic Subgrade Onur Avcıoğlu, Engin Orakdöğendoi: 10.5505/pajes.2014.77486 Sayfalar 103 - 108 Yapıların statik yükler ve deprem etkileri altındaki analizlerinde zemin modeli olarak genellikle Winkler modeli olarak bilinen model esas alınmaktadır. Bu modelde, bir noktadaki zemin gerilmesinin aynı noktadaki yer değiştirme ile doğru orantılı olduğu kabul edilmekte, noktalar arasındaki etkileşim terkedilmektedir. Bu zemin modelinden daha gerçekçi olan Vlasov zemin modeli, Winkler modeline ek olarak zemini ikinci bir parametre ile modellemekte, böylece noktalar aralarındaki etkileşim de bir ölçüde dikkate alınabilmektedir. Bu modelde ayrıca temel altındaki zemin tabakası kalınlığının ve temel dışında kalan zemin bölgesinin hesaba etkisi de göz önüne alınabilmektedir. Vlasov zemin modelinde İkinci parametre olarak da adlandırılan parametre zemindeki kayma etkilerini ifade etmektedir. Tasarım sırasında kullanılan genel amaçlı yazılımlar zemin davranışına ait ikinci parametreyi hesaba doğrudan katamamakta, ancak program kütüphanelerinde bulunan bazı sonlu eleman modelleri probleme adapte edilmek ve zemin eleman olarak kullanılmak suretiyle dolaylı olarak gözünün alınabilmektedir. Ancak, bu durumda Zaman Tanım Alanında yapılan analizler sırasında her adımda zemin parametrelerinin güncellenmesi gerektiğinden ikinci parametrenin hesaba tam olarak alınması mümkün değildir. Bu çalışma kapsamında geliştirilen bilgisayar yazılımında ise, her bir zaman artımı sırasında zemin parametreleri güncellenmekte ve gerçeğe daha yakın sonuçlar elde edilmektedir. Bu amaçla seçilen yapı modelleri, geliştirilen program yardımı ile çözülmüş ve daha önce genel amaçlı bir bilgisayar programı ile çözülen örnekte söz konusu parametrenin hesaplar üzerindeki etkisi tartışılmıştır. |
| 7. | Makine Öğrenmesi Yöntemlerinin İnşaat Sektörüne Katkısı: Basınç Dayanımı Tahminlemesi Contribution of Machine Learning Methods to the Construction Industry: Prediction of Compressive Strength Hamit Erdaldoi: 10.5505/pajes.2014.26121 Sayfalar 109 - 114 Yüksek performanslı beton (high performance concrete, HPC)’un eksenel basınç dayanımının yüksek doğrulukla tahmini son derece önemli bir konudur. Geçtiğimiz yıllarda, çeşitli gelişmiş modelleme yaklaşımları ve metodolojileri kullanılarak farklı başarı oranları ile HPC basınç dayanımı tahminlemeleri uygulanmıştır. Bu çalışmada farklı karışım oranları kullanılarak HPC’lerin eksenel basınç dayanımının tahmininde uygun bir makine öğrenmesi yöntemi araştırılmıştır. Son yıllarda makine öğrenmesinde oldukça gelişmekte olan Yapay Sinir Ağları (YSA) ve Destek Vektör Makineleri (DVM)’nin bu tahminde uygulanabilirliği incenmiş ve son derece yüksek tahmin sonuçları elde edilmiştir. Bu çalışmada DVM’lerin tahmin başarısının YSA’lara oranla daha tatmin edici sonuçlar verdiği görülmüştür. DVM yönteminin araştırma laboratuvarları ve beton firmaları tarafından dayanım tahmininde alternatif bir yöntem olarak etkin bir şekilde kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. |
| 8. | Dolgu Duvarların Betonarme Çerçeve Davranışına Etkisinin Basitleştirilmiş Bir Yöntemle Dikkate Alınması Considering the Effect of Masonry Infill Walls on the Seismic Behavior of R/C Frames with a Simplified Method Hasan Basri Aksoy, Özgür Avşardoi: 10.5505/pajes.2014.52297 Sayfalar 115 - 122 Betonarme bir bina tasarlanırken ya da performans değerlendirmesi yapılırken, dolgu duvarların etkisi, çoğunlukla uygulamada hesaba katılmamaktadır. Bu etkiyi dikkate alabilmek için, bir takım hesaplamaların ve kabullerin yapılması gerekmektedir. Bu çalışmada, dolgu duvarların betonarme çerçeve davranışı üzerindeki etkisinin bir katsayı ile dikkate alınması için önerilen basitleştirilmiş bir yöntem ve yöntemin uygulanma kriterleri irdelenmiştir. Kentsel Dönüşüm Yasası kapsamında uygulanan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar (RYTEİE) kısmında bu etkinin göz önüne alınması için verilen benzer bir önerinin uygun olup olmadığı araştırılmıştır. Kolon kesme kuvveti, göreli kat ötelemesi ve mod şekilleri ve periyotları yapılan değerlendirmelerde, temel kriterler olarak ele alınmıştır. 4 katlı bir binanın analitik modeli oluşturularak dolgu duvarın betonarme çerçeve üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu çalışma sonucunda RYTEİE’de tanımlanan dolgu duvar etkisini bir katsayı ile hesaba katan önerinin, incelenen bir çok durumda güvenli tarafta kaldığı belirlenmiştir. Ancak, dolgu duvarın planda simetrik olmayan yerleşimi nedeni ile yapıda burulmaya neden olması durumunda bazı kolonlarda daha büyük kesme kuvveti talepleri oluşturduğu görülmüştür. Buna göre, RYTEİE’de tanımlanan önerinin uygulanabileceği binaların sınırlandırıldığı kriterlere ilave olarak dolgu duvarların burulmaya neden olması durumunda kullanılmaması gerekliliğinin vurgulanması önerilmektedir. |