E-ISSN: 2587-0351 | ISSN: 1300-2694
Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi - Pamukkale Univ Muh Bilim Derg: 22 (1)
Cilt: 22  Sayı: 1 - 2016
1. 
Kapak-İçindekiler
Cover-Contents
Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi
Sayfalar I - V

2. 
Kam mili üretiminde kullanılan gri dökme demir ve sfero dökme demirlerde çil oluşumunun mekanik özelliklere etkisi
Effect of chill formation on the mechanical properties and microstructure of grey and nodular cast irons used in automotive industry
Halit Sübütay, Mehmet Şimşir, Murat Aydın, Bahadır Karaca
doi: 10.5505/pajes.2015.17048  Sayfalar 1 - 7
Otomobillerde kullanılan kam milleri dökme demirden (gri dökme demir, küresel dökme demir) veya çelikten üretilmektedir. Bu çalışmada gri ve küresel grafitli dökme demirin yüzeylerinde çil oluşumunun sertlik, aşınma, darbe tokluğu ve mikro yapı üzerine etkisi incelenmiştir. Bu amaçla, gri ve küresel dökme demirlerden çilli ve çilsiz olmak üzere dört farklı kam mili hazırlanmıştır. Kam milleri döküm yöntemiyle üretildikten sonra mekanik testler yapılmıştır. Yüzeyde oluşan çilin dökme demirin sertliğini ve aşınma direncini artırdığı, gri çil ve küresel çil dökme demirin aşınma miktarının hemen hemen aynı olduğu tespit edilmiştir. Maksimum sertlik gri çil dökme demirde elde edilmiştir. Gerçekleştirilen darbe tokluğu testi sonucunda darbe tokluğunun çil oluşumu ile azaldığı tespit edilmiştir. Maksimum darbe tokluğu Küresel dökme demirde elde edilmiştir. Dökme demirlere ait mikro yapı optik mikroskopta incelendi ve aşınma yüzeyleri ise taramalı elektron mikroskobu ile incelenerek aşınma mekanizmaları değerlendirildi.

3. 
Artımlı sac şekillendirme tekniği ile otomobil sac parça üretimi
Automobile sheet metal part production with incremental sheet forming
İsmail Durgun, Ali Sakin
doi: 10.5505/pajes.2015.37980  Sayfalar 8 - 16
Günümüzde küresel problemlerin etkisini hissedilir derecede arttırması, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim yöntemlerine olan ilginin artmasına neden olmaktadır. Ayrıca bu olumsuz şartların sonucu olarak, ulusal veya uluslararası proje platformları, üretici firmalar ileri üretim teknikleri kapsamında birçok çalışma yapmakta veya mevcut çalışmaların iyileştirilmesi konusunda çaba sarf etmektedirler. Bu çalışma da son zamanlarda yerini ileri üretim teknikleri kapsamında sürdürülebilir üretim yöntemi olarak bilinen Artımlı Sac Şekillendirme (ASŞ) metodu kullanılarak sac parça üretimi gerçekleştirilmiştir. Uygulama olarak araç çamurluk sacı farklı takım yolları ve kalıp setleri kullanılarak, kalıplı, kalıpsız olarak şekillendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda operasyonda kullanılan yöntem ve parametreler birlikte ele alınarak değerlendirilmiştir.

4. 
Sürtünme karıştırma nokta kaynak tekniği ile birleştirilen farklı alüminyum levhaların taguchi analizi
Taguchi analysis of dissimilar aluminum sheets joined by friction stir spot welding
Mustafa Kemal Bilici, Barkın Bakır, Yahya Bozkurt, İrfan Çalış
doi: 10.5505/pajes.2015.06641  Sayfalar 17 - 23
Son yıllarda, yeni ve kompleks yapılardaki malzemelerin kaynağı, endüstri için sorun teşkil etmektedir. Bu malzemelerin birleştirilmesinde katı hal kaynak yöntemleri etkili olmuştur. Alüminyum ve alüminyum alaşımlarından üretilen levhaların özellikle otomotiv, demiryolu ve savunma sanayii gibi alanlarda katı hal kaynak yöntemlerinin uygulanması gerekliliğini ortaya koymuştur. Katı hal kaynak yöntemlerden birisi de sürtünme karıştırma nokta kaynağıdır (SKNK). SKNK’de maksimum kaynak kuvvetini elde etmek için kaynak parametreleri çok önemlidir. SKNK parametreleri olarak (takım dönme hızı, takım dalma derinliği, takım bekleme süresi ve takım eğim açısı) seçilmiştir. Bu çalışmada, AA2024-T3 ile AA5754-H22 alüminyum alaşımı sac levhaların SKNK tekniği ile birleştirilmesi taguchi analizi ile incelenmiştir. Kaynak parametrelerinin kopma kuvvetine etkisi, çekme-makaslama deneyi ile belirlenmiştir. “En büyük-en iyi” kalite kontrol karakteristiği ile optimum kaynak parametreleri Varyans Analizi (ANOVA) metodu kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlar hem grafiksel hem de sayısal verilerle değerlendirilmiştir. Kaynak kopma mukavemetine etki eden en önemli parametreler takım dönme hızı (%44.74) ve takım bekleme süresi (%31.60) olarak tespit edilmiştir. Taguchi analizi sonucunda yapılan karşılaştırma deneylerinde kaynak kopma mukavemeti başlangıç parametresine göre %42 oranında artış göstermiştir.

5. 
Ortotropik değişken kalınlıklı disk problemlerinin analitik çözümleri
Analytical solutions to orthotropic variable thickness disk problems
Ahmet N. Eraslan, Yasemin Kaya, Ekin Varlı
doi: 10.5505/pajes.2015.91979  Sayfalar 24 - 30
Bu çalışmada eş ısıl olmayan, ortotropik, değişken kesitli disklerin, farklı sınır koşulları altında mekanik davranışlarını tahmin edebilmek için analitik bir model geliştirilmiştir. Disk geometrisi için temel mekanik denklemleri, ortotropik malzeme denklemleri ile birleştirilerek elastik denklem elde edilmiştir. Bu denklem uygun bir dönüşüm tekniği ile standart hipergeometrik diferansiyel denkleme dönüştürülmüş ve bunun analitik çözümü hipergeometrik fonksiyonlar cinsinden bulunmuştur. Çözümü tamamlayan sınır koşulları, iki ucu serbest dönen, iç veya dış yüzeyden basınçlandırılmış durağan değişken kesitli disklerin benzetişimini sağlayacak şekilde seçilmiştir. Elde edilen sonuçlar grafiksel olarak sunulmuştur. Sonuçlar göstermiştir ki makalede incelenen her üç problem için de elastik ortotropi parametresi diskin elastik davranışını etkileyen en önemli parametre olarak ortaya çıkmıştır.

6. 
Bağlayıcı sistemi ve sıcaklığın su atomize 316L toz enjeksiyon kalıplama besleme stoklarının reolojik özelliklerine etkisi
Influence of binder system and temperature on rheological properties of water atomized 316L powder injection moulding feedstocks
Uğur Gökmen, Mehmet Türker, Henifi Çinici
doi: 10.5505/pajes.2015.00378  Sayfalar 31 - 38
Hatasız toz enjeksiyon kalıplama (TEK) işlemi için besleme stoklarının reolojik özellikleri iyi bilinmelidir. Bu çalışmada 316L paslanmaz çelik tozunun reolojik özelliklerine bağlayıcı sisteminin etkisini belirlemek amacıyla 2 farklı bağlayıcı sistemi kullanılarak besleme stokları hazırlanmıştır. Deneysel çalışmalarda 20 mikron altı su atomize 316L paslanmaz çelik tozu kullanılmıştır. Heptan içerisinde çözünebilen parafin wax (PW) esaslı ve su içerisinde çözünebilen polietilenglikol (PEG) esaslı iki farklı bağlayıcı sistemi hazırlanmıştır. Her iki bağlayıcı sistemi içerisinde iskelet bağlayıcı olarak polipropilen (PP) ve yağlayıcı olarak stearik asit (SA) kullanılmıştır. Bağlayıcı sistemleri kuru olarak turbula marka 3 boyutlu karıştırıcıda 30 dakika karıştırılarak hazırlanmıştır. Toz ve bağlayıcı sistemleri kullanılarak hazırlanan besleme stoklarının reolojik özellikleri kılcal reometre kullanılarak karakterize edilmiştir. Kılcal reometrenin sıcaklığı 150-200 °C aralığında basınç değerleri ise 0.165-2.069 MPa arasında değiştirilmiştir. PEG esaslı bağlayıcı sistemi kullanılarak hazırlanan besleme stoklarında toz taşıma kapasitesi hacimce %55’e, PW esaslı bağlayıcı sistemi kullanılarak hazırlanan besleme stoklarında ise %61’e çıkartılmıştır. PEG esaslı besleme stoklarında en düşük viskozite değeri 304.707 Pa.s olarak, PW esaslı besleme stoklarında en düşük viskozite değeri 48.857 Pa.s olarak elde edilmiştir.

7. 
Tehlikeli maddelerin taşınması-bir literatür taraması
Transportation of hazardous materials (hazmat) a literature survey
Zafer Yılmaz, Serpil Erol, Hakan Soner Aplak
doi: 10.5505/pajes.2015.62134  Sayfalar 39 - 53
Taşımacılık lojistik sektöründe çok büyük öneme sahiptir. Birçok araştırmacı taşıma ve araç rotalama problemleri üzerinde çalışmıştır. Tehlikeli maddelerin taşınması lojistik sektöründe özel bir konudur. Tehlikeli madde taşıyan araçların yaptıkları kazalara bağlı olarak meydana gelen ölümler tolere edilemez sonuçlara yol açar. Birçok araştırmacı, tehlikeli madde taşımacılığındaki taşımacılık riskini düşürmek için risk değerlendirme modelleri üzerinde çalışmışlardır. Bazı araştırmacılar ise tehlikeli madde taşıyan araçların rotalanmasını çalışmışlardır. Acil müdahale modelleri ve şebeke tasarım modelleri de bazı yazarlar tarafından çalışılmıştır. Tehlikeli madde taşımacılığı taşımacılık moduna göre de sınıflandırılabilir. Genellikle karayolları tehlikeli madde taşımacılığında en çok tercih edilir fakat bazen karma taşımacılık da kullanılabilir. Tehlikeli madde taşımacılığı için uygun yollar bulma konusunda önemli çabalar sarf edilmektedir. Bu çalışmada, tehlikeli madde taşımacılığı konusunda yazılmış makalelerin bir literatür araştırması yapılmıştır. Amerika Birleşik Devletleri örneği verilerek tehlikeli madde taşımacılığının önemi üzerinde durulduktan sonra tehlikeli madde taşımacılığı konusunda 2005 sonrası yapılan çalışmalar incelenmiştir. Toplam 88 makale risk, rotalama, rotalama ve çizelgeleme, acil yardım, şebeke tasarımı ve kaza analizi olarak sınıflandırılmıştır. Müteakip çalışmalarda nelerin üzerinde durulması konusu belirtilmiştir.

8. 
İzmit kent içi ulaşımda alternatif toplu taşıma sistemlerinin aksiyomlarla tasarım yöntemi ile değerlendirilmesi
Evaluation of alternative public transportation systems in Izmit urban transportation via axiomatic design method
Gülşen Akman, Atakan Alkan
doi: 10.5505/pajes.2015.55376  Sayfalar 54 - 63
Dünyada ve ülkemizde kent içi ulaşımın büyük bir bölümü toplu taşımacılıkla gerçekleştirilmektedir. Toplu taşıma, araçlara değil, insanlara ulaşım kolaylığı ve olanağı sağlayan bir sistemdir. Bu nedenle kent içi ulaşımın düzenlenmesinde toplu taşıma sistemlerine öncelik vermek gerekmektedir. Bu çalışmada İzmit kent içi ulaşımda trafik yoğunluğunun azaltılmasına ve yolcu taşımacılığının kolaylaştırılmasına yönelik olarak hangi toplu taşıma aracının daha uygun olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Bunun için öncelikle toplu taşıma için kullanılabilecek alternatifler belirlenmiştir. Bu alternatifler, metro, metrobüs, tramway, hafif raylı sistemler ve monoraydır. Devamında toplu taşıma konusunda karar vermeyi etkileyen değişkenler belirlenmiştir. Bu değişkenler; maliyet, ulaşım hattı özellikleri, araç özellikleri, çevreye duyarlılık ve müşteri memnuniyetidir. Son olarak aksiyomlarla tasarım yöntemi kullanılarak, en uygun toplu taşıma sistemi konusunda öneride bulunulmuştur. Yöntemin uygulanması sonucunda Hafif Raylı Sistemler ve Metrobüs, İzmit Toplu Taşıma sistemi yapısı için en uygun alternatifler olarak belirlenmiştir.

9. 
Gezgin satıcı problemi için yeni bir meta-sezgisel: kör fare algoritması
A novel metaheuristic for traveling salesman problem: blind mole-rat algorithm
Tevfik Yıldırım, Can B. Kalaycı, Özcan Mutlu
doi: 10.5505/pajes.2015.38981  Sayfalar 64 - 70
Gezgin Satıcı Problemi (GSP), başlangıç ve bitiş şehirleri aynı olan ve her şehrin sadece bir kez ziyaret edildiği minimum mesafeli turu bulma problemidir. Şehir sayısı arttıkça, kesin yöntemler ile kabul edilebilir sürelerde bir optimum çözüm bulunması zordur. Bu nedenle, son elli yılda GSP’nin çözümü için doğadan ve biyolojiden esinlenen birçok meta-sezgisel yöntem geliştirilmiştir. Bu çalışmada, toprak altındaki bireysel tünel sistemlerinde yaşayan kör farelerin toprak altındaki engelleri geçme stratejisinden esinlenilerek GSP’nin çözümü için yeni bir meta-sezgisel tasarlanmıştır. Geliştirilen yönteme Kör Fare Algoritması adı verilmiştir. Bu yeni sezgisel ile farklı boyutlardaki simetrik test veri setleri için deneyler yapılmış ve sonuçları bilinen en iyi sonuçlar ile kıyaslanmıştır. Önerilen meta-sezgisel henüz literatürdeki diğer algoritmalarla yarışabilecek düzeyde olmamasına rağmen, başlangıç test çözümlerinin umut verici olduğu söylenebilir.

10. 
Güneş enerjisi destekli çok fonksiyonlu trijenerasyon sisteminin termodinamik analizi
Thermodynamic analysis of solar assisted multi-functional trigeneration system
Önder Kızılkan, Çağatay Akbaş
doi: 10.5505/pajes.2015.73644  Sayfalar 71 - 77
Bu çalışmada güneş enerjisi destekli çok fonksiyonlu bir trijenerasyon sisteminin modellemesi ve termodinamik analizleri yapılmıştır. Sistemde, gaz türbinleri için yeni bir teknoloji olan güneş kulesi vasıtasıyla gaz çevrimi ve buhar çevirimi için gerekli termal enerji sağlanmaktadır. Ayrıca, sisteme absorbsiyonlu soğutma sistemi, buhar üretim prosesi, kurutma prosesi ve kullanım sıcak suyu ısıtma prosesi entegre edilmiştir. Trijenerasyon sisteminin birinci kanun ve ikinci kanun analizleri yapılarak enerji ve ekserji verimleri tespit edilmiştir. Analizler sonucunda gaz çevrimi verimi %31, buhar çevrimi verimi %28, soğutma sisteminin performans katsayısı (COP) değeri ise 0.77 olarak tespit edilmiştir. Ekserji kayıpları incelendiğinde ise en yüksek ekserji kaybının 4154 kW ile güneş kulesinde meydana geldiği tespit edilmiştir.

Pajes