E-ISSN: 2587-0351 | ISSN: 1300-2694
Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi - Pamukkale Univ Muh Bilim Derg: 23 (1)
Cilt: 23  Sayı: 1 - 2017
1. 
Kapak-İçindekiler
Cover-Contents
Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi
Sayfalar I - V

2. 
Elektrik ark ve gazaltı kaynağı (MIG) ile birleştirilmiş AISI 1040 çeliğinin mekanik özelliklerine, çeşitli ısıl işlemlerin etkisinin incelenmesi
Investigation of mechanical properties AISI 1040 steel welding with electric arc and MIG, applied various heat treatments
Alemdar Ongun, İbrahim Uzun, Onur Kadir Turgut
doi: 10.5505/pajes.2016.46034  Sayfalar 1 - 5
Bu çalışmada; AISI 1040 çeliği, elektrik ark ve MIG ile kaynatılıp, numuneler üretilmiştir. Kaynaklı ve kaynaksız numuneler tam tavlama, normalizasyon, menevişleme ve gerilim giderme işlemlerine tabi tutulmuşlardır. İşleme tabi tutulan ve herhangi bir ısıl işlem yapılmayan numunelere çekme, üç nokta eğme, çentik darbe ve sertlik testleri yapılmıştır. Numunelerin çekme şekil değiştirmeleri kaynaksız parçaların, kaynaklı parçalara nazaran daha yüksek elde edilmiştir. Kaynaksız ve elektrik ark kaynağı yapılıp, gerilim giderme işlemi görmüş numunelerin akma ve çekme dayanım değerleri birbirlerine yakın elde edilmiştir. Martenzitik yapının dışarıda sert, içeri gittikçe yumuşak bir yapı haline geldiği görülmüştür. Ölçülen sertlik değerlerinin, kaynak dolgu metalinin ortasından başlayıp genelde dışarıya doğru bir artış gösterdiği gözlenmiştir.

3. 
Yerel olmayan elastisite teorisine göre akışkan taşıyan nanokirişin serbest titreşimlerinin analizi
Free vibrations analysis of fluid conveying nanobeam based on nonlocal elasticity theory
Süleyman Murat Bağdatlı, Necla Toğun
doi: 10.5505/pajes.2016.85579  Sayfalar 6 - 11
Bu çalışmada, basit-basit ve ankastre-ankastre sınır şartları altında akışkan taşıyan nanokirişin doğrusal titreşimleri incelenmiştir. Eringen’in yerel olmayan elastisite teorisi Euler-Bernoulli kiriş modeline uygulanmıştır. Yerel olmayan elastisite teorisi MEMS ve NEMS yapıların mekaniksel analizinde gelişen popüler bir tekniktir. Hareket denklemlerini ve sınır şartlarını elde etmek için Hamilton prensibi kullanılmıştır. Denklemler boyutsuz formda elde edilmiştir. Elde edilen hareket denklemi ve sınır şartları malzeme ve geometrik yapıdan bağımsız hale getirilmiştir. Akışkan hızının, ortalama sabit bir hız etrafında harmonik olarak değiştiği kabul edilmiştir. Perturbasyon metotlarından biri olan çok zaman ölçekli metot kullanılarak yaklaşık çözümler elde edilmiştir. Perturbasyon serisindeki ilk terim doğrusal problemi oluşturmaktadır. Doğrusal problemin çözümü ile tabii frekanslar ve mod yapıları farklı sınır şartları için hesaplanmıştır. Her iki mesnet durumu için yerel olmayan parametre (γ) ve akışkan hızı (v0) artığında tabii frekanslar azalmaktadır. Sonuçlar grafiklerle sunulmuş ve yorumlanmıştır.

4. 
Eş kalıp ekstrüzyon yöntemi ile alüminyum-magnezyum makrokompozit imalatı ve karakterizasyonu
Manufacturing and characterization of aluminium-magnesium macrocomposite by co-extrusion
Harun Mindivan
doi: 10.5505/pajes.2016.25932  Sayfalar 12 - 14
Bu çalışmada, eş kalıp ekstrüzyon yöntemi ile boyutu milimetre aralığında değişen ticari kalitede saf magnezyum talaşını takviye elemanı olarak kullanarak alüminyum/magnezyum makrokompozit üretilmiştir. Kompozit karışımı 400 °C’de 9: 1 ekstrüzyon oranında ektrüzyon işlemine tabi tutulmuştur. Makrokompozitin karakterizasyonu mikroyapısal inceleme, yoğunluk ve sertlik ölçümleri ile gerçekleştirilmiştir. Karakterizasyon sonucunda alüminyum alaşımı ve magnezyum talaşı arasında yapısal bütünlüğün sağlandığı ve magnezyum talaşının katı halde geri kazanılabileceği tespit edilmiştir.

5. 
Robot kontrollü indüksiyon sertleştirme parametrelerinin sac metal kalıp yüzey sertliğine etkilerinin Taguchi metodu ile incelenmesi
Investigation with Taguchi method of the effects of the robot-controlled induction hardening parameters on surface hardness of sheet metal moulds
Ensar Yıldırım, Halit Çebi, Murat Şen, Erkan Serdar Yılmaz
doi: 10.5505/pajes.2016.24540  Sayfalar 15 - 23
Otomotiv sektörü için üretilen sac şekillendirme kalıplarında kullanılan ve %0.35 oranına kadar varan düşüklükte karbon bulunan çeliklerin yüzeyleri indüksiyon yüzey sertleştirme yöntemi ile manuel olarak ta sertleştirilebilir. Bu çalışmada, sac büküm kalıplarının imalatında sık kullanılan 1.2333 (G59CrMoV18-5) ve EN-JS 2070 küresel grafitli dökme demir iş parçalarının yüzeylerinin geliştirilen bir robot kontrollü indüksiyon sistemi ile sertleştirilmesinde ısıl işlem parametrelerinin yüzey sertliği üzerindeki etkileri araştırılmıştır. İş parçası malzemesi, ısıl işlem uygulama/sertleştirme sıcaklığı ve ilerleme miktarı kontrol faktörleri olarak seçilmiş ve L18 Taguchi ortogonal dizisine göre deneyler gerçekleştirilmiştir. Deneysel çalışma sonucunda; yüzey sertliği üzerinde en etkili parametreler sırasıyla; iş parçası malzemesi*uygulama sıcaklığı etkileşimi (%36.193), ilerleme miktarı (%33.92) ve uygulama sıcaklığı (%12.655) olmuştur. Tüm ısıl işlem şartlarında 1.2333 (G59CrMoV18-5) malzemenin yüzey sertliği daha yüksek elde edilmiştir. İlerleme miktarının azaltılmasıyla her iki malzeme içinde yüzey sertlik değerlerinin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Uygulama sıcaklığının artmasına bağlı olarak yüzey sertlik değerlerinin EN-JS 2070 malzemesi için azalırken, 1.2333 malzemesi için arttığı görülmüştür. Ayrıca, seçilen şartlarda yüzey sertlik değerlerinin tahmini için ikinci dereceden tahminsel denklem geliştirilmiş ve bu denklemin korelasyon katsayısı R2=0.81 hesaplanmıştır.

6. 
Tabakalı ve fonksiyonel olarak kademelendirilmiş küresel basınç kapları üzerine analiz
Analysis on multi-layered and functionally graded spherical pressure vessels
Eray Arslan
doi: 10.5505/pajes.2016.56688  Sayfalar 24 - 35
İç ya da dış basınca maruz kalan tabakalı ve fonksiyonel olarak kademelendirilmiş küresel basınç kapları için iki ayrı analitik model sunulmuştur. Her bir tabakasında elastisite modülü ve akma gerilmesinin kademeli bir şekilde değiştiği varsayılan n tabakalı basınç kabı için çift tekrarlamalı (rekursif) bir algoritma kullanılmıştır. Fonksiyonel olarak kademelendirilmiş basınç kabı için ise aynı mekanik özelliklerin radyal doğrultuda bir güç fonksiyonuna bağlı olarak değiştiği kabul edilmiştir. Bu heterojen (ve bunlara ilaveten homojen) basınç kaplarının aynı yük koşulları altındaki elastik davranışları karşılaştırılmıştır. Elastik limit yükü (von Mises akma kretierine göre) ile kademelendirme parametresi (fonksiyonel olarak kademelendirilmiş kap için) ve tabaka sayısı (tabakalı kap için) arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Sonuç olarak, iki tabakalı basınç kabında ulaşılan elastik limit yükü ile kademelendirilmiş kabın elastik limit yükü arasındaki farkın %70 civarında olduğu fakat bu farkın 32 tabakalı kapta %2'ye inebildiği gözlenmiştir. Diğer bir yandan, kademelendirilmiş basınç kabında akma, yüke ve kademelendirme parametresine bağlı olarak iç ya da dış yüzeyde oluşabilirken, tabakalı basınç kabında akma r(n-1)'inci arayüz koordinatında gerçekleşmektedir.

7. 
Geri dönüştürülmüş kestamidlerin mekanik özellikleri
Mechanical properties of recycled cestamides
Hilal Can
doi: 10.5505/pajes.2015.57778  Sayfalar 36 - 39
Atmosfer koşullarında dökülebilme kabiliyetine sahip poliamid türü kestamid (döküm poliamid) olarak adlandırılmaktadır. Kestamidlerin ergime sıcaklıklarının poliamidlerin ergime sıcaklıklarına göre daha düşük olması nedeniyle kestamidler daha iyi dayanım ve tokluk değerlerine sahiptir. Gün geçtikçe artan kullanım alanına sahip olan kestamidlerin sodyum, magnezyum, katı ve ya sıvı yağ katkılı türleri mevcuttur. Bu çalışmada, yarı mamul kestamidden atölye koşullarında yeniden üretilen numunelerin mekanik özellikleri belirlenmiştir. Yarı mamul ve geri dönüştürülmüş numunelerin mekanik özellikleri ve nem emme kabiliyetleri karşılaştırılmıştır. Geri dönüştürülmüş kestamidde ortalama üniform uzama yarı mamule göre 30 kat azalırken, ortalama çekme dayanımı yarı mamulün ortalama çekme dayanımının %17.3’ü kadar olarak saptanmıştır.

8. 
Ni3Al partikülleri ile pekiştirilmiş bronz matrisli kompozitlerin kuru sürtünme ve aşınma davranışları
Dry sliding friction and wear behaviours of bronze matrix composites reinforced with Ni3Al particles
İbrahim Çelikyürek, Aytaç Biçer
doi: 10.5505/pajes.2016.27136  Sayfalar 40 - 44
Ni3Al partikülleri ile pekiştirilmiş bronz esaslı kompozit klasik toz metalurjisi (TM) tekniği ile üretilmiştir. Pekiştirici olarak kullanılan partiküller döküm Ni3Al alaşımının bilyeli değirmende öğütülmesiyle üretilmiştir. Bronz alaşımı bileşenlerinin tozları ve Ni3Al
(ağ. %1, 75-100μm partikül boyutunda) karıştırılmış, eksenel olarak sıkıştırılmış ve sinterlenerek kompozit malzeme elde edilmiştir. Kompozit ışık mikroskobu ve taramalı elektron mikroskobu kullanılarak karakterize edilmiştir. Basma mukavemetleri ve sertlikler belirlenmiştir. Kompozitin ve pekiştirilmemiş bronzun tribolojik özellikleri disk üzerinde pim geometrisinde belirlenmiş ve sonuçlar geleneksel fenolik reçine ile bağlanan fren balatası ile karşılaştırılmıştır. Sonuçlar TM bronzun kompozitten daha mukavemetli olduğunu göstermiştir. Kompozitin sertliği TM bronzdan daha yüksektir. Sürtünme ve aşınma testleri kompozitin aşınma direncinin ve sürtünme katsayısının geleneksel balatadan daha yüksek olduğunu açığa çıkarmıştır.

9. 
Rüzgâr çiftliklerinde veri zarflama analizi ve Malmquist endeksi yaklaşımları ile performans analizi
Performance analysis in wind farms by data envelopment analysis and Malmquist index approaches
Yunus Eroğlu, Serap Ulusam Seçkiner
doi: 10.5505/pajes.2016.59023  Sayfalar 45 - 54
Son yıllarda hızla yaygınlaşan rüzgâr enerji santralleri, enerji talepleri sürekli artan ülkeler için kaçınılmaz bir yerel kaynak olarak değerlendirilmektedir. Ekonomik ömürleri ortalama yirmi yıl olarak tasarlanan bu santrallerden en iyi şekilde faydalanabilmek için işletme maliyetlerinin düşürülmesi veya üretilen enerjinin maksimize edilmesi gerekmektedir. Performans analizleri yardımıyla, bir rüzgâr santralinde türbinlerin performansları gözlemlenebilir ve böylece hali hazırda kaynakların etkin bir biçimde kullanılıp kullanılmadığı konusunda işletme yöneticisine fikir sunulabilir. Bu çalışmada rüzgâr santrallerinde mevcut veri toplama sistemlerinden elde edilen verilerin kullanımıyla türbinlerin performans kıyaslamaları yapılmıştır. Veri Zarflama Analizi, bir rüzgâr santrali içerisinde bulunan türbinlerin iki yıllık işletme performanslarını kıyaslayabilmek için kullanılmış ve performans değişimlerinin detaylı incelenebilmesi için Malmquist Endeks ile toplam faktör verimliliği hesaplanmıştır. Çalışmada, Türkiye’de faaliyette olan bir rüzgâr santralinin 2013 ve 2014 yıllarına ait işletme verileri kullanılmıştır. Sonuç olarak, düşük performanslı türbinler belirlenmiş, performans kayıplarının sebepleri anlaşılmaya çalışılmış ve performans arttırıcı stratejilerin geliştirilmesi planlanmıştır.

10. 
Ders programı çizelgeleme problemi için bir literatür taraması
A literature review for course scheduling problem
Hakan Altunay, Tamer Eren
doi: 10.5505/pajes.2016.37233  Sayfalar 55 - 70
Ders ve sınavlara ait zaman çizelgelerinin oluşturulması, başta üniversiteler olmak üzere, bütün eğitim kurumları için oldukça yorucu ve zaman alan bir faaliyettir. Ders programı çizelgeleme problemi de derslerin ve bu derslerden sorumlu öğretim üyelerinin, problem ve kurum özellikleriyle ilgili kısıtlar dikkate alınarak, en uygun derslik ve zaman dilimlerine atanmasını ifade eden bir zaman çizelgeleme problemidir. Bu makalede, 1960’lı yıllardan günümüze kadar geçen süreçte, ders programı çizelgeleme problemi alanında yapılmış, öne çıkan bilimsel çalışmaların ana hatlarıyla ele alındığı bir literatür taraması sunulmuştur. Bununla birlikte, araştırmacılar tarafından kullanılan çözüm yöntemlerinin; yöneylem araştırması temelli yaklaşımlar, metasezgisel temelli yaklaşımlar ve yeni yaklaşımlar şeklinde gruplandırıldığı bir analize yer verilmiştir.

11. 
Tedarikçi seçimi için TOPSIS tabanlı ikizkenar yamuk tip-2 bulanık çok kriterli karar verme metodu
A trapezoidal type-2 fuzzy multi-criteria decision making method based on TOPSIS for supplier selection
Berk Ayvaz, Ali Osman Kuşakcı
doi: 10.5505/pajes.2016.56563  Sayfalar 71 - 80
Tedarikçi değerlendirme ve seçimi, nitel ve nicel çok sayıda faktörün değerlendirilmesini gerektiren karmaşık birçok kriterli karar verme problemi olarak görülmektedir. Gerçek hayatta, belirsizlikler ve muğlaklık bir karar verme sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Bulanık küme teorisi, belirsizlik durumunda karar vermemize imkân sağlayan metotlardan bir tanesidir. Bu çalışmada, ikizkenar yamuk tip 2 bulanık TOPSIS yöntemi kısaca tanıtılmıştır. Tanıtılan yöntem, Türkiye’de bir tekstil firmasının tedarikçi seçimi problemine uygulanmıştır. Ayrıca, tip 2 bulanık TOPSIS yönteminin sonuçlarını desteklemek için aynı problem tip 1 bulanık TOPSIS ile de çözülmüştür. Duyarlılık analizi yapılarak önerilen çözümler farklı senaryolar altında incelenmiştir. Duyarlılık analizi sonuçlarına göre tip 2 bulanık TOPSIS daha efektif ve uygun çözümler üretmektedir.

12. 
Yığın üretim yapan fırınlara işlerin yüklenmesi ve çizelgelenmesi: Tamsayılı programlama modeli
Job allocation and scheduling of batch processing ovens: An integer programming model
Emrah B. Edis, Buse Kuru
doi: 10.5505/pajes.2016.53315  Sayfalar 81 - 87
Bu çalışma, elektrot imal eden bir işletmede fırınlara ait iş emri atama ve çizelgeleme problemi ile ilgilenmektedir. İmalatı yapılan her elektrot çeşidi her fırına atanamamaktadır. Ayrıca her bir elektrot tipinin, işlem görebileceği fırınlara ait bir öncelik sırası bulunmaktadır. Problemin diğer parametreleri olarak, elektrotlara ait iş emri büyüklükleri, fırına girmeye hazır olma zamanları, fırında pişme süreleri, soğuma süreleri, fırınların elektrot tipi temelindeki kapasite büyüklükleri göz önüne alınmıştır. Pişme süreleri aynı olan elektrot tiplerine ait iş emirleri, fırın kapasitesinin üzerine çıkmayacak şekilde, eş zamanlı olarak fırına girip pişebilmektedir. Bu problem için bir tamsayılı programlama modeli geliştirilmiştir. Modelin amacı, işleri elektrot tiplerine göre öncelikli fırınlara atamak ve fırınların faydalı kullanım oranlarını en büyüklemektir. Model çıktısı olarak, iş emirlerinin hangi fırına hangi zaman aralığında atanacağına karar verilmektedir. Oluşturulan iki farklı iş emri kümesi için model çalıştırılmış ve sonuçlar tartışılarak modelin uygulanabilirliği ortaya konmuştur.

13. 
Kısa dönemli tahminlerde kullanılan uyarlamalı üstel düzleştirme için bulanık ayarlama yaklaşımı
Fuzzy tuning approach for adaptive exponential smoothing used in short-term forecasts
Yunus Biçen
doi: 10.5505/pajes.2016.69335  Sayfalar 88 - 94
Uyarlamalı düzleştirme metotları zaman serilerinin karakteristik değişimleri üzerindeki tahmin sonuçlarını iyileştirmek için önerilmişlerdir. Zaman içerisinde var olan uyarlamalı düzleştirme metotları çeşitlenmiştir. Birçoğu Trigg & Leach olarak isimlendirilen orijinal basit metottan çok farklı olup, doğruluğu artırmak için karmaşık mantıksal veya matematiksel önermeler içermektedir. Bu makalede Bulanık Ayarlamalı Üstel Düzleştirme olarak isimlendirilen yeni bir metot sunulmaktadır. Bu metot özellikle seviye kayması veya seviye kaymasıyla beraber aykırı sapmaların bulunduğu zaman serileri için tahmin doğruluğunun iyileştirilmesinde başarılıdır. Ampirik uygulama ‘The M2-Competition Time Series’ üzerinde gerçekleştirilmiştir. İstatistiksel analiz sonuçları tahmin doğruluğu açısından bu metodun klasik uyarlamalı üstel düzleştirme metodunu geride bıraktığını göstermektedir. Buna ek olarak önerilen metot diğer gelişmiş uyarlanabilir metotlarla karşılaştırıldığında oldukça basittir.

Pajes