E-ISSN: 2587-0351 | ISSN: 1300-2694
Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi - Pamukkale Univ Muh Bilim Derg: 23 (9)
Cilt: 23  Sayı: 9 - 2017
ULUSLARARASI KENTSEL SU VE ATIK SU YÖNETIMI (UKSAY) SEMPOZYUMU ÖZEL SAYISI
1. 
Kapak-İçindekiler
Cover-Contents
Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi
Sayfalar I - IV

2. 
Yapay bağışıklık sistemleri ile su dağıtım şebekelerindeki su kayıplarının model kalibrasyonuna bağlı olarak tespit edilmesi
Water loss detection in water distribution networks by artificial immune systems-based on model calibration
Miraç Eryiğit
doi: 10.5505/pajes.2017.04900  Sayfalar 1014 - 1018
Bu çalışmada, su dağıtım şebekelerindeki su kayıplarının miktarları ve yerlerinin tespit edilmesi için Yapay Bağışıklık Sistemleri (YBS) kullanılarak model kalibrasyonuna dayalı bir optimizasyon modelinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Modelde sezgisel optimizasyon tekniği olarak YBS’ nin çeşitlerinden biri olan Modifiye edilmiş Klonal Seçim Algoritması kullanılmıştır. Model ile birlikte EPANET 2 simulatörü kullanılmıştır. Borularda ve düğüm noktalarındaki su kayıplarının tespit edilmesindeki performansını test etmek üzere model, sürekli (sabit) koşullar altında iki gözlü sanal bir su dağıtım şebekesine uygulanmıştır. Sonuçlar, su dağıtım şebekelerindeki su kayıplarının tespit edilmesi açısından modelin gelecek vadettiğini göstermiştir.

3. 
Su kullanımında tüketici davranışları ve farkındalık - Niğde örneğinde bir alan araştırması
Consumer behaviours and awareness in water usage - As a sample of field study in Nigde City,Turkey
Fehiman Çiner
doi: 10.5505/pajes.2017.13245  Sayfalar 1019 - 1026
Artan nüfus, sanayileşme, küresel ısınma ile birlikte, su kaynaklarının kullanım talebi de hızla artmakta ve kullanılabilir su kaynakları azalmaktadır. Tüm dünyada yaşanan su kaynaklarındaki miktar ve kalite azalması, Türkiye’de de gözlenmektedir. Türkiye geneline göre daha iyi durumda olmasına rağmen Niğde ilinde de su kaynaklarında kayıp ve su kalitesi problemi vardır. Su kaybı ve su kalitesi problemi yasal ve yönetimsel nedenlerin yanısıra, su tüketicilerinin ve bu hizmeti arz eden yönetimlerin bilinçli olmamalarına bağlıdır. Bu çalışmada, yaşanan iklim değişikliği, su kaynaklarındaki azalmalar ve yaşanan su kalitesi problemi dikkate alınarak; Niğde halkının kaynaklardaki azalmaya karşı duyarlılığı, su kullanım alışkanlıkları, su tasarrufuna yönelik uygulamaları, çözüm önerileri, bilinç ve bilgi düzeyleri anket çalışması ile değerlendirilmiştir. Anket çalışması halkın katılım mekanizmalarından biri olup, halkın su kaynakları yönetiminde, sorunlarına ve çözüm önerilerine dair fikirlerini ölçmede, bilinç düzeyini artırma ve eğitim sağlama aracı olarak ve daha sonra yapılacak çalışmalara karşılaştırma imkanı vermesi açısından önemlidir.

4. 
EPANET ile hidrolik simülasyon yoluyla bir su dağıtım şebekesinin işletiminin enerji verimliliği açısından iyileştirilmesi
Improvement of the operation of a water distribution network in terms of energy efficiency via hydraulic simulation with EPANET
Hasan Sarptaş, Sevgi Tokgöz Güneş, Davut Özdağlar
doi: 10.5505/pajes.2017.20438  Sayfalar 1027 - 1033
Su dağıtım şebekeleri, genellikle, şebekede basınç açısından en kritik noktalarda yeterli basınç olacak şekilde işletilir. Ancak günün saatleri içindeki debi salınımlarına uyacak ve enerji tüketimini en aza indirecek bir işletme tipi yerine, işletme kolaylığı için, genellikle, basınçların en düşük basıncın oldukça üstünde olduğu düşük basınç şikayetlerine göre bir işletim uygulanmaktadır. Su dağıtım sistemlerinde, zaman, tüketilen su miktarı ve basınç gibi parametreler dikkate alınarak şebeke işletiminin iyileştirilmesi, hem sistemde su kayıplarının önlenmesi hem de enerji verimliliğinin arttırılmasını sağlar. Yerel yönetimler için önemli bir maliyet kalemi olan içmesuyu dağıtım sistemlerindeki enerji tüketimi şebekenin optimum işletimi ile önemli miktarda azaltılarak enerji tasarrufu sağlanabilmektedir.
Bu çalışmada, bir organize sanayi bölgesinin su dağıtım şebekesi örnek şebeke olarak ele alınmıştır. Örnek şebekede, su tüketim farklılıkları esas alınarak üç ayrı işletme bölgesi oluşturulmuştur. Bu bölgelerde minimum ve maksimum su tüketimlerinin debi için ekstrem koşullar olduğu kabul edilerek iki ayrı tüketim değeri ve üç işletme için sekiz farklı hidrolik durum oluşturulmuştur. Bu durumlarda oluşan hidrolik koşullar EPANET yazılımı ile simülasyon yoluyla çözümlenmiştir. İşletmede yapılacak iyileştirmelerle elde edilecek enerji tasarrufunu belirleyebilmek için örnek şebekede iki farklı işletme prosedürü tanımlanmıştır: (i) normal (basit) işletme ve (ii) iyileştirilmiş işletme.
Çalışma sonunda, iyileştirilmiş işletmenin toplam enerji tüketimini %16 oranında azalttığı hesaplanmıştır. Birim enerji tüketimi normal işletme için 0.314 kWh/m³ değerinden iyileştirilmiş işletme için 0.261 kWh/m³ değerine düşmüştür. Bu çalışma, su dağıtım şebekeleri işletiminin su tasarrufu ve enerji verimliliği açısından iyileştirilmesine ilişkin planlanma çalışmalarında, hidrolik simülasyon yazılımı EPANET’in etkin bir araç olarak kullanılabileceğini ortaya koymaktadır.

5. 
Fenton oksidasyonu ile ilaç endüstrisi atıksuyundan koi gideriminin kinetik ve termodinamik değerlendirmesi
Kinetic and thermodynamic evaluation of cod removal from pharmaceutical industry wastewater by Fenton oxidation
Mehmet Emin Argun
doi: 10.5505/pajes.2017.39024  Sayfalar 1034 - 1040
Bu çalışmada, ilaç endüstrisi atık suyundan Fenton oksidasyonu kullanılarak Kimyasal Oksijen İhtiyacı (KOİ) giderimi ve Morötesi (UV) ve Görünür bölgedeki absorbans değişimleri incelenmiştir. Oksidasyon reaksiyonu için kinetik ve termodinamik veriler ortaya çıkartılmıştır. Ayrıca, Fenton için belirlenen optimum dozda Foto-Fenton ve Sono-Fenton prosesleri de çalışılarak karşılaştırma yapılmıştır.
İlaç endüstrisi atıksuyundan alınan numunelerin KOİ değerleri 2360-3930 mg/L aralığında bulunmuştur. Oksidasyon reaksiyonları için en uygun şartların sağlandığı optimum değerleri belirlemek için Fe(II) ve H2O2 dozları, reaksiyon süresi ve sıcaklık gibi parametreler çalışılmıştır. Optimum Fe(II) / H2O2 oranı 1/5 olarak saptanmıştır. Fenton reaksiyonunun ilk 10 dakika içerisinde hızlı bir şekilde gerçekleştiği ve daha sonra yavaşlayarak 60 dakika içerisinde dengeye ulaştığı gözlenmiştir. İletkenlik, Oksidasyon/Redüksiyon Potansiyeli (ORP) ve pH değerleri de izlenmiştir. Maksimum giderim verimleri Fenton için %79, Foto-Fenton için %90 ve Sono-Fenton için %86 olarak elde edilmiştir. Fenton oksidasyonu ile ilaç endüstrisi atıksuyunun arıtılması işleminin yalancı ikinci derece kinetiğe uyduğu belirlenmiştir. Serbest enerji değişimi 283 K, 293 K, 313 K ve 333 K sıcaklıklarında sırası ile -4.6, -3.2, -0.9 ve -0.2 kJ/mol olarak elde edilmiştir. Fenton prosesinin istemli olduğu ve ekzotermik özellik gösterdiği belirlenmiştir.

6. 
Düşük etkili kentleşme uygulaması: Biyotutmanın hidrolojik performansının deneysel modellerle araştırılması
Low impact development implementation: Investigation on the hydrologic performance of bioretention via experimental models
Sezar Gülbaz, Cevza Melek Kazezyılmaz-Alhan
doi: 10.5505/pajes.2017.54531  Sayfalar 1041 - 1048
Su kaynaklarının ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan en verimli şekilde kullanılması, canlı hayatın sürdürülebilmesi için kaçınılmazdır. Özellikle kentleşme ile birlikte betonlaşma ve buna paralel olarak topraktaki geçirimsiz yüzey artmakta, toprakta meydana gelen sızma azalmakta ve yağış sonucu yüzeyde toplanan fazla su hızlı bir şekilde akışa geçerek taşkına neden olmaktadır. Kentleşme ile beraber toprağa sızamayan su, doğal arıtım olan topraktan mahrum kalmakta ve yüzeyde biriken kirliliği doğrudan su kaynaklarına taşımaktadır. Bu durum su kalitesini olumsuz yönde etkilemekte ve su kirliliğine neden olmaktadır. Bu çerçevede, çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması, su kaynaklarının korunması ve kentleşmenin çevre ve su kaynakları üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması için yeni hidrolojik yöntemlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışma kapsamında, kentleşme sonucu arazi kullanımında meydana gelen değişimler ile artan yüzeysel akış ve su kirliliğini önlemek için Düşük Etkili Kentleşme (DEK) tipi En İyi Yönetim Uygulamaları (EİYU) incelenmiştir. Yüksek yüzeysel akış ve yayılı kirlilik kaynaklarının olumsuz etkilerini azaltmak için kullanılan bir yağmur suyu yönetimi uygulaması ve DEK çeşidi olan “biyotutma” araştırılmıştır. Bu amaçla kurulmuş olan bir deney düzeneği ile biyotutmanın hidrolojik verimliliği ve performansı gözlemlenmiştir. Yapılan deney sonuçları değerlendirilerek biyotutmanın pik debinin azalması üzerine etkisi incelenmiştir. Biyotutma kolonlarında kullanılan malzemelerin mekanik özellikleri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde malzeme tipi ve özelliklerinin biyotutma kolonlarında suyun tutulmasında etkili olduğu görülmüştür. Kum içeriğinin fazla olması ile kolonlardaki çıkış debisinin arttığı ve ince taneli malzemelerin artması ile azaldığı gözlemlenmiştir.

7. 
İçme suyu şebeke arızalarına müdahale için karar destek sisteminin geliştirilmesi
Development of a decision support system for the maintenance of water distribution network
Önder Halis Bettemir, Özgür Özdemir, Mahmut Fırat
doi: 10.5505/pajes.2017.56823  Sayfalar 1049 - 1054
İçme suyu şebekelerinde meydana gelen arızalara müdahale edilmesi önemli bir karar alma problemidir. Şebeke arızalarına hiç beklenmeyecek bir şekilde müdahale edilmesi amaçlanırsa çok sayıda ekibin istihdam edilmesi gerekir. Ekip sayısının düşük tutulması durumunda ise arızalara müdahale süresi çok uzayacak ve arızaların yol açtığı işletme maliyeti önemli boyutlara ulaşacaktır. Arıza sıklığının mevsimsel değişim göstermesi problemin çözümünü daha da zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada içme suyu dağıtım sistemlerindeki arızalara müdahale probleminin çözümü için Diferansiyel Gelişim Algoritması ile en iyileme yapan bir karar destek sistemi önerilmiştir. Bunun için Malatya Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) hizmet alanında bulunan su dağıtım sistemine ait geçmişte gözlenmiş arıza kayıtlarından yararlanılmıştır. Geçmiş yıllarda gerçekleşen arıza sayılarından yola çıkarak gelecek yıllarda gerçekleşmesi beklenen arıza sayıları regresyon ile tahmin edilmiştir. Şebekenin gelecekteki durumu modellenip arıza sayıları tespit edilerek onarım ekiplerinin müdahale edebileceği arıza sayısından yararlanarak arıza ihbarlarının bekleme süreleri belirlenmiştir. Gerekli ekip sayıları arızanın yol açtığı maliyetlerinin ve personel giderlerinin toplamı en az olacak şekilde Diferansiyel Gelişim Algoritması ile belirlenmiştir. Bu sayede gelecekte olması muhtemel arızaların en düşük maliyetle çözülebilmesi için istihdam edilmesi gereken ekip sayıları tahmin edilmiştir. Bu çalışmada içme suyu şebekelerinde görülen arızalara en düşük işletme maliyeti ile müdahale edilebilmesi için bir karar destek uygulaması geliştirilmiştir. Karar destek sisteminin uygulanması ile arıza müdahale maliyetlerinde önemli tasarrufların sağlanabileceği belirlenmiştir. Bu sistemi kullanan yerel yönetimler hem mevcut ekiplerinin dağılımını en uygun biçimde düzenleyip işletme maliyetlerinde tasarrufa gidebilirler hem de gelecekte ihtiyaç duyacakları personel sayılarını belirleyip daha verimli istihdam politikaları uygulayabileceklerdir.

8. 
Sızıntı sularında çeşitli kirleticilerin elektrokoagülasyon yöntemiyle gideriminin incelenmesi
Investigation of various pollutants removal in leachate by electrocoagulation method
Şevket Tulun, Melayib Bilgin
doi: 10.5505/pajes.2017.73693  Sayfalar 1055 - 1058
Düzenli depolama, atık bertarafı için en yaygın kullanılan yöntemdir. Depolama sahasındaki ayrışmaların ve yağışların süzülmesi sebebiyle sızıntı suları oluşmaktadır. Sızıntı suları tehlikeli ve zehirli kirleticiler ihtiva eden organik ve inorganik karışımlardan oluşur. Sızıntı sularının farklı özellikleri olduğundan tek bir arıtım yapılmasının yolu yoktur. Bu sebeple sızıntı sularının etkin bir şekilde arıtılabilmesi için çeşitli fiziksel, kimyasal ve biyolojik teknolojilerin bir arada kullanılması gerekir. Şu ana kadar elektrokimyasal süreçlerin, özellikle atık suların arıtılmasından yüksek verim elde edilebilmesi ve kolay uygulanabilir olması nedeniyle umut verici bir yöntem olduğu saptanmıştır. Bu çalışma da elektrokoagülasyon yöntemiyle sızıntı sularından toplam azot (TN), toplam organik karbon (TOK) ve kimyasal oksijen ihtiyacı (KOİ) giderilmesi araştırılmıştır. Çalışmada elektrot malzeme sayısı, akım yoğunluğu ve elektroliz süresinin giderilmedeki etkileri incelenmiştir. Sızıntı suyu örnekleri Aksaray düzenli depolama sahasından alınmıştır. Yapılan deneysel çalışmalarda KOİ için en uygun sürenin 30 dakika olduğu tespit edilmiştir. En fazla giderim verimi %83 ile 2 elektrotlu 5V elektrokoagülasyon çalışmalarının 30. dakikasında elde edilmiştir. Toplam organik karbon da ise en uygun reaksiyon süresi olarak 120 dakika kabul edilmiştir. İşletim süresinin artmasının toplam azot giderim verimine etkisinin az olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonuçlarına (literatüre benzer) göre sızıntı sularının arıtımında elektrokoagülasyon yönteminin kullanılabileceği saptanmıştır.

9. 
Organize sanayi bölgesi atıksularının membran biyoreaktörlerle arıtılması: KOSB için ilk sonuçlar
Treatment of organized industrial wastewater by MBR: First results for KOIZ
İbrahim Uyanık, Oktay Özkan, Mehmet Mükerrem Rençber, Merve Oğuz, Uğur Şahin, İsmail Koyuncu
doi: 10.5505/pajes.2017.74340  Sayfalar 1059 - 1063
Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB’ler) atıksu arıtma sorunu, çoğunlukla alıcı ortama deşarj standartlarını sağlayan geleneksel bir biyolojik atıksu arıtma tesisinin işletmeye alınmasıyla çözülmektedir. Ancak, alıcı ortamların artan kirlilik yükleri, havza bazlı yönetim hedefleri ve su kaynaklarının kısıtlı olmasından dolayı yeni çözümlere ihtiyaç duyulmaktadır. Membran biyoreaktörler (MBR), geleneksel arıtma sistemlerine göre avantajlı olması ve gün geçtikçe azalan maliyetlerinden dolayı daha tercih edilir hale gelmektedir.
Bu çalışmada, batık aerobik membran biyoreaktör kullanılarak Kayseri OSB atıksu arıtma tesisi ön çöktürme çıkış suyunun 2 farklı membran türü ile arıtma performansı incelenmiştir. Bu amaçla ön çalışmalar yapılmış olup; membran tıkanması, çamur yaşının sağlanması, akının ve hidrolik bekletme sürelerinin membran işletimine etkileri incelenmiştir. Ayrıca, modül boyutunun membran tıkanmasıyla ilişkisi ortaya konmuştur. MBR sistemi veri tabanlı kontrol ve izleme sistemiyle sürekli izlenmekte olup ayrıca giriş ve çıkış temel parametreleri incelenmiştir. Yapılan tüm analizler standart yöntemlere göre yapılmıştır.
Yapılan ön çalışmalarda sistem, reaktörde istenen askıda katı madde (MLSS) konsantrasyonuna ve giderim verimine ulaşması için sürekli olarak izlenmiştir. Bu süreçte MLSS konsantrasyonunun zamanla arttığı ancak düşük akılarda artışın devam etmediği gözlenmiştir. MLSS artışı ve çamur yaşının sağlanması için sistemin daha yüksek akılarda çalışması ve sistemden teorik olarak atılması gereken miktarda çamurun atılması gerektiği görülmüştür. Ancak, bu aşamada sistemde kullanılan modül boyutunun gerekli akıyı tıkanmadan dolayı sağlayamadığı görülmüştür. Sonuç olarak, MBR sistemi için düşük transmembran basıncı (TMP) ve membran tıkanmasının önüne geçilmesi ile istenen akı, çamur yaşı, modül alanı ve membran türleri belirlenerek sistem optimize edilmiştir.

Pajes