| 16TH INTERNATIONAL LOGISTICS AND SUPPLY CHAIN CONGRESS | |
| 1. | Kapak-İçindekiler Cover-Contents Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri DergisiSayfalar I - IV |
| 2. | Soğuk Hava Deposu ve Sıcaklık Kontrollü Taşımacılık Çalışması: Tayland'da Bir Zincir Lokantası Örneği The Study of Cold Storage and Temperature Controlled Transportation: a Case Study of a Chain Restaurant in Thailand Pannita Chaitangjit, Pornthipa Ongkunarukdoi: 10.5505/pajes.2019.81231 Sayfalar 1014 - 1019 Tarımsal hammaddelerin güvenliği ve kalitesi gıda hizmet endüstrisinde önemlidir, çünkü hammaddeler sıcaklığa karşı hassastır ve bozulabilir. Bu nedenle, kalite ve güvenliği sağlamak için soğuk hava depolarında ve sıcaklık kontrollü araçlarda depolanmaları gerekir. Bu çalışma bir zincir restoranın mevcut soğuk zincir yönetimini incelemektedir. Amaç, sorunları belirlemek ve uygun soğuk hava depolarının ve sıcaklık kontrollü araçların nasıl kurulacağını önermektir. Çalışmanın kapsamı, dokuz şubesi, her bir şubeye hammadde göndermek için hammadde depolamak için iki frigorifik konteyner (20 feet) ve sıcaklık kontrollü üç kamyondan oluşan bir restorandır. Restoran sahibi ve işletmecileri ile derinlemesine görüşmeler yapıyoruz ve sorunu tanımlamak için kızılötesi bir termal kamera ve veri kaydedici kullanarak soğuk hava deposu ve hammaddenin taşınması sırasındaki sıcaklığı kontrol ediyoruz. Ardından, sorunun nedenlerini analiz ediyoruz ve soğuk hava deposu ve dağıtım platformu tasarımı gibi iyileştirmeler için çözümler öneriyoruz. Özetle, bu araştırma diğer soğuk hava depoları ve sıcaklık kontrollü kamyon kullanıcıları için faydalı olacaktır. Soğuk zincir verimliliğini ve gıda güvenliğini, enerji ve maliyet tasarrufunu artırabilir. |
| 3. | Farklı Karbon Emisyon Politikaları Altında Sağlam Bir Kapalı Döngü Tedarik Zinciri Şebeke Tasarımı A Robust Closed Loop Supply Chain Network Design Under Different Carbon Emission Policies Murtadha A. Aldoukhi, Surendra M. Guptadoi: 10.5505/pajes.2019.51460 Sayfalar 1020 - 1032 Son zamanlarda, kapalı bir döngü tedarik zinciri ağı tasarlama konusu araştırmacının dikkatini çekti. Bu, kapalı döngü tedarik zinciri uygulamalarından elde edilen çok büyük finansal ve çevresel faydalardan kaynaklanmaktadır. Bu makale, dört karbon emisyonu düzenleme politikası kapsamında aşağı yönlü ürün ikame politikasını dikkate alan kapalı döngü tedarik zinciri ağı tasarlama modeline değinmektedir: karbon sınırı politikası, karbon vergisi politikası, karbon sınırı ve ticaret politikası ve karbon dengesi politikası Ürün talebindeki varsayılan belirsizlikleri ve iade edilen ürün sayısını çözmek için, sağlam optimizasyon benimsendi. Önerilen modelin amacı, hangi tesisin açılacağını / işletileceğini seçmek, bir nakliye modu seçmek ve sevk edilen ve ikame edilen ürünlerin miktarını belirlemektir. Dört karbon emisyonu düzenleme politikasını kullanmaya ilişkin sayısal bir örnek gösteriyoruz. |
| 4. | Akıllı kentsel lojistik çözümlerinin bulanık ÇKKV yöntemleri ile değerlendirilmesi Evaluation of smart city logistics solutions with fuzzy MCDM methods Gülçin Büyüközkan, Esin Mukuldoi: 10.5505/pajes.2019.32956 Sayfalar 1033 - 1040 Lojistiğin bir alt dalı olarak incelenmeye başlanan "Kentsel Lojistik", genel lojistikte olduğu gibi dağıtım ve ulaşımın planlanmasını, yönetilmesini, etkin bir lojistik sisteminin sağlanmasını, çevrenin korunmasını, trafiğin azaltılmasını, lojistikte güvenliği ve enerji tasarrufunu amaçlamaktadır. Hızla artan nüfus ve kırsal alanlardan kentsel alanlara olan göç, şehirdeki lojistik problemlerinin yaşanmasındaki başlıca sebepler arasındadır. Akıllı şehir yaklaşımı, bilgi teknolojileri ile bu problemleri çözmek için önemli bir potansiyele sahiptir. Lojistik hizmetlerinde artan talebin daha etkin, güvenli ve çevreci bir şekilde karşılanması için bilgi teknolojilerini baz alan tam adaptif trafik yönetim sistemi, güvenlik ve acil durum yönetim sistemi, elektronik denetleme sistemi gibi “Akıllı kentsel lojistik çözümleri” sunulmaktadır. Bu çalışmada, birçok bileşeni bünyesinde barındıran akıllı kentsel lojistik çözümleri, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) problemi olarak ele alınmaktadır. Bu problemin karmaşık yapısı ve bilginin yetersiz olduğu göz önünde bulundurularak karar verme yaklaşımı bulanık mantık ile desteklenmektedir. Bu kapsamda, İstanbul’da akıllı kentsel lojistik çözümleri literatür taraması ve uzman görüşleri ile modellenmekte, analiz edilmekte ve sonuçlar Kalite Fonksiyon Göçerimi yaklaşımının Kalite Evi matrisi ve bir bulanık ÇKKV tekniği kullanılarak elde edilmektedir. |
| 5. | Zaman pencereli toplama ve dağıtım problemi için kısıt programlama yaklaşımı A constraint programming approach for the pickup and delivery problem with time windows Mustafa Kucuk, Seyda Topaloglu Yildizdoi: 10.5505/pajes.2019.56804 Sayfalar 1041 - 1049 Bu makale zaman pencereli toplama ve dağıtım problemini (ZPTDP) ele almaktadır. Problem, müşteri taleplerinin bir araç filosu tarafından karşılandığı, tek tip ürünlü, toplama ve dağıtımlı araç rotalama problemi olarak adlandırılmaktadır. Her müşteri talebi belli miktardaki bir ürünün bir lokasyondan yüklenmesini ve başka bir lokasyona teslim edilmesini gerekli kılmaktadır. Talepler karşılanırken araçların kapasitesi ve her bir lokasyon için belirlenmiş zaman pencereleri ihlal edilmemelidir. Bu çalışmada, ZPTDP için yeni bir kısıt programlama (KP) modeli önermekteyiz. KP, ZPTDP gibi yoğun kısıtlı kombinatorik optimizasyon problemlerinin karmaşık ilişkilerinin tanımlanmasında ve kabul edilebilir hesaplama süresi içinde yüksek kaliteli çözümler bulma yeterliliğinde iyi bilinen, kesin bir çözüm yaklaşımıdır. Önerilen KP modelini literatürde sıkça kullanılan problem örneklerine uyguladık. Aldığımız sonuçlar KP modelimizin büyük boyutlu problemlerde dahi yüksek kaliteli sonuçlar verebilecek kadar etkili olduğunu göstermiştir. |
| 6. | Fabrika içi Milk Run Rotalama için Bir Matematiksel Model A Mathematical Model for In-Plant Milk-Run Routing Aydin Sipahioglu, Islam Altındoi: 10.5505/pajes.2019.03366 Sayfalar 1050 - 1055 Milk-run döngüsel malzeme taşıma sistemi olarak yalın lojistik uygulamalarından birisidir. Milk-run’ın bir çeşidi olan fabrika içi milk-run sistemi, fabrika içinde depodan montaj istasyonlarına döngüsel bir yaklaşımla malzeme taşıması için çalışır. Fabrika içi milk-run sistemi fabrikada malzemelerin otomatik olarak elleçlenmesini sağlayan otomatik yönlendirilmiş araçlar (OYA) kullanılarak gerçekleştirilir. Bu çalışmada, fabrika içi milk-run sistemi ele alınmış ve milk-run rotalarının ve periyodunun belirlenmesinin önemi vurgulanmıştır. OYA’ların milk-run rotalarını ve periyotlarını eş zamanlı olarak belirlemek için bir karma matematiksel model önerilmektedir. Matematiksel model aynı zamanda montaj istasyonları için bölünmüş teslimatlara izin vermektedir. Önerilen model GAMS yazılımı kullanılarak kodlanmış ve modelin başarısı rassal olarak türetilen test problemleri üzerinde gösterilmiştir. Önerilen model, türetilen test problemlerinin en iyi çözümünü yaklaşık 1 saniye içinde elde etmiştir. Bu durum, fabrika içi milk-run sistemi için önerilen matematiksel modelin avantajını ve uygulanabilirliğini göstermektedir. |
| 7. | İstanbul’da elektrikli araç şarj istasyonlarının konumlandırılması için bir model A model for determining the locations of electric charge stations in Istanbul Büşra Gülnihan Daşcıoğlu, Gulfem Tuzkaya, Hüseyin Selçuk Kılıçdoi: 10.5505/pajes.2019.28475 Sayfalar 1056 - 1061 Klasik ulaştırma sistemlerinin çevresel kaygıları göz önünde bulundurulduğunda, elektrikli araçlarla (EA) ilgili çalışmalar önem kazanmış ve son yıllarda sayıca artmıştır. Bu noktada ele alınması gereken sorunlardan biri EA’lar için şarj istasyonlarının uygun yerlerinin belirlenmesidir. Bu çalışmanın temel amacı, İstanbul'daki elektrik şarj istasyonlarına ilişkin en uygun konumları yolların akışını değerlendirmeye alarak bulmaktır. Şarj istasyonlarının konumları, yolların kapsanan akışını maksimize etmeyi amaçlayan akış-yakıt ikmal lokasyon modeline dayanan bir model kullanılarak belirlenmiştir. Matematiksel model farklı “p” değerli için çözülmüş ve en iyi lokasyonlar belirlenmiştir. |
| 8. | Depo Yeri Seçiminde Kullanılan Başarı Faktörleri ve Yöntemler Üzerine Bir Literatür Araştırması Literature Review on Success Factors and Methods Used in Warehouse Location Selection Ramazan Eyüp GERGİN, İSKENDER PEKERdoi: 10.5505/pajes.2019.93195 Sayfalar 1062 - 1070 Dünya üzerinde üretim ve tüketim miktarlarının birbirlerinden farklı olması depolama kavramına dinamik bir özellik kazandırmaktadır. Ayrıca etkin bir depolama faaliyeti; sermaye ve işçilik yatırımlarını dikkate alacak, taşıma maliyet ve zamanını minimize edecek doğru depo yerinin seçilmesinden geçmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, depo yeri seçiminde yapılmış olan öncül araştırmaların incelenmesi ve depo yer seçiminde hangi başarı faktörleri ve yöntemlerin tercih edildiğine dair bir bilgi sunmaktır. Bu amaç kapsamında çok sayıda akademik çalışma çeşitli veri tabanları süzülerek incelenmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre depo yer seçiminde en fazla kullanılan yöntemler AHP, ANP ve TOPSIS’in başını çektiği Çok Kriterli Karar Verme yöntemleri, en çok kullanılan başarı faktörü ise Maliyet içerikli faktörler olarak belirlenmiştir. |
| 9. | Hizmet Lojistiğinde İş Atama ve Rotalama Politikaları Tasarımı Design of Job Assignment and Routing Policies in Service Logistics Zehra Duzgit, Ayhan Özgür Toy, Simge Çoban, Zeynep Alibaşoğlu, Özlem Tok Özkeskin, Mert Karakaya, Yücel Bayrakdoi: 10.5505/pajes.2019.84658 Sayfalar 1071 - 1079 Bu çalışmada, ev aletleri endüstrisinde satış sonrası teknik servisin verimliliğini arttırmayı ele almaktayız. Verimlilik ölçütü, müşteri taleplerini karşılamak üzere harcanan toplam süredir. Böylece, amaç satış sonrası teknik hizmetlerinde harcanan toplam çalışma saatinin en küçüklenmesidir. Öncelikle, işlerin tamamlanmasındaki gecikmenin nedenlerini belirtmek üzere sistemi analiz ettik. Analiz bulgularımız neticesinde verimliliği arttırmak üzere iş atama ve iş sıralamaya odaklanmayı seçtik. Teknisyenleri işlere atayan ve her teknisyen için bir günde harcanan toplam zamanı en aza indirgeyecek şekilde rota belirleyen karışık bir tamsayı programlama modeli önerilmiştir. Bu model ile, iş sürelerinin beklenen değeri için problemi çözmekteyiz. Önerdiğimiz çözüm yöntemini gösterecek bir (iki?) sayısal çalışma da sunmaktayız. |
| 10. | Erişilebilirlik ve Diğer Özelliklerin Değerlendirilerek Havalimanları Yerlerinin ve Yolcu Taleplerinin Belirlenmesi: Türkiye Örneği Determining the Locations of Airports and Passenger Demand by Evaluating Accessibility and Special Properties: Case Study of Turkey GÖRKEM GÜLHAN, Soner haldenbilen, Halim Ceylandoi: 10.5505/pajes.2019.88123 Sayfalar 1080 - 1086 Havaalanlarının erişilebilirliği ve kullanıcıların havaalanlarının tercihi, havaalanlarının rekabet edebilirliği için önemli kriterlerdir. Yolcular bir rota seçtiklerinde, aslında taşıma zincirinin tamamlanmasını beklemekte ve kapıdan kapıya seyahat etmek istemektedirler. Bu nedenle, yolcuların belli bir seçenek için kararını etkileyen faktörler, hava hizmetlerinin fiyat ve kalitesinin ötesine geçmektedir. Belirli bir hava hizmeti ve belirli bir havaalanı için verilen karar, havaalanının büyük ölçüde erişilebilir olmasına bağlıdır. Havaalanı seçimini etkileyen faktörler sadece iki kategoriye ayılmaktadır. Uçuş ücretlerini, frekansları ve sunulan varış noktalarının sayısını yansıtan kategori "hava tarafı" olarak tanımlanmaktadır. Havaalanına erişilebilirlik kategorisine de, yani erişime, "kara tarafı" denir. Havaalanlarının yerleri genellikle kentin çevresine 50 km gibi makul bir uzunlukta kurulmaktadır. Havaalanlarının erişimi yolcu taleplerini etkileyebilir, bu nedenle bu çalışma, Türk havaalanlarının şehir merkezlerinden 50, 75 ve 100 km yarıçapı uzunluğunu araştırmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, iç hat uçuşları için yeni bir havaalanı inşaatının gerekli olup olmadığını incelemektir. Sonuçlar, 100 km yarıçap uzunluğunun yeni bir havalimanı inşa edilmesinde bir kriter olarak kullanılması durumunda, toplam nüfusu yaklaşık 2,5 milyon olan sadece 10 kentin havaalanına erişimin dışında olacağını göstermiştir. Sosyo-ekonomik özelliklerin havalimanlarının yer seçimi ile yakından ilgili olduğu görülmektedir. Bu nedenle erişilebilirlik özellikleri şehirlerin diğer özellikleri ile karşılaştırılmış ve olası yeni havalimanı yerleri belirlenmiştir. |
| 11. | Süt toplama problemi için bütünleşik bir matematiksel model An integrated mathematical model for the milk collection problem Olcay Polat, Can Kalayci, Bilge Bilgen, Duygu Topaloğludoi: 10.5505/pajes.2019.06791 Sayfalar 1087 - 1096 Kalitelerine göre ayrılmış sütlerin içerikleri mikroorganizma sayısı, kimyasal değerleri birbirinden farklıdır. Farklı kaliteye sahip sütlerin karıştırılması durumunda oluşan sütün kalitesi, karışıma katılan sütler arasındaki en düşük kaliteye sahip olan süt tipinin kalitesine eşit kabul edilmektedir. Bu yüzden faklı kalitedeki sütler toplanırken karıştırılmamalıdır. Süt toplama problemi farklı noktalarda bulunan üreticilerden, kalite tiplerine göre ayrılmış çiğ sütlerin, çok tanka sahip tankerler aracılığı ile toplanması ile ilgilenmektedir. Bu çalışmada; farklı noktalarda bulunan farklı kalitede ki çiğ sütlerin, çok tanka sahip tankerler aracılığı ile belirlenen zaman limiti altında toplanmasını sağlayacak bütünleşik bir matematiksel model oluşturulmuştur. Varsayımsal bir vaka çalışmasının ILOG CPLEX ile çözülmesi ile elde edilen sonuçlar göstermektedir ki önerilen model farklı kalitedeki çiğ süt tiplerinin karıştırılmadan en etkin şekilde toplanmasına izin vermektedir. Böylece daha yüksek kalitede süt ürünleri üretilmesi mümkün olabilecektir. |