| 1. | Kapak-İçindekiler Cover-Contents Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri DergisiSayfalar I - V |
| 2. | 24-bit renkli imge içine 24-bit renkli imge gizleyen yüksek kapasiteli düşük bozulumlu tersinir kayıplı yeni bir veri gizleme yöntemi (YKKG) A new data hiding method with high capacity, low distortion, and reversible loss that hides 24-bit color image into 24-bit color image (YKKG) Ali Durdudoi: 10.5505/pajes.2020.50215 Sayfalar 96 - 113 Bu çalışmada, 24-bit renkli imge içine 24-bit renkli imgeyi kayıplı gizleyen yüksek kapasiteli, düşük bozulumlu ve tersinir yeni bir veri gizleme yöntemi (YKKG) önerilmiştir. Önerilen yöntem gizlenecek 24-bitlik imgeyi, 4-bitlik parçalara böler ve her parçayı 2-bitlik gizleme koduna indirgeyerek gizler. Bu şekilde 4-bitlik parça 2-bite indirgendiği için yöntem kayıplı gizleme yapmaktadır. 2-bitlik gizleme kodları 2-baytlık bloklara gizlenir. Geri çıkarma işleminde ise yöntem, 24-bit imge gizlenmiş 24-bit stego imgeden, sırasıyla 2-baytlık bloklardaki 2-bitlik gizleme kodlarını kullanarak 4-bitlik parçalar elde eder ve parçalar birleştirilerek 24-bitlik gizli imge tersinir olarak geri elde edilir. Yöntem gizlenecek verinin boyutunu yarı yarıya düşürdüğü için geleneksel LSB yöntemlerine göre iki kat kapasite sunmaktadır. Aynı oranda veri gizlendiğinde ise yöntem, örtü imgede geleneksel LSB yöntemlerine göre daha düşük bozulma oluşturmaktadır. Önerilen yöntemin imge kalitesini ölçmek için literatürde sıklıkla kullanılan tepe sinyal gürültü oranı (PSNR) ve yapısal benzerlik kalite ölçütü (SSIM) kullanılmıştır. Ayrıca önerilen yöntemin görsel ataklara karşı dayanıklılığını ölçebilmek için salt & pepper, gaussian, speckle ve poisson saldırı atakları kullanılmıştır. Test sonuçları önerilen yöntemin, geleneksel LSB yöntemine ve literatürdeki çalışmalara göre kapasite olarak iki kat daha verimli, algılanamazlık olarak ise daha yüksek PSNR ve SSIM değerleri elde ettiğini göstermiştir. |
| 3. | Tartarus örneklerinin zorluklarının tahminlenmesi Estimating the difficulty of Tartarus instances Kaya Oğuzdoi: 10.5505/pajes.2020.00515 Sayfalar 114 - 121 Tartarus genetik programlamada sıkça kullanılan bir kıyaslama problemidir. Fakat zorluk ayarı özelliği henüz tam olarak araştırılmamıştır. Literatüre milyonlarca Tartarus örneği çalıştırdığımız önceki bir çalışmanın verilerini kullanarak zorluklarını tahmin edebilen bir denklemle katkıda bulunuyoruz. Yaklaşımımız denklemin içinde yer alan dört yeni metrik kullanıyor. Bu metrikler küme sayıları ve büyüklüklerine, kutuların kenarlardan uzaklığına, yazılım etmeninin etrafındaki kutuların sayısına ve etmenin en büyük kümeye varması için gereken hareket sayısına bağlıdır. Metriklerin katsayıları veriye genel doğrusal model ile uyarlanmış ve ortalama ~0.1 kadar bir hata başarısına ulaşılmıştır. Bu çalışma Tartarus probleminde bir değişiklik yapmadan problemin zorluğunu tahmin edebilen ilk çalışmadır. |
| 4. | Aort kapakçığının çok-kesitli bilgisayarlı tomografi görüntülerinden model-bağımsız otomatik bölütlenmesi Model-free automatic segmentation of the aortic valve in multislice computed tomography images Devrim Ünay, İbrahim Harmankaya, İlkay Öksüz, Rahmi Çubuk, Levent Çelik, Kamuran Kadipaşaoğludoi: 10.5505/pajes.2020.26817 Sayfalar 122 - 128 Bir veya birden fazla kalp kapakçığının etkilenebildiği kapakçık hastalıklarının etkin tedavisi için bu kapakçıkların onarılması ya da değiştirilmesini gereklidir. Kapakçıkların 2B/3B statik görüntülerinden elde edilecek bilgiyi tamamlayıcı bilgi içeren hastaya-özgü ve dinamik bir model bu girişimsel tedavi rehberlik edebilir. Bu amaçla bu çalışmada yeni bir otomatik model-bağımsız aort kapakçığı bölütleme yöntemi önerilmiş ve yöntemin doğruluğu aort kapakçığının kapalı anına ait geleneksel kontrastlı EKG-güdümlü çok-kesitli BT verisinden elde edilen uzman işaretlemeleri ile ölçülmüştür. Yöntemin başarısı 19 gerçek veride detaylı olarak değerlendirilmiş ve Hessian temelli sonucun üzerine bölge büyütme yaklaşımının performansının umut vadettiği ama bunun yanı sıra problemin zorluğunu göstermiştir. |
| 5. | EEG sinyallerinden bakılan görselin üretilmesi Generating the image viewed from EEG signals Gaffari Çelik, Muhammed Fatih Taludoi: 10.5505/pajes.2020.76399 Sayfalar 129 - 138 EEG sinyalleri kullanılarak engelliler için kontrol edilebilir tekerlekli sandalyelerin üretildiği veya yapılması düşünülen aktivitenin tahmin edildiği çalışmalara literatürde sıklıkla rastlanmaktadır. Genel olarak bu çalışmalarda elektroensefalografi (EEG) sinyalinin önceden belirlenen sınıflara aktarımı gerçekleştirilir. Bu çalışmalar EEG sinyalinin sınıflandırmasından ibarettir. Ancak son yıllarda yapay öğrenme alanında yaşanan gelişmelerle sınıflandırmadan öteye gidildiği, EEG sinyalinden bakılan görselin üretilebildiği görülmektedir. Klasik çekişmeli üretici ağlar (Generative adversarial networks-GAN) ve otomatik kodlayıcı (Auto encoder-AE) yaklaşımlarının kullanıldığı sınırlı sayıdaki bu çalışmalar incelendiğinde, EEG sinyallerinden kabaca görsellerin üretilebildiği görülmektedir. Bu çalışmanın özgün yönü, görsel üretim kabiliyetini arttıracak matematiksel yaklaşımlar içermesidir. Klasik GAN mimarileri üretilen görüntülerin çeşitliliğini sağlayabilmek için rastgele vektör girişini kullanırlar. Bu yaklaşım ile EEG sinyalinden üretilen görsellerin düşük kalitede olduğu gözlemlenmiştir. Önerilen yöntemde giriş iki kısım (kodlanmış EEG ve rastgelelik) olarak düşünülmüştür. EEG’nin kodlanması için değişken oto kodlayıcı (Variational auto encoder-VAE) ve fourier dönüşümü (FD) kullanılırken, rastgelelik için iki farklı yaklaşım önerilmiştir. Bu özgün GAN kullanımı, EEG sinyallerinden daha kaliteli görsel üretilmesini sağlamıştır. Bu kalitenin sayısal olarak anlaşılabilmesi için önceden eğitilmiş evrişimsel sinir ağları (ESA) kullanılmıştır. Yapılan deneysel çalışmalar neticesinde, klasik GAN ile EEG’den üretilen görsellerin başarım seviyesi %93 civarındayken, önerilen yaklaşımda bu seviyenin %95-%100 aralığına çıktığı görülmektedir. |
| 6. | Eşanlatım tespitinde eminlik faktörü modeli Certainty factor model in paraphrase detection Senem Kumova Metin, Bahar Karaoğlan, Tarık Kışla, Katira Soleymanzadehdoi: 10.5505/pajes.2020.75350 Sayfalar 139 - 150 Bu makalede, eşanlatımlı cümle çiftlerinin belirlenmesindeki belirsizlik problemi üzerinde durulmuştur. Eşanlatım cümleleri basitçe aynı olay ve/veya fikri farklı sözcük veya sözcüklerin farklı dizilişleri ile ifade eden cümle çiftleri/kümeleridir. Çalışmada eşanlatım tespitinde eminlik faktörü (EF) modelinin kullanılması önerilmiştir. EF modelinde kullanılmak üzere filtreleme yöntemi ile eşanlatım tespitinde başarılı olan öznitelikler (jenerik ve uzaklık tabanlı öznitelikler) belirlenmiş ve bu öznitelikler kümesi EF modelinde kanıtlar olarak kullanılmıştır. EF modeli Microsoft Eşanlatım derlemi üzerinde F1 ve doğruluk ölçekleri ile sınanmıştır. Yöntemin başarımı Bayes karar verme yaklaşımı ile kıyaslanmıştır. Deney sonuçları EF modelinin eşanlatım tespitinde Bayes modeline bir alternatif yöntem olduğunu göstermiştir. |
| 7. | Derin öğrenme yöntemleri ve kelime yerleştirme modelleri kullanılarak Parkinson hastalığının duygu analiziyle değerlendirilmesi The evaluation of Parkinson's disease with sentiment analysis using deep learning methods and word embedding models Feyza Cevik, Zeynep Hilal Kilimcidoi: 10.5505/pajes.2020.74429 Sayfalar 151 - 161 Parkinson hastalığı, hastanın yaşam kalitesini etkileyen, önemli sosyal ve ekonomik etkileri olan ve semptomların aşamalı görünümü nedeniyle erken teşhis edilmesi güç olan yaygın bir nörolojik hastalıktır. Parkinson hastalığının Twitter gibi sosyal medya platformlarında tartışılması, hastaların Parkinson hastalığının hem tanı hem de tedavi aşamasında birbirleriyle iletişim kurduğu bir platform sağlar. Bu çalışmanın amacı, derin öğrenme ve kelime yerleştirme modellerini kullanarak insanların Parkinson hastalığı ile ilgili duygu analizlerini değerlendirmek ve karşılaştırmaktır. Bildiğimiz kadarıyla, bu çalışma Parkinson hastalığını sosyal medya aracılığıyla kelime yerleştirme modelleri ve derin öğrenme algoritmaları kullanarak analiz etmek için yapılan ilk çalışmadır. Bu çalışmada, kelime yerleştirme modelleri olarak Word2Vec, GloVe ve FastText; Evrişimsel Sinir Ağları (CNN'ler), Tekrarlayan Sinir Ağları (RNN'ler) ve Uzun Kısa Süreli Bellek Ağları (LSTM'ler) derin öğrenme teknikleri olarak harmanlanmış ve sınıflandırma amacıyla kullanılmıştır. Kelime yerleştirme modelleri ve derin öğrenme algoritmaları kullanılarak Parkinson hastalığı hakkında kullanıcı yorumlarının duygularını analiz etmek amacıyla kapsamlı deneyler İngilizce Twitter veri kümesi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Deney sonuçlarında, Word2Vec kelime yerleştirme modelinin CNN derin öğrenme algoritmasıyla harmanlanması sonucu %75,12 doğruluk ile kayda değer bir sınıflandırma başarısı gözlemlenmiştir. Bu çalışma, hastaların gereksinimlerini anlamak için kelime yerleştirme modelleri ve derin öğrenme algoritmalarını kullanma etkinliğini ve Parkinson hastalarının ve yakınlarının duygularını sosyal medya aracılığı ile analiz ederek tedavi sürecine değerli bir katkı sağladığını göstermektedir. |
| 8. | Yapay bağışıklık sistemi ve veri madenciliği yöntemlerini kullanarak tedarikçi değerlendirmede gösterge paneli uygulama modeli Dashboard application model in supplier evaluation by using artificial immune system and data mining methods Yüksel Yurtay, Murat Ayanoğludoi: 10.5505/pajes.2020.54522 Sayfalar 162 - 172 Küreselleşme, bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler, rekabetin artmasına, üretim yöntemlerindeki amaçların farklılaşmasına neden olmaktadır. Hızla değişen ve farklılaşan ihtiyaçların karşılanabilmesi, üretim yapan işletmeleri, teknolojik olarak yenilenmek ile karşı karşıya bırakmıştır. Özellikle elektronik ortamlarda biriken verinin kullanımı ve bilgiye erişimin kolaylaşması, işletmeleri, bilgisayar sistemleri ve üretim yönetimi noktasında gözden geçirmeye zorlamaktadır. Üretim yapan işletmelerin karar alma süreçlerinde, ihtiyaç duyulan bilgiyi karşılayabilmesi için, veri tabanlarında analiz edilen verilerin görselleştirilmesi, uygun bir çözüm olarak ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda gösterge paneli, özellikle üretim yapan işletmeler için, hızlı ve doğru karar alma noktasında, iyi bir destek aracı olarak görülmektedir. Bu makale, gösterge paneli başlığı altında, yapay bağışıklık sistemi ve veri madenciliği tekniklerini kullanarak, üretim yapan işletmelerde biriken verilerin analizi ve paylaşımı için, yeni bir model yaklaşımı sunar. Modelde, klonal seçim algoritması ile veriler çoğaltılır ve eğitilir. Analiz aşamasında k-means algoritması ile veriler kümelenir. Ağırlıklı ortalama ile performans göstergeleri hesaplanarak, veriler görselleştirilir. Elde edilen görseller, gösterge paneli kuralları ile karar vericilere destek olan, bir uygulama ile paylaştırılır. Yaklaşımımız, veri koleksiyonları birleştirmek, çözümlemek ve görselleştirmek için yeni bir yaklaşım modeli sunar. |
| 9. | Enerji hasadı yapan düğümlerin bulunduğu telsiz duyarga ağlarının yaşam süresini arttıran yeniden oluşturulabilen bir dağıtık bağlı baskın küme algoritması A new reconstructable distributed connected dominating set algorithm for extending the lifetime of wireless sensor networks including energy harvester nodes Elif Haytaoğlu, Ömer Güleç, Mustafa Tosundoi: 10.5505/pajes.2020.83030 Sayfalar 173 - 186 Telsiz duyarga ağları sağlık, ziraat, güvenlik ve eğlence gibi çeşitli alanlarda fayda sağlamaktadır. Bu ağları oluşturan düğümlerin enerji kaynaklarının kısıtlı olmasından dolayı enerjilerini etkin bir şekilde kullanmaya yönelik çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalarda genel olarak, düğümlerin nöbetleşe sıra ile çalışması ya da sistemde enerji etkin bir iletişim omurgası kullanılması üzerinde durulmuştur. Telsiz duyarga ağlarında iletişim omurgası olarak genellikle bağlı baskın kümeler kullanılmaktadır. Ayrıca, kendi enerjisini üreten düğümlerin de telsiz duyarga ağı sistemlerinde kullanılarak bu sistemlerin yaşam süresinin arttırılması literatürdeki bazı çalışmalarda düşünülmüştür. Bu çalışmada telsiz duyarga sistemlerinin en büyük problemlerinden olan enerji sorunu incelenerek güneş panellerinden kendi enerjisini üretebilen ve üretemeyen düğümlerin olduğu telsiz duyarga ağlarının yaşam sürelerinin arttırılması için yeniden kullanılabilen yeni bir dağıtık bağlı baskın küme algoritması önerilmiştir. Bir düğümde veya düğümlerin bazılarında enerji tükenmesi gerçekleştiğinde belirli bir miktar beklenerek, çalışan düğümlerde bir kopma gerçekleşmemişse önerilen algoritma tekrar çalıştırılmaktadır. Önerilen algoritma, telsiz duyarga ağ alanında sıklıkla kullanılan Cooja tabanlı SensEH benzetim ortamında uygulanmıştır. Önerilen algoritma ve rakip algoritma oluşturulan bağlı baskın kümelerin kullanıldığı sistemlerdeki yaşam süreleri ile algoritmaların zaman ve enerji tüketim maliyeti kapsamlı benzetim analizleri ile incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre önerilen algoritmanın toplam yaşam süresini rakip algoritmaya göre yaklaşık olarak iki katına çıkartabildiği görülmüştür. |
| 10. | Olası İstanbul depreminin hasarlarının gözlenmesi için İHA rotalama probleminin bir genetik algoritma ile eniyilenmesi The optimization of UAV routing problem with a genetic algorithm to observe the damages of possible Istanbul earthquake Muhammed Halat, Omer Ozkandoi: 10.5505/pajes.2020.75725 Sayfalar 187 - 198 Bu çalışmada, olası İstanbul depremi sonrası oluşabilecek hasarları havadan gözlemlemek için ilk 24 saat içerisinde İstanbul’dan kaldırılan bir İHA’nın hangi rotada uçması gerektiği problemi ele alınmıştır. Problemde, İstanbul üzerinde İHA’nın ziyaret edebileceği 230 aday grid nokta belirlenmiş ve her aday nokta için noktanın deprem riski ağırlığı ile nüfus yoğunluğunu birleştiren ağırlık değerleri belirlenmiştir. Problemde en fazla sayıda aday noktanın ağırlığını toplayacak şekilde İHA’nın menzil kısıtı altında rotalanması amaçlanmıştır. Tanımlanan bu problem, literatürdeki Oryantring problemine uyarlanmıştır. Oryantring problemi NP-zor bir problem olduğundan dolayı, problemin çözümü için probleme özgü bir genetik algoritma ve bir tavlama benzetimi algoritması geliştirilmiştir. Algoritmaların parametreleri deneyler ile ayarlanmıştır. Gerçek hayata uygun olarak deprem sonrası İHA’nın kalktığı havalimanı ile günlük ziyaret (veya görüntü sayısı) durumlarını kapsayan 15 farklı senaryo oluşturulmuş ve senaryolar ILOG ile kesin ve geliştirilen metasezgisel algoritmalar ile yaklaşık olarak çözülmeye çalışılmıştır. 15 senaryonun 2’sinde optimal çözüm bulunmuş olup diğer senaryolar için genetik algoritma daha iyi sonuçlar elde etmiş ve kabul edilebilir CPU süreleri içinde problemi çözebilmiştir. |
| 11. | Güç sisteminde meta-sezgisel algoritmalarla güç kaybı ve gerilim kararlılığı optimizasyonu Power loss and voltage stability optimization with meta-heuristic algorithms in power system Serkan İşcan, Orhan Kaplan, Gürcan Lokmandoi: 10.5505/pajes.2020.84152 Sayfalar 199 - 209 Bir güç sisteminde, gerilim genlikleri ve güç değerleri bilinen baralar kullanılarak sistemde yer alan diğer baraların gerilim genliklerinin, faz açı değerlerinin ve iletim kayıplarının hesaplanmasına güç akışı problemi veya yük akışı problemi denir. Her geçen gün artan tüketim ve yeni enerji kaynaklarının güç sistemine bağlanması güç akış problemini daha karmaşık hale getirmektedir. Güç akışı problemi hem elektrik üretimi hem de iletimi için büyük önem taşımaktadır, çünkü gelecekte sisteme bağlanabilecek yüklerin planlanması ve mevcut iletim hatlarının tam kapasite ile kullanılması bu sorunun çözümüne dayanmaktadır. Sistemin doğasından kaynaklanan bu doğrusal olmayan problemin çözümünde geleneksel olarak nümerik çözümler kullanılmıştır. Bununla birlikte, daha sonra geliştirilen optimizasyon teknikleri ve arama algoritmaları güç akışı probleminin çözümünde daha iyi sonuçların elde edilebileceğini göstermektedir. Bu çalışmada, Matlab yazılımı kullanarak oluşturan IEEE-14 bara parametrelerine sahip güç sistemine, güç akışı problemini optimize etmek için Yapay Arı Kolonisi (ABC), Gri Kurt (GWO) ve Parçacık Sürüsü Optimizasyonu (PSO) algoritmaları uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda, model güç sisteminin gerilim genliği, faz açısı, aktif güç kaybı değerleri ve algoritmaların hesaplama süreleri karşılaştırılmıştır. |
| 12. | Asenkron motorun stator q-eksen gerilimini kullanan alan yönlendirmeli vektör kontrollü gerilim sensörü kullanmadan sensörsüz hız tahmini Stator q-axis voltage error based sensorless speed estimation of field oriented vector controlled induction motor without using voltage transducer Sadık Özdemirdoi: 10.5505/pajes.2020.68252 Sayfalar 210 - 219 Bu çalışmanın amacı, asenkron motorlar (ASM) için sensörsüz, dolaylı, alan yönlendirmeli vektör kontrollü bir hız tahmin yönteminin geliştirilmesidir. Önerilen yöntem, yeni bir Model referans adaptif sistemdir(MRAS) ve motorun hızını hesaplamak için sadece kararlı hal alan yönlendirme durumunda stator q-eksen gerilim denklemine ihtiyaç duyar. Hesaplanan gerilim doğrudan kontrol algoritması içerisinde üretilen q-ekseni referans gerilimi ile karşılaştırıldığından, bu yöntem bir referans modele ihtiyaç duymaz, ayrıca gerilim sensörü gereksinimini ortadan kaldırır. Bu basit denklemde herhangi bir rotor parametresi yoktur ve bu sistemin rotor parametrelerinin değişimine karşı bağışıklık kazandırır. Dahası, bu basitleştirilmiş hesaplama akı tahmini gerekliliğini ortadan kaldırdığı için yöntem saf entegrasyon sorunlarına karşı daha az duyarlıdır. Böylece önerilen MRAS çok düşük ve sıfır hızlarda oldukça doğru hız tahmini yapabilir. Ayrıca, önerilen MRAS yöntemi gerilim sensörü gereksinimini ortadan kaldırmaktadır. Bu sayede özellikle düşük hızlarda gerilim sensörünün ölçüm gürültülerinin sebep olabileceği tahmin hatalarının önüne geçilmiş ve sistemin düşük ve sıfır hız performansları iyileştirilmiş olmaktadır. Bu çalışmada simülasyon çalışmaları MATLAB / SIMULINK ortamında tamamlanmıştır. |
| 13. | İHA ağları için uyarlanabilir, dengeli ve enerji verimli kümeleme mekanizması An adaptive, balanced and energy efficient clustering mechanism for UAV networks Sedat Görmüş, Harun Emre Kırandoi: 10.5505/pajes.2020.53059 Sayfalar 220 - 228 İnsansız hava araçları(İHA), hem sivil hem de askeri olmak üzere birçok alanda yaygın olarak kullanılmaktadır. Özellikle sivil uygulama alanlarında hem ekonomiklik hem de kolay temin edilebilirlikleri sayesinde küçük ölçekli İHA'lar tercih edilmektedir. Ancak bu araçlar bazı uygulamalarda tek başına kullanıldığında yetersiz kalmaktadır. Mini İHA’lardaki bu yetersizlik çoğu durumda kısıtlı enerji ve taşıma kapasitesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu soruna çözüm olarak birden fazla İHA’ların birleşmesiyle oluşturulan sürü İHA ağları önerilmiştir. Böylelikle bu ağlarda bulunan İHA’lara farklı görevler verilerek bu yetersizliğe çözüm önerisi sunulmuştur. Bu ağların birçok avantajları olmasıyla birlikte zorlukları da bulunmaktadır. Bu zorluklar sırasıyla enerji kısıtı, düşük güçlü ve kayıplı kablosuz haberleşme arayüzü ve düşük faydalı yük taşıma kapasitesi olarak karşımıza çıkar. Bu çalışmada, insansız hava aracı sürüleri için uyarlanabilir, dengeli ve enerji verimli yeni bir kümeleme mekanizması önerilmiştir. |
| 14. | Çoklu banda sahip mikroşerit antenlerde boyut optimizasyonunun derin öğrenme yöntemleri ile gerçekleştirilmesi Dimension optimization of multi-band microstrip antennas using deep learning methods Umut Özkaya, Levent Seyfi, Şaban Öztürkdoi: 10.5505/pajes.2020.23471 Sayfalar 229 - 233 Elektromanyetik frekans spektrumu farklı alt frekans bantlara ayrılmıştır. Bu alt frekans bantları, farklı uygulamalar için tahsis edilmiştir. Günümüzde çoklu alt frekans bantlarında çalışan cihazlar önemli avantajlar sağlamaktadır. Cihazlar, çoklu frekans bantlarında çalışması için anten yapılarına ihtiyaç duyar. Mikroşerit antenler, boyutlarının küçük olması, taşınabilir yapıları ve diğer sistemlere kolay bir şekilde entegre olması ile öne çıkan anten yapıları olmuştur. Bu çalışmada, çoklu frekans bantlarında çalışabilen mikroşerit anten yapısı tasarlanmıştır. Aynı zamanda, tasarlanan antenin optimizasyonunu daha kısa sürede sağlamak için anten boyutlarının optimizasyonunda derin öğrenme yöntemleri ile kullanılmıştır. Tasarlanan anten yapısının çalışma frekansları elde edilen sonuçlarda görüldüğü üzere C ve X bandında çalışmaktadır. IEEE Standartlarına göre C bandı 4 GHz ile 8 GHz arasında ve X bandı 8 GHz ile 12 GHz frekans aralığı olarak belirlenmiştir. Önerilen anten yapısında, çoklu bant yapılarında çalışma özelliği, C-şekilli anten dizisi vasıtasıyla elde edilmiştir. Optimizasyon işleminde kullanılacak olan derin öğrenme yöntemlerinde ise beş farklı Uzun Kısa Süreli Bellek (UKSB) modeli kullanılmıştır. Derin öğrenme yöntemlerinin en önemli avantajı, zorlu ve zaman alıcı problemlerin çözümünde gerekli özellikleri kendi öğrenme yeteneği ile belirleyerek tatmin edici sonuçlar elde etmesidir. Bu kapsamda 52 adet anten verisi üretilmiştir. Eğitim sürecinde 40 adet ve test aşamasında ise 12 adet veri kullanılmıştır. Test verilerinde elde edilen en düşük Ortalama Karesel Kök Hata (OKKH) performansı, UKSB-1 + kaçınma katmanı-1 + UKSB -2 + kaçınma katmanı-2 ile 1,0161 hata değeri olarak belirlenmiştir. Önerilen yöntemle elde edilen sonuçlar High Frequency Simulation Software (HFSS) programında değerlendirilmiştir. Elde edilen deneysel sonuçlar değerlendirildiğinde derin öğrenme modelinin üretmiş olduğu sonuçlar ile test verilerinin birbirine çok yakın olduğu gözlemlenmiştir. |
| 15. | Yeni bir Julia tabanlı sistem tanımlama dili ve benzetim ortamı: JuSDL A novel Julia based system description language and simulation environment: JuSDL Zekeriya Sarı, Serkan Güneldoi: 10.5505/pajes.2020.03591 Sayfalar 234 - 243 Bu çalışmada, Julia programlama dili tabanlı bir tanımlayıcı sistem dili ve amaca yönelik hızlı ve etkili sistem benzetimlerine ve çevrimiçi ve çevrimdışı çözümlemelerine olanak sağlayan bir benzetim ortamı geliştirilmiştir. Geliştirilen benzetim ortamında ayrık zamanlı ya da sürekli zamanlı, statik ya da dinamik sistemlerin benzetimleri mümkündür. Özellikle, adi, rastgele adi, rassal, cebirsel, gecikmeli türev denklemleri ve ayrık fark denklemleri gibi çok farklı denklem türleri ile modellenen dinamik sistemlerin benzetimi yapılabilmektedir. Benzetim sırasında modelin bağlantıları üzerinden akan veri çevrimiçi ve çevrimdışı olarak işlenebilmekte ve özelleşmiş çözümlemeler yapılabilmektedir. Bu çözümlemelerin, standart Julia kütüphanesi ya da çeşitli Julia paketleri kullanılarak kolaylıkla tanımlanabilecek eklentiler ile de zenginleştirilmesi mümkündür. Benzetim model bileşenlerinin bireysel ve örnekleme zaman aralıklarında eşzamanlı ve paralel evrilmesi ile yapılır. Bileşenlerin birbirinden bağımsız evrilmesi farklı matematiksel denklemler ile ifade edilen bileşenlerden oluşan modellerin benzetimine olanak sağlarken; bileşenlerin eşzamanlı ve paralel evrilmesi ise benzetim hızını artırmaktadır. |