| 1. | Kapak-İçindekiler Cover-Contents Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri DergisiSayfalar I - V |
| 2. | Siyah çay, yeşil çay ve tarhun çayı kullanarak bakır oksit nanoparçacıkların yeşil sentezi ve metilen mavisi için fotokatalitik aktivitelerinin araştırılması Green synthesis of copper oxide nanoparticles using black, green and tarragon tea and investigation of their photocatalytic activity for methylene blue Nurşah Kütük, Sevil Çetinkayadoi: 10.5505/pajes.2022.47037 Sayfalar 954 - 962 Bu çalışmada, bakır oksit nanopartiküller (CuO-NP'ler), siyah çay (BT), yeşil çay (GT) ve tarhun çayı (TT) sulu ekstraktları kullanılarak biyosentez yoluyla elde edildi. Bitkilerin yapraklarından elde edilen ekstrelerin indirgeme mekanizmasına etkisi araştırılmıştır. Bitkilerden elde edilen ekstraktlarda indirgeyici ajan olarak kullanılan polifenol miktarı Folin-Ciocalteu'nun yöntemine göre belirlendi. BT, GT ve TT ekstrelerinin toplam fenolik asit miktarları sırasıyla 59.18, 42.81 ve 49.83 mg / L olarak bulundu. Bu özütler kullanılarak sentezlenen CuO-NP'lerin özellikleri UV-görünür spektroskopi, Fourier kızılötesi dönüşüm spektroskopisi (FTIR), Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM), Enerji Dağıtıcı X-ışını spektroskopisi (EDX) ve Atomik Kuvvet Mikroskobu (AFM) analizi ile incelenmiştir. Ayrıca hazırlanan CuO-NP'ler metilen mavisi (MB) gideriminde fotokatalizör olarak kullanılmıştır. AFM sonuçlarına göre, CuO-NP'lerin ortalama boyutu 10 ila 12 nm arasında belirlendi. Fotokatalitik aktivite ile ilgili olarak, BT, GT ve TT'den hazırlanan CuO-NP'ler sırasıyla 360 dakikada% 89,% 87 ve % 90 oranında boyayı giderdi. Fotokatalitik giderim çalışmasında reaksiyon kinetiği sıfır, birinci ve ikinci dereceden kinetik ile incelendi. |
| 3. | Mikrodalga gücünün mikrodalgada kurutulmuş Eucalyptus camaldulensis Dehnh. yapraklarının kuruma davranışı ve uçucu yağ verimi üzerine etkisi Effect of microwave power on drying behavior and essential oil yield of microwave dried Eucalyptus camaldulensis Dehnh. leaves Behlül Ertuğrul Şengül, Emir Tosundoi: 10.5505/pajes.2022.43247 Sayfalar 963 - 970 Bu çalışmada, Okaliptüs camaldulensis Dehnh. yapraklarının mikrodalga kurutulması bu esnada mikrodalga gücünün kuruma davranışı, kuruma hızı, kuruma süresi, kuruma kinetiği, nem diffüzivitesi, enerji tüketimi ve uçucu yağ verimi üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yapraklar dört farklı mikrodalga güç seviyesinde (180, 360, 600 ve 720 W) kurutulmuştur. Sonuçlar, artan güç seviyelerinin kuruma süresini azalttığını ve kuruma hızının arttığını göstermiştir. Deneysel veriler, yaygın olarak kullanılan dokuz ince tabaka kurutma kinetiği modeline uydurulmuş ve Page modelinin kurutma eğrilerine uyan en iyi model olduğu bulunmuştur. Efektif nem diffüzivitesi 2.36×10-11 - 11.45×10-11m2/s aralığında bulunmuştur. Artan mikrodalga gücü, nem yayılımında bir artışa yol açmıştır. Aktivasyon enerjisi Arrhenius denklemine göre 7.4225 W/g olarak belirlenmiştir. Spesifik enerji tüketimi 8.56 ile 9.93 kWh/kg arasında değişmektedir. Maksimum uçucu yağ verimi, 180 W mikrodalga gücünde kurutulan yapraklardan elde edilmiştir. |
| 4. | Farklı ağır metal oksitler içeren yeni geliştirilen baryum-borotellurit camının Phy-X/PSD programı kullanılarak LAC ve HVL değerlerinin hesaplanması Calculation of LAC and HVL values of newly developed barium-borotellurite glass containing different heavy metal oxides using Phy-X/PSD Recep Kurtulus, Taner Kavasdoi: 10.5505/pajes.2021.74184 Sayfalar 971 - 976 Bu çalışma, %2.5 mol farklı ağır metal oksitler (HMO'lar), X2O3 (X: Bi, Gd, La, Sm) ile güçlendirilmiş baryum-borotellurit (BBT), 20BaO-20B2O3-60TeO2 camının doğrusal zayıflatma katsayısı (LAC) ve yarı-değer katmanı (HVL) olarak radyasyon zırhlama özelliklerini incelemiştir. Bu amaçla, teorik hesaplamalar için yeni geliştirilen Phy-X/PSD programı uygulanarak beş farklı cam sistemi (BBT: referans, BBTB: Bi2O3, BBTG: Gd2O3, BBTL: La2O3 ve BBTS: Sm2O3) araştırılmıştır. Doğrusal zayıflatma katsayısı (LAC) ve yarı değer katmanı (HVL) 0.015 ila 15 MeV foton enerjilerinde bulundu. Sonunda, bulguları anlamlandırmak için bazı ağır betonlar ve ticari radyasyon koruyucu camlarla karşılaştırıldı. Yeni geliştirdiğimiz BBT sistemimizde HVL kalınlıklarını azaltırken, tüm HMO'ların ilavesinin LAC'nin artmasına katkıda bulunduğu söylenebilir. Özellikle BBTB camı, radyasyondan korunmada en iyi etkinliği sağladı. Ayrıca BBTB cam sistemi, ticari olarak bulunan camlarla rekabet edebilir, ve hatta kurşun oksit içeren camları geçmeyi başarabilir. Bu çalışma, farklı HMO'lara sahip BBT camlarının radyasyondan korunma uygulamalarında etkili bir şekilde kullanılabileceğini ortaya koymuştur. |
| 5. | Çok değişkenli proseste doğrusal olmayan GPC ve kesikli-zaman PID'nin deneysel performansı: Atık yemeklik yağdan biyodizel sentezinde tepkimeli damıtma kolonunun sıcaklık kontrolünde NARIMAX ve ARX modelleri Experimental performances of nonlinear GPC and discrete–time PID in multivariate process: NARIMAX and ARX models in temperature control of reactive distillation column in synthesis of biodiesel from waste cooking oil Mehmet Tuncay Çağatay, Süleyman Karacandoi: 10.5505/pajes.2022.75570 Sayfalar 977 - 986 Genelleştirilmiş Öngörülü Kontrol (GPC), çok değişkenli prosesi etkili bir şekilde kontrol edebilme avantajına sahip popüler bir Model Öngörülü Kontrol algoritmasıdır. Bu çalışmada, atık yemeklik yağdan kalsiyum-oksit katalizörlü biyodizel sentezinde tepkimeli damıtma kolonu prosesinin, NARIMAX model tabanlı doğrusal olmayan GPC ve ARX model tabanlı kesikli-zaman PID kontrol ile deneysel sıcaklık denetimi incelenmiştir. Deneyler öncesinde, tüm parametrelerin sıcaklık ve biyodizel mol kesri üzerine etkileri HYSYS simülasyonu ile analiz edilmiştir. Müteakiben, WCO akış hızı ve kazan ısı yükü ayar değişkenleri ve MATLAB'da geliştirilen algoritmalar ve kodlar yardımıyla denetim çalışmaları gerçekleştirilmiştir. SISO deneylerinde, ilgili ayar değişkeni ile kontrol edilen her bir bölgede önemli seviyede yakınsak sıcaklık cevapları elde edilmiştir. MIMO deneyler açısından ise, ayırımsız doğrusal olmayan GPC haricinde, önerilen tüm yöntemlerde en nihayetinde ayar noktalarına yakınsama olduğu tespit edilmiştir, ancak en iyi performans, daha az şiddetli etkileşim, salınım göstermeyen, daha küçük yerleşme zamanı, daha düşük IAE ve ISE’ye sahip ayırımlı doğrusal olmayan GPC ile elde edilmiştir. |
| 6. | Kristal Şeker üretiminde ÇDR, YSA ve ANFIS ile parametre tahmini Parameter estimation in Crystal Sugar production With MLR, ANN and ANFIS Fatma Erdemdoi: 10.5505/pajes.2022.05024 Sayfalar 987 - 992 Şeker üretim süreci, birçok değişkenin etkileşim içinde olduğu karmaşık bir süreçtir. Karmaşık süreçlerin maliyet ve zaman gereksinimleri, bilgisayar tabanlı modelleme teknikleri ile azaltılmakta ve elde edilen ürün kalitesi ile ilgili gerekli aksiyonlar zamanında alınabilmektedir. Bu çalışmada şeker üretimi için kalite kontrol kriterlerinden biri olan çözelti rengi, kristalizasyon aşaması için çoklu doğrusal regresyon (MLR), yapay sinir ağı (YSA) ve uyarlanabilir sinirsel bulanık çıkarım sistemi (ANFIS) ile tahmin edilmiştir. Üretim verileri (brix, saflık, pol, pH, kül, renk ve vakum sıcaklığı) Ankara Şeker Fabrikası Genel Müdürlüğü'nden alınmıştır. Duyarlılık analizi sonucunda kül, renk ve vakum sıcaklığının tahmin edilen çıktı üzerinde en etkili parametreler olduğu belirlenmiş ve model girdi değişkenleri olarak tanımlanmıştır. Model performans kriteri olarak R ve MSE değerleri kullanılmıştır. ANFIS, MLR ve ANN'den daha iyi tahmin performansı göstermiştir, R= 0.99. |
| 7. | Fonksiyonel gruplu polistirenlerin fotolitografik özelliklerinin incelenmesi Evaluation of photolitographic properties of functional groups containing polystyrenes Alaaddin Ceritdoi: 10.5505/pajes.2022.00345 Sayfalar 993 - 1000 Bu çalışmada farklı molekül kütleli PS’lerin fonksiyonel modifikatörlerle (maleik anhidrit (MA) ve asetik anhidrit (AA)), BF3O(C2H5)2 katalizörlüğünde optimum reaksiyon şartlarında kimyasal modifikasyonu yapılmış ve aromatik halkasına aktif fonksiyonel gruplar (MAPS: -CO–CH=CH-COOH ve AAPS: –CO-CH3) bağlanmıştır. Sentezlenen modifiye PS’lere bağlanan karboksil ve asetil grupların yapısına bağlı olarak fotolitografik özellikleri, çözünürlük tayini ve FT-IR analizi ile incelenmiş ayrıca sensibilizatör-aktivatör borneol maddesinin fotolitografik özellikler üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Sonuçta optimum reaksiyon şartları PS: modifikatör mol oranı 1: 0,2; modifikatör: katalizör mol oranı 1: 1 olarak bulunmuş ve düşük molekül ağırlıklı PS’lerin yapısına daha fazla fonksiyonel grup bağlandığı tespit edilmiştir. Modifiye PS’lerin toluende PS’ye göre daha az çözündüğü (sırasıyla %70,04 ve %85,48) tesbit edilmiştir. Işınlamadan sonra yapılan çözünürlük testlerinde en iyi değer %54,51 ile MAPS’den elde edilirken AAPS’nin çözünürlük değerlerinde dikkate değer bir değişim olmamıştır (%83,46). Borneol maddesinin ilavesinden sonra yapılan ışınlama işlemiyle MAPS’nin çözünürlük değeri %49,67’ye kadar düşerken, AAPS’nin çözünürlük değerlerinde önemli bir değişim olmamıştır (%84,50). Ayrıca MAPS’lerde ışınlama süresine bağlı olarak çözünürlük değerlerinde azalma gözlemlenirken bu durum AAPS’lerde görülmemiştir. UV ışınlama sonrasında MAPS’lerin çözünürlüğündeki azalma MAPS’lerin ışığa duyarlılık özelliği gösterdiğini ve ışınlama etkisiyle çapraz bağlanma yeteneğine sahip negatif fotorezist olduğunu göstermiştir. Borneol’ün de fotorezist özelliği desteklediği görülmüştür. AAPS’ler ise PS’ye göre daha düşük çözünürlük değerleri vermesine karşın UV-ışınlamadan sonra çözünürlük değerlerinde dikkate değer bir değişiklik görülmemiş ve AAPS’lerin fotorezist özellik göstermediği belirlenmiştir. |
| 8. | Farklı dioktil tereftalat (DOTP) sentez reaksiyonları ve DOTP ile plastikleştirilmiş PVC'nin özellikleri üzerine kısa derleme A mini-review on different synthesis reactions of dioctyl terephthalate (DOTP) and properties of DOTP plasticized PVC Aycan Altun, Mehmet Ferdi Fellahdoi: 10.5505/pajes.2021.48840 Sayfalar 1001 - 1013 PVC, yaygın olarak tercih edilen termoplastiklerden biridir. Plastikleştirici katkı maddeleri veya plastikleştiriciler, PVC'de dipol bağlar arası etkileşimi kırmak ve genel olarak PVC'yi yumuşatmak için kullanılmaktadır. Plastikleştiricilerin elektrik konektörleri, vinil zemin kaplamaları, vinil su tutucuları, oyuncaklar, şişe kapakları, medikal cihazlar gibi pek çok uygulaması bulunmaktadır. Plastikleştiricilerin büyük çoğunluğunu çevreye zararlı ftalatlar oluştursa da, Dioctyl tereftalat (DOTP), ftalat içermeyen bir plastikleştirici olarak bilinir. Endüstride tercih edilen plastikleştiricilerden biri olan DOTP, aromatik bir tereftalattır. DOTP'nin doğrudan esterleştirme ve transesterleşme olmak üzere iki ana üretim yöntemi bulunmaktadır. Bu derlemede, DOTP plastikleştiricinin farklı sentez reaksiyonları özetlenmiştir. Literatürde, çalışmalar genellikle farklı katalizör, çözücü, reaktan oranları ve sıcaklık, basınç, reaksiyon süresi gibi reaksiyon koşullarına odaklanmaktadır. Atık PET ürünlerinden DOTP sentezlemek çevre dostu bir üretim yöntemidir. Ayrıca, başlıca migrasyon, mekanik ve termal özellikleri olmak üzere DOTP ile plastikleştirilmiş PVC'nin özellikleri ele alınmıştır. Sonuçlara göre, DOTP, PVC ile yüksek uyumluluğa sahiptir ve DOTP ile Plastikleştirilmiş PVC iyi migrasyon, mekanik ve termal özellikler sergilemektedir. DOTP, iyi özelliklere, düşük üretim maliyetine ve düşük toksisiteye sahip olmasından dolayı gelecek vaat eden bir plastikleştiricidir. |
| 9. | Bir boyahanede patlayıcı ortam oluşumunun standartlara göre incelenmesi Evaluation of explosive atmosphere in a paint shop according to standards Fatma Oğuz Erdoğan, Okan Dumandoi: 10.5505/pajes.2022.88027 Sayfalar 1014 - 1022 Endüstrinin pek çok dalında boyahane alanlarında boyama prosesi yer almaktadır. Bu proseste çok çeşitli tehlikeli kimyasallar kullanılmakta olup söz konusu kimyasalların yanıcılık, parlayıcılık ve alevlenebilirlik gibi özelliklerinden kaynaklı patlamalar meydana gelmekte ve ciddi ve ölümcül sonuçlar doğurabilmektedir. Patlayıcı ortam oluşturma ihtimali olan durumların değerlendirilerek riskin kontrol edilmesine yönelik tüm çalışmalar ulusal mevzuatın öngördüğü şekilde “Patlamadan Korunma Dokümanı (PKD)” çerçevesinde ele alınarak yapılmaktadır. Patlayıcı ortamların belirlenmesinde ulusal ve uluslararası standartlarla ortaya konulan kavramlara, hesaplamalara ve diğer teknik düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Patlamadan Korunma Dokümanının temeli patlayıcı ortamın türünün ve boyutunun belirlenmesi aşamaları oluşturmaktadır. Bu çalışmada yerel bir işletmede yer alan boyahanede karşılaşılan en önemli tehlikelerden biri olan gaz patlaması riskine ilşkin olarak olası tehlikeli bölgelerin tespit edilmesi için öncelikle proseste kullanılan yanıcı sıvı kimyasal maddelerin patlamaya sebep olabilecek fiziksel özellikleri ve bu kimyasalların işletmedeki yayılma kaynakları belirlenmiştir. Sonrasında bu proseste patlayıcı ortam oluşmasına sebep olabilecek sıvıların prosesteki hız ve debileri önceden belirlenmiş ve TSE EN 60079-10-1 standardı ile ortaya çıkan kısıtlar kapsamında detay düzenlemeler içeren İtalya milli standardı (uygulama kılavuzu) CEI 31-35 kullanılarak tehlikeli bölge türü ve bu bölgenin boyutu belirlenmiştir. İşletmeye patlayıcı ortamda kullanılabilecek ekipmanların belirlenmesi dahil kontrol ve güvenlik tedbirlerinin kararlaştırılması ile ilgili önerilerde bulunulmuştur. |
| 10. | Sol-jel yöntemi kullanarak aloe vera içerikli mikrokapsül aktarılan kumaşların antibakteriyel ve koku salım özellikleri Fragrance release and antibacterial features of fabrics applied microcapsules containing aloe vera oil via sol-gel process Nurhan Onar Camlibel, Murat Can Berberoglu, İlker Kandemirdoi: 10.5505/pajes.2021.16142 Sayfalar 1023 - 1029 Bu çalışmada kompleks koaservasyon yöntemi ile aloe vera içeren mikrokapsüller %92 verimle üretilmiştir. Bu üretim aşamasında katyonik ve anyonik polimer olarak sırasıyla jelatin ve arap zamkı, yüzey aktif madde olarak sodyum dodesil sülfat ve çapraz bağlayıcı ve kılıf sertleştirici madde olarak gluteraldehit kullanılmıştır. Optik mikroskop ile küresel kapsüllerin varlığı gösterilmiştir. Elde edilen mikrokapsüller sırasıyla çapraz bağlayıcı olarak silan içerikli başlatıcı maddeler ve dimetildihidroksietilen üre kullanarak sol-jel yöntemi ve konvansiyonel yöntemle pamuklu kumaşlara aktarılmıştır. Kumaşlar 100 oC’de 5 dk. kurutulduktan sonra 120 oC’de 4 dk. fikse edilmiştir. İki farklı yönteme göre mikrokapsül aktarılan kumaşların koku salım özelliklerinin kullanım (4 hafta), yıkama ve aşınma dayanımı subjektif yöntemle değerlendirilmiştir. Sol-jel yöntemi ile mikrokapsül aktarılan kumaşların koku salım özelliklerinin kullanım ve aşınma dayanımlarının konvansiyonel yönteme göre mikrokapsül aktarılan kumaşlara göre geliştiği tespit edilmiştir. Ayrıca aloe vera yağı içerikli mikrokapsül içeren nanosoller ile kaplanan kumaşların S. aureus bakterisine karşı etkin antibakteriyel aktivite gösterdiği saptanmıştır. |
| 11. | Ham ve geri dönüştürülmüş pamuk ipliğinden üretilmiş bezayağı ve dimi dokuma kumaşların fiziksel özellikleri Physical properties of plain and twill woven fabrics produced from carded and recycled cotton yarn Gülşah Pamuk, Esra Zeynep Yıldızdoi: 10.5505/pajes.2021.26930 Sayfalar 1030 - 1035 Pamuk, giyim ve moda endüstrisinde önde gelen doğal liflerden birisidir. Bu yüksek talebin nedenlerinden biri, pamuğun doğal kaynaklardan elde edilen, biyolojik olarak parçalanabilen bir elyaf olmasından ötürü çevre açısından güvenli bir ürün olduğu inancıdır. Bununla birlikte, düşünülenin aksine, pamuk elyafının hem yetiştirme hem de işleme sırasında bazı ekolojik sakıncaları da bulunmaktadır. Sentetik polimerlerden elde edilen polyester gibi liflerin geri dönüşümü uzun bir süreden beri yaygın olarak uygulanmaktadır. Atıklardan elde edilip markalanan bazı sentetik iplikler de mevcuttur. Ancak geri dönüşüm oranları ele alındığında, pamuk liflerinde sentetik liflerde olduğu gibi yüksek bir oran ile karşılaşılmamaktadır. Bu durumun nedenlerinden biri, geri dönüştürülmüş veya geri kazanılmış pamuk ürünlerinin kalitesinin yetersiz olduğu görüşüdür. Bu çalışmanın amacı, geri kazanılmış iplikten üretilen pamuklu dokuma kumaşların çeşitli mekanik özelliklerini, karde pamuk ipliğinden elde edilenlerle karşılaştırmak ve bu sayede geri kazanılmış pamuk liflerinin giyim endüstrisindeki potansiyeline dikkat çekmektir. Bunun yanı sıra, çalışmada pamuk yetiştirme ve işlemenin ekolojik sakıncaları ile tekstil endüstrisinin pamuk geri kazanım sürecinde üstesinden gelmesi gereken mevcut zorluklar da ele alınmıştır. |
| 12. | Dondurarak ve vakumla kurutulmuş mürdüm eriklerinin rehidrasyon davranışının geliştirilmiş bir Chebyshev ağı ile modellenmesi Modeling of rehydration behavior of freeze- and vacuum-dried damson plums by an enhanced Chebyshev network Hilal İşleroğlu, Selami Beyhandoi: 10.5505/pajes.2021.03837 Sayfalar 1036 - 1044 Bu çalışmanın amacı, dondurarak ve vakumla kurutulmuş mürdüm eriklerinin (Prunus insitia) üç farklı sıcaklıkta (25, 45 ve 60°C) rehidrasyon özelliklerini incelemektir. İlk olarak, kinetik modeller (Weibull, Peleg, Üstel ve Birinci derece) matematiksel modeller oluşturmak ve rehidrasyon kinetiğini analiz etmek için tasarlanmıştır. İkinci olarak, yapay bir Chebsyhev ağı, modelleme kabiliyetini geliştirmek için yeni bir aşırı öğrenme makinesi tabanlı özellik çıkarma katmanı önerilecek şekilde rehidrasyon kinetiğinin modellenmesi için tasarlanmıştır. Deneysel veriler ve yapay modeller, rastgele seçilen veri setleri dikkate alınarak analiz edilmiş ve modellerin doğruluğunu karşılaştırmak için hataların kök ortalama kareleri hesaplanmıştır. Diklik ve öznitelik çıkarımı nedeniyle önerilen geliştirilmiş Chebyshev ağı, mürdüm eriklerinin rehidrasyon davranışını açıklamak için en düşük RMSE değerleri ile test edilen modeller arasında en iyi yaklaşım modeli olarak elde edilmiştir. Önerilen Chebyshev ağının, rehidrasyon ve kurutma makinelerinin gömülü tasarımında cimri bir model olarak kullanılabileceği ve böylece rehidrasyon ve kurutma özelliklerinin önceden doğru bir şekilde tanımlanabileceği sonucuna varılmıştır. |
| 13. | Farklı hidrokolloid kombinasyonları ve depolama süresinin sütlaç örneklerinin bazı özellikleri üzerine etkileri Effects of different hydrocolloid combinations and storage time on some properties of rice pudding samples Selen Kadağan, Seher Arslandoi: 10.5505/pajes.2022.38328 Sayfalar 1045 - 1050 Bu makalede, farklı hidrokolloid kombinasyonlarının (ksantan gam-guar gam, karregenan-guar gam ve karregenan-ksantan gam) sütlacın fiziksel, duyusal, kimyasal ve tekstürel özelliklerine etkisi araştırılmıştır. Depolama süresi ve farklı formülasyonlar serum ayrılması, Hunter L, b değerleri, sertlik, esneklik, sakızımsılık ve iç yapışkanlık değerleri üzerinde istatistiki açıdan önemli seviyede etkilemiştir (p<0.05). Depolama süresine bağlı olarak serum ayrılması artış gösterirken, en düşük serum ayrılması değerine sahip olan depolamanın sonunda karregenan-ksantan gam içeren sütlaç örneği olmuştur. Sütlaçların sertlik değerleri 1.01-2.31 N, elastiklik değerleri 6.28-12.71 mm ve sakızımsılık değerlerini ise 0.426-0.872 N ve iç yapışkanlık 0.20-0.52 olarak tespit edilmiştir. Panelistlerle yapılan duyusal analiz sonucunda depolamanın sonunda en yüksek koku, kıvam ve tat puanına guar gam–karregenan kombinasyonu ile hazırlanan örneğin verdiği saptanmıştır. Hidrokolloid ilave edilmeyen örneğin genel beğeni puanları, diğer örneklere göre daha düşük olarak belirlenmesine rağmen, bu fark istatistiki açıdan önemli bulunmamıştır (p>0.05). |
| 14. | Siyez, tam buğday ve beyaz buğday unları ile üretilen muffin keklerin kalite karakteristiklerinin karşılaştırılması Comparison of quality characteristics of muffins produced with einkorn, whole grain and white wheat flours Fatma Işık, Ezgi Özgören, Yağmur Soladoi: 10.5505/pajes.2022.49107 Sayfalar 1051 - 1061 Bu çalışmada, %100 tam tahıllı siyez unu (EF), 50/50 tam tahıllı siyez unu/tam tahıllı modern buğday unu (E-WGWF) ve %100 tam tahıllı modern buğday unu (WGWF) ile üretilen muffin keklerinin kimyasal, fiziksel ve duyusal özellikleri incelenmiştir. Rafine beyaz buğday unu (WWF) yerine tam tahıllı siyez unu ve tam tahıllı modern buğday unu kullanılmasıyla muffinlerin çözünmeyen ve toplam diyet lifi, Ca, K, Mg, P, Mn ve toplam fenolik madde içerikleri ile toplam antioksidan aktivite değerlerinin arttığı tespit edilmiştir. EF ile üretilen keklerin en yüksek protein içeriğine sahip olduğu; kontrol kekin (C) iç rengi en açık ve en sarı iken, %100 WGWF (WGM) ile üretilen kekin iç renginin en koyu ve en kırmızı olduğu saptanmıştır. Tüm keklerin hacim indeks değerleri, spesifik hacimleri, simetri ve tekdüzelik indeksleri benzer bulunmuştur. %100 siyez unu (EM) içeren keklerin en yüksek sertlik, yapışkanlık ve çiğneme değerlerine sahip olduğu tespit edilmiştir. SEM mikrograflarında;, EM, WGM ve E-WGWF ile üretilen (E-WGM) keklerin, daha yüksek miktarda diyet lifi nedeniyle daha büyük boyutlu hava gözeneklerine sahip oldukları görülmüştür. Duyusal değerlendirmede, tüm kekler benzer koku, tat ve genel kabul edilebilirlik puanları almışlardır. |