| 1. | Kapak-İçindekiler Cover-Contents Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri DergisiSayfalar I - VI |
| 2. | Düşük sıcaklıklı bir PEM yakıt hücresinin mekanik davranışının sonlu elemanlar yöntemiyle modellenmesi ve optimizasyonu Finite element method modeling and optimization of the mechanical behavior of a low-temperature PEM fuel cell Safiye Nur Özdemir, İmdat Taymaz, Emre Kurtdoi: 10.5505/pajes.2023.45773 Sayfalar 715 - 728 Proton değişim membranlı yakıt pilleri (PEMYP) altı esas bileşenden oluşmaktadır: akım toplayıcılar (AT), uç plakalar (UP), bipolar plakalar (BP), gaz difüzyon tabakaları (GDT), contalar ve membran elektrot ünitesi (MEÜ)’dir. Maksimum performans, yüksek dayanım ve güvenilirlik için PEMYP montaj veya tasarım parametreleri kritik bir öneme sahiptir. Optimum yakıt pil montaj ve tasarımı için hücrenin mekanik davranışlarının bilinmesi gerekmektedir. Yakıt pilinin mekanik montaj sürecinin deneysel tekniklerle gerçek zamanlı olarak yapılması oldukça maliyetli ve zaman alıcıdır. Bu nedenle, 100 cm² aktif alana sahip PEMYP’nin üç boyutlu sonlu eleman modeli geliştirilmiş, hücre bileşenlerindeki gerilme ve deformasyon değerleri Ansys Mechanical yazılımı ile hesaplanmıştır. Optimum seviyeleri elde etmek ve tasarım parametrelerinin etkisini analiz etmek için cevap yüzeyi yöntemi (CYY) uygulanmıştır. İstatistiksel analiz için cıvata sayısı, cıvata delik çapı ve sıkıştırma torkları üç farklı bağımsız tasarım değişkeni olarak tanımlanmış, bunların yanıt parametreleri olarak belirlenen gerilme ve deformasyon üzerindeki bireysel-birleşik etkileri analiz edilmiştir. Bu nedenle çalışılan cıvata sayısı, cıvata delik çapı ve sıkıştırma torku aralıkları sırasıyla 12-20, 4-6 mm ve 9-15 Nm’dir. Cıvata deliği çapının 6 mm'den 4 mm'ye düşürülmesi sonucunda, toplam deformasyon yaklaşık olarak %60.4 oranında artmıştır. Artan cıvata sayısıyla birlikte daha homojen gerilme dağılımları sağlanmış ve uç plakadaki maksimum gerilme yaklaşık olarak %83.3 oranında artmıştır. Sıkıştırma torkundaki yükselme ise membran üzerinde yaklaşık olarak 21 MPa'lık bir basınç artışına neden olmuştur. Çalışmanın sayısal ve istatistiksel bulguları, PEMYP performansının, dayanıklılığının ve güvenilirliğinin değerlendirilmesinde önemli bir rehber olabilir. |
| 3. | Farklı konfı̇gürasyonlardakı̇ bı̇nalarda rüzgar dı̇rencı̇ ve ısı adası oluşumunun sayısal ı̇ncelenmesı̇ Numerical investigation of wind resistance and heat island formation in buildings of different configurations Ömer Faruk Candoi: 10.5505/pajes.2023.51813 Sayfalar 729 - 736 Artan nüfus yoğunluğunun bir sonucu olarak, son yıllarda şehirlerde yerleşim alanlarında sorunlar ortaya çıkmıştır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte mühendisler artan talebi karşılamak için daha yüksek binaların yapımına yönelmişlerdir. Sonuç olarak, binalar arasında yeterli mesafe olmadığı takdirde ısı adası oluşumu kaçınılmaz hale gelmektedir. Bu çalışmada binalarda ısı adası oluşumu ve rüzgar etkilerinin sayısal olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Modelleme işlemi için Ansys Cfx yazılım programı kullanılmıştır. Isı adası oluşumunu incelemek için altı farklı bina konfigürasyonu analiz edilmiştir. Bina yükseklikleri ve binalar arası mesafeler farklı en-boy oranları için değiştirilmiştir. Çalışma sonucunda, binalar arasındaki mesafe azaldıkça daha fazla ısı adası oluştuğu görülmüştür. Çalışma sonucunda ilk dört durumda daha fazla ısı adası oluşumu gözlenmiştir(C1—C4). En uygun bina diziliminin C5 ve C6 olduğu görülmüştür. Sürüklenme katsayıları (Cd) farklı bina dizilimleri için 1.35 ile 1.65 aralığında elde edilmiştir. Rüzgarın bina üzerindeki soğutma etkileri sonucunda binanın ortalama sıcaklığında 2 ila 5 derecelik bir düşüş gözlemlenmiştir. Binalarda sadece beton kullanıldığında ortalama ısı transfer katsayısı (68 W/mK) olmaktadır. En iyi yalıtım cam yünü kullanıldığında gerçekleşmiştir |
| 4. | Sıcak Daldırma Alüminyumlama işleminin Çift Fazlı (DP800) Çeliklerin Mikroyapısal ve Tribolojik Özelliklerine Etkilerinin İncelenmesi Investigation of the Effects of Hot Dip Aluminizing on Microstructural and Tribological Properties of Dual Phase (DP800) Steels Yakup Yürektürk, Cansu Çeltikdoi: 10.5505/pajes.2023.53916 Sayfalar 737 - 741 Bu çalışmada, sıcak daldırmalı alüminyumlama (HDA) (725°C'de 90 saniye) ve ardıl ısıl işlemin DP800 çeliğinin mikroyapısal ve tribolojik özellikleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. HDA işleminden sonra numunelerden biri havada (HDA-1), diğeri ise 300°C'ye ayarlanmış etüvde (HDA-2) 1 saat ısıl işleme tabi tutularak havada soğumaya bırakılmıştır). Kaplama mikroyapısındaki gelişmelere bağlı olarak gelişen mekanik özellikler sertlik ve aşınma davranışı bakımından incelenmiştir. Karakterizasyon sonuçları, ısıl işlemin sıcak daldırma alüminize çeliğin sertlik değerini 1100 HV değerlerine çıkardığını göstermektedir. Aşınan bilye hacmi ve sürtünme katsayıları dikkate alındığında en gelişmiş tribolojik özellikler ısıl işlem görmüş HDA prosesinde (HDA-2) gözlenmiştir. |
| 5. | Akıllı çöp konteynerleri ile değişken ağ yapısına sahip çöp rotalama optimizasyonu Waste routing optimization with variable network structure with smart waste containers Hacer Kübra İnkaya Zengin, Soner Haldenbılen, Olcay Polatdoi: 10.5505/pajes.2023.71429 Sayfalar 742 - 755 İnsanlık var olduğu sürece atık üretmeye devam edecektir. Yaşanılabilir bir toplum için bu atıkların düzenli aralıklarla toplanması ve bertaraf edilmesi gerekmektedir. Bu atıkların toplanması ve bertaraf edilmesi birçok prosesi kapsamakta ve oldukça maliyetli olabilmektedir. Bu çalışmada katı atığın oluşumundan bertaraf tesisine kadar olan yolculuğunun minimum süre ve maliyetle ile optimize edilmesi amaçlanmış ve optimizasyon tekniği olarak kapasite kısıtlı Araç Rotalama Probleminin (ARP) çözümü modifiye edilerek kullanılmıştır. Kapasite kısıtlı ARP içerisine dinamik bir bakış açısı eklenerek konteyner doluluklarının belirlenen seviyesine göre toplanması ya da toplanmaması karar mekanizmasına göre rotalar oluşturulmuştur. Nesnelerin interneti yönteminden yararlanılmış ve konteynerlere doluluk sensörleri eklenmiştir. Algoritmanın çözümünde meta sezgisel yöntemlerden genetik algoritma kullanılmış ve Python programı üzerinden modellenmiştir. Algoritmanın sonuçları önce deneme ağında test edildikten sonra mevcut bir konum seçilmiştir. Seçilen bölge Denizli ilinde Gerzele Mahallesidir ve hesaplamalarda mahalleye ait TÜİK verileri kullanılmıştır. Mahalleye ait koordinat verileri ve konteynerlerin konumları haritaya işlenmiş buradan da Visum programına eklenerek ulaşım verisi oluşturulmuştur. Konteynerlerdeki sensörler sayesinde doluluklarına göre toplama işlemi yapılmış ve birkaç senaryo ile denemeler yapılmıştır. Atık lojistiği için maliyet, kat edilen mesafe ve toplama sürelerinde %20-40 oranında azalmaların elde edilebileceği belirlenmiştir. |
| 6. | Robot Kolları için Doğrusal Süzgeç Tabanlı Çıkış Geri Beslemeli Kontrolör Tasarımında Uyarlamalı Yöntem Yaklaşımı An Adaptive Method Approach in Designing a Linear Filter Based Output Feedback Controller for Robot Manipulators Bayram Melih Yılmaz, Enver Tatliciogludoi: 10.5505/pajes.2023.00723 Sayfalar 756 - 762 Bu çalışmada modeli belirsizlikler içeren, pozisyon ölçümleri mevcut olup, hız ölçümleri olmayan robot kolları için takip problemi ele alınmıştır. Ölçül(e)meyen hız bilgisinin telafi edilebilmesi için pozisyon bilgisi tabanlı olarak süzgeçleme tekniği yaklaşımdan yararlanılmaktadır. Model belirsizlikleri için uyarlamalı sinir ağlarından yararlanılarak kontrolörün hız ölçümlerine olan bağımlılığını ortadan kaldırmak için doğrusal süzgeç tabanlı bir kontrolör tasarlanmıştır. Kapalı çevrim sistemin kararlılığı Lyapunov yöntemiyle garanti edilmiştir. Sunulan kontrolörün performansını göstermek için iki serbestlik dereceli robot kolu modeli kullanılarak sayısal benzetim sonuçları uyarlamalı bulanık mantık yöntemi ile karşılaştırmalı olarak oluşturulmuştur. |
| 7. | Baskı devre kartı delim güzergahlarının meta-sezgisel algoritmalar kullanılarak optimizasyonu Optimization of printed circuit board drilling routes using meta-heuristic algorithms Kübra Kaysal, Fatih Onur Hocaoğlu, Ahmet Kaysaldoi: 10.5505/pajes.2023.34079 Sayfalar 763 - 770 Baskılı devre kartlarının delme işleminde, işlemin en az maliyetle gerçekleştirilmesi delim güzergahının kat ettiği mesafeye bağlıdır. Bu çalışmada, delim işleminin en az maliyetle ve yüksek hızda gerçekleştirilebilmesi için bütünleşik bir yöntem önerilmiştir. Önerilen yöntemde, baskılı devre kartı üzerine yerleştirilecek elektronik devre elemanlarının konumları iki boyutlu devre görüntüsüne görüntü işleme teknikleri kullanılarak tespit edilmiştir. Böylelikle kontrol sisteminin takip edeceği en kısa delim güzergahı, gezgin satıcı problemi sorununun çözümünde Tavlama Benzetimi, Parçacık Sürü Optimizasyonu ve Karınca Kolonisi Algoritmaları kullanılmış ve performansları incelenmiştir. Elde edilen modellerin test sonuçları kıyaslandığında aynı iterasyon değerlerinde Karınca Kolonisi Algoritmasının, Tavlama Benzetimi ve Parçacık Sürü Optimizasyonu algoritmalarına göre çok daha kısa güzergâh uzunluğuna sahip olan çözümler elde ettiği gözlenmiştir. |
| 8. | GKF ile ASM’nin eş-zamanlı stator ve rotor direnci kestirimleri Online stator and rotor resistance estimations of IM by using EKF Recep Yıldız, Murat Barut, Ridvan Demirdoi: 10.5505/pajes.2023.57609 Sayfalar 771 - 778 Bu makalede, asenkron motor (ASM) sürücü sistemlerinin parametre değişimlerine bağlı kestirim başarımlarının kötüleşmesi problemini çözmek için genişletilmiş Kalman filtresine (GKF) dayalı yeni bir durum ve parametre gözlemleyicisi tasarlanmıştır. Önerilen GKF tabanlı gözlemleyici algoritması, ölçülen stator akımları ve rotor mekanik hızı kullanılarak stator akımlarının ve rotor akılarının stator duran eksen bileşenlerinin, rotor mekanik hızının, viskoz sürtünme terimi dahil yük momentinin, rotor direncinin, stator direncinin ve sistemin toplam eylemsizliğinin tersinin eş-zamanlı kestirimlerini gerçekleştirmektedir. Böylece, dirençlerin frekans ve sıcaklık bağımlı değişimlerinin gözlemleyicide güncellenmek üzere kestirilmesi ASM sürücüsünün kontrol başarımının iyileştirilmesi sağlar. Ek olarak, gözlemleyicinin dinamik başarımını artırmak için mekanik parametreler olan yük momenti ve sistemin toplam eylemsizliğinin tersi de kestirilmektedir. Önerilen gözlemleyicinin kestirim başarımı ve ASM sürücüsünün sağlamlığı, hız referansı ve parametrelerdeki değişimleri içeren zorlu senaryolar altında test edilmektedir. Ayrıca, dokuzuncu dereceden önerilen gözlemleyicinin kestirim başarımı, ölçülen hızı doğrudan kullanarak aynı elektriksel parametreleri kestiren altıncı dereceden GKF’nin kestirim başarımı ile karşılaştırılmıştır. Özetle, benzetim sonuçları önerilen ASM sürücüsünün etkinliğini açıkça ortaya koymaktadır. |
| 9. | Hematit ve götit takviyeli karbon fiber polimer kompozitlerin uzak alan elektromanyatik kalkanlama etkinliği performansı Electromagnetic shielding effectiveness performance of carbon fiber reinforced polymer (CFRP) composites with hematite and goethite in far-field Uğur Erbaş, Cantekin Kaykılarlı, Taha Yasin Eken, Burak Küçükelyas, Mehmet Barış Tabakcıoğludoi: 10.5505/pajes.2023.69847 Sayfalar 779 - 784 Karbon fiber (carbon fiber: CF) katkılı malzemeler, günlük hayatımızda vazgeçilemez malzemelerdir. CF takviyeli kompozitlerinin üstün mukavemeti, yüksek dielektrik özelliği, üretim kolaylığı ve korozyon direnci, karbon fiber takviyeli polimer kompozitleri (carbon fiber reinforced polymers-CFRP) diğer malzemelerden öne çıkaran özelliklerinden yalnızca birkaçıdır. Bu çalışmada partikül boyutları 50 nm ve 325 meş olan iki farklı hematit (Fe2O3) ile götit (FeO(OH)) takviyeli, 2 katmanlı CFRP el ile yatırma yöntemi kullanılarak üretilmiştir. Üretilen kompozitler 700 MHz-6000 MHz aralığında uzak alan elektromanyetik kalkanlama özelliklerini tespit etmek için testlere tabi tutulmuşlardır. Maksimum kalkanlama etkisi, ağırlıkça %5 FeO(OH) takviyeli kompozit için 39.28 dB ile 5200 MHz'de belirlenmiştir. |
| 10. | Zaman-sıralı integralin üstel fonksiyon yakınsaması için küme teorisi yorumu Set theory interpretation for exponential approximation of time-ordered integral Ali Mert Ceylandoi: 10.5505/pajes.2023.87300 Sayfalar 785 - 789 Bu giriş çalışması, bağlı matris Lie grubundaki sürekli bir yolun, doğal sayıların küme teorik bir yorumu olan von Neumann ordinali olan kümeler ile temsil edilmesi için biçimsel bir temel önermektedir. Bu çalışmada, von Neumann ordinallerinin ayrık tekrarlayan yapısının üstel fonksiyon ile ilişkilendirilmesi amaçlanmıştır. Üstel fonksiyon temelde bilim ve mühendislik literatürüne entegre olduğundan bu çalışma, makine öğrenimi, kayıp fonksiyonları; kriptografi, anahtar değişimi ve şifreleme algoritmaları; robotik, kinematik, yörünge planlama; sayısal analiz, ayrık entegrasyon gibi alanlarda kullanılan Üstel fonksiyon ile kümeler arasındaki bağları keşfetmeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle, üstel fonksiyonun küme teorik yorumu disiplinler arası kritik bir role sahiptir. Makale boyunca, düzgün bir eğri oluşturan rotasyonları kümeler, yani von Neumann ordinalleri açısından yorumlamak için gerekli varsayımlar öne sürülmektedir. Küme varlığı aksiyomu, küme grupları için birim eleman, düzgün bir eğrinin üstellerin çarpımı açısından yorumlanması, üstel fonksiyonun kısmen türevlenebilir özelliklerini gözlemlemek için bir türev operatörünün tanımlanmasını kapsayan formalizasyonlar tanıtılmıştır. |
| 11. | Mevcut betonarme binaların deprem performanslarının basitleştirilmiş deplasman tabanlı bir yaklaşımla değerlendirilmesi Seismic performance evaluation of existing reinforced concrete buildings using simplified displacement-based approach Harun Ceylan, Abdulhalim Karaşin, Barış Erdildoi: 10.5505/pajes.2023.06636 Sayfalar 790 - 807 Mevcut binaların deprem performanslarının belirlenmesinde deprem etkisiyle elemanların her iki ucunda oluşan dönmeleri tahmin etmek zor ve karmaşık bir iştir. Dolayısıyla bu çalışmada deprem etkisiyle eleman uçlarında oluşan göreli kat ötelemeleri temelli daha basit formülasyonlar ile bina performansının tahmin edilmesinde güvenilir bir yöntem geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında farklı kat adetine, farklı malzeme dayanımlarına ve aynı plana sahip düzgün geometride olan 4 adet betonarme bina tasarlanmış, ayrıca 3 adet mevcut betonarme bina ele alınmıştır. 7 adet bina yaygın olarak yapısal analizler için kullanılan SAP2000 v20, Sta4CAD v14.1, İdeCAD v10 ve ProtaStructure2022 programları ile modellenerek doğrusal performans analizleri yapılmıştır. Analizler sonucunda elde edilen veriler TBDY2018’de mevcut binaların deprem performanslarının belirlenmesi amacıyla verilen deprem hesabına ilişkin genel ilke ve kurallar çerçevesinde, oluşturulan deplasman temelli formülasyonlara işlenmiş ve incelenen binalardaki kolonların hasar durumları belirlenmiştir. Önerilen yönteme göre belirlenen kolon hasar durumları ile TBDY2018’de belirtilen hesap ilkelerine göre yapılan el hesabı sonucu belirlenen kolon hasar bölgeleri arasındaki uyumun her iki asal yönde de %100 olduğu belirlenmiştir. Ayrıca önerilen yöntemin ele alınan diğer statik paket programlardan elde edilen sonuçlara nazaran bina performansının tespitinde daha güvenli tarafta kalmasının yanı sıra incelenen paket programlarla da genel olarak uyumlu olduğu söylenebilir. |
| 12. | Farklı çentik derinliklerine sahip asfalt karışımlarının orta sıcaklıklarda kırılma özelliklerinin incelenmesi: Sonlu elemanlar yaklaşımı Investigation of the fracture properties of asphalt mixtures with different notch depths at intermediate temperatures: Finite element approach Ahmet Münir Özdemir, Erkut Yalçın, Mehmet Yılmaz, Bahadır Yılmazdoi: 10.5505/pajes.2023.88590 Sayfalar 808 - 818 Son zamanlarda araştırmacılar, sonlu elemanlar yöntemini kullanarak asfalt karışımlarının çeşitli özelliklerini araştırmaya odaklanmışlardır. Bu yöntem sayesinde laboratuvarda performans testlerini simüle etmek ve çok benzer sonuçlar elde etmek mümkündür. Bu çalışmada, laboratuvarda yarı dairesel asfalt karışım numuneleri alınmış ve daha sonra kırılma parametrelerinin belirlenmesi için Yarım Daire Eğilme (SCB) testine tabi tutulmuştur. Sonlu elemanlar yazılımı yardımıyla 1 cm, 1.5 cm, 2 cm, 2.5 cm ve 3 cm olmak üzere beş farklı çentik derinliğinde 2 boyutlu asfalt karışım numuneleri oluşturulmuştur. Çentik derinliğinin asfalt karışımlarının kırılma özellikleri üzerindeki etkisi, 0.1, 0.5, 1, 5 ve 10 mm/dk'lık beş farklı yer değiştirme hızında SCB testi simüle edilerek değerlendirilmiştir. Sonuçlar, çentik derinliği arttıkça maksimum yük ve kırılma enerjisi değerlerinin azaldığını göstermiştir. Ayrıca, elastik-plastik kırılma mekaniği yaklaşımı (J-integral) kullanılarak asfalt karışımlarının çatlak mukavemeti hesaplanmıştır. Son olarak, farklı değişkenlerin sonuçlar üzerindeki etki derecesini belirlemek için Tepki Yüzey Metodolojisi (RSM) analizi yapılmıştır. Sonuç olarak, çentik derinliğinin, yer değiştirme oranından daha önemli olduğu belirlenmiştir. |
| 13. | Alüminyum elektrotun farklı bağlanma şekillerinin elektrokoagülasyon yöntemiyle çamaşırhane atıksuyuna uygulanması Application of various aluminum electrode connection methods to laundry wastewater via electrocoagulation Hatice Kurtkulak, Sevil Velidoi: 10.5505/pajes.2023.43995 Sayfalar 819 - 827 Bu çalışmada alüminyum elektrotun farklı bağlanma şekilleri kullanılarak elektrokoagülasyon yöntemi ile çamaşırhane atıksuyunun arıtımı incelenmiştir. Çamaşır yıkama suları belirli oranlarda (ön yıkama, ana yıkama ve durulama sonrası atıksular 1: 1: 1,5 oranında) karıştırılarak atıksuyun karakterizasyonu yapılmıştır. Anot ve katot olarak kullanılan alüminyum elektrotun farklı bağlanma şekillerinde, monopolar paralel (MP-P), monopolar seri (MP-S) ve bipolar paralel (BP-P) ile arıtım gerçekleştirilmiştir. Her bir bağlanma şekillerinde pH, akım yoğunluğu ve süre gibi proses değişkenlerinin MBAS, KOİ ve bulanıklık giderimi üzerine etkileri incelenmiştir. Yapılan denemelerde maksimum giderim verimi KOİ, MBAS, bulanıklık için sırasıyla; %80, %97, %97 değerleri ile MP-P bağlanma şeklinde pH 5.5 değerinde 15 dakika süre ve 5 mA/cm2 akım yoğunluğunda elde edilmiştir. Monopolar paralel bağlantı şekli ile çalışılan sistemde optimum giderim koşulları pH 5.5, süre 15 dakika, akım yoğunluğu 5 mA/cm2, sıcaklık 25 ○C ve karıştırma hızı 200 rpm bulunmuştur. Optimum giderim verimleri ise MBAS, KOİ, bulanıklık için sırasıyla; %97, %80, %96 değerleri tespit edilmiştir. |
| 14. | Doğal taşların donma çözülme ve termal şok yaşlanmasına bağlı olarak yüzey renk ve güneş ışığı yansıtma indeks (SRI) değerlerinin belirlenmesi ve ısı adası oluşumlarına etkisi Determination of surface color and solar reflectance index (SRI) values of natural stones based on freeze-thaw and thermal shock aging, and their impact on heat island occurrence Murat Sert, Rasit Altindagdoi: 10.5505/pajes.2023.26895 Sayfalar 828 - 840 Bu çalışmada yapı sektöründe sıklıkla kullanılan 20 çeşit magmatik kökenli doğal taş, doğada en yaygın gerçekleşen yaşlandırma etkilerinden donma çözülme ve termal şok etkilerine maruz bırakılmıştır. Yaşlandırma testleri öncesinde ve sonrasında her bir numunenin Güneş ışığı yansıtma değerleri ve güneş ışığı yayılım değerleri ölçülerek Güneş Işığı Yansıtma İndeks (SRI) değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca numunelerin her birinin yüzey renk değerleri CIA renk indeksine göre ölçülmüş ve renk değişim (∆E) değerleri hesaplanmıştır. Çalışmanın temel amacı doğal taşların donma çözülme ve termal şok yaşlanmalarına bağlı olarak SRI ve ΔE değişimlerini belirlemek ve elde edilen bulguların ısı adası oluşumlarına etkilerini incelemektir. Çalışma sonucunda numunelerin her iki yaşlandırma deneyi sonrasındaki SRI değerlerinin yaşlandırma deneyleri öncesine göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. ΔE değerlerine bakıldığında ise termal şok deneylerinin donma çözülme deneylerine göre daha fazla renk değişimine neden olduğu belirlenmiştir. Hem SRI değerlerindeki hem de ΔE değerlerindeki genel artışın kentsel ısı adası etkisinin azalmasına katkıda bulunacağı belirlenmiştir. |
| 15. | Doğal boya uygulamalarıyla kesim atığı kumaşların giysi tasarım süreçlerinde kullanımı: bir üretim modeli The use of cutting waste fabrics in garment design processes with natural dye applications: a fabrication model Safiye Sari, Betül Eliboldoi: 10.5505/pajes.2023.96832 Sayfalar 841 - 852 Kumaş atıklarından ürün tasarımı yapma düşüncesi giyim uygulamaları için yeni değildir. Uygulamaların temel düşüncesinde insan ve çevreye zarar vermeyen üretim yöntemlerinin geliştirilmesi yatmaktadır. Çevresel duyarlılık konusundaki farkındalıklar arttıkça çevreyi kirletmeyen, doğal kaynaklara saygılı giysi ürünlerine olan talep de yükseltmektedir. Bu talep tekstil atıklarının sürdürülebilir yöntemlerle değerlendirilmesi çabalarını artırırken aynı zamanda tasarım değeri yüksek giysi koleksiyonlarının da önemini açığa çıkarmaktadır. Atık malzemelerle hazırlanan katma değeri yüksek giysi koleksiyonları, tasarımcı-üretici ve tüketici üçgeninde giderek daha önemli bir hal almaktadır. Günümüzde atık kumaşlarla doğal boya uygulamaları giysi tasarımcıları için farklı bir yaklaşım olarak değerlendirilmekte ve bu uygulamalarla atık kumaşlara zengin görüntüler kazandırılmaktadır. Çalışmada farklı ölçülerde elde kalmış Şile bezi üzerine adaçayı, çay, ıhlamur, armut kabuğu, zencefil, zerdeçal ve tarçın kabuğu ile farklı mordan malzemeleri kullanılarak tekstil yüzey denemeleri yapılmıştır. Araştırmanın yöntemi iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada doğal boya uygulamaları ile boyama reçeteleri oluşturulmuş, ikinci aşamada ise kapsül koleksiyon özelinde tasarım süreçlerine yer verilmiş ve sektörün vazgeçilmez uygulamalarından olan 3D modelleme ve prototiplemeyle koleksiyon tamamlanmıştır. Koleksiyon ile çevresel yönü güçlü bir üretim modelinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmadan çıkan bulgular, giysi tasarım süreçlerinde atık kumaşlarla doğal boya uygulamalarının standart üretim modellerinden farklı geliştiğini göstermiştir. En büyük farklılık ise giysi koleksiyonlarına getirilen “eşsiz-benzersiz-biricik” özelliğidir. |