| 1. | Kapak-İçindekiler Cover-Contents Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri DergisiSayfalar I - VIII |
| 2. | Orta Anadolu’daki karbonatlı, sülfatlı ve tuzlu jeotermal suların hidrojeokimyası ve kökeni, Türkiye Hydrogeochemistry and origin of carbonated, sulfated and saline geothermal waters, Central Anatolia, Türkiye Mustafa Afşin, Mustafa Murat Kavurmacı, Ali Gürel, Ümmühan Gökçen Duru, Özcan Oruçdoi: 10.65206/pajes.84780 Sayfalar 1374 - 1382 Bu çalışmanın amacı, Orta Anadolu'da sıcaklıkları 17,5 - 86°C arasında değişen Gümüşkent (GK), Koçpınar (KP), Dertalan (DA), Terme (TE), Kozaklı (KZ), Bayramhacı (BH), Karakaya (KK), Tuzlusu (TZ), Ziga (ZG), Narlıgöl (NG), Yeşilhisar (YH) ve Kemerhisar (KH) jeotermal sularını, bu jeotermal suların bulunduğu alanlarda, sıcaklıkları 10.4 ile 13.09°C arasında değişen Helvadere (HD), Dokuzpınar (DP), Terme (TES) ve Kozaklı (KOS) soğuk suları da dikkate alarak su kimyası ve su izotopları yardımıyla karşılaştırmak ve kökenlerini değerlendirmektir. Fay kontrollü bu suların akiferleri Paleozoyik yaşlı mermerler ve Eosen yaşlı kireçtaşları; örtü kayaları ise geçirimsiz birimlerdir. Bu suların ısı üretim sistemi genç volkanizma ve granitik/siyenitik sokulumların yanı sıra radyojenik kaynaklara da bağlı olabilir. Karbonatlı, sülfatlı ve tuzlu bu suların tipleri KP, GK, BH ve TE’de Ca-HCO3; KZ’de Na-SO4; DA’da Ca-SO4; TZ, ZG, NG, KH, KK ve YH’da Na-Cl şeklindedir. İzotopik (δ18O ve δ2H) açıdan meteorik kökenli olan bu sular genelde derin dolaşımlı ve yavaş akışlıdır. Bazı sularda meteorik su doğrusundan gözlenen sapmanın asıl nedeni buharlaşmadır. Sıcaklığı düşük KH, YH ve KK’nın mineralizasyonları uzun süreli gaz-kayaç-su etkileşimi sonucu yükselmiştir. Na-Cl tipli sularda tuzlanmanın sebepleri halit mineralinin çözünmesi ile TZ ve ZG’de Tuzgölü ve tuz domları, YH ve KK’da Orta Kızılırmak ve KH’da Ulukışla havzalarının kapanımı sırasında derinlerde kalmış daha yaşlı suların bu sulara karışması olabilir. δ13C (‰PDB) değerlerine göre sulardaki CO2 gazının kaynağı, jeojenik (mermer, denizel ve gölsel kireçtaşı) ve/veya manto olabilir. δ34S ‰VCDT değerlerine göre sulardaki sülfatın kaynağı KK, ZG, KZ, TZ, KH’da evaporitik, diğer sularda ise volkanik ve/veya karbonat kayaçlar olabilir. Suların 14C yaşları DA’da en düşük (19.15 ka), KK’da en yüksektir (45.11 ka). Söz konusu suların 14C değerleri çoğunlukla toplam çözünmüş karbonat veya bikarbonattaki modern biyojenik karbonun katkısının ölçümü olduğu için hesaplanan yaşlar görünürdür. Bu bağlamda, incelenen sular geç Pleyistosen ve erken Holosen döneminde sisteme girmiş yaşlı sular olabilir. |
| 3. | Çankırı (Türkiye) Bölgesindeki killi ve kumlu jips yataklarının sıva üretimi için uygunluğunun değerlendirilmesi Assessment of the suitability of clayey and sandy gypsum deposits from the Çankırı region (Türkiye) for plaster production Ali Osman Taş, Kıymet Deniz Yağcıoğlu, Yusuf Kagan Kadıoglu, Turgay Beyazdoi: 10.65206/pajes.04302 Sayfalar 1383 - 1390 Bu çalışma, Çankırı bölgesinde yaygın olarak bulunan killi ve kumlu jips yataklarının sıva üretiminde kullanılabilirliğini değerlendirmektedir. Arazi koşullarına uygun şekilde, örnekler herhangi bir ön saflaştırma veya katkı işlemi uygulanmadan alınmış ve doğrudan laboratuvar analizlerine tabi tutulmuştur. Kimyasal bileşimler XRF ile belirlenmiş, mineralojik özellikler XRD ve Raman spektroskopisi ile incelenmiş, ayrıca ince kesit petrografisi ile dokusal özellikler gözlemlenmiştir. Sonuçlar, çoğu örneğin SO₃ ve CaO içerikleri bakımından yüksek saflıkta jips ile uyumlu olduğunu göstermektedir. Ancak Çankırı-4 örneği, yüksek SiO₂ ve Al₂O₃ seviyeleri ile birlikte kuvars, kalsit ve kil mineralleri varlığı nedeniyle farklılaşmış ve sıva üretiminden dışlanmıştır. Petrografik incelemeler, Çankırı-1 ve Çankırı-6 örneklerinin referans endüstriyel jipse oldukça benzer homojen dokular sergilediğini, Çankırı-5’in ise daha heterojen bir yapı gösterdiğini ortaya koymuştur. Mekanik deneylerde, 7 günde 1.51 MPa olan tek eksenli basınç dayanımı 90 günde 2.84 MPa’a ulaşmıştır. Eğilme dayanımı ise 28 günde ortalama 0.62 MPa iken 90 günde 1.52 MPa’a yükselmiştir. Elde edilen sonuçlar, katkısız ve saflaştırılmamış bu doğal jipslerin dahi sıva üretiminde kullanılabilecek performans sunduğunu göstermektedir. |
| 4. | Kömürdeki çevreye zararlı olabilecek elementlerin mekânsal dağılımı ve risk değerlendirmesi: Orta Anadolu kömür sahaları için örnek bir çalışma Spatial distribution and risk assessment of potential environmentally hazardous elements in coal: a case study of the Central Anatolia coalfields Neslihan Ünal Kartal, Cevdet Bertan Güllüdağdoi: 10.65206/pajes.30388 Sayfalar 1391 - 1398 Kömür madenciliği faaliyetleri sırasında çok çeşitli çevresel risk unsurları ortaya çıkabilmektedir. Aynı zamanda kömürün çıkarılması ve taşınması sırasında maden sahasında çalışan işçiler başta olmak üzere tarım arazileri ve yerleşim merkezlerine yakınlık düzeyine göre bölge halkı olumsuz etkilenebilmektedir. Kömürdeki çevreye zararlı olabilecek elementlerin (Ag, As, B, Ba, Be, Cd, Cl, Co, Cr, Cu, F, Hg, Mn, Mo, Ni, P, Pb, Sb, Se, Sn, Th, Tl, U, V, Zn) mekansal dağılımlarını ortaya koymak, çevre sağlığı açısından potansiyel risklerin belirlenmesi için önemli bir adımdır. Bu çalışmada Uzaktan Algılama yöntemleri ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) araçları ile Ilgın (Konya) ve Karapınar (Konya) linyit sahalarındaki elementlerin mekansal risk değerlendirilmesinin tespit edilmesi ve karşılaştırılması amaçlanmıştır. Maden sahalarının çevresi 10 m mekansal çözünürlüğe sahip SENTINEL-2 uydusu ile CORINE LULC verileri kullanılarak 7 sınıfa (tarım arazileri, mera, çıplak arazi, su, yapılaşmış alanlar, sulu bitki örtüsü, ağaçlık alanlar) ayrılmıştır. Ardından CBS ile haritalama ve tampon bölge analizleri yapılmıştır. Arazi Kullanımı/Arazi Örtüsü ile tespit edilen sınıflamada her iki maden sahasının da tarım arazilerinde (Karapınar: 155,32 km2; Ilgın: 178,45 km2) ve mera alanlarında (Karapınar: 140,4 km2; Ilgın: 40,72 km2) yüksek dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Jeokimyasal bulgular ile Karapınar linyitlerinde Ni, Ilgın linyitlerinde ise As konsantrasyonları sınır değerlerin oldukça üzerinde sonuçlar vermiştir. Elde edilen bu bulgular ile tarım arazileri ve mera alanlarında, Karapınar sahasında Ni, Ilgın sahasında As konsantrasyonlarının belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerekebileceği sonucuna varılmıştır. |
| 5. | Granitoyitten türeyen topraklarda ağır metal dağılımlarını kontrol eden faktörler ve çevresel riskleri Controlling factors of heavy metal distributions in granitoid-derived soils and their environmental risks Özlem Güllü, Bahattin Güllüdoi: 10.65206/pajes.27728 Sayfalar 1399 - 1414 Bu çalışmada, Aksaray ilinin kuzeydoğusunda yüzeyleyen magmatik kayaların ayrışma dereceleri ile ayrışmaya bağlı oluşan granitoyitten türeyen topraklardaki ağır metal değişimleri ve çevresel riskleri ortaya konulmuştur. Hesaplanan ayrışma indeksleri Ruxton oranı (RR) 5.88-8.51, Kimyasal değişim indeksi (CIA) 49.58-66.33, Kimyasal ayrışma indeksi (CIW) 60.45-80.18, Parker ayrışma indeksi (WIP) 48.32-76.79, Plajiyoklaz değişim indeksi (PIA) 64.33-83.79 aralığında değişmektedir. Bu değerler bölgedeki granitlerin orta derecede ayrışmış olduğuna işaret etmektedir. Granitik topraklardaki ağır metallerin (HM) çevresel risklerini belirlemek için hesaplanan jeo-birikim indeksi (Igeo), Kirlenme faktörü (CF), Kirlilik Yükü indeksi (PLI) ve Potansiyel ekolojik risk (PER) indeksleri sırasıyla -4,58-0,99; 0,06-2,98; 0,36-0,97 ve 0,124-23,818 aralığında değişmektedir. Artan ayrışma derecesi ile benzer dağılımlar sunan ekolojik indeksler bölgede ağır metal bakımından belirgin bir kirliliğin olmadığına var olan düşük derecedeki kirlenmenin ise litoloji kaynaklı olduğunu ve herhangi bir antropojenik kirlenmeden bahsedilemeyeceğini ortaya koymuştur. |
| 6. | Kesikköprü (Bala, Ankara) Fe-skarn yatağının alterasyon jeolojisi ve jeokimyası Alteration geology and geochemistry of Kesikköprü (Bala, Ankara) Fe-skarn deposit Mustafa Haydar Terzi, Erkan Yılmazerdoi: 10.65206/pajes.09599 Sayfalar 1415 - 1430 Bu çalışmada, Kesikköprü Fe-skarn yatağındaki skarn, cevher ve yan kayaçların mineralojisi ve bu kayaçlara ait ana oksit ve iz elementlerin davranışı, göreceli dağılımı ve zenginleşme süreçleri ile Kesikköprü granitoyidinin farklı metaller açısından skarn üretme potansiyeli incelenmiştir. Kesikköprü cevherleşmesi, granat-piroksen (±filogopit±epidot) ile baskın bir endoskarn zonu ve yan kayaçlara doğru granat (±piroksen±filogopit), piroksen (±granat±filogopit±epidot), epidot-granat ve epidot mineral birliktelikleri ile temsil olunan ekzoskarn zonları ile ilişkilidir. Manyetit cevherleşmesi özellikle epidot-granat ve epidot ekzoskarn alt zonlarında daha yoğundur. Mineralojik ve jeokimyasal özellikler, skarn oluşumunun geç evrelerinde demir içeriğinin belirgin bir şekilde arttığını göstermektedir. Jeokimyasal ve izokon-kütle dengesi analizleri, skarnların oluşumlarında ilksel yan kayaç (protolit) kontrolünün güçlü olduğunu ortaya koymaktadır. Granitoyidlerde, endoskarn gelişimi sırasında Ca-Fe-Mg-Mn-Si ilavesi ve Al ve alkali (Na, K) tükenmesi görülürken, mermerlerde cevher zonuna doğru Fe artışı ile birlikte Ca tüketilmesi görülmektedir. Skarn oluşturan granitoyidler ile metal türü arasındaki kökensel bağlantıdan hareketle Kesikköprü granitoyidinin, yalnızca Fe-skarnı değil, aynı zamanda Cu-, ve kısmen de Au- ve Pb-Zn skarnları oluşturma potansiyelinin var olduğu, bölgedeki cevherleşmeler düşünüldüğünde, Kesikköprü granitoyidinin çoklu metal üretme potansiyelinin olabileceği düşünülmektedir. |
| 7. | Magmatik ve metamorfik kayalardaki muskovitlerin raman spektrumlarına göre ayırımı Differentiation of muscovites in igneous and metamorphic rocks according to their raman spectra Musa Avni Akçe, Yusuf Kağan Kadıoğludoi: 10.65206/pajes.82826 Sayfalar 1431 - 1438 Muskovit, levha silikatlar olarak da bilinen fillosilikatlara ait bir dioktahedral mika mineralidir. Beyaz mika olarak da adlandırılan muskovitler, magmatik, metamorfik ve sedimanter kayalar dahil olmak üzere tüm ana kaya gruplarında bulunabilir. Magmatik kayalarda özellikle S-tipi granitlerde ve pegmatitik kayalarda yaygın olan muskovitler, genellikle yeşilşist fasiyesinde şist ve gnays bileşimindeki metamorfik kayalar içerisinde de değişen oranlarda yer almaktadır. Ana silikat türlerinden biri olan fillosilikatlar, değişken yapılara ve karmaşık kimyasal özelliklere sahiptirler. Bu yapısal ve bileşimsel farklılıklardan dolayı, fillosilikatların Raman kaymaları farklı spektral bölgelerde gözlemlenebilir. Bunun yanında, magmanın kristalleşme süreçlerindeki değişimler ve metamorfizma sırasındaki basınç-sıcaklık koşullarındaki farklılıklar, Raman spektrumlarının şiddetini ve dalga sayısını etkilemektedir. Bu çalışmada, magmatik ve metamorfik kökenli muskovitlerin Raman spektrumları karşılaştırılmış ve aralarındaki ayrımların ortaya konulabilmesi için pik kaymaları da dahil olmak üzere Raman spektrumlarındaki farklılıklar analiz edilmiştir. Basınç ve sıcaklık farklılıklarından dolayı muskovitlerin Raman spektrumlarında kaymalar bulunmaktadır. Genelde metamorfik kayalarda gelişen pik kaymaları, sıcaklık ve özellikle basıncın etkisiyle meydana gelmektedir. Bunun yanında pik kaymalarının muskovitlerdeki Si ve Al gibi bazı elementlerin içeriği ile de ilişkili olduğu bilinmektedir. Metamorfik muskovitlerin metamorfizma sırasında etkili olan basınç nedeniyle tercihli yönelime uğradığı ve bu nedenle pik şiddetinin arttığı, bant genişliğinin ise metamorfizma sırasındaki basınç sonucu gelişen foliasyondan kaynaklanan yapısal kusurlar nedeniyle arttığı düşünülmektedir. Bu çalışmanın sonuçları, Raman spektrumlarından yararlanılarak muskovitlerin kökeninin ve ait olduğu kaya türlerinin belirlenebileceğini göstermektedir. |
| 8. | Granat porfiroblastlarının (Ekinözü-Kahramanmaraş) mineralojik-petrografik özellikleri, metamorfizma koşullarının belirlenmesi ve süs taşı potansiyeli Mineralogical-Petrographic characteristics of garnet porphyroblasts (Ekinözü-Kahramanmaraş), determination of metamorphism conditions and gemstone potential Ufuk Ören, Tamer Koralaydoi: 10.65206/pajes.02817 Sayfalar 1439 - 1455 Çalışma konusu olan granat porfiroblastları Ekinözü (Kahramanmaraş) bölgesinde farklı mineralojik bileşime sahip şistlerden oluşan metamorfik kayaçlar içerisinde bulunmaktadır. Pentagonal dodekahedron formda kristallenmiş olan granat porfiroblastlarının boyutları 0.5 – 4 cm arasında değişmekte olup koyu kırmızı, kırmızımsı siyah renkte camsı parlaklığa sahiptirler. Mikroskop incelemelerinde oldukça kırıklı-çatlaklı bir yapıda olan granat porfiroblastları kuvars, klorit ve ilmenit-manyetit türü opak mineral kapanımları içermektedir. Konfokal Raman spektroskopisi analizlerine göre granat porfiroblastları almandin bileşimindedirler. Granat porfiroblastlarının kimyasal yapı formülleri Alm0.80-0.88Prp0.07-0.13Grs0.01-0.07Sps0.00-0.05. olarak belirlenmiştir. Granat – Biyotit jeotermometre hesaplamalarına göre granatların ortalama 4.5 kbar basınç altında ve 465.4 ± 41.6 °C sıcaklıkta oluştukları değerlendirilmiştir. Alt ve üst kıta kabuğuna göre normalize edilmiş çoklu element değişim diyagramlarında Ekinözü granat porfiroblastlarının LIL elementleri (Sr, K, Rb ve Ba) bakımından tüketilme, HFS elementleri (Ta, P, Zr, Hf ve Y) bakımından zenginleşme gösterdikleri belirlenmiştir Kondrit’e normalize edilmiş çoklu element değişim diyagramlarında ise granat porfiroblastlarının Nadir Toprak Element içerikleri bakımından 100 kata varan zenginleşmeler gösterdiği belirlenmiştir (∑NTE: 162.1-284.9; ((La/Sm)N = 1.65-3.62); ((Sm/Yb)N = 0,43-0,67). Kimyasal analizlerden elde edilen Zenginleşme Faktörü hesaplamaları, özellikle Co, Fe, U ve Mn elementlerinin renk oluşum sürecinde etkili olduğunu göstermektedir. EPMA analizleri ile optik absorpsiyon spektroskopisi de bu bulguları destekleyerek Fe+2 iyonunun baskın varlığını ortaya koymaktadır. Mineralojik, jeokimyasal ve gemolojik incelemeler sonucunda Ekinözü granat porfiroblastlarının yeşilşist fasiyesine karşılık gelen metamorfizma şartlarında oluştukları, öz şekilli kristal yapısına sahip olması ve koyu kırmızı renkte camsı parlaklık göstermesi nedeniyle mücevheratta kullanılabileceği değerlendirilmektedir. |
| 9. | Kıratlı Bölgesi (Yüksekova Kompleksi, Doğu Türkiye) mafik dayklarının petrojenezi ve jeokimyasal evrimi: Neo-Tetis evrimi sırasında toleyitik–alkali geçişine kanıtlar Petrogenesis and geochemical evolution of mafic dikes in the Kıratlı Region (Yüksekova Complex, Eastern Turkey): evidence for tholeiitic–alkaline transition during Neo-Tethyan evolution Hakan Yazıcıoğlu, Tijen Ünerdoi: 10.65206/pajes.80745 Sayfalar 1456 - 1468 Bu çalışma, Doğu Anadolu'da (İpekyolu–Van) yer alan Kıratlı ofiyoliti içine sokulan mafik dayklara ait yeni petrografik ve jeokimyasal verileri sunmaktadır. Neo-Tetis’in güneydoğu koluna ait bir kesiti temsil eden bu dayklar, esas olarak plajiyoklas ve piroksen içeren mikrogabro ve diyabazlardan oluşmakta, ayrıca kloritlenme ve serisitlenme gibi alterasyon özellikleri sergilemektedir. Ana ve iz element analizleri, daykların bazaltik bileşimler gösterdiğini ve toleyitik ile alkalen olmak üzere iki gruba ayrıldığını ortaya koymaktadır. Toleyitik örnekler, nadir toprak elementlerinde (REE) tükenmiş desenler, niyobyum (Nb) azalması ve toryum (Th) zenginleşmesi ile karakterize olup, bunlar bir süpra-subdüksiyon zonu (SSZ) kökenine işaret etmektedir. Buna karşılık, alkalen örnekler hafif nadir toprak elementlerince (LREE) zengin desenler ve kıtasal iç plakaya (within-plate) benzer jeokimyasal özellikler sergileyerek, düşük dereceli kısmî erimeyi ve/veya gerilmeli tektonik evreler sırasında kabuksal kontaminasyonu yansıtmaktadır. Türkiye’deki diğer ofiyolitik dayk serileriyle yapılan karşılaştırmalar, Kıratlı dayklarının hem dalma-batma hem de gerilme rejimlerine bağlı çok evreli magmatizmayı kaydettiğini göstermektedir. Bu bulgular, Güneydoğu Anadolu Ofiyolit Kuşağı’nın tektono-magmatik evrimine dair yeni bilgiler sunmakta ve Neo-Tetis Okyanusu’nun kapanışı sırasında manto heterojenliği, fraksiyonel kristallenme ve tektonik süreçlerin karmaşık etkileşimini vurgulamaktadır. |
| 10. | Posof (Ardahan, Türkiye) Civarındaki Üst Miyosen Yaşlı Volkanik Kayaçların Mineral Kimyası, Termodinamik Gelişimi Ve Kristallenme Tarihçesi Mineral Chemistry, Thermodynamic Evolution, and Crystallization History of Late Miocene Volcanic Rocks around Posof (Ardahan, Türkiye ) Derya Cicerali, CEM YÜCEL, Emre Aydınçakır, Abdullah Kaygusuzdoi: 10.65206/pajes.73473 Sayfalar 1469 - 1493 Bu çalışmada, Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’nde Erzurum-Kars Platosu ile Doğu Pontidler’in kesişim noktasında yüzeylenen Üst Miyosen yaşlı volkanik kayaçları oluşturan magmaların kristallenme ve yerleşim koşulları çeşitli termobarometrik hesaplamalar yardımıyla belirlenmiştir. Bu volkanikler Oligosen yaşlı kiltaşı, silttaşı ve kumtaşı ardalanması ile üst seviyelerinde kireçtaşı ve çörtlü kireçtaşlarından oluşan birim üzerine uyumsuz olarak yerleşir. Petrografik olarak; ince iri taneli bazalt, bazaltik andezit ve andezitlerden oluşurlar. Bu kayaçlar; plajiyoklaz (An16-77), klinopiroksen (Wo39-45En43-50Fs11-12), ortopiroksen (Wo3-4En73-82Fs14-24), olivin (Fo63-86), hornblend (Mg#0.62-0.79) ve Fe-Ti oksit (Usp0.05-1.44, İlm94.10-95.53) minerallerinden ibarettir. Kayaç hamuru tüm bu minerallerin mikrolitleri ve volkan camından meydana gelir. Mikrolitik porfirik, hyalo-mikrolitik ve mikrolitik porfirik doku genel dokuyu oluştururken, glomeroporfirik, intergranüler, pilotaksitik, subofitik, akma ve vesiküler dokular özel dokuları oluşturur. Plajiyoklaz ve klinopiroksenlerde gözlenen zonlanma, elek ve kemirilme dokuları dengesizlik dokulardır. Termobarometrik hesaplamalara göre volkanik kayaçların kristallenme sıcaklıkları 880-1230°C, basınçları 0.73-8.71 kbar, oksijen fugasitesi (-10.94) ile (-8.92) arasında ve su içeriği % 4.60-6.32 arasında değişmektedir. Sonuç olarak incelenen volkanik kayaçların; uçucularca zengin, yüksek oksidasyon koşullarında sığ ile derin kabuksal derinliklerde yüksek sıcaklıklarda (~2–32 km) oluştuğu söylenebilir |
| 11. | Kınık Ofiyoliti (İAESZ, Türkiye) Altındaki Subofiyolitik Amfibolitlerin P–T Evrimi: Granat ve Amfibol Kimyasından Bulgular P–T Evolution of Subophiolitic Amphibolites beneath the Kınık Ophiolite (İAESZ, Turkey): Insights from Garnet and Amphibole Chemistry İrem Aksoydoi: 10.65206/pajes.87262 Sayfalar 1494 - 1504 İzmir–Ankara–Erzincan Sütur Zonu’nda yer alan Kınık Ofiyoliti’nin tabanındaki metamorfik taban kayaçları, kuzey Neotetis’in tektono-termal evrimi hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Arazi ve petrografik gözlemler; amfibolit, granat–amfibolit, amfibolşist ve kuvarsşistlerden oluşan bir diziyi ortaya koymakta olup, bu kayaçlar granoblastik ve nematoblastik dokular sergilemekte ve klorit ile epidot tarafından temsil edilen retrograd etkilerle değişim göstermektedir. Mineral kimyası verileri granatların baskın olarak almandin, daha az oranda piroop ve grossular, çok düşük oranda ise spessartin içerdiğini ve bazaltik protolitlerle uyumlu olduğunu göstermektedir. Amfiboller ise çoğunlukla kalsik tiplerdir (magneziohornblend ve tschermakit) ve kısmen metamorfizma ile yeniden dengelenmiş olsalar da magmatik özelliklerini büyük ölçüde korumaktadır. Jeotermobarometrik hesaplamalar, yaklaşık 640–790 °C sıcaklık ve 4–5 kbar basınç koşullarını işaret etmektedir. Bu değerler orta–üst amfibolit fasiyesi koşullarına ve yaklaşık 14–20 km derinliklere karşılık gelmektedir. Özellikle bir örnekte kaydedilen daha yüksek sıcaklıklar, metamorfik tabanlara özgü düşük basınç–yüksek sıcaklık (LP–HT) rejimine işaret etmektedir. Bu bulgular, Kınık amfibolitlerinin bazaltik protolitlerden türediğini ve intra-okyanus dalma-batma sırasında, ofiyolit yerleşimi esnasında LP–HT metamorfizmasına uğradığını ortaya koymaktadır. |
| 12. | Derinkuyu (Nevşehir, Orta Anadolu) yöresindeki Orta Anadolu Ofiyolitlerinden izotropik gabro ve plajiyogranitin mineral kimyası Mineral chemistry of isotropic gabbro and plagiogranite from the Central Anatolian Ophiolites in the Derinkuyu (Nevşehir, Central Anatolia) region Ayşe Orhan, Musa Avni Akçedoi: 10.65206/pajes.63504 Sayfalar 1505 - 1517 Orta Anadolu Ofiyolitlerine ait izotropik gabro ve plajiyogranitler, Derinkuyu (Nevşehir) çevresinde stoklar halinde yüzeylemektedir. İzotropik gabroyu kesen plajiyogranit, bu kayaçlara ait mafik mikrogranüler anklavları (MME) içerir. Gabro ve MME plajiyoklaz, klinopiroksen ve hornblend mineralleri içerir. İzotropik gabrolar, hornblend-piroksen ve piroksen-hornblend/hornblend gabro bileşimlerindedir. Plajiyogranit, kuvars, plajiyoklaz ve hornblendden oluşur ve tonalit bileşimi gösterir. Mineral kimyası analiz sonuçları, gabro, plajiyogranit ve MME’deki plajiyoklazların sırasıyla andezin–bitovnit (An47–85), andezin (An38–48) ve labradorit–bitovnit (An65–75) bileşimlerine sahip olduğunu göstermiştir. Klinopiroksen (Mg#=0.73–0.84) ve hornblendler (Mg#=0.57–0.79) yüksek-Mg içerikleriyle karakteristiktir. Klinopiroksenler, diyopsit–ojit (En37–43Fs12–15Wo42–47) ve hornblendler çermakit–magnezyum-hornblend bileşimleri sergiler. Sınıflama diyagramlarında klinopiroksen ve hornblend verileri, kaynak magma için bir ada yayının varlığını göstermektedir. Piroksen ve amfibol termobarometrisi, klinopiroksen ve hornblend için P-T kristalleşme koşullarının sırasıyla 2.60–1.37 kbar; 1199–1186°C ve 1.95–1.09 kbar; 864–790°C olduğunu göstermektedir. Bu veriler, dalma-batma zonu üstü tipi ofiyolit magmasının sığ litosferik seviyelere (9.2–3.9 km) doğru yükseldiğini ortaya koymaktadır. |