E-ISSN: 2587-0351 | ISSN: 1300-2694
Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi - Pamukkale Univ Muh Bilim Derg: 5 (1)
Cilt: 5  Sayı: 1 - 1999
1. 
Kapak-İçindekiler
Cover-Contents
Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi
Sayfalar I - III

2. 
AKIŞKAN YATAKTA KATI MİKTARININ YATAK YÜKSEKLİĞİ VE KATI ORANINA ETKİSİ
IN THE FLUIDIZED BED THE EFFECT OF SOLID QUANTITY ON THE HEIGHT OF BED AND SOLID OF RATE
Kamil Bekir KOÇ, Kerim ÇETİNKAYA
Sayfalar 865 - 870
Artan elektrik ve ısı ihtiyacının karşılanmasında, kömür tüm dünyada önemi gittikçe artan bir rol oynamaktadır. Akışkan yatakta yakma, yakıtın niteliklerine bağlı olmayan, kükürt ve azot oksitlerin yayımını (emisyonunu) azaltabilen, temiz ve nispeten ucuz bir kömür yakma metodudur. Bu çalışmada bir prototip akışkan yatak yapılmış ve kullanılan dağıtıcı eleğin daha dengeli bir hava dağılımı için, içe doğru (merkeze) gidildikçe birim alana düşen delik sayısı azaltılmıştır. Daha sonra kömür miktarı sürekli arttırılarak yapılan ölçümlerin sonucunda katı yükseklikleri ve katı oranları belirlenmiş, kömür miktarının bunlara etkisi incelenmiştir.

3. 
500W REZONANS iNDÜKSiYON ISITICI YAPIMI
DESIGN OF A 500W RESONANT INDUCTION HEATER
Bekir Sami SAZAK
Sayfalar 871 - 878
Bu makalede 500W’lık komple bir indüksiyon ısıtma sistemi yapımı yöntemi verilmektedir. Basit olarak bir indüksiyon ısıtma sistemi bir bobin ve bir DC/AC güç dönüştürücü içerir. Tek anahtarlı rezonans güç dönüştürücü Devam etmeyen İletkenlik Durumu’nda (DID) çalıştırılır. DID devrede kullanılan yarıiletken, anahtarların yalıtkan duruma geçerken içlerinden geçen akımın sıfır olmasını sağlar. Bu nedenle anahtarlama kayıpları çok azaltılır. Bu kaynak dönüştürücü sistemi DC’yi indüksiyon ısıtıcı bobininde kullanılmak üzere AC ye çevirir. Sunulan bobin yapım yöntemi bobinin ısıtılacak parçayı sarması şartıyla tüm parça şekilleri için geçerlidir. Bu bobin yapım yönteminin temeli, indüksiyon ısıtma sisteminde kullanılan bobin ve ısıtılacak parçanın yerine onların direnç ve indüktans eşdeğerlerinin kullanılmasıdır.

4. 
DÜZGÜN YAYILI YÜKE MARUZ ORTOTROPİK KOMPOZİT ANKASTRE KİRİŞTE SEHİM HESABI
CALCULATING DEFLECTION OF THE ORTHOTROPIC COMPOSITE CANTILEVER SUBJECTED TO A UNIFORMLY DISTRIBUTED LOAD
Alaattin AKTAŞ, Cemil TANIK
Sayfalar 879 - 884
Bu çalışmada T300/976 Grafit-Epoksi ve Karbon-Epoksi malzemeden yapılan, yayılı yüke maruz bir ortotropik kompozit ankastre kiriş göz önüne alınmıştır. Bu kirişin sehiminin analitik ve sonlu elemanlar çözümü yapılmış, bu çözümler karşılaştırılmıştır. Sonlu elemanlar yönteminin uygulanmasında Ansys 50a programı kullanılmıştır. Hesaplamalar fiber doğrultusu 0°, 15°, 30°, 45°, 60°, 75°, 90° için yapılmıştır.

5. 
SICAK TÜRBİN PARÇALARINDA SICAK KOROZYONDAN VE EROZYONDAN KORUNMA İÇİN KAPLAMALARIN KULLANIMI
THE USE OF COATINGS FOR HOT CORROSION AND EROSION PROTECTION IN TURBINE HOT SECTION COMPONENTS
Hayrettin AHLATCI
Sayfalar 885 - 892
Yüksek sıcaklık türbin malzemeleri sülfat ve klorürle birlikte aşındırıcı partiküllerin bulunduğu ortamda termal ve mekaniksel yüklenmeyle karşı karşıyadırlar. Bu incelemede gaz türbinlerinde kullanılan parçaların korunması için mevcut olan çeşitli kaplama ve biriktirme prosesleri özetlenmiştir. Basit diffüzyon kaplamadan modifiye alüminyum kaplamaya ve CoCrAlY tabakalı kaplamaya kadar birçok kaplama türü vardır. Koruyucu kaplamaların geliştirilmesinin altında yatan prensipler, diğer yüksek sıcaklık uygulamaları için kaplamaların geliştirilmesi ve seçiminde kullanışlı rehber olarak hizmet verir.

6. 
TORNALAMADA KESİCİ TAKIM AŞINMASINI İŞLEM ESNASINDA SICAKLIK ÖLÇÜMÜ İLE SAPTAMA
IN TURNING ON-LINE DETERMINATION OF CUTTING TOOL WEAR RATE BY MEASURING CUTTING TEMPERATURE
Murat KIYAK, Müzeyyen ERASLAN, Erhan ALTAN
Sayfalar 893 - 900
Adaptif kontrol ve bilgisayar yardımıyla imalattaki gelişmeler, talaş kaldırma esnasında takım aşınmasının hassas bir şekilde saptanmasını gerektirmektedir. Bu konuda çalışan araştırmacılar doğrudan ve dolaylı yöntemler geliştirmişlerdir. Talaş kaldırma esnasında sıcaklık ölçümü ile takım aşınmasının saptanması dolaylı bir yöntemdir. Bu çalışmada iki ölçüm tekniği ; iş parçası-takım ısıl çifti tekniği ve takıma gömme şeklinde bir ısıl çift monte edilerek gerçekleştirilen ölçüm tekniği yöntemleri kullanıldı. Her iki yöntem, sert metal takım malzemesi kullanılarak alaşımsız çeliğin tornalanmasında, kesici takım aşınması belirlenerek denendi ve birbirleriyle çeşitli yönlerden karşılaştırıldı.

7. 
UZMAN SİSTEM YAKLAŞIMI İLE VİDA AÇMA OPERASYONLARI İÇİN KLAVUZ SEÇİMİ
SCREW SELECTION FOR SCREW OPERATION USING EXPERT SYSTEM APPROACH
Hüdayim BAŞAK
Sayfalar 901 - 910
Bu çalışmada Leonardo uzman sistem paket programı kullanılarak makine kılavuzu ile vida çekme operasyonları için DIN standart normlarına göre kılavuz tipi belirleyen bir uzman sistem geliştirilmiştir. Tasarlanan program, vida çekilecek malzemeye, talaş tipine, kesme hızına, çalışma şartlarına vb. göre kullanıcıyı da yönlendirerek oluşturulan ortam için en uygun kılavuz tipini belirlemektedir.

8. 
PLAKLARDAKİ BOYUT ORANININ VE BAŞLANGIÇTAKİ DÜZLEMSİZLİKLERİN PLAK MUKAVEMETİNE ETKİSİ
THE EFFECTS OF ASPECT RATIO AND INITIAL IMPERFECTION SHAPE ON THE UNIAXIAL PLATE STRENGTH
Numan Behlül BEKTAŞ
Sayfalar 911 - 919
Bu çalışma dikdörtgen çelik plakların boyut oranlarının ve başlangıçtaki düzlemsizliklerinin plak mukavemetine olan duyarlılığı ile ilgilidir. Bu plak boyut oranlarının ve düzlemsizliklerinin plak mukavemetine duyarlılığını araştırmak için ticari bir sonlu elemenler programı olan ANSYS 5.0'deki kullanıcıya ait olacak şekilde sunulan elemanı (user-element) kullanarak 90 dan fazla plak problemlemlerinin modellemesi yapılıp çözüldü. ANSYS 5.0 tarafından sunulan bu kullanıcı eleman plakların büyük deformasyon ve elasto-plastik malzeme davranışlarının analizinde kullanılan sonlu elemanlar metodu kullanılarak Fortran 77 dili ile yazılmış alt programlardan oluşturulmuştur. Her bir plaka probleminin sonuçları grafiklerle gösterilmiştir. Farklı plak boyutlarının oranı ve ilk düzlemsizlik modları ve bu modların birleşimi ile oluşan kompleks ilk düzlemsizlikleri için ortalama maksimum plak mukavemetleri hesaplanmıştır. Başlangıçtaki düzlemsizliklerin büyüklükleri literatürdeki makalelerden alınmıştır. Farklı modların oluşturduğu kompleks başlangıç düzlemsizliklerin ve plak boyut oranlarının mukavemetine olan etkileri hesaplanmıştır. Farklı modların oluşturduğu başlangıç düzlemsizliklerinin birleşimi yeni fakat farklı büyüklükteki düzlemsizlikler oluşturmaktadır. Bu faktörler plak mukavemetini azaltan değerler olarak oluşmaktadır. Elde edilen sonuçlar baskı altındaki dikdörtgen çelik plakların ve bunlardan oluşan çelik plak yapılarının tasarımında kullanılabilir.

9. 
ISI BORULU GÜNEŞ KOLLEKTÖRÜ İLE KURUTMA
DRYING WITH SOLAR COLLECTOR BY HEAT PIPE
Hikmet DOĞAN
Sayfalar 921 - 925
Bu araştırmada, kurutmada güneş enerjisinden daha iyi faydalanabilmek için güneş kolektöründe ısı borusu kullanılmıştır. Isı boruları ile güneşten alınan enerji kurutma havasına aktarılmış, bu sıcak hava, kurutulmak istenilen materyalin üzerine salınmıştır. Kurutulmak istenen materyal bünyesindeki su, sıcak havanın etkisiyle buharlaştırılarak, kurutma gerçekleştirilmiştir. Yapılan deneyler neticesinde kurutma olayı güneşin direkt radyasyon etkisinden uzak, gölgede kurutulduğu için, ürün üzerinde, dışarıdaki serbest güneşte kurutmada görülen bazı mahzurlar ortadan kalkmıştır. Ayrıca kuruma süresinin de dışarıdaki serbest kurutmaya göre kısaldığı tespit edilmiştir.

10. 
HÜCRESEL OTOMATA VE BİLGİSAYAR GRAFİKLERİ
CELLULAR AUTOMATA AND COMPUTER GRAPHICS
Şen ÇAKIR, Aylin KANTARCI
Sayfalar 927 - 931
Hücresel Otomata (CA) çeşitli fiziksel işlemler için model temin eden basit matematik sistemleridir. Önemsiz veya küçük değişikliklerin ve basit kuralların sistemlerin davranışlarında nasıl çok büyük değişikliklere yolaçtığını gösterirler. İlginç şekillerin zengin bir kaynağı olarak bilgisayar grafikleri aracı olarak da kullanılmaktadırlar. Son yıllarda CA birçok bilim adamının dikkatini çekmiştir. Günümüzde CA ekolojiden görüntü işlemeye kadar birçok alanda kullanılır. Bu makalede oldukça basit CA kuralları ile çok sayıda karmaşık ve harika modelin yaratılabileceği gösterilmektedir

11. 
K0 KOŞULLARINDA YANAL TOPRAK BASINÇLARI İÇİN YAKLAŞIM
AN APPROXIMATION TO LATERAL EARTH PRESSURES FOR K0 CONDITION
M. Arslan TEKİNSOY
Sayfalar 933 - 942
Bu çalışmada zeminlerin yanal toprak basınçları veya K0 parametresinin tayini ele alınmıştır. Bu etki için bir odömetre aletine konulan zemin örneğine ait kayma gerilemelerinin değişimi ve deformasyonları incelenmiştir. Bu verilere dayanarak yanal toprak basınçlarının hesaplanabildiği genel bir yöntem ileri sürülmüştür. Araştırmalar, farklı iki grup sembolüne sahip kohezif zemin ile farklı rölatif sıkılıktaki kumlu zeminler üzerinde sürdürülmüştür. İnce cidarlı odömetre tekniği ile ölçülen ve hesaplanan yanal basınç değerleri; birbirlerine oldukça yakındır. Sonuç olarak; yanal toprak basınçları veya K0 değerleri, zemin örneklerinin bozulup bozulmadığına; örneklerin rölatif sıkılık ve onsistansına, ön konsolidasyon basıncının büyüklüğüne bağlıdır. İleri sürülen yöntem, hem ekonomik hem de basit bir yöntemdir.

12. 
GIDALARIN DONMA VE ÇÖZÜLME ZAMANLARININ BELİRLENMESİNDE KULLANILAN TAHMİN METOTLARI I. BASİT EŞİTLİKLER
FREEZING AND THAWING TIME PREDICTION METHODS OF FOODS SIMPLE EQUATIONS
Yahya TÜLEK, Hüsnü Yusuf GÖKALP, Sami Gökhan ÖZKAL
Sayfalar 943 - 950
Gıda maddelerinin muhafazası için uygulanan en etkin metotlardan birisi, dondurarak muhafaza etmektir. Dondurma, dondurulmuş ürünün depolanması ve çözülmesi işlemlerinin uygun bir şekilde yapılması durumunda, gıda maddesi orijinal haldeki özelliklerinin hemen hemen tamamını uzun bir süre koruyabilmektedir. Donma ve çözülme zamanlarının bilinmesi, hem dondurulmuş ürünün kalitesi hem de proses verimliliği ve ekonomisi açısından çok önemlidir. Donma ve çözülme zamanlarının hesaplama yöntemi ile belirlenmesi için kullanılacak olan bir metotta; basit çözüm, yüksek doğruluk oranı, az miktarda proses ve fiziksel özellik verilerine ihtiyaç duyması gibi nitelikler aranmaktadır. Ancak, bu özelliklerin tamamının aynı anda tek bir tahmin metodunda bulunması çok zordur. Bu nedenle, çok farklı donma ve çözülme zamanı tahmin metotları geliştirilmiş ve araştırmalar yapılmaktadır.

13. 
KAFES SİSTEMLERİN UYGULAMAYA YÖNELİK OPTİMUM TASARIMI
OPTIMUM DESIGN OF TRUSSES FOR PRACTICAL APPLICATIONS
Ayşe DALOĞLU, Zekeriya AYDIN
Sayfalar 951 - 957
Bu çalışmada, yapıların optimizasyonu için ayrık tasarım değişkenleri kullanarak sonuca giden genetik algoritma yöntemi düzlem kafes sistemlere uygulanmıştır. Çalışmada deplasman, gerilme ve burkulma sınırlayıcıları dikkate alınmıştır. Bu amaçla geliştirilen bilgisayar programı FORTRAN dilinde kodlanmıştır. Pratikte yaygın olarak kullanılan çeşitli çatı makaslarının minimum ağırlıklı boyutlandırılması gerçekleştirilmiştir. Son olarak deneme yanılgıya dayalı olarak bir geometrik optimizasyonu örneği verilmiştir.

14. 
A. Ü. Z. F. KENAN EVREN ARAŞTIRMA UYGULAMA ÇİFTLİĞİ TOPRAKLARININ BAZI ENZİM AKTİVİTELERİNE BİTKİ TÜRÜNÜN ETKİLERİ
THE EFFECT OF PLANT SPECIES ON SOME ENZYME ACTIVITIES OF THE SOIL OF A. Ü. Z. F. KENAN EVREN RESEARCH AND EXPERIMENTAL FARM
Sevinç ARCAK, Ayten KARACA, O. Can TURGAY, Koray HAKTANIR
Sayfalar 959 - 965
Farklı vejetasyon uygulaması altındaki toprak örneklerinde (yonca, buğday, elma, çam ve nadas) ve üç farklı derinlikte (0-5, 5-15, 15-30 cm) üreaz ve ß-Glikozidaz enzim aktiviteleri araştırılmıştır. Yonca ekili parsellerden alınan toprak örneklerinde her iki enzim aktivitesinde de en yüksek değer saptanmıştır. Toprak organik maddesi ile toplam azotu yüksek olan parsellerde enzim aktiviteleri de artmaktadır. Üreaz aktiviteleri, ß- Glikozidaz aktivitelerinden bütün vejetasyon uygulamalarında yüksek bulunmuştur. Toprak derinliği arttıkça üreaz aktivitesinde önemli düzeyde artma (P < 0.01), ß-Glikozidaz aktivitesinde ise azalma gözlenmiştir. Farklı derinlikle beraber farklı vejetasyon uygulamalarında üreaz ve ß- Glikozidaz aktiviteleri önemli ölçüde etkilenmiştir (P < 0.01).

15. 
SONLU MARKOV ZİNCİRİNİN GRAFLARLA KATLANIŞI
COLLAPSIBILICATION OF A FINITE MARKOV CHAIN BY GRAPHS
Samim DÜNDAR, Pınar DÜNDAR
Sayfalar 967 - 973
Sonlu bir Markov zinciri P olasılık matrisi ile ifade edilebildiği gibi birleştirilmiş, yönlendirilmiş ve ağırlıklandırılmış bir grafla da (bu graflar olasılıksal graflar olarak bilinir) gösterilebilir. Markov zincirinin durum uzayının eleman sayısının büyük olduğu durumlarda, bu uzay hemen hemen eşit sayıda duruma sahip q tane alt uzaya ayrılıp, her bir alt uzayda hesaplamaları ayrı ayrı yapılıp, sonuç bunlardan elde edilir. Bu düşünce bilgisayar bilimlerinde paralel hesaplama olarak bilinmektedir. Böyle bir hesaplamanın uygulanmasında önemli olan etkin ve kolay uygulanabilen bir yöntemin verilmesidir. Bu çalışmada bir sonlu Markov zinciri olasılıksal bir graf olarak ele alınmış ve katlanabilir graflara ait bilgilerin yardımıyla kendisinden daha küçük boyutlu alt uzaylara ayrılmıştır. Ayrıca yöntemin bir algoritması verilmiştir.

16. 
AĞAÇ MALZEMEDE YANMAYI GECİKTİRİCİ VE SU İTİCİ KİMYASAL MADDELERİN EĞİLME DİRENCİNE ETKİLERİ
STATIC BENDING STRENGHT OF WOOD TREATED WITH FIRE RETERDANT AND WATER REPELLENT PRESERVATION CHEMICALS
Hüseyin PEKER, Hüseyin SİVRİKAYA, Ergün BAYSAL, M. Kemal YALINKILIÇ
Sayfalar 975 - 982
Bu çalışmada bor içerikli çeşitli kimyasal maddelerle emprenye edilmiş odunun statik eğilme direncinde meydana gelen değişimler incelenmiştir. Karşılaştırma için denemelerde polietilenglikol (PEG-400/P4), Amonyum sülfat (AS), Diamonyum fosfat (DAP) ve organik çözücülü ticari bir emprenye maddesi olan Vacsol kullanılmıştır. Emprenye işlemlerinde tek işlemle bireysel kimyasal maddelerin kullanılması ve ikincil bir su itici madde (Water repellent = WR) ile muamele edilerek hazırlanan deney planı uygulanmıştır. Deney sonuçlarına göre; asidik karakterdeki çözeltiler sarıçam eğilme direncinde azalmaya sebep olurken, kayında bazik çözeltiler daha olumlu sonuçlar vermiştir. Her iki türde de Polietilenglikol - 400 (P4) ve Borik asit + Borax (BA + BX) sonrası uygulanan su itici madde uygulamalarında dikkate değer oranda direnç artışları sağlanamamıştır.

17. 
BOYARMADDE İÇEREN ENDÜSTRİYEL ATIK SUYUN EVSEL ATIK SU İLE BİRLİKTE AKTİF ÇAMUR YÖNTEMİYLE ARITILMASI
CO-TREATABILITY OF A DOMESTIC AND AN INDUSTRIAL WASTEWATER CONTAINING DYESTUFF BY THE ACTIVATED - SLUDGE METHOD
Ayşe MURATHAN
Sayfalar 983 - 986
Boyarmadde içeren endüstriyel atık suyun, evsel atık su ile birlikte aktif çamur yöntemiyle arıtımı incelendi. Arıtma etkinliği BOİ, KOİ ve toplam askıda katı madde değerleri tayin edilerek hesaplandı.

18. 
BÖHMİTİK BOKSİTİN YAPISINDA BULUNAN ALUMİNYUM HİDROKSİTİN ALKALİ ÇÖZELTİLERİNDEKİ ÇÖZÜNÜRLÜĞÜ
THE DIGESTION OPERATION IN THE ALKALI ALUMINAT SOLUTIONS OF ALUMINUM HYDROXIDES IN THE BOEHMITIC BAUXITES
Sami ŞAHİN
Sayfalar 987 - 992
Bugün dünya alümina üretiminin % 90’ından fazlası Bayer prosesi ile yapılmaktadır. Basit bir proses oluşu, yüksek saflıkta ürün vermesi, bu prosesin uygulanmasının en önemli sebeplerindendir. Bayer prosesinin esası, boksit mineralindeki aluminyum oksitin sodyum hidroksit çözeltisi ile muamelesi sonucu çözünürleştirilmesine dayanır. Sodyum aluminat çözeltilerinin yapısı çok kompleks olup henüz tam aydınlatılmamıştır. Burada böhmitik boksitin yapısında bulunan aluminyum hidroksitin alkali alüminat çözeltisindeki çözünürlüğü incelenmiştir.

19. 
KARAKURT(KARS) YÖRESİNİN JEOMORFOLOJİK EVRİMİNDE VOLKANİZMA VE TEKTONİĞİN ETKİSİ
THE INFLUENCE OF VOLCANISM AND TECTONIC ON THE GEOMORPHOLOGICAL EVOLUTION OF KARAKURT (KARS) REGION
Cevdet BOZKUŞ
Sayfalar 993 - 1000
nceleme alanında Paleozoyik metamorfitleri, Üst Kretase ofiyolitleri ile Tersiyer-Kuvaterner devirlerine ait karasal tortullar ve volkanitler yüzeyler. Bu alanda yüzeyleyen en yaygın kaya birimi, bazaltik lav-tüflerden oluşan ve Üst Miyosen-Pliyosen yaşlı Karakurt volkanitleridir. Bu alanın en önemli jeomorfolojik birimi, yaklaşık D-B gidişli kornişli Aras vadisi ve bunu sınırlayan yükseltilerdir. Aras nehri yatay konumlu ve bazalttüf ardaşımlı volkanitleri düşey olarak yarması ile vadisini geliştirmiştir. Bu vadinin kuzey-kuzeydoğu yamacında, bazalt kornişlerinden sonra az eğimli yapı platosu ile daha kuzeyde yeralan koni biçimli volkanik dağlar yeralır. Güney yamacında ise kornişlerden sonra fay denetimli basamaklı bir morfoloji ve faylanma ile gelişmiş tepeler ve dağlar yer alır. Aras nehrini denetleyen ve vadisinin oluşumunda birinci derecede etkili olan sol yanal doğrultu atımlı bir fay sistemi (Horasan Fay Kuşağı) egemendir. Kuzey ve güneye dirsekler yaparak uzanan vadi içerisindeki menderesli akarsu yatağının gelişiminde sol ve sağ yanal nitelikli doğrultu atımı fayların hareketleri etken olmuştur. Geç Miyosen’de başlayıp, Kuvaterner başlarına kadar devam etkin volkanizma, alkali ve kalkalkali özelliktedir. Bu volkanik etkinlik Aras nehri kuzeyinde Süphandağı, Kesedağ ve Aladağ gibi önemli yükseltiler oluşturmuştur. Bugünkü yerşekillerinin ve akarsu ağının oluşumunda volkanizmanın da önemli rolü olmuştur.

20. 
GELİŞTİRİLMİŞ KALİTE KARŞILAŞTIRMA METODUYLA HİDROLİK KAZICI MAKİNE SEÇİMİ
HYDRAULIC EXCAVATOR SELECTION USING IMPROVED QUALITY COMPARISON METHOD
Tibet CEBESOY
Sayfalar 1001 - 1008
Quality comparison equipment selection is essentially an equipment ranking method developed by Cokorilo and Milicic in 1991. The concept of this method is based on three matrixes models which are namely called as the machine technical characteristic matrix, parameter machine matrix and corresponding machine matrix respectively. However, the researchers mentioned have ignored to take into consideration the uncertainty in parameter machine characteristic matrix. Therefore, in this paper as a tool to manage this uncertainty and to improve the matrix explained , the use of fuzzy triangular technique is sought and thus as a numerical example, an application of the technique is given for a selection of hydraulic excavator. In quality based equipment selection, the results obtained from the application presented that the magnitude of fuzzy triangular technique is remarkable.

21. 
KENDİLİĞİNDEN YANMA İLE İLGİLİ YANGIN İNDEKSLERİ
SPONTANEOUS COMBUSTION RELATED FIRE RATIOS
Cem ŞENSÖĞÜT
Sayfalar 1009 - 1014
Yeraltı ocaklarında kendiliğinden yanmadan kaynaklanan durumun açıklanmasında, yangına ait gaz ürünlerinin çabuk ve hassas analizine gereksinim vardır. Ayrıca, bu verilerin doğru olarak yorumlanması da çok önemlidir. Bu değerlendirme, herhangi bir yangın kaynaklı patlamanın oluşmasından evvel tahlisiye ekibinin içinde bulunduğu kurtarma çalışmalarına devam etmeleri veya geri çekilmeleri konusunda, ocak idaresine bilgi akışı sağlar. İlave olarak, yangınla mücadele tekniklerinin ne kadar etkili olduğu veya barajlama sırasında veya sonrasında işçilerin emniyeti açısından yangının kontrol altında olup/olmadığının bilinmesi son derece önemlidir. Bu nedenle, günümüzde halen yaygın olarak kullanılan kendiliğinden yanmaya ait indeksler bu makalede topluca verilmiştir.

Pajes