| 1. | Kapak-İçindekiler Cover-Contents Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri DergisiSayfalar I - III |
| 2. | DİYET ACIDOPHILUS BIFIDUS YOĞURDU VE DİYET YOĞURDUN KALİTE NİTELİKLERİNİN İNCELENMESİ DETERMINATION OF QUALITY PROPERTIES OF DIET ACIDOPHILUS BIFIDUS YOGHURT AND DIET YOGHURT Oğuz GÜRSOY, Semra KAYAARDISayfalar 1109 - 1114 Bu araştırmada, yağ oranı % 1’in altına düşürülmüş sütten; normal yoğurt bakterileri (Streptococcus thermophilus ve Lactobacillus delbrueckii subsp. bulgaricus) kullanılarak diyet yoğurt ve yoğurt bakterilerinin yanı sıra Lactobacillus acidophilus ve Bifidobakterileri içeren freeze dried DVS bakteri kültürü kullanılarak diyet Asidofilus bifudus yoğurdu üretilmiş, bu ürünlerin kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özellikleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Genel olarak diyet yoğurt ile diyet Asidofilus bifidus yoğurdunun ağızda hissedilen kıvam dışındaki duyusal özellikleriyle, kimyasal ve mikrobiyolojik özellikleri yönünden birbirine benzer ürünler oldukları tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu ürünlerin, normal yoğurt ve yoğurt benzeri ürünlere göre yağ oranlarının düşük olması yanında diyet Asidofilus bifidus yoğurdunda kullanılan kültürün dietetik ve terapötik etkisinden dolayı daha sağlıklı olabilecekleri kanısına varılmıştır. |
| 3. | GIDALARIN DONMA VE ÇÖZÜLME ZAMANLARININ BELİRLENMESİNDE KULLANILAN TAHMİN METOTLARI II. SAYISAL YÖNTEMLER FREEZING AND THAWING TIME PREDICTION METHODS OF FOODS II: NUMARICAL METHODS Yahya TÜLEK, Hüsnü Yusuf GÖKALP, Sami Gökhan ÖZKALSayfalar 1115 - 1121 Gıda maddelerinin muhafazası için uygulanan en etkin metotlardan birisi, dondurarak muhafaza etmektir. Dondurma, dondurulmuş ürünün depolanması ve çözülmesi işlemlerinin uygun bir şekilde yapılması durumunda, gıda maddesi orijinal haldeki özelliklerinin hemen hemen tamamını uzun bir süre koruyabilmektedir. Donma ve çözülme zamanlarının bilinmesi, hem dondurulmuş ürünün kalitesi hem de proses verimliliği ve ekonomisi açısından çok önemlidir. Donma ve çözülme zamanlarının hesaplama yöntemi ile belirlenmesi için kullanılacak olan bir metotta; basit çözüm, yüksek doğruluk oranı, az miktarda proses ve fiziksel özellik verilerine ihtiyaç duyması gibi nitelikler aranmaktadır. Ancak, bu özelliklerin tamamının aynı anda tek bir tahmin metodunda bulunması çok zordur. Bu nedenle, çok farklı donma ve çözülme zamanı tahmin metotları geliştirilmiş ve araştırmalar yapılmaktadır. |
| 4. | BESLENMEDE YENİ YAKLAŞIMLAR: SOYA SÜTÜ VE ÜRÜNLERİ NEW APPROACHES IN NUTRITION: SOYMILK AND SOYMILK PRODUCTS Oğuz GÜRSOY, Ramazan GÖKÇE, Özer KINIKSayfalar 1123 - 1130 Protein bakımından oldukça zengin bir ürün olan soya fasulyesinin kullanım alanları hızla artmaktadır. Bu kullanım alanlarından biri de soyanın, soya sütü ve mamulleri şeklinde üretim ve tüketimidir. Uzakdoğu ülkelerinde yıllardan beri tüketilen bu ürünler son yıllarda diğer ülkelerde de tanınmaya başlamış ve sağlığına özen gösteren bilinçli tüketicilerin ilgisini çekmiştir. Ekonomik olduğu kadar diyetetik ve terapatik açıdan da bir takım avantajlara sahip bu ürünler ülkemizde yeteri kadar tanınmamaktadır. Bu derlemede, soya sütü, soya yoğurdu ve soya peynirinin genel özellikleri, terapatik ve diyetetik etkileri ile üretim teknolojileri hakkında genel bilgiler verilmektedir. |
| 5. | DİLEKÇİ (KONYA BATISI) ÇEVRESİNDEKİ NEOJEN ÇÖKELLERİNİN STRATİGRAFİSİ STRATIGRAPHIC FEATURES OF NEOGENE DEPOSITS OF DİLEKÇİ (WEST OF KONYA ) AREA A. Müjdat ÖZKAN, Ali Rıza SÖĞÜTSayfalar 1131 - 1138 İnceleme alanında temeli Silüriyen-Kretase yaşlı Temel kayaları oluşturmaktadır. Temel kaya fillit, şist, kuvarsit, kireçtaşı, dolomit, spilit, diyorit, gabro, diyabaz ve serpantinitten ibarettir. Bu temel üzerine açısal uyumsuzlukla Üst Miyosen-Alt Pliyosen yaşlı Sille formasyonu, Yalıtepe formasyonu, Ulumuhsine formasyonu, Küçükmuhsine formasyonu, Alt Pliyosen yaşlı Yürükler formasyonu ve Üst Pliyosen-Kuvaterner yaşlı Topraklı formasyonu gelmektedir. Sille formasyonu alüvyal yelpaze ve örgülü akarsu ortamında çökelmiş kırmızı renkli konglomera, kumtaşı ve çamurtaşından oluşmaktadır. Yalıtepe formasyonu ise sığ göl ortamında çökelmiş bej, kahve renkli stromatolitik kireçtaşından oluşmuştur. Ulumuhsine formasyonu sığ ve açık gölde çökelmiş bej, krem renkli kireçtaşı, killi kireçtaşı, killi kireçtaşı-çamurtaşı ardalanması, çamurtaşı, marn, dolomit, çört yumrulu ve bantlı, bol fosilli kireçtaşından ibarettir. Sığ ve açık göl ortamında çökelim gösteren Küçükmuhsine formasyonu tüfitlerden oluşmaktadır. Ulumuhsine formasyonu ve Küçükmuhsine formasyonu ile hem açılı uyumsuz hem de uyumlu dokanaklı gözlenen Yürükler formasyonu alüvyal yelpaze ve örgülü akarsu ortamında çökelmiş konglomera ve kaliş yumrulu çamurtaşından ibrettir. Tüm bu birimleri açılı uyumsuz olarak örten Topraklı formasyonu ise alüvyal yelpaze ve örgülü akarsu ortamında çökelmiş konglomeradan oluşmaktadır. Yöredeki Neojen havzası zaman zaman tektonizma etkisinde kalmış dağlar arası bir havza özelliğindedir. |
| 6. | KÖŞKKÖY (HÜYÜK-KONYA) KAPLICASININ JEOLOJİK VE HİDROJEOLOJİK İNCELEMESİ GEOLOGICAL AND HYDROGEOLOGICAL INVESTIGATION OF KÖŞKKÖY THERMAL SPRING, HÜYÜK-KONYA Osman ŞEN, A. Müjdat ÖZKAN, A. Rıza SÖĞÜT, Güler GÖÇMEZSayfalar 1139 - 1145 İnceleme alanında Paleozoyik ve Tersiyer yaşlı oluşuklar, yüzeylenmektedir. Pelitikşist, serizitşist, kloritşist, kuvarsşist, kalkşist, kuvarsit ve mermerlerden ibaret Paleozoyik yaşlı birimler temeli oluştururlar. Bu temel üzerine açılı uyumsuzlukla gelen Pliyosen yaşlı gölsel çökeller, çakıltaşı, kumtaşı, silttaşı, kiltaşı ve kumlu kireçtaşlarından ibarettir. Jeotermik gradyanla ısınan su, kırık ve fay hatları boyunca yükselerek yeryüzüne ulaşmış ve Köşk kaplıca kaynağını oluşturmuştur. Termal suyun debisi 20.08.1997'de bilinen hacim yöntemi ile 3,66 l/s (320 m3/gün), 21.09.1997'de ise 3,46 l/s (300 m3/gün) ölçülmüştür. Kaynak ağzında suyun sıcaklığı maksimumlu termometre ile 35 oC ölçülmüştür. Sıcaklık ölçümlerine ve kimyasal analiz sonuçlarına göre kaynağın suyu, Uluslararası Hidrojeologlar Birliği'nin tanımına göre "Ca, Mg, SO4'lı sıcak ve mineralli su" dur. Köşk kaplıcasının mevcut suyunun debisini ve sıcaklığını artırmak amacıyla 7-8 Eylül 1997 tarihlerinde 7 noktada AB/2 = 700 m açılımlı Rezistivite Düşey Elektrik Sondaj (D.E.S.) ölçümü yapılmıştır. Yapılan jeofizik incelemeler ile jeolojik ve hidrojeolojik gözlemlerin ışığında termal suyun sıcaklığının ve debisinin artmasıbeklenmektedir. Jeofizik-rezistivite D.E.S. verilerine göre suyun debisini ve sıcaklığını artırmak için en uygun sondaj yerinin, 2 ve 3 nolu D.E.S. noktaları arasında hem fayı hem de şistler arasındaki yüksek rezistiviteli kalkşist-kuvarsitleri hedefleyecek şekilde seçilmesi gerekmektedir. |
| 7. | GaAs-TABANLI FİBER GLAS VE LAZERLERDE KILAVUZLANMIŞ ELEKTROMANYETİK ALAN MODLARININ ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ THE PROPERTIES OF GUIDED ELECTROMAGNETIC FIELD MODES ON THE GaAs-BASED FIBER GLASS AND LASERS Mustafa TEMİZSayfalar 1147 - 1153 Gerek lazerlerde, ve gerekse fiber optik iletişiminde elektromanyetik dalgalar özel tabakalar arasında ve fiber glas içinde hapsedilip kılavuzlanarak taşınırlar. Elektrik ve manyetik dalgaların, sırasıyla, lazerlerde aktif bölgede ve fiber optik’te çekirdek bölgesinde kalması istenir. Bu durum, bu bölgelerin kırılma indislerinin daha büyük yapılmasıyla temin edilir. Bu çalışmada fiber glas ve lazerlerde elektrik ve manyetik dalgaların değişim ve davranış şekilleri ve kırılma indisinin elektromanyetik dalgalar üzerindeki etkileri incelenmektedir. |
| 8. | DOĞAL ZEOLİTLERİN (KLİNOPTİLOLİT) SU YUMUŞATIMINDA KULLANIMI USE OF NATURAL ZEOLITES (KLINOPTILOLIT) IN WATER SOFTENING PROCESS Yurdanur SABAH, Eyüp SABAH, Ali BERKTAYSayfalar 1155 - 1161 Bu çalıGmada, ülkemizde zengin rezervleri olduğu bilinen, Balıkesir-Bigadiç üst tüf birimi zeolitik tüfleri (klinoptilolit) ile su sertliğinin giderilme potansiyeli araGtırılmıG; su kaynağı olarak, klorlama hariç herhangi bir ön arıtma iGlemi uygulanmayan, sertlik derecesi yüksek, Selçuk Üniversitesi Kampüs kullanım suyu kullanılmıGtır. Bunun için -0.85 + 0.60 mm fraksiyon aralığında zeolit numuneleri NaOH ile rejenere edilerek, iyon değiGtirme kolonundaki zeolitik yataktan sabit akıG hızında geçen suyun zamana bağlı sertlik değiGimi incelenmiGtir. Rejenerasyon Gartları bu Gekilde optimize edildikten sonra zeolitik yatağa beslenen suyun akıG hızının ve kolonda bırakılan su birikintisinin suyun sertliğinin giderilmesine etkisi de araGtırılmıGtır. Sonuç olarak; zeolit yataktan geçen suyun sertliği, en düGük değere, besleme suyu hızı 10 ml/dak tutularak ve 0.75M NaOH ile rejenere edilmiG zeolit kullanılarak düGürülmüG ve bu Gartlarda çalıGılması durumunda, en yüksek iGletme kapasitesine ulaGılacağı tespit edilmiGtir. |
| 9. | DOLGULU BİR EKSTRAKSİYON KOLONUNUN PERFORMANSI PERFORMANCE OF A PACKED LIQUID-LIQUID EXTRACTION COLUMN İ. Metin HASDEMİR, Mehmet BİLGİN, Ahmet AYDIN, Umur DRAMURSayfalar 1163 - 1167 Dolgu maddeli bir sıvı-sıvı ekstraksiyon kolonunun performansı üzerine besleme oranlarının (LE/LR) etkisi; 5.86 cm çapında, 132 cm etkin kolon yüksekliğine sahip ve 10 x 10 mm cam Raschig halkaları içeren borosilikat bir cam kolonda incelendi. Bu çalışmada, su - propiyonik asit - trikloretilenden oluşan üçlü bir sistem kullanılarak bu sisteme ait üçgen diyagram verileri, deneysel olarak tayin edildikten sonra ekstraksiyon kolonunda yapılan denemeler sonucunda elde edilen verilerle; toplam kütle transfer katsayıları, toplam kütle transfer birimleri sayıları, toplam kütle transfer birimleri yükseklikleri, teorik kademe sayıları ve bir teorik kademeye eşdeğer yükseklikler hesaplandı. |
| 10. | İKİLİ SIVI SİSTEMLERİN DİFÜZYON SABİTLERİNİN BULUNMASI DIFFUSION COEFFICIENTS OF THE BINARY LIQUID SYSTEMS Ş. İsmail KIRBAŞLAR, Beşir TATLI, Tayfun EKREN, Umur DRAMURSayfalar 1169 - 1172 İkili sıvı karışımlarının difüzyon katsayılarının (DAB) deneysel olarak hesaplanmasında Stokes difüzyon hücresi kullanıldı. Tekrarlanılabilir sonuçlar alınıncaya kadar deneyler tekrar edildi. Difüzyon üzerine karıştırma hızının etkisi incelendi. Deneylerde karıştırma hızı olarak 60 devir/dakika seçildi. Difüzyon hücresinin 298 K’de kalibrasyonu 0,1 N potasyum klorür çözeltisinin saf su içine difüzlenmesine göre hesaplandı ve hücre sabiti (?) 0,1997 cm -2 olarak bulundu. İkili karışımların difüzyon deneyleri 290 K’de termostatlı su banyosunda gerçekleştirildi. Dimetilftalat-asetik asit, dietilftalat-asetik asit ve benzil alkol-asetik asit sistemlerinin deneysel difüzyon katsayıları sırasıyla 0,927x10 -5cm2/s, 0,613x10-5cm2 /s ve 1,054x10-5cm2/s olarak bulundu. Bunlara ilave olarak Scheibel ve Wilke-Chang metotlarına göre hesaplanan difüzyon katsayıları deneysel değerler ile karşılaştırıldı. |
| 11. | KENARLARI MASİFLİ VE MASİFSİZ MDF LEVHALARINDA KAVELA ÇAPLARININ ÇEKME DİRENCİNE ETKİLERİ EFFECTS OF EDGE COVERING ON TENSILE STRENGTH OF MDF Yalçın ÖRS, Musa ATAR, Ayhan ÖZÇİFÇİSayfalar 1173 - 1177 Bu çalışmada, kenarları 5, 8 ve 12 mm kalınlığında kayın masif malzeme ile masiflenmiş ve masiflenmemiş orta yoğunlukta lif levha (MDF) deney örneklerine 6, 8 ve 10 mm çapındaki kavelalar, 25 mm derinlikte delikler açılarak PVAc tutkalı ile yapıştırılmıştır. Hazırlanan örneklere aynı amaçla yapılmış bir çalışma örnek alınarak çekme deneyi uygulanmış ve kavela çapı ile masif malzeme kalınlığının kavela çekme direncine etkileri araştırılmıştır. Sonuç olarak kavela çekme direnci; en yüksek ? 6 mm kavela ve 8 mm kalınlıkta masifli MDF?de (2.294 N/mm 2 ), en düşük ?10 mm kavela ve masifsiz MDF?de (1.314 N/mm 2 ) gerçekleşmiştir. |
| 12. | KONYA (ŞEHİR MERKEZİ) GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ HARİTASI NOISE POLLUTION OF KONYA METROPOLITAN AREA Celalettin ÖZDEMİR, Şükrü DURSUN, Yüksel BURDURLUSayfalar 1179 - 1185 Günümüzde insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen çevre problemlerinden biri de gürültü kirliliğidir. Gürültü kirliliği ile ilgili araştırmalar, konunun gittikçe önem kazanan bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışmada, önce çeşitli yaş ve meslek gruplarından 200 kişi üzerinde "Gürültünün Psikolojik Etkileri" adı altında Hamilton Ankesiyete Testi ve bir anket uygulanmıştır. Konya'da 66 noktada gürültü seviyesi ölçümleri yapılarak gürültü seviyesinin birçok noktada sınır değerleri aştığı görülmüş ve bu sonuçlara göre Konya'nın gürültü haritası çıkarılmıştır. |
| 13. | KÖMÜRLERİN VE ARTIKLARIN ADSORPSİYON VE FLOTASYON DAVRANIŞLARINI RADYOAKTİF İŞARETLİ REAKTİFLERLE BELİRLEMEK İÇİN ÖLÇÜM YÖNTEMLERİ MEßVERFAHREN ZUR BESTIMMUNG DES ADSORPTIONS UND FLOTATIONSVERHALTENS VON KOHLEN UND BERGEN DURCH RADIOAKTIF MARKIERTE REAGENZIEN Eyüp SABAHSayfalar 1187 - 1193 Bu çalışmanın amacı; kömür flotasyonunda kullanılan reaktiflerin içerdiği alifatik hidrokarbonların flotasyon ürünlerince adsorplanmasının 14C-iletken isotoplar yoluyla tespiti için gerekli olan ölçüm yöntemlerini belirlemektir. Güvenilir yöntemler geliştirmek amacıyla deneyler, düşük seviye-?-katı numune ölçme cihazı ve ekstraksiyon yöntemi olarak adlandırılan sıvı-sintilasyon sayıcısında gerçekleştirilmiştir. Adı geçen cihazlarda ölçülen aktivasyon değerleri ile gerçek aktivasyon değerleri arasında bir fark oluşmaktadır. Ancak düşük seviye ?-katı numune ölçme cihazı ile yapılan ölçümlerde, numunelerin ve ortamın rutubeti radyoaktif ölçümleri olumsuz etkilediğinden, artığın aktivite ölçümlerinde rutubet artışına bağlı olarak radyoaktivitede beklenmedik bir yükseliş gözlendiğinden, dedektör odasını numune hücresinden ayıran altın folye ile 14C ile yüklü taneciklerin istenmeyen temasının hatalı ölçüm sonuçlarına sebebiyet vermesi vs. gibi nedenlerden dolayı istenilen başarıya ulaşılamamıştır. Ekstraksiyon yöntemi olarak adlandırılan sıvı-sintilasyon sayıcısında gerçekleştirilen ölçümlerde olumlu netice alınmış ve kömür flotasyonunda kullanılan reaktiflerin adsorplanan miktarlarını belirlemede gerekli olan kalibrasyon eğrisi, kömür için %4.02, artık için ise %2.99’luk bir standart sapmayla çıkarılmıştır. |
| 14. | OKALİPTUS (EUCALYPTUS COMALDULENSIS DEHN.) ODUNUNUN YANMA ÖZELLİKLERİ COMBUSTION PROPERTIES OF EUCALYPTUS WOOD Yalçın ÖRS, Musa ATAR, Hüseyin PEKERSayfalar 1195 - 1201 Bu çalışmada, okaliptus odununun iç ve dış ortamlarda korunması amacıyla (biotik ve abiotik faktörler) kullanılan çeşitli emprenye maddelerinin yanma özelliklerine etkileri araştırılmıştır. Bu maksatla, okaliptus (Eucalyptus comaldulensis Dehn.) odunundan hazırlanan deney örnekleri, ASTM-D 1413-76 esaslarına göre emprenye edilmiştir. Emprenye maddesi olarak; tanalith-CBC, boraks, borik asit, vacsol-WR, immersol-WR, polietilenglikol-400 ve amonyum sülfat kullanılmıştır. Sonuç olarak, ülkemizde yetişen okaliptus türünün vakumlu emprenyesinde tuzların retensiyonu (tutunma) düşük çıkmış, tuz + borlu bileşikler odunun yanma direncini arttırmış, su itici maddelerin yanmayı artırıcı etkilerini ise azaltmıştır. |