| 1. | Kapak-İçindekiler Cover-Contents Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri DergisiSayfalar I - III |
| 2. | DEĞİŞİK FAKTÖRLERİN BETON MUKEVEMETİNE ETKİSİNİN DENEYSEL OLARAK İNCELENMESİ EXPERIMENTAL STUDY ON EFFECT OF VARIOUS FACTORS ON COMPRESSIVE STRENGTH OF CONCRETE Hanifi BİNİCİ, İsmail H. ÇAĞATAY, Hasan KAPLANSayfalar 203 - 209 Bu çalışmada betonun basınç dayanımına etki eden faktörler araştırılmıştır. Betonun önemli özellikleri; homojenlik, işlenebilirlik, yoğunluk, permeabilite, deformasyon ve basınç mukavemeti olmaktadır. Bunlardan beton basınç mukavemeti diğer bütün özelliklerin bir göstergesidir. Beton mukavemetindeki değişiklikler betonun diğer özelliklerine de bağlıdır. Çimento türü, agrega türü ve granülometri, sıkıştırma, kür ve beton üretim teknikleri, beton kalitesini etkileyen faktörlerdir. Bu çalışmada elde edilen sonuçlara göre, çimento türü faktörü % 10, granülometri % 11, beton üretim şekli % 21, betonun kompaksiyonu % 26 ve betonun bakımı % 32 oranında beton basınç mukavemeti üzerinde etkili olmuştur. |
| 3. | ET VE ET ÜRÜNLERİNDE BAKTERİOSİNLERİN ÖNEMİ THE IMPORTANCE OF BACTERIOCINS IN MEAT AND MEAT PRODUCTS Meltem SERDAROĞLU, Meltem SAPANCI ÖZSÜMERSayfalar 211 - 217 Son yıllarda kimyasal katkı maddelerini içermeyen, tuz oranı azaltılmış ve mümkün olduğunca az işlem görmüş gıdalara karşı tüketicilerin ilgisi gittikçe artmaktadır. En az şekilde işlem görmüş gıdaların mikrobiyolojik güvenliğinin sağlanması ise özel uygulamaları gerektirmektedir. Mikroorganizma ve enzimlerin gıdaları koruyucu amaçlı kullanımı biyolojik koruma olarak adlandırılmaktadır. Gıdaların üretiminde antimikrobiyal etkiye sahip en önemli mikroorganizma grubu laktik asit bakterileridir. Laktik asit bakterileri, etin doğal florasının bir bileşeni olmakla birlikte, etin işlenmesi sırasında florada baskın hale gelmektedir. Bu derlemede laktik asit bakterilerinin bakteriosinleri ile et ve et ürünlerinde biyolojik koruyucu olarak kullanımları incelenmiştir. |
| 4. | DOĞRUSAL DİZİN (PUSHBROOM) GÖRÜNTÜLEME SİSTEMLERİ LINEAR ARRAY (PUSHBROOM) IMAGING SYSTEMS Gürcan BÜYÜKSALİHSayfalar 219 - 228 Bu çalışmada, son teknoloji uydu görüntüleme sistemlerinde yoğunlukla kullanılan doğrusal dizin (pushbroom) tarayıcılar incelenmiştir. Tarihsel gelişim süreçlerine değinildikten sonra, günümüzde bu teknikten yararlanan uzayda yerleşik uydu algılayıcılarının; özellikle Fransız SPOT, Alman MOMS, Hint IRS ve Japon JERS uydularının optik ve geometrik tasarımları üzerinde detaylı olarak durulmuştur. Son olarak, bu sistemlerin harita yapım amaçlı kullanımlarda sağlayacakları doğruluk düzeyleri ortaya koyulmuştur. |
| 5. | ULUMUHSİNE-TATKÖY (KONYA) CİVARINDAKİ ÜST MİYOSEN-ALT PLİYOSEN YAŞLI KUMTAŞLARININ PETROFASİYES ÖZELLİKLERİ PETROFACIES CHARACTERISTICS OF THE SANDSTONES OF THE UPPER MIOCENELOWER PLIOCENE AGED IN THE ULUMUHSİNE-TATKÖY (KONYA) AREA A. Müjdat ÖZKANSayfalar 229 - 239 İnceleme alanında yer alan Üst Miyosen-Alt Pliyosen yaşlı Ulumuhsine formasyonu sığ, açık göl ve akarsu ortamında oluşmuştur. Formasyonun litolojilerini ince-orta tabakalanmalı, laminalı ve bol fosilli kireçtaşı, ince- çok kalın tabakalanmalı çamurtaşı, ince-çok kalın tabakalanmalı marn, ince-kalın tabakalanmalı dolomit ile ara seviyeler halinde stromatolitik kireçtaşı, tüfit, çört bantları ve kömürlü seviyeler oluşturmaktadır. Ayrıca, göl ortamında, sualtı dağıtıcı kanal ve türbidit niteliğinde, akarsu ortamında da kanal ve bar çökelleri şeklinde konglomera ve kumtaşı düzeyleri kapsamaktadır. Kırmızı, gri, ender olarak da yeşil renkli kumtaşları, ince-kalın tabakalanmalı ve bazı düzeylerde iyi, bazı düzeylerde kötü boylanmalıdır. Sedimanter yapı olarak derecelenme, kama şekilli çapraz tabakalanma, simetrik ripılmark ve laminalanma sunmaktadır. İncelenen kumtaşları litik kumtaşı ve litik vake, litarenit, feldispatik litarenit ve sublitarenit bileşimindedir. Bileşenlerini çoğunlukla kayaç parçası ve kuvars, az olarak da plajioklas, biyotit, muskovit, opak mineral ve epidot oluşturur. Mineralojik ve dokusal açıdan olgunlaşmamış olan kumtaşlarının bağlayıcısını çoğunlukla kalsit çimento ve kil matriks ile az olarak da demiroksit çimento oluşturur. Tektonik ortam açısından kumtaşlarının ana kaynağı yeniden oluşum (bindirme, çarpışma, kara yükselimi) ve yeniden oluşan litik parçalar bölgesidir. |
| 6. | ÇİMENCİK-YELLİCE (EREĞLİ-KONYA) YÖRESİNİN STRATİGRAFİSİ STRATIGRAPHIC FEATURES OF ÇİMENCİK-YELLİCE (EREĞLİ-KONYA) AREA Ali Rıza Söğüt, A. Müjdat Özkan, Veysel ZedefSayfalar 241 - 249 İnceleme alanında en altta Bolkar grubuna ait Dedeköy (Üst Permiyen) ve Gerdekesyayla (Alt-Orta Triyas) formasyonları yer alır. Dedeköy formasyonu; dolomitik kireçtaşı ve mermerlerden oluşur ve taban dokanağı inceleme alanında gözlenmez. Dedeköy formasyonu üzerine uyumlu dokanakla fillit, dolomitik kireçtaşı ile kalkşist ardalanmasından oluşan ve kireçtaşı olistolitleri kapsayan Gerdekesyayla formasyonu gelmektedir. Bolkar grubu üzerine uyumsuz olarak konglomera ve kumtaşıyla başlayan, kumlu kireçtaşı, killi kireçtaşı ara tabakaları kapsayan kumtaşı-şeyl ardalanmasından oluşan Halkapınar formasyonu (Üst Paleosen-Orta Eosen) gelmektedir. Halkapınar formasyonu içinde andezit, bazalt ve diyabaz daykları ile bunlara ait bloklar da yer almaktadır. Halkapınar formasyonu üzerine uyumsuz olarak konglomera ve kireçtaşlarından oluşan Kepeztepe formasyonu (Üst Miyosen-Alt Pliyosen) gelir. Bu birimdeki kireçtaşları genellikle stromatolitik olup stromatolitlerin gelişiminde Schizothrix sp., Phormidium sp ve/veya Scytonema sp. gibi alg cinsleri etkili olmuştur. Tüm bu birimler üzerinde ise Kuvaterner yaşlı akarsu çökelleri, yamaç molozları ve alüvyonlardan ibaret genç oluşuklar açılı uyumsuz olarak yer almaktadır. |
| 7. | KONYA ANA TAHLİYE KANALINDA KLORLU BİLEŞİKLERİN BELİRLENMESİ DETERMINATION OF CHLORINATED ORGANIC COMPOUNDS IN THE MAIN DRAINAGE CHANNEL OF KONYA Mehmet Emin AYDINSayfalar 251 - 254 Konya ana tahliye kanalı Konya ovasının drenaj sularını toplayarak tuz gölüne boşaltmaktadır. Konya ovasında Konya şehri atık sularının tabi bir drenaj noktası bulunmaması sebebiyle kent atıksuları da bu kanala deşarj edilmektedir. Kanal güzergahı boyunca bu drenaj suları ve atık sular sulama suyu olarak kullanılmaktadır. Bazı klorlu organik bileşikler toksik ve kanserojen oldukları bilinen bileşiklerdir. Bu çalışmada Konya atıksularının deşarj edildiği ana tahliye kanalından alınan saatlik, günlük ve aylık numuneler gaz kromotoğraf (GC) ile analiz edilerek klorlu organik bileşik içerikleri araştırılmıştır. |
| 8. | KAFEİNİN SU VE BAZI ORGANİK ÇÖZÜCÜLER ARASINDAKİ DAĞILMA KATSAYILARININ SICAKLIĞA BAĞLI OLARAK DEĞİŞİMİNİN İNCELENMESİ INVESTIGATION OF VARIATION OF DISTRIBUTION COEFFICIENT OF CAFFEINE BETWEEN WATER AND SOME ORGANIC SOLVENTS DEPEND ON THE TEMPERATURE İ. Metin HASDEMİR, İsmail İNCİ, Mehmet BİLGİN, Mine ÖNDER, Ahmet AYDINSayfalar 255 - 258 Bu çalışmanın amacı, ülkemizin önemli bir tarım ürünü olan çayın önemli bileşenlerinden biri olan kafeinin, su ve bazı organik çözücüler arasındaki dağılma katsayılarının sıcaklığa bağlı olarak değişiminin incelenmesidir. Çalışmada kullanılan organik çözücüler kloroform, etilasetat, n-butil asetat, karbon tetraklorür ve benzendir. Deneysel çalışmada hazırlanan % 1`lik (hacmen) kafein çözeltisinden belirli miktar alınarak çözücü ile birlikte karıştırılmış ve yapılan analizler sonucunda kafein miktarı tespit edilmiştir. Bu işlem dört ayrı sıcaklıkta gerçekleştirilerek dağılma katsayılarının sıcaklığa ne şekilde bağlı oldukları incelenmiştir. Yapılan deneysel çalışmalar sonucunda en yüksek dağılma katsayısı kloroformla elde edilmiş ve kloroform ile elde edilen dağılma katsayılarının kullanılan diğer çözücülerin aksine sıcaklıkla azaldığı tespit edilmiştir. |
| 9. | KİNİZARİN ELDESİ İŞLEMİNİN SICAKLIK OPTİMİZASYONU ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA A STUDY ON TEMPERATURE OPTIMIZATION OF QUINIZARINE OBTAINMENT Ahmet ALICILAR, Atilla MURATHAN, Muzaffer BALBAŞISayfalar 259 - 261 Bu çalışmada antrakinon esaslı tekstil boyarmaddeleri için önemli hammaddelerden birisi olan kinizarinin eldesi üzerine sıcaklığın etkisi araştırıldı. Bu amaçla laboratuvar şartlarında üç farklı sıcaklıkta deney gerçekleştirildi. Elde edilen ürünlerin erime noktaları tayin edildi ve IR spektrumları çekildi. Bu tarzda optimum verim için sıcaklık şartları belirlenmeye çalışıldı. Yapılan deneyler sonucunda, en yüksek verime kademe kademe arttırılarak 250°C' da gerçekleştirilen deney şartlarında ulaşıldığı gözlendi. |
| 10. | ETANOL + 1-NONANOL İKİLİ SİSTEMİ VE ETANOL + 1-NONANOL + SU ÜÇLÜ SİSTEMİNİN 293.15 K SICAKLIKTAKİ YOĞUNLUKLARININ, REFRAKTİF İNDİSLERİN ÖLÇÜLMESİ VE AŞIRI MOLAR HACİMLERİNİN VE MOLAR REFRAKSİYONLARININ HESAPLANMASI MEASURED DENSITIES, REFRACTIVE INDICES, EXCESS MOLAR VOLUMES AND DEVIATIONS CALCULATED FROM MOLAR REFRACTION OF THE BINARY MIXTURE OF ETHANOL + 1-NONANOL AND TERNARY MIXTURE ETHANOL + 1-NONANOL + WATER AT 293.15 K Mehmet MAHRAMANLIOĞLU, Ş. İsmail KIRBAŞLARSayfalar 263 - 266 Etanol+1-nonanol ikili sistemi ve etanol+1-nonanol+su üçlü sistemi için çeşitli karışımlarda yoğunluklar ve kırılma indisleri 293.15 K de ölçülmüştür. İkili ve üçlü sistemler için aşırı molar hacim ve molar refraksiyon sapmaları hesaplanmıştır. Aşırı molar hacim ve molar refraksiyon sapmaları için Redlich–Kister eşitliği uygulanarak eşitlik katsayıları hesaplanmıştır. |
| 11. | SULARDAKİ SİYANÜRÜN DOLGULU KOLONLARDA OKSİDASYONU ÜZERİNE SICAKLIK VE KATALİZÖRÜN ETKİSİ EFFECTS OF TEMPERATURE AND CATALYST ON OXIDATION OF AQUEOUS CYANIDES IN PACKED COLUMNS Ahmet ALICILAR, Atilla MURATHANSayfalar 267 - 269 Sulardaki siyanürün dolgulu kolonlarda oksidasyonu araştırıldı. Deneyler paralel ve ters akış şartlarında, inert dolgulu sistemde, üç farklı sıcaklıkta gerçekleştirildi. İlave olarak, oda sıcaklığında yapılan deneyler katalitik sistemde tekrarlandı. Herbir farklı durumda yatışkın hale erişildikten sonra kolon çıkışından alınan sıvı numunelerdeki siyanür konsantrasyonları titrimetrik olarak belirlendi. Bu değerler başlangıç konsantrasyonları ile karşılaştırılarak % oksidasyon verimlerine geçildi. Sonuçta gerek sıcaklık artışının, gerekse katalizör ilavesinin oksidasyon veriminde artışa sebep olduğu görüldü. |
| 12. | ÇEŞİTLİ LİGNOSELÜLOZ ESASLI ATIKLARIN (PLEUROTUS OSTREATUS)’UN VERİM ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİLERİ THE EFFECTS OF VARIOUS LIGNOCELLULOSIC BASED WASTE ON THE YIELD PROPERTIES OF PLEUROTUS OSTREATUS Ergün BAYSALSayfalar 271 - 275 Bu çalışmada son derece büyük potansiyel teşkil eden ve ikincil bir değerlendirme olanağı bulunmayan lignoselüloz esaslı atık materyallerin kültür mantarı P. Ostreatus yetiştiriciliğinde değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma sonuçlarına göre substratların tek olarak değilde birbirleriyle uygun karışımlar halinde kullanılması verim özelliklerini olumlu yönde etkilemiştir. Çalışmada fındık yaprağı (FY), odun talaşı (OT) ve buğday sapı (BS) esaslı deneme planları geliştirilmiş olup, tali substratlar olarak da atık kağıt (AK), ot (O), alçı (A) ve mısır sapı (MS) kullanılmıştır. Çalışmada FY+AK (50+50) karışımlı substrat üzerinde % 54.4 (yaş substrat ağırlığına oranla) verim değeri ile en yüksek verim değeri elde edilmiştir. Çalışmada substratların bireysel kullanımı yerine, birbirleriyle değişik karışım oranlarında kullanılması verimi olumlu yönde etkilemiştir. |
| 13. | ÇEŞİTLİ BÜYÜME ORTAMLARINDA (PLEUROTUS OSTREATUS VE P. SAJUR-CAJU) MİSELLERİNİN GELİŞME SÜRELERİ MYCELIA DEVELOPMENT PERIOD OF (PLEUROTUS OSTREATUS AND P. SAJUR-CAJU) ON THE ALTERNATIVE SUBSTRATE Ergün BAYSAL, M. Kemal YALINKILIÇ, Ali TEMİZSayfalar 277 - 280 Bu çalışmada buğdaya alternatif olabilecek arpa, çavdar ve mısır gibi hububat danelerinde P. ostreatus ve P. sajur-caju türlerinde misellerin materyaller üzerindeki gelişimi gün olarak tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre P. ostreatus için çavdarda 8 gün ortalama ile en uygun sonucu elde ederken, buğdayda 10.3 gün ile en uzun süre elde edilmiştir. P. sajur-caju’da ise çavdarda 9.3 gün ortalama ile en uygun sonuç elde edilirken, buğdayda 16.4 gün ortalama ile en uzun süre elde edilmiştir. Her iki mantar türü için de çavdar en uygun sardırma materyali olmuştur. Çalışmada kullanılan mısırda görülen kontaminasyon problemi bu materyalle ilgili ilave çalışmalara gidilmesini zorunlu kılmaktadır. |
| 14. | ÇEŞİTLİ KATKI MADDELERİYLE ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ KAYIN TALAŞLARI ÜZERİNDE (PLEUROTUS FLORİDA)’NIN KÜLTÜRE ALINMASI CULTIVATION OF (PLEUROTUS FLORIDA) ON BEECH SAW DUST WITH ADDED SOME SECONDARY MATERIALS Ergün BAYSAL, M. Kemal YALINKILIÇ, Ali TEMİZSayfalar 281 - 284 Bu çalışmada yöredeki biçme atölyelerinden elde edilen kayın talaşlarına, turba toprağı(Bolu-Yeniçağa torfu), tavuk gübresi ve pirinç kavuzu gibi katkı maddeleri ilave edilerek Pleurotus florida’nın bu substrat karışımlarında misel gelişim süreleri ve verim değerleri incelenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre odun talaşı (kayın) + pirinç kavuzu (PK) (80 + 20) karışımında misel gelişim süresi bakımından 17.20 gün ortalama ile ve verim değeri açısından 372.40 gr/kg ortalama ile en uygun sonuçlar elde edilmiştir. Çalışmada odun talaşı (kayın) + tavuk gübresi (TG) (80 + 20) karışımında misel gelişim süresi bakımından 40.8 gün ortalama, verim değeri açısından 92.80 gr/kg ortalama ile en elverişsiz sonuçlar elde edilmiştir. Genel olarak pirinç kavuzu, odun talaşının kültivasyon özelliklerini olumlu yönde etkilerken, prinç kavuzu’nun artan oranlarında misel gelişim süresi ve verim değeri olumlu yönde etkilenmiştir. |