| 1. | Kapak-İçindekiler Cover-Contents Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri DergisiSayfalar I - III |
| 2. | SIKIŞTIRMA ORANI DEĞİŞİMİNİN BUJİ İLE ATEŞLEMELİ MOTORLARDA YAKIT TÜKETİMİNE ETKİSİ THE EFFECT OF VARIABLE COMPRESSION RATIO ON FUEL CONSUMPTION IN SPARK IGNITION ENGINES Yakup SEKMEN, Perihan ERDURANLI, Ali AKBAŞ, M. Sahir SALMANSayfalar 139 - 148 Günümüz ekonomik koşulları ve enerji kaynaklarının büyük bir hızla tükenmekte olması, mevcut enerji kaynaklarının en verimli şekilde kullanılmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu nedenle otomotiv endüstrisinde yakıt tüketimini azaltmak üzere değişik yük ve hız şartlarında motorlardan talep edilen gücün çevreyi en az kirleterek ve mümkün olan en ekonomik şekilde alınabilmesine yönelik yapılan çalışmalar artan hızla devam etmektedir. Teknolojinin gelişimine paralel olarak gerçekleştirilen bu çalışmalar sayesinde motorların tasarım ve işletme parametreleri değişik çalışma şartlarına göre optimize edilerek yakıtın en verimli şekilde kullanılmasına çalışılmaktadır. Motorun çalışma şartlarına göre sıkıştırma oranının değiştirilmesine yönelik yapılan çalışmalarla olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Kısmi yüklerde yanma veriminin, yakıt ekonomisinin ve emisyonların iyileştirilmesi için sıkıştırma oranının artırılması, motorun yüksek yük ve düşük hız koşullarında ise olası vuruntu ve sert çalışmayı önlemek için sıkıştırma oranının bir miktar azaltılması gerekmektedir. Bu çalışmada, buji ile ateşlemeli değişken sıkıştırma oranlı motorlar konusunda yapılan araştırmalar, yakıt ekonomisi, motor çıkış gücü ve termik verim açısından incelenmiştir. Kısmi ve orta yük şartlarında değişken sıkıştırma oranlı motorlarla yapılan deney sonuçlarına göre motor gücünün arttığı, özgül yakıt tüketiminin azaldığı, yakıt ekonomisinde özellikle kısmi yüklerde %30’a varan iyileşmeler elde edildiği ve ayrıca bazı egzoz emisyon değerlerinde ciddi azalmalar sağlandığı tespit edilmiştir. |
| 3. | ÜÇ KADEMELİ DALGIÇ POMPALARIN PERFORMANS EĞRİLERİNİN İNCELENMESİ INVESTIGATION OF PERFORMANCE CURVES OF THREE STAGE DEEP WELL PUMPS Mustafa GÖLCÜSayfalar 149 - 154 Uluslararası literatürde “Vertical Turbine Pump (VTP)” olarak adlandırılan pompalar seri pompa uygulaması olarak düşey çalışabilecek şekilde tasarlanmış pompalardır. Günümüzde “Derin Kuyu Pompaları (DKP)” olarak bahsedilen pompalar, yüzey kaynaklarının yetersiz olduğu bölgeler için dar ve derin kuyularda çalışabilme amaçlı geliştirilmiş pompalardır. Bu pompalardan verimli bir şekilde yararlanmak için kademe sayısının uygun seçilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada; yeni bir dalgıç pompa dizayn edilmiş, farklı kanat sayılarındaki (z = 3, 4, 5, 6, 7) üç kademeli dalgıç pompaların performansları deneysel olarak incelenerek tek kademeli dalgıç pompaya göre en iyi verim noktasında (b. e. p.) verim artış oranları hesaplanmıştır. |
| 4. | YAPAY DENİZ SUYUNDA FARKLI HIZLARDA Cu-%10 Ni ALAŞIMININ EROZYON-KOROZYON DAVRANIŞI EROSION-CORROSION BEHAVIOUR OF Cu-10 % Ni ALLOYS AT DIFFERENT ROTATION SPEEDS IN ARTIFICIAL SEA WATER Mehmet GAVGALI, Yaşar TOTİK, Anne NEVİLESayfalar 155 - 160 Bu çalışmada yapay deniz suyunda Cu-10 % Ni bakır-nikel alaşımının erozyon-korozyon davranışı incelenmiştir. Erozyon-korozyon testleri farklı hızlarda dönen silindirik elektrot kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Denemelerde serbest korozyon potansiyeli, anodik polarizasyon, elektrokimyasal impedans analizi, ağırlık kaybı testleri ve optik mikroskop incelemesi yapılmıştır. Dönme hızı ve zamanın artması ile yapay deniz suyundaki Cu-10 % Ni alaşımının korozyon hızı artmıştır. Koruyucu yüzey filmindeki hasarın, dönme hızı 1600 d/d olduğunda 3. saatten itibaren, 2000 d/d olduğunda ise 1. saatten itibaren başladığı ve giderek arttığı belirlenmiştir. |
| 5. | BİR DOĞRUDAN DİZİLİ/KOD BÖLMELİ ÇOKLU ERİŞİM HABERLEŞME SİSTEMİİÇİN DAYANAK YAYMA DİZİLERİNİN BELİRLENMESİ ÜZERİNE ÇALIŞMA A STUDY ON DETERMINING THE REFERENCE SPREADING SEQUENCES FOR A DS/CDMACOMMUNICATION SYSTEM Cebrail ÇİFTLİKLİ, İbrahim DEVELİSayfalar 161 - 166 Çoklu erişim girişimi, bir doğrudan dizili/kod bölmeli çoklu erişim (DD/KBÇE) sisteminin başarımını sınırlayan temel etkidir ve yayma dizilerinin (kodlarının) bu etki üzerindeki rolü oldukça önemlidir. Bu çalışmada, adım kırmık ağırlıklandırma dalgaformlarıyla ağırlıklandırılmış toparlama dizileri kullanan bir DD/KBÇE sistemi için verilen bir kod seti içerisinde daha düşük bit hata oranları oluşturan dayanak yayma kodlarının belirlenmesine hizmet eden bir kriter önerilmektedir. Nümerik sonuçlar, önerilen kritere göre belirlenen yayma kodlarının, dayanak olarak kullanılmaya en uygun kodlar olduğunu göstermektedir. |
| 6. | MUTFAK UYGULAMALARI İÇİN YARIM KÖPRÜ SERİ REZONANS İNVERTÖRLÜ İNDÜKSİYON ISITMA SİSTEMİ TASARIMI DESING OF AN INDUCTION HEATING SYSTEM WITH A HALF BRIDGE SERIES RESONANT INVERTER FOR DOMESTIC COOKING APPLICATIONS Selim KÖROĞLU, Bekir Sami SAZAKSayfalar 167 - 172 Elektromanyetik indüksiyon yolu ile ısıtma endüstride metallerin ısıtılması, eritilmesi, şekil verilmesi ve yüzey sertleştirme uygulamalarında tercih edilmektedir. Bu çalışmada indüksiyon ısıtmanın mutfak uygulamalarında da kullanılabileceği gösterilmiştir. Bu amaçla, bobin tasarımını da kapsayan komple bir indüksiyon ısıtma sistemi tasarlanmış, küçük güçlü bir prototipi gerçekleştirilmiş ve test edilmiştir. Sunulan sistemde rezonans anahtarlama tekniği kullanılmış ve bu sayede anahtarlama kayıpları önemli ölçüde azaltılmıştır. Yapılan hesaplamalar sonucu sunulan sistemin, bilinen mutfak ısıtıcıları ile kıyaslandığında oldukça yüksek verime sahip olduğu görülmüştür. |
| 7. | THE EFFECT OF WINDOW FUNCTIONS ON THE ARMA MODEL PARAMETERS ESTIMATED BY PORLA METHOD PORLA METODU İLE TAHMİN EDİLEN ARMA MODEL PARAMETRELERİ ÜZERİNDE PENCERE FONKSİYONLARININ ETKİSİ Şaban ÖZER, Kerim GÜNEYSayfalar 173 - 178 PORLA metodu ile tahmin edilen ARMA model parametreleri üzerinde pencere fonksiyonlarının etkisi, sunulmuştur. PORLA metotu, izleme ve modelleme problemlerinin bağımsız alt-algoritmalar olarak düşünüldüğü bir algoritma yapısına sahiptir. Bu metotda, ilk olarak durağan olmayan veri izlemesi, giriş/çıkış veri kovaryans blok matrisinin zaman ardışımlı hesaplanması ile gerçekleştirilir. İkinci olarak, modelleme problemi, ARMA modelleme probleminin içerildiği iki-kanallı PORLA metodu ile çözülür. Zamanla hata yayılımı, PORLA metodunda oluşamaz. İsteğe bağlı pencereleme teknikleri, izleme kapasitesini ve hızlıbaşlamayı kontrol etmek için kolayca dahil edilebilir. PORLA metodu ile tahmin edilen ARMA model parametreleri üzerinde pencere fonksiyonlarının etkisini göstermek için, dikdörtgen, üçgen, Bartlett, Hanning, Hamming, üstel, değiştirilmiş Barnwell, Blackman ve Kaiser gibi farklı pencere fonksiyonları kullanılarak elde edilen benzetim sonuçları verilmiştir. |
| 8. | YARIİLETKEN LAZERLERDE YÜKLÜ TAŞIYICILARIN ENERJİ DURUMLARININ İNCELENMESİ THE STUDY OF ENERGY STATES OF CHARGED CARRIERS ON THE SEMICONDUCTOR LASERS Mustafa TEMİZSayfalar 179 - 187 Elektronlar, yarıiletken lazerlerin aktif bölgelerinde elektromanyetik dalga ile etkileşerek enerji seviyelerini değiştirirler. Elektronlar, elektromanyetik alandan aldıkları enerjiyi optik enerjiye dönüştürürler. Bu dönüşüm esnasında elektronların enerji durumları değişir. Yarıiletken lazerlerde enerji durumlarının değişimi, eşik akımını etkilemesi sebebiyle, yarıiletken enerji bant mühendisliğinde önemli bir yer tutar. Bu çalışmada heterojonksiyon yarıiletken lazerlerde elektronların enerji davranışı ve onların öz enerjileri dolayısıyla atomik enerji seviyeleri incelenmektedir. |
| 9. | FARKLI UÇ SARGI ŞEKİLLERİNİN PERDE DUVARLARIN MOMENT EĞRİLİK DAVRANIŞI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN DOĞRUSAL OLMAYAN ANALİZİ (KURAMSAL ÇALIŞMA) NON-LINEAR ANALYSIS OF EFFECT OF CONFINEMENT REGIONS ON MOMENT CURVATURE BEHAVIOR OF SHEAR WALL (THEORETICAL STUDY) Şevket Murat ŞENEL, Hasan KAPLANSayfalar 189 - 194 Eğilme altında zorlanan perde duvarların uç kısımlarında oluşturulan sargı bölgelerinin etkinliğinin araştırılması amacıyla bir bilgisayar programı geliştirilmiştir. Tek tip gövde donatısı ve farklı sayıda sargı donatısı şeklinden oluşan numunelerin kuramsal çözümlemesi, geliştirilen bu yazılım yardımı ile yapılmıştır. Beton ve donatı çeliğine ait verilerin elde edilebilmesi için donatı çeliği çekme deneyleri ve beton basınç deneylerinin sonuçlarından faydalanılmıştır. Sargılı beton davranışı için Mander tarafından geliştirilen model kullanılmıştır. Donatı çeliği davranış modeli için çekme testlerinden elde edilen sonuçlar kullanılırken malzemenin pekleşme davranışı da göz önüne alınmıştır. Sargılama etkileri incelenirken, etriye sıklaştırması ve deprem çirozlarının kullanımı durumları ayrı ayrı ve birlikte ele alınmış, moment-eğrilik davranışı üzerinde her bir uygulamanın sebep olduğu etkiler kuramsal olarak araştırılmıştır. |
| 10. | SÜT PROTEİNLERİ KAYNAKLI BİYOAKTİF PEPTİTLER MILK PROTEINS-DERIVED BIOACTIVE PEPTIDES Özer KINIK, Oğuz GÜRSOYSayfalar 195 - 203 Süt proteinleri, sindirim enzimleri veya sütün fermantasyonu sırasında enzimatik olarak meydana gelen çeşitli biyolojik olarak aktif peptitlerin kaynağıdır. Bu peptitler opioid reseptörlere bağlanma, angiotensin Idönüştürücü enzimin (ACE) inhibisyonu, antimikrobiyal, antihipertansiyon, antioksidatif, antitrombotik etki, immün sistemin düzenlenmesi ve mineral bağlayıcılık gibi farklı biyokimyasal ve fizyolojik etkilere sahiptirler. Bu makalede süt proteini bazlı biyoaktif peptitlerin kimyasal yapısı, fizyolojik özellikleri, üretimleri ve ürünlerdeki oluşum mekanizmaları mevcut bilgiler ışığında derlenecek ve bunların fonksiyonel gıda ingrediyenti olarak kullanım potansiyelleri değerlendirilecektir |
| 11. | TEKİRDAĞ AÇIKLARINDAN VE İZMİT KÖRFEZİNDEN AVLANAN İSTAVRİT BALIKLARINDA AĞIR METAL BİRİKİMİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA A SEARCH ON HEAVY METAL ACCUMULATION IN SCADS CAUGHT IN THE GULF OF İZMİT AND OFF TEKİRDAG PROVINCE IN THE SEA OF MARMARA Omca DEMİRKOL, Nevin AKTAŞSayfalar 205 - 209 Endüstrileşme ile paralel olarak su ortamlarına bulaşan ağır metaller önemli bir çevre kirliliğini de beraberinde getirmektedir. Ayrıca bu metaller akarsu göl ve denizlerde yaşayan ve gıda olarak tüketilen canlılarda akümüle olmakta, besin zincirine katılarak insan sağlığını tehdit etmektedir. Bu araştırmanın amacını Tekirdağ İli Marmara Denizi açıklarından ve İzmit Körfezi’nden avlanan istavrit balıklarındaki (Trachurus trachurus) bazı ağır metal birikimlerinin saptanması oluşturmaktadır. Araştırmada her iki bölgeden de 1996 Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında avlanan balık örnekleri kullanılmış ve cıva, kurşun, kadmiyum analizleri yapılmıştır. İzmit Körfezinden avlanan balıklardaki cıva, kurşun ve kadmiyum miktarları sırasıyla 0.316 ppm 0.270 ppm ve 0.061 ppm olarak bulunmuştur. Tekirdağ’dan avlanan balıklardaki cıva ve kurşun miktarı ise sırasıyla 0.029 ppm ve 0.038 ppm olarak saptanmıştır. Bu ilden avlanan balıklarda kadmiyum kalıntısı tespit edilememiştir. |
| 12. | İKİ FARKLI NÜMERİK METOT KULLANARAK AKUSTİK DALGA MODELLEMESİ ACOUSTIC WAVE MODELLING USING TWO DIFFERENT NUMERICAL METHODS Murat Sarı, İsmail DemirSayfalar 211 - 217 Bu makale, jeofiziksel ortamlardan geçen çeşitli iki boyutlu akustik dalga yayılımı problemlerini zaman-domain SEM yardımıyla analiz eder. Bu, sınır noktaları için mevcut olan SEM programların için genişletilmesi ile başarılır. Alan değişkenleri için uygun ve sıklıkla kullanılan temporal değişimlerin benimsenmesi ile zamana bağlı kernellar açık olarak elde edilir. Sunulan SEM ve SFM sonuçları sentetik kullanılmasıyla genelleştirilir ve bu sonuçların kararlı olduğu görülür. İki metot sonuçları arasındaki niteliksel uyum mükemmeldir. |
| 13. | SINIR ŞARTLARININ BİRİNDE ÖZDEĞER PARAMETRESİBULUNDURAN SÜREKSİZ STURM-LİOUVİLLE PROBLEMİNİN ÖZFONKSİYONLARI EIGENFUNCTIONS OF DISCONTINUOUS STURM-LIOUVILLE PROBLEM CONTAINING EIGENVALUE PARAMETER IN THE ONE OF BOUNDARY CONDITIONS Oktay MUHTAROV, Mahir KADAKAL, Fahrettin Ş. MUHTAROVSayfalar 219 - 226 Bu çalışmada, sınır şartlarının birinin katsayıları özdeğer parametresini lineer olarak içeren süreksiz katsayılı ve ağırlıklı Sturm-Liouville probleminin rezolvent operatörü ve özfonksiyonlar sisteminin tamlık özellikleri yeni bir yaklaşımla incelenmiştir. İncelenen problemin operatör-teorik yazılımı için C L [a, b] 2 ? / Hilbert uzayında yeni eşdeğer iç çarpım ve uygun kendine eşlenik lineer operatör tanımlanmıştır. Ayrıca, ) ?(x,? ve ) ?(x,?) temel çözümleri özel bir yöntemle tanımlanmıştır. |
| 14. | GABROYİK KAYAÇLARIN PETROGRAFİK VE JEOKİMYASAL KARAKTERİSTİKLERİ : ORTA ANADOLU MASİFİ, YEŞİLHİSAR-KAYSERİ (TÜRKİYE) PETROGRAPHIC AND GEOCHEMICAL CHARACTERISTICS OF GABBROIC ROCKS: CENTRAL ANATOLIAN MASSIF, YEŞİLHİSAR-KAYSERİ (TURKEY) Fuat IŞIK, Halil BAŞ, Kerim KOÇAKSayfalar 227 - 238 İnceleme alanı, Orta Anadolu Masifi içerisinde Yeşilhisar (Kayseri) ve çevresinde yer almaktadır. İnceleme alanında en yaşlı birimleri ofiyolitik kayaçlar oluşturmaktadır. Bunlar gabro ve dunitler şeklindedir. Gabrolar koyu yeşil, siyahımsı yeşil renkli, sert ve ince-orta taneli olup hipidiyomorf tanesel dokuludur. Ana bileşenlerini; hornblend, klinopiroksen, plajiyoklas, kuvars ve opak mineraller oluştururken tali olarakta yer yer sfen ve spinel içermektedirler. Dunit; sarımsı, yeşilimsi sarı renkli, kırılgan ve ağsal dokuludur. Dunitlerin ana bileşenlerini olivin, piroksen ve kromit oluşturmaktadır. Gabroyik kayaçlar toleyitik karakterli olup metaaluminalı kayaç sınıfındadırlar. Ana ve iz element değişimleri hornblend ve Fe-Ti oksit minerallerinin fraksiyonlaşmasını işaret etmektedir. Kondridite oranlanmış hafif nadir toprak elementlerin ağır nadir toprak elementlerine oranı La/LuN = 0.26 olup bir zenginleşme göstermemektedir. İz element ve nadir toprak element (REE) içerikleri gabroyik kayaçların MORB benzeri bir kaynaktan türediğini işaret etmektedir. |
| 15. | ORTAKÖY (AKSARAY) AMFİBOLİT VE TREMOLİT GNAYSLARININ MİNERALOJİK VE PETROGRAFİK ÖZELLİKLERİ MINERALOGICAL AND PETROGRAPHICAL CHARACTERISTICS OF THE ORTAKÖY AMPHIBOLITES AND TREMOLITE-BEARING GNEISSES Kerim KOÇAKSayfalar 239 - 245 Ortaköy (Aksaray) yöresinde metasedimentler içerisinde uyumlu olarak yer alan amfibolit ve tremolit gnayslar başlıca magnezyo-hornblend, magnezyohastingsit plajiyoklaz, sfen, diyopsit, kuvars, biyotit ve tremolit, aktinolit, aktinolitik hornblend ve ilmenitten oluşmaktadırlar. İlk kez bu çalışmada amfibolitlerin subvolkanik kökenini gösteren korunmuş akma dokusu ortaya çıkarılmıştır. Amfibolitlerdeki plajiyoklazlarda SEM çalışması ile kuvvetli bir zonlu yapı (anortit içeriği % 48 ve ~94) belirlenmiştir. Ortaköy amfibollerinde çizgisel bileşimsel değişimlerin varlığı, metasomatik veya hidrotermal altrasyonun yaygın olmayışı ve migmatitleşmenin amfibolitlerde yer almamış olması andezinin anortitten daha önce oluştuğuna işaret etmektedir. Anortit muhtemelen diyopsitin hornblende dönüşmesiyle oluşmuştur. Alüminoteşermakit, ferriteşermakit ve edenit çiftli yer değiştirmeleri (coupled substitutions) amfibolit ve tremolit gnayslarda bulunan amfibollerin bileşimsel değişimlerine neden olmaktadır. Amfibolit ve tremolit gnayslardaki amfiboller arasındaki çizgisel ilişkiden dolayı her ikisinin de aynı kökene sahip olabileceği ileri sürülmüştür. |
| 16. | TRAFİĞİN YOL BOYKESİTİ DOĞRULTUSUNDAKİ AKIM KAREKTERİSTİKLERİÜZERİNE BİR LİTERATUR DERLEMESİ AN OVERVIEW OF LONGITUDINAL CHARACTERISTICS OF ROAD TRAFFIC FLOW Banihan GÜNAYSayfalar 247 - 254 Çok şeritli yolların birçok ülkede uzun yıllardan beri kullanılmasıyla, araç etkileşimlerinin iki boyutlu incelenmesi, yolların planlanması ve işletilmesi noktalarında özel bir önem sergilemiştir. Trafiğin yol enkesiti ve boy kesiti doğrultusundaki akım karakteristiklerinin aynı anda gözönüne alınması modelleme gibi birtakım trafik mühendisliği uygulamaları açısından hayatiyet arzetmektedir. Birinci kısım, yani enine yöndeki araç hareketleri üzerine bir literatür derlemesi daha önceden yayınlanmıştı. Bu makalede çok şeritli trafik akımı boylamasına olarak incelenecektir. Henüz böyle bir literatür taramasının yapılmamış olması bu çalışmanın ilk motivasyonunu oluşturmuştur ve diğer trafik mühendisleri için referans bir yayın olacağı ümid edilmektedir. Ayrıca makalede, gelecekte yapılabilecek araştırma alanlarının da altı çizilmiştir. |
| 17. | SIVI MEMBRANLARIN MEKANİZMASI VE UYGULAMA ALANLARI MECHANISM OF LIQUID MEMBRANES AND APPLICATIONS Filiz Nuran ACAR, Emine MALKOÇSayfalar 255 - 263 Son yıllarda atıksuların arıtılmasının yanında, kaynakta atık maddeleri geri kazanma işlemleri üzerinde önemle durulmaya başlanmıştır. Özellikle batılı ülkelerde çevre koruma tedbirleri yoğunlaştırılarak ağır metalller gibi tehlikeli maddelerin geri kazanımında yarıgeçirgen membranların kullanılmasında önemli gelişmeler olmuştur. Ultrafiltrasyon, mikrofiltrasyon, elektrodiyaliz gibi polimerik membran sistemlerle birlikte sıvı membranlar ile de atıksu arıtımı gerçekleştirilmektedir. Aynı zamanda sıvı membranlar hidrometalurjide metal iyonlarının ayrılmasında da kullanılmaktadır. Sıvı membranlar biyoteknolojide, medikal alanlarda, gaz ayırma işlemlerinde kullanım alanlarına sahiptir. |
| 18. | TESİS DÜZENLEMESİ PROBLEMİNDE YEREL ARAMA SEZGİSELİ KULLANAN BİR GENETİK ALGORİTMA : MEMETİK ALGORİTMA YAKLAŞIMI A GENETIC ALGORITHM USING THE LOCAL SEARCH HEURISTIC IN FACILITIES LAYOUT PROBLEM: A MEMETİC ALGORİTHM APPROACH Orhan TÜRKBEYSayfalar 265 - 271 Memetik Algoritmalar (MA), evrimsel algoritmalar içinde Yerel Arama (YA) tekniklerini kullanan ve Genetik Algoritma (GA)’lara benzeyen melez (hibrid) yapılı algoritmalardır. Bu çalışmada, Kuadratik Atama Problemi (KAP) için 2-opt benzeri bir YA sezgiseli kullanan memetik yapılı bir algoritma geliştirilmiştir. Geliştirilen MA’da KAP için daha önce kullanılmamış bir çaprazlama operatörü uygulanmış, çözüm çeşitliliğini artırmak için ise Eshelman prosedüründen yararlanılmıştır. Geliştirilen MA, QAP-LIB’den alınan test problemler üzerinde denenerek, sonuçlar literatürdeki mevcut teknikler ile karşılaştırılmıştır. |