E-ISSN: 2587-0351 | ISSN: 1300-2694
Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi - Pamukkale Univ Muh Bilim Derg: 23 (8)
Cilt: 23  Sayı: 8 - 2017
16. ULUSLARARASI MALZEME SEMPOZYUMU ÖZEL SAYISI
1. 
Kapak-İçindekiler
Cover-Contents
Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi
Sayfalar I - V

2. 
Li-iyon piller için kalay esaslı grafen kompozit anotun yapısal ve elektrokimyasal karakterizasyonu
Structural and electrochemical characterization of tin based graphene composite anode for li-ion batteries
Miraç Alaf, Gizem Hatipoglu, Ubeyd Tocoglu, Hatem Akbulut
doi: 10.5505/pajes.2017.09216  Sayfalar 941 - 944
Bu çalışmada, ultrasonik prosesör destekli solüsyon esaslı bir kimyasal yöntem Li-iyon piller için kalay esaslı grafen kompozit elektrotların sentezi için geliştirilmiştir. Hummers metodu ile pulcuk grafitten üretilen grafen tabakaları üzerine SnCl2.2H2O başlangıç malzemesi kullanılarak SnO2 nanotozları büyütülmüştür. Kompozit elektrotlar taramalı elektron mikroskobu (SEM), X-ışını difraktometresi ve termal analiz teknikleri ile karakterize edilmiştir. Üretilen kompozit elektrotlar CR2016 Li-iyon düğme tipi hücreye anot olarak bağlanmış ve şarj-deşarj çevrim testleri ve çevrimli voltametre analizleri yapılmıştır. Yüksek performanslı kalay esaslı elektrot malzemesinin hacim genleşmesi problemini aşmak için malzemenin grafen tabakaları üzerine büyütülmesi ile uzun çevrim ömrü elde edilmiştir. Tek adımda üretilen SnO2-grafen nanokompozitinden hazırlanan elektrottan 100 çevrim sonunda 385 mAhg-1 değerinde spesifik kapasite elde edilmiştir.

3. 
Toz metalurjisi ile üretilen biyomedikal Ti-Nb esaslı alaşımlarda Nb ilavesinin mikroyapı ve mekanik özelliklere etkisi
Effect of Nb addition on microstructural and mechanical properties of Ti-Nb based alloys produced by powder metallurgy
Eren Yılmaz, Azim Gökçe, Fehim Fındık, Hamit Özkan Gülsoy
doi: 10.5505/pajes.2017.26539  Sayfalar 945 - 948
İnsan sert doku ( kemik gibi) biyo-implant malzemeleri için Ti-Nb esaslı alaşımlar biyo-uyumları, mekanik özellikleri, korozyon dirençleri gibi özellikleri açısından umut vadeden malzemelerdir. Bu çalışmada, Nb ilavesinin, Ti-Nb ikili alaşımının mikroyapı ve mekanik özellikleri üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla saf Ti, Ti-16Nb, Ti-26Nb alaşımları geleneksel toz metalürjisi yöntemi ile üretilmiştir. Sinterlenmiş numunelerin mikroyapısal gelişimleri ve faz analizleri optik mikroskop, SEM, EDS, XRD teknikleri kullanılarak belirlenmiştir. Sinterlenen Ti-Nb alaşımlarının mikroyapısının widmanstatten α+β yapısından oluştuğu gözlemlenmiştir. Nb içeriğinin ağırlıkça %16’dan %26’ya artışı ile alaşımın mikrosertlik değeri 430 HV’den 327 HV’ye, eğme mukavemeti 1403 MPa’dan 1168 MPa’a ve elastik modül 103 GPa’dan 90 GPa’a düşmüştür. Mikroyapı da ise β-fazı miktarı artarken, taneler incelmiştir. Elde edilen sonuçlar, toz metalürjisi ile üretilmiş Ti-Nb alaşımlarının, klinik uygulamalarda en yaygın kullanılan Ti-6Al-4V alaşımının yerine tercih edilebileceğini göstermektedir.

4. 
Kağıt üretim atığı katkılı yüksek yoğunluklu polietilen (YYPE) kompozitlerin mekanik özelliklerinin incelenmesi
Investigation of mechanical properties of paper processing residue filled high density polyetylene (HDPE) composites
Nilay Kucukdogan, Serdar Halis, Mucahit Sutcu, Mehmet Sarikanat, Yoldas Seki, Kutlay Sever
doi: 10.5505/pajes.2017.27790  Sayfalar 949 - 953
Bu çalışmada, büyük oranda selüloz lifler ile inorganik katkılar (kalsit ve kil mineralleri) içeren kağıt üretim atıkları, farklı oranlarda (ağırlıkça %10-60) yüksek yoğunluklu polietilen (YYPE) kompozit üretiminde kullanılarak kağıt üretim atığı katkısının mekanik özellikler üzerindeki etkisi incelenmiştir. Kompozitler yüksek hızlı termo-kinetik mikseri ve kalıplama prosesi kullanılarak üretilmiştir. Üretilen kompozitlerin mekanik özellikleri standart test metotları kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlara göre, kompozitlerin eğilme modül değerlerinin artan katkı oranıyla arttığı görülmüştür. Özellikle, eğilme dayanımının ağırlıkça %40 katkı içeren kompozitte %26.3 oranında arttığı ortaya konmuştur. Kağıt atık katkılı YYPE kompozitlerin çekme dayanımı YYPE matris ile kıyaslandığında %10-20 oranında artış görülmüştür. Sonuç olarak, sunulan çalışmada kağıt üretim atık katkıları hiçbir modifikasyon ajanı kullanılmadan kompozitlerin üretimi gerçekleştirilmiş ve buna rağmen kompozitlerin mekanik özelliklerinde gelişme sağlanmıştır. Bu sayede, endüstriyel atık olarak ekonomik bir değeri olmayan kağıt üretim atığı polimer kompozit yapı içerisinde kullanılarak iyi mekanik özelliklere sahip kompozitler üretilmiştir.

5. 
AZ91 magnezyum alaşımının sol-jel yöntemiyle hidroksiapatit kaplanması
Hydroxyapatite coating on AZ91 magnesium alloy via sol-gel method
Sevda Albayrak, Henifi Çinici, Recep Çalın, Canser Cömert
doi: 10.5505/pajes.2017.34270  Sayfalar 954 - 956
Bu çalışmada amaç; biyomedikal uygulamalarda kullanılmak üzere mevcut biyomalzemelerden daha hafif, biyolojik saldırılara karşı dirençli ve kemik yapısına benzer, doku ile uyumlu bir malzeme üretebilmektir. Hafiflik biyomalzeme uygulamalarında son derece önemlidir, çünkü paslanmaz çelik ve bunun gibi ağır metalik alaşımlar vücutta kullanıldığında implant çevresindeki dokulara zarar vererek enfeksiyona sebep olabilmektedir. AZ91 Mg alaşımının hafifliği büyük bir avantaj olsa da vücutta kullanmak için yeterli mukavemete sahip değildir ve biyolojik ortamda bozunmaktadır. AZ91 Mg alaşım tozları 320 °C sıcaklık ve 275 MPa basınçta sıcak pres yöntemi ile preslendikten sonra, yeterli dayanımı sağlamak ve bozunmasını engellemek amacıyla sol-jel ve dip coating metoduyla yüzeyi farklı daldırma sayılarında hidroksiapatit ile kaplanmış ve 400°C'de sinterlenmiştir. Kaplanan numunelerin yüzey morfolojileri SEM; faz yapıları ise XRD ile incelenmiştir.

6. 
Alüminyum alaşımlı jantların tasarım ve ağırlık optimizasyonu
Design and weight optimization of aluminum alloy wheels
Ali Kara, Halil Emre Çubuklusu, Özgür Yavuz Topçuoğlu, Ömer Burak Çe, Uğur Aybarç, Caner Kalender
doi: 10.5505/pajes.2017.34356  Sayfalar 957 - 962
Bu çalışmada A356 alaşımından üretilen binek araç jantlarının mekanik yükleme altında tasarım ve ağırlık optimizasyonu gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda seçilen bir jant modeli üzerinde geleneksel tasarım uygulamalarında mühendislik tecrübeleri ile gerçekleştirilen tasarım aşamalarında belirlenen ölçüler tasarım parametreleri olarak seçilmiştir. Tasarımda ANSYS Workbench’de “Sayısal Deney Tasarımı” yöntemi ile tasarım noktaları belirlenmiştir. “Cevap Yüzeyi Metodu” kullanılarak en iyi tasarım elde edilmiştir. Sonuç olarak jant ağırlığı ve deformasyonuna en çok etki eden parametreler belirlenmiş, tasarımın mekanik davranışı iyileştirilmiş ve daha hafif bir jant elde edilmiştir. Jantın geometrisi üzerinde gerçekleştirilen iyileştirme ile yorulma davranışı da iyileştirilmiştir.

7. 
Al-Zn-Mg-Cu alaşımlarının su verme hassasiyeti
Quench sensitivity of Al-Zn-Mg-Cu alloys
Funda Gül Koç, Mustafa Çöl, Tanju Çeliker
doi: 10.5505/pajes.2017.40225  Sayfalar 963 - 966
Al-Zn-Mg-Cu alüminyum alaşımları sahip oldukları düşük yoğunluk, yüksek mukavemet, sertlik, tokluk ve korozyon direnci özelliklerinden dolayı havacılık ve uzay endüstrisinde geniş bir kullanım alanına sahiptir. Bu çalışmada, Al-Zn-Mg-Cu alaşımının su verme hassasiyeti alın su verme yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Numuneye 480 ˚C’de 3 saat süreyle çözeltiye alma işlemi uygulandıktan hemen sonra alın su verme test düzeneğinde oda sıcaklığındaki su ile bir uçtan soğutma işlemi uygulanmıştır. Soğutma işlemi esnasında numunenin boyuna kesiti boyunca meydana gelen soğuma hızındaki değişimler K tipi termo-elemanlar vasıtasıyla eş zamanlı olarak ölçülmüştür. Su verme işlemi sonrası numuneye 120 ˚C’de 24 saat süre ile suni yaşlandırma işlemi uygulanmıştır. Su verilen uçtan uzaklaştıkça malzemenin sertlik, elektriksel iletkenlik ve mikroyapı özeliklerinde meydana gelen değişimler incelenmiştir.

8. 
RTM ile üretilen iki-yönlü cam-dokuma takviyeli kompozit levhalarda cam-keçe kullanımının mekanik anizotropi üzerine etkisi
Effects of glass-mat on mechanical anisotropy in bidirectional e-glass woven roving reinforced composite sheets produced by RTM method
Raif Sakin
doi: 10.5505/pajes.2017.55631  Sayfalar 967 - 973
Bu çalışmada, Reçine Transfer Kalıplama (RTM) ile imal edilen iki-yönlü cam-dokuma takviyeli kompozit levhalarda cam-keçe kullanımının mekanik anizotropi üzerine etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla, bilgisayar kontrollü laboratuvar ölçekli Reçine Transfer Kalıplama (RTM) prosesi kurulmuştur. Ayrıca, tam kapalı, vakum destekli ve ısı kontrollü olarak tasarlanan RTM kalıbının alt ve üst yüzeylerinde parlatılmış paslanmaz çelik saclar kullanılarak iki yüzü düzgün kompozit levhalar üretilmiştir. Çalışmada RTM’ye uygun Polipol-336 polyester reçinesi kullanılmıştır. Kompozit levha imalatı için 800-500-300-200 g/m² 'lik iki-yönlü cam-dokumalar arasına 450-225 g/m² 'lik cam-keçeler yerleştirilmiştir. RTM prosesi sonunda kalıptan %38,1 - %48,0 fiber hacimli, 6-15 tabakalık farklı kombinasyonlarda ve yaklaşık 3 mm kalınlığında kompozit levhalar elde edilmiştir. Bu kompozit levhaların çekme ve eğilme mukavemeti gibi temel mekanik özellikleri test edilmiştir. Deneyler sonucunda, özellikle depolama tankları, deniz araçları ve yapı endüstrisi gibi sektörlerde kullanılan büyük ölçekli tabakalı kompozit levhalarda cam-dokumalar arasına cam-keçe takviyesinin mekanik anizotropi üzerinde olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca maliyet açısından da değerlendirme yapılmış ve optimum kompozit levha maliyeti için önerilerde bulunulmuştur.

9. 
Grafen takviyeli alüminyum esaslı kompozitlerin üretimi ve karakterizasyonu
The fabrication and characterization of graphene reinforced aluminum composites
Mahmut Can Şenel, Mevlüt Gürbüz, Erdem Koç
doi: 10.5505/pajes.2017.65902  Sayfalar 974 - 978
Alüminyum esaslı metal matrisli kompozitler (AL-MMK); kompozit yapıda yüksek mukavemet, iyileştirilmiş rijitlik, daha düşük yoğunluk, iyileştirilmiş ısıl ve elektriksel özellikler elde etmek amacıyla kullanılmaktadır. AL-MMK’larda SiC, Al2O3, WC, TiC’ün yanında son yıllarda grafen nano tabaka da takviye elemanı olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, toz metalürjisi metoduyla saf alüminyum ve ağırlıkça %0.1, %0.3, %0.5 oranında grafen takviyeli alüminyum esaslı kompozitler üretilmiştir. Üretilen kompozitlerin kristal yapı analizi için X-ışını kırınım cihazı (XRD), yüzey ve iç yapı karakterizasyonu içinse taramalı elektron mikroskobu (SEM) kullanılmıştır. Bu çalışmayla, grafen takviyeli alüminyum esaslı kompozitlerde, grafen katkı oranı, sinterleme süresi ve sinterleme sıcaklığının kompozitlerin yoğunluğuna ve mikro Vickers sertliğine olan etkisi incelenmiştir. En iyi mikro Vickers sertlik değerine ağırlıkça %0.1 grafen takviyesinde, 180 dk sinterleme süresinde ve 630 °C’lik sinterleme sıcaklığında ulaşılmıştır.

10. 
Mikro-ark oksidasyon yöntemi ile oksitlenen 2017A alüminyumun erozyon-korozyon direncinin incelenmesi
Investigation of erosion-corrosion resistance of 2017A aluminium oxidized by micro-arc oxidation process
Kemal Korkmaz, Ali Çakır
doi: 10.5505/pajes.2017.77674  Sayfalar 979 - 983
2017A alüminyumu belli boyutlarda kesilmiş ve mikro ark oksidasyon (MAO) yöntemi kullanılarak yüzey modifikasyonu gerçekleştirilmiştir. Yüzeyinde seramik bir oksit tabakasının oluştuğu alüminyum; oda sıcaklığında, farklı sürelerde, HCl çözeltisi ve Al2O3 toz parçacıklarının manyetik karıştırıcı yardımıyla karıştırıldığı erozif-korozif bir ortama maruz bırakılmıştır. Mikro-ark oksidasyon ve erozyon-korozyon deneyleri öncesi ve sonrasında numunelerin kütle ölçümleri yapılmış ve XRD yardımıyla faz analizleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca numunelerin optik mikroskop ile yüzey görüntüleri elde edilerek, erozif-korozif ortamın numunenin yüzeyinde meydana getirdiği değişim irdelenmiştir. Çalışma sonucunda 2017A alüminyumunun Mikro-ark oksidasyon ile yüzeyinin kaplanması ile erozyon-korozyon direncinde belirgin bir artışın elde edildiği tespit edilmiştir. Özellikle MAO işlem süresini 5 dk. dan 45 45 dk. ya çıkartmakla kaplama kalınlığında yaklaşık 6 kat artış elde edilmiştir. Bunun neticesinde 3 h lik erozyon-korozyon deneyinde kütle kaybı % 40.2 den % 0.7 ye düşürülerek erozyon-korozyona karşı dayanım yaklaşık 60 kat arttırılmıştır.

11. 
Rijit poliüretan köpük malzemelere kabaran alev geciktirici ilavesinin yanma direnci ve zararlı emisyon oluşumuna etkilerinin incelenmesi
Investigation into the effects of intumescent flame retardant addition on flame resistance and harmful emissions of rigid polyurethane foams
Bilal Aydoğan, Nazım Usta
doi: 10.5505/pajes.2017.77785  Sayfalar 984 - 989
Bu çalışmada, amonyum polifosfat/pentaeritritolden (2/1) oluşan kabaran alev geciktiricinin % 5, 10 ve 15 oranlarında rijit poliüretan köpük malzemelere ilave edilmesinin yanma direnci ve zararlı emisyon oluşumuna etkileri konik kalorimetre testleri ile incelemeye alınmıştır. Köpük malzeme içerisinde kabaran alev geciktirici miktarının artmasına bağlı olarak yanma direncinde artış tespit edilmiştir. Ayrıca, yine alev geciktirici miktarı artışına bağlı olarak malzemenin yanma sırasında oluşturduğu ve insanların boğulması ve zehirlenmesine sebep olan is, karbon monoksit ve azot monoksit emisyonlarının da farklı oranlarda azaldığı belirlenmiştir. Rijit poliüretan köpüğe % 15 oranında kabaran alev geciktirici ilavesinin, toplam ısı yayılım miktarının yaklaşık olarak % 40 oranında azalmasına ve maksimum azot monoksit emisyonu da 9 ppm’in altına düşmesine sebep olmuştur. Bu kapsamda, bu çalışmada sentezlenen kabaran alev geciktiricinin, rijit poliüretan köpük malzemeler için yanma direncinin ve zararlı emisyonların iyileştirilmesini sağlamasından dolayı etkili bir alev geciktirici olarak tercih edilebileceği sonucuna varılmıştır.

12. 
V bükme prosesinde geri esnemeye etki eden proses parametrelerinin deneysel araştırılması
Experimental investigation of effect of process parameters on springback in v bending process
İbrahim Karaağaç, Onuralp Uluer
doi: 10.5505/pajes.2017.78466  Sayfalar 990 - 993
Bükülerek şekillendirilmiş DC 01 kalite sac malzemeler; beyaz eşya, mobilya, mutfak, çeşitli ev eşyaları ve otomotiv sektörü başta olmak üzere, endüstride birçok sektörde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bükülerek şekillendirilen ürünlerde karşılaşılan en önemli şekillendirme kusuru geri esnemedir. Bu çalışmada; DC01 kalite sac malzemenin V bükme yöntemiyle şekillendirmede oluşan geri esnemeye, ütüleme süresi (0 s, 10 s, 20 s ve 40 s), bükme açısı (15°, 30°, 45°, 60°, 75° ve 90°) ve zımba uç radyüsü (0 mm, 2 mm, 4 mm ve 6 mm) parametrelerinin etkisi deneysel araştırılmıştır. Deneysel çalışmalar sonucunda; geri esnemenin, ütüleme süresinin 10 s. lik artışına bağlı olarak ortalama 0.18 derece azaldığı, bükme açısının 15 derecelik artışına bağlı olarak da ortalama 0.44 derece arttığı gözlemlenmiştir. Ayrıca geri esnemenin zımba uç radyüsündeki 2 mm. lik artışa bağlı olarak da ortalama 0.27 derece arttığı gözlemlenmiştir.

13. 
Farklı erime akış indeksine sahip polipropilenlerle üretilen odun plastik kompozitlerin mekanik özellikleri üzerine lignoselülozik dolgu maddesi türü ve kullanım oranının etkisi
The effect of lignocellulosic filler types and concentrations on the mechanical properties of wood plastic composites produced with polypropylene having various melt flowing index (MFI)
Vedat Çavuş, Fatih Mengeloğlu
doi: 10.5505/pajes.2017.80000  Sayfalar 994 - 999
Bu çalışmada, lignoselülozik dolgu maddesi türü, kullanım oranı ve erime akış indeksinin odun plastik kompozitlerin (OPK) özelliklerine etkisinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Lignoselülozik dolgu maddesi olarak zeytin pirinası ve kızılçam odun unu %20 ve %40 oranlarında kullanılmıştır. Kızılçam odun unu veya zeytin pirinası, vaks ve maleik anhidrit graftlanmış polipropilen (MAPP)ve yüksek veya düşük erime akış indeksine sahip polipropilen üretim reçetesine göre yüksek devirli mikser yardımıyla homojen bir şekilde karıştırılmıştır. Homojen karışım öncelikle tek vidalı eksturuder de karıştırılarak odun plastik kompozit karışımları oluşturulmuş ve bu karışımlar kırıcı yardımıyla pelletler haline dönüştürülmüştür. Üretilen pelletler kullanılarak enjeksiyon kalıplama makinesinde deney numuneleri üretilmiştir. Kontrol numuneleri dolgu maddesi katılmadan üretimler gerçekleştirilmiştir. Üretilen deney numunelerinin fiziksel ve mekanik özellikleri belirlenmiştir. Erime akış indeksinin OPK'lerin özelliklerine önemli bir etkisinin olmadığı buna karşın dolgu maddesi türü ve oranına göre değişkenlik göstermesine rağmen mekanik özelliklerin ASTM D 6662 standardında belirlenen değerleri karşıladığı tespit edilmiştir.

14. 
50Fe-50Co alaşımının borlanması ve karakterizasyonu
Boronizing of 50Fe-50Co alloy and its characterization
Mehmet Tarakçı, Yücel Gençer
doi: 10.5505/pajes.2017.82542  Sayfalar 1000 - 1003
Bu çalışmada, vakum/argon altında hazırlanan atomik olarak eşit miktarda Fe ve Co içeren 50Fe-50Co ikili alaşımı kutu borlama yöntemi ile 800 °C, 900 °C ve 1000 °C’de 6 saat süre ile kaplanmıştır. Oluşturulan kaplamanın mikroyapısı, faz bileşimi, sertliği, kaplamanın kimyasal bileşimi, X-ray kırınımı, optik mikroskop, taramalı elektron mikroskobu, mikrosertlik cihazlarıyla karakterize edilmiştir. Her üç sıcaklıkta da kaplama tabakasının altlık malzemeye çok mükemmel yapıştığı ve testere dişi morfolojisine sahip borür tabakanın oluştuğu tespit edilmiştir. Kaplama Fe2B ve Co2B fazlarından oluşmuştur. Kobalt elementinin kaplama içerisinde homojen şekilde dağılmış olduğu tespit edilmiş. Kaplama kalınlığı sıcaklığa bağlı olarak artmıştır. Yoğun borür tabakanın sertliği kaplama kalınlığı boyunca değişmemiştir.

15. 
Atomik olarak eşit miktarda demir ve krom içeren Fe-Cr ikili alaşımın borlanması
Boronizing of equiatomic Fe-Cr binary alloy
Yücel Gençer, Mehmet Tarakçı
doi: 10.5505/pajes.2017.82956  Sayfalar 1004 - 1008
Bu çalışmada, kontrollü atmosferde atomik olarak eşit miktarda demir ve krom içeren sentetik Fe-Cr ikili alaşımı hazırlanmıştır. Hazırlanan bu Fe-Cr numuneler kutu borlama yöntemi ile 800 °C, 900 °C ve 1000 °C’de 6 saat süre ile kaplanmıştır. Oluşturulan kaplamanın kimyasal ve faz içeriği, mikroyapısı, kaplama kalınlığının sertliği; X-ray kırınımı, optik mikroskop, taramalı elektron mikroskobu, mikrosertlik cihazı ile karakterize edilmiştir. Her üç sıcaklıkta da kaplama tabakasının altlık malzemeye mükemmel yapıştığı ve borür tabakanın Fe2B ve CrB fazlarından oluştuğu tespit edilmiştir. Borür tabaka düz bir morfoloji de olup sıcaklığın artmasıyla CrB fazının ağırlıklı bulunduğu iğnemsi çökeltilerden oluşan bir geçiş bölgesi oluşmuş ve sıcaklıkl artışına bağlı olarak a Bu çökeltilerin miktarı artmıştır. Borlama sıcaklığı ile yoğun borür kaplama kalınlığı artmıştır. Borür tabaka sertliği ise sıcaklıktan bağımsız olarak 2500 ile 3500 HV arasında bulunmuştur.

16. 
Lazer destekli imalatta plazma dinamiklerinin teorik ve deneysel olarak araştırılması
Theoretical and experimental investigation of plasma dynamics for laser-induced machining mechanism
Serap Çelen
doi: 10.5505/pajes.2017.94758  Sayfalar 1009 - 1013
Lazer destekli mikro-imalat (mikro kaynak, delme, yüzey yapılandırma vb…) prosesinin kalitesi elektronik, havacılık- uzay ve biyomedikal endüstrileri için özel bir öneme sahiptir. Lazerin oluşturduğu plazmanın dinamikleri lazer güç yoğunluğu, ışın odak çapı ve çevre koşulları tarafından belirlenmektedir. Plazma yoğunluğunda eşik değerine ulaşıldığında plazma korumasına bağlı ışınım kayıpları sebebiyle, lazer enerjisi malzemeye aktarılamamaktadır. Bu ayrışma eşiği mikro-imalat operasyonu için kritik bir role sahiptir. Bu makale kapsamında, titanyum malzeme için plazma dinamikleri teorik ve deneysel olarak incelenmiş ve faydalı prosess enerjisinin kaybını önlemek için optimum lazer yoğunluk eşiği rapor edilmiş ve numerik çalışmalarla karşılaştırılmıştır.

LookUs & Online Makale