| 1. | Kapak-İçindekiler Cover-Contents Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri DergisiSayfalar I - III |
| 2. | Atık Kuru Pillerdeki Grafitin Seramik Plastik Çamuruna Katkısı The Addition of Graphite in Battery Waste to a Ceramic Soft Plastic Body Kemal KÖSEOĞLU, Salih Uğur BAYÇASayfalar 305 - 308 Bu çalışmada piyasadan toplanan atık kuru pillerdeki grafitin, seramik plastik çamurunda kullanılabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla kuru pilin içindeki grafit çıkarılmıştır. Elde edilen grafit az miktarda su ile karıştırılmış ve plastik çamura katılarak homojen bir şekilde yoğrulmuştur. Hazırlanan plastik çamurdan şekillendirilen parçalar, oda sıcaklığında kurutulmuş ve 900 oC’de pişirilmiştir. Elde edilen bisküvilerin kuru ve pişme küçülmesi, mukavemet ve su emme testleri yapılmıştır. |
| 3. | Atomize Tozlarda Katılaşma ve Mikroyapısal Karakterizasyon Solidification and Microstructural Characterization on Atomized Powders Şadi KARAGÖZ, Rıdvan YAMANOĞLU, Ş. Hakan ATAPEKSayfalar 309 - 316 Atomizasyon teknikleri ile üretilen tozların homojen mikroyapı, düşük empürite içeriği ve arzulanan boyut aralığında üretimi gibi sunduğu birçok avantajlar doğrultusunda endüstriyel uygulamalarda kullanımı söz konusudur. Bu çalışmada santrifüj atomizasyonu ile üretilmiş demir ve demir dışı esaslı bazı alaşım tozlarının katılaşması irdelenmiş olup tüm tozların mikroyapısal karakterizasyonu gerçekleştirilmiştir |
| 4. | Bir Taş Kırma Tesisinde Güç Kalitesi Seviyesinin Ölçümü ve Değerlendirilmesi The Level of Power Quality Measurement and Evaluation in A Stone Crusher Plant Mustafa ŞEKKELİ, A. Serdar YILMAZSayfalar 317 - 323 Enerji kalitesi günümüzde hem üreticiyi hem de son tüketiciyi çok ilgilendirir hale gelmiştir. Kaliteli elektrik enerjisi kısaca, süreklilik (kesintisiz enerji), sabit frekans ve sabit genliğe sahip sinüzoidal gerilim ile açıklanabilir. Elektrik enerjisinin sinüzoidal formdan uzaklaşması harmonik olarak tanımlanır. Harmonikler enerji kalitesinde çok önemli bir yer tutarlar. Endüstriyel tesislerde özellikle harmoniklerin ve gerilim düşümlerinin sıkça rastlanması, hem tesiste hem de şebekede önemli sorunlara yol açmaktadır. Bu sorunlar maliyetleri etkilemektedir. Bu çalışmada bir Taş kırma tesisinde güç kalitesi ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Güç analizörü ile harmonikler ve gerilim düşmeleri ölçülmüştür. Yapılan ölçümlerde tesisin güç kalitesi seviyesinin çok kötü olmadığı görülmüştür. Bununla beraber tesise, harmonik filtreli kompanzasyon sistemi kurulması önerilmektedir. |
| 5. | Bulanık Adaptif PI Denetimli Şebeke Etkileşimli Eviricinin Benzetimi Simulation of Fuzzy Adaptive PI Controlled Grid Interactive Inverter Necmi ALTINSayfalar 325 - 335 Bu çalışmada gerilim kaynaklı şebeke etkileşimli evirici MATLAB/Simulink’de modellenmiş ve benzetim çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Evirici akım kontrollü olarak tasarlanmış ve evirici akımını şekillendiren anahtarlama sinyallerinin üretilmesi için bulanık-PI denetim tekniği kullanılmıştır. Şebeke etkileşimli evirici bünyesinde şebeke frekanslı transformatör ve LC çıkış filtresi bulunmaktadır. Şebeke frekanslı transformatör, şebeke ile yenilenebilir enerji kaynağı arasında elektriksel izolasyonun sağlanmasında kullanılmış ve LC filtre ile de akım dalga şeklindeki PWM anahtarlamadan kaynaklanan yüksek frekanslı bileşenler süzülmüş, çıkış akım THD’si azaltılmıştır. MATLAB/Simulink benzetim çalışmalarından elde edilen sonuçlar evirici çıkış akımının sinüsoidal dalga şeklinde ve şebeke gerilimi ile aynı faz frekansta olduğu, akım harmoniklerinin de uluslararası standartlarda belirtilen sınırlar dâhilinde olduğu görülmüştür(<5%). |
| 6. | Darbe Yükü Altındaki Hibrit Kompozit Plakalara Sıcaklığın Etkisi Temperature Effects on Hybrid Composite Plates Under Impact Loads Metin SAYER, Numan Behlül BEKTAŞSayfalar 337 - 343 Bu çalışmada, karbon-cam elyaf/epoksi (hibrit) kompozitlerin sıcaklık ve artan darbe enerjisi altındaki darbe davranışları incelenmiştir. Bununla ilgili olarak iki tip tabaka dizilim açısına sahip, 8 tabakalı hibrit kompozit numunelere -20, 0, 20 ve 40 oC sıcaklıklarında, numunelerde delinme meydana gelene kadar darbe enerjisi uygulanmıştır. Hibrit kompozitlerin saplanma ve delinme sınır değerlerinin belirlenmesinde, darbe enerjisi ve absorbe edilen enerji arasındaki ilişkiyi göstermede kullanılan enerji profili diyagramı kullanılmıştır. Bunun yanı sıra, maksimum temas kuvveti (Fmax), toplam çökme (d) ve maksimum temas süresi (t) gibi önemli darbe karakteristiklerinin sıcaklık geçişlerindeki değişimleri de sunulmuştur. Sonuç olarak, cam ve karbon fiberlerin -20 oC’de, diğer sıcaklıklara göre daha çok gevrekleştiği görülmüştür. Buna göre her iki tip hibrit kompozit için -20 oC’de meydana gelen delinme sınırı diğer sıcaklıklara göre en yüksek değerde bulunmuştur. |
| 7. | A356 Döküm Alaşımında Elektromanyetik Karıştırmanın Mikroyapı ve Mekanik Özelliklere Etkisi The Effect of Electromagnetic Stirring on the Microstructural and Mechanical Properties of A356 Casting Alloy Murat ÇOLAK, Ramazan KAYIKCISayfalar 345 - 351 Alüminyum döküm alaşımları, yüksek mukavemet, yüksek korozyon dayanımı, yüksek termal iletkenlik ve düşük yoğunluk gibi üstün özelliklerinden dolayı başta otomotiv olmak üzere birçok endüstriyel alanlarda yaygınca kullanılmaktadır. Ancak gelişen teknolojiyle birlikte alüminyum dökümlerinin kalitesinin artırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Alüminyum dökümlerinin kalitesinin artırılmasına yönelik yeni proses arayışları, son yıllarda yarı katı şekillendirme tekniği gibi üstün mukavemet özellikleri ve düşük maliyet ile ön plana çıkan yeni proseslerin araştırılmasına yol açmıştır. Yarı katı şekillendirme prosesi, çoğunlukla yüksek miktarda Al-Si ötektik fazı içerdikleri için çok iyi akışkanlık ve dökülebilirliğe sahip olan A356 gibi döküm alaşımlarına uygulanır. Bu proseste primer alfa fazının morfolojisi ve tiksotropik özellikteki malzeme üretimi önemli rol oynamaktadır. Tiksotropik özelliğe sahip malzeme üretmek yani katılaşma sırasında dentritik yapının bozulmasını sağlamak için birçok yöntem vardır ve bu yöntemler arasında en etkilisi elektromanyetik karıştırma tekniğidir. Yapılan bu çalışmada hazırlanan deneysel amaçlı elektromanyetik karıştırma düzeneğiyle A356 döküm alaşımına katılaşma esnasında uygulanan farklı şiddetlerdeki karıştırmanın mikroyapı ve mekanik özelliklerine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Uygulanan elektromanyetik karıştırmayla dentrit kollarının kırılması ve bu prosesin malzeme özelliklerine etkileri incelenmiştir. |
| 8. | Eksenel Yüklü Ankastre Çubuğun Davranışının Eleman Bağımsız Galerkin Yöntemiyle Çözülmesi Modelling of Axially Loaded Cantilever Rod Using Element Free Galerkin Method Mahmut PEKEDİS, Hasan YILDIZSayfalar 353 - 361 Eleman bağımsız Galerkin yöntemi çeşitli mühendislik sistemlerine uygulanan sayısal çözümleme yöntemlerinden birisidir. Bu çalışmada, bu amaçla lineer elastik, dolu kesitli çubuklar seçilip, değişik yük şartları iki örnek üzerinde incelenmiştir. Problem olarak, f(x)=x ve f(x)=0 [ f(l)=1] eksenel yüklerine maruz bırakılan ankastre çubuklar, bir boyutlu lineer elastik olarak incelenmiştir. Şekil fonksiyonu olarak hareketli en küçük kareler yaklaşımı kullanılmıştır. Şekil fonksiyonları bir ve iki boyutlu çözüm bölgelerine uygulanıp grafik olarak verilmiştir. Bu çalışmada yaklaşık çözüm için araştırmacılar tarafından kullanılıp önerilen eleman bağımsız Galerkin yöntemi yardımıyla hesaplanan yer değiştirme değerleri, analitik çözümle karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak eleman bağımsız Galerkin metodunun bu tür problemlerin çözümünde etkili ve güvenilir bir yöntem olduğu belirlenmiştir. |
| 9. | Elektro Çekim Yöntemi İşlem Parametrelerinin PVA Nanolif Morfolojisine Etkileri Effect of Process Parameters on Morphology of Electrospun PVA Nanofibers Yüksel İKİZSayfalar 363 - 369 PVA (polivinilalkol) polimerlerinden farklı konsantrasyon ve vizkozitelerde çözeltiler hazırlanarak elektro çekim yöntemiyle nanolif üretimi gerçekleştirildi. Nanoliflerin SEM mikroskopu ile görüntüleri alınarak morfolojileri üzerinde vizkozite, yüksek voltaj değeri, pipet ucu ile toplama yüzeyi arasındaki mesafenin etkileri araştırıldı. Sonuçlar artan vizkozite, azalan pipet ucu ile toplayıcı arasındaki mesafenin lif çaplarını arttırdığı, artan voltaj değeri ve azalan pipet ucu arasındaki mesafenin lif çap değişkenliğini arttırdığını göstermektedir. Pipet ucu ile toplayıcı arasındaki mesafe azaldıkça çözücünün uçması için gerekli süre azaldığından lifler toplayıcı üzerine kurumadan düşmekte ve henüz ivmelenmesi tamamlanmadığından daha ince liflere ayrılması engellenmektedir. Yapılan ölçümler sonucunda en ince lif çapı 85 nm ve en kalın lif çapı 453 nm olarak bulunmuştur. AFM görüntüleri liflerin dairesel kesite sahip olduğunu göstermektedir. |
| 10. | Ezme ve Geleneksel Bitirme İşlemlerinin Al 6061 Alüminyum Alaşımı Parçaların Yüzey Pürüzlülüğü ve Daireselliği Üzerine Etkisi The Effects of Burnishing and Conventional Finishing Processes on Surface Roughness and Roundness of the Al 6061 Aluminum Parts Adnan AKKURT, İsmail OVALISayfalar 371 - 382 Ezme işlemi, sertlikte artış ve optimum yüzey pürüzlülüğü gibi ek avantajlar sağladığı için yüzey bitirme işlemi olarak her geçen gün artarak kullanılmakta ve makine parçalarının performanslarında artan talepleri karşılamada popüler hale gelmektedir. Metal ve alaşımlarının delik işleme yöntemleri olan; matkapla delme, tornada delik işleme, raybalama, delik taşlama, honlama ve ezme yöntemleri İle işlenmeleri sonucunda istenen özelliklerde dairesel yüzeyler elde etmek oldukça güçtür. Bu çalışmada, ezme ve diğer yöntemler ile elde edilen yüzey karakteristiklerinin değerlendirilmesi yapılmıştır. Delik iç yüzeylerinin dairesellikleri Al 6061 alüminyum alaşımı malzemeden hazırlanmış olan numuneler üzerinde incelenmiş ve yöntemler karşılaştırılmıştır. Deneysel sonuçlar; delik daireselliğinin önemsendiği işlemlerde ezme yönteminin tercih edilmesi gerektiğini göstermektedir. Ayrıca elde edilen yüzey sertlikleri karşılaştırıldığında Al 6061 alüminyum alaşımı malzeme için ezme yönteminin üstünlüğü ortaya çıkmıştır. |
| 11. | Evrimsel Yapı Optimizasyonuna Genel Bir Bakış General Aspects of Evolutionary Structural Optimization: A Review Fatih Mehmet ÖZKAL, Habib UYSALSayfalar 383 - 393 Sayısal tabanlı yapısal topoloji optimizasyonu problemlerinin üstesinden gelmek için 1993 yılında Xie ve Steven tarafından evrimsel yapı optimizasyonu (ESO) yöntemi geliştirilmiştir. Yöntem, esasında basit bir temel üzerine oturtulmuş olmasına rağmen günümüze dek birçok araştırmacı tarafından katkı sunulmuştur. Zaman zaman sezgisel olarak tanımlansa da düşük tasarım değerlerine (gerilme, şekil değiştirme enerjisi, v.s.) sahip elemanların tasarım alanından kaldırılması ile çalışan ve nispeten tam gerilmeli duruma sahip şekil ve topolojileri hedefleyen bir algoritmaya sahiptir. Bu işlem, uygun bir tasarım elde edilene dek tekrarlı olarak gerçekleştirilmekte ve işlem sonucunda ulaşılan nihai tasarımın uygulanabilirliğini değerlendirerek gerçekleştirilmektedir. Bu çalışma ile evrimsel yapı optimizasyonu, genel bir bakış açısı ile incelenmekte ve söz konusu yöntemin bugüne dek gelişimi ortaya konmaktadır. Ayrıca söz konusu yöntemin başarısını göstermek için literatürde yer alan iki örnek çalışma da sunulmaktadır. |
| 12. | Genetik Algoritma Kullanılarak İleri Beslemeli Bir Sinir Ağında Etkinlik Fonksiyonlarının Belirlenmesi Determination of Activation Functions in A Feedforward Neural Network by using Genetic Algorithm Oğuz ÜSTÜNSayfalar 395 - 403 Bu çalışmada çok katmanlı ileri besleneli bir sinir ağının tüm katmanlarındaki üyelik fonksiyonları genetik algoritma kullanarak belirlenmiştir. Bir sinir ağının etkinliğini gösteren temel ölçüt aynı sayıda düğüm ve bağlantı ağırlığı ile istenen sonuca daha iyi yaklaşabilmektir. Bu performansı belirleyen en önemli parametrelerden birisi uygun etkinlik fonksiyonlarının seçilmesidir. Klasik sinir ağı tasarımında genellikle bilinen etkinlik fonksiyonlarından birisi seçilerek ağ tasarımı gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmada etkinlik fonksiyonları için bir tablo oluşturulmuş ve her bir düğüm için en uygun etkinlik fonksiyonu genetik algoritma ile bu tablodan seçilmiştir. Klasik sabit yapılı bir sinir ağı ile önerilen genetik tabanlı sinir ağının performansının karşılaştırılması için 2 boyutlu regresyon problem kümesi kullanılmıştır. Test sonuçları ortaya konulan yöntemin oldukça yüksek bir yaklaşım kapasitesine sahip olduğunu göstermiştir. |
| 13. | Aşırı Konsolide Kil Zeminlerdeki Yanal Yüklü Kazıklar için Limit Durum Moment Fonksiyonları Limit State Moment Functions for Laterally Loaded Single Piles in Local OC Clay Gökhan İMANÇLI, Mehmet Rifat KAHYAOĞLU, Gürkan ÖZDENSayfalar 405 - 416 Kazıkların performans düzeyleri genellikle maksimum kazık başı deplasmanı ve maksimum eğilme momenti ile ifade edilir. Kazık performansındaki belirsizlikler; zemin özelliklerindeki bölgesel değişiklikler, yetersiz zemin etüd çalışmaları, zemin parametrelerinin belirlenmesinde farklı deney yöntemlerinden oluşabilecek hatalar ve sinirli hesap modelleri gibi etkenlerden kaynaklanabilmektedir. Bu belirsizlikler, uygulamacı mühendislerin yanal yüklü kazık dizaynı için kullanacakları uygun yöntemi seçebilmesini zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada, suya doygun homojen aşırı konsolide yerel bir kil zemindeki serbest başlı kazıkların yanal yükler altında maksimum kazık başı deplasmanı ve maksimum eğilme momenti değerlerini belirlemek için yapılmış olan konvansiyonel, sayısal ve iki ve üç boyutlu sonlu elemanlar analizleri gerçekleştirilmiştir. Yerel kil zeminin plastisite indisi ve aşırı konsolidasyon oranı değerleri sırası ile 35 ve 6.1 dir. Tepki yüzeyi yöntemi ile limit durum fonksiyonları geliştirilirken, servis yükleri altında kazığın üç boyutlu davranışını daha iyi yansıtan üç boyutlu sonlu elemanlar analizi ile kazık rijitliği dikkate alınarak belirlenen maksimum moment değerleri kullanılmıştır. |
| 14. | Mikrodenetleyici Denetimli Televizyon Deney Seti Tasarımı ve Gerçekleştirilmesi Design and Implementation of a Microcontroller Controlled TV Training Set Serdar ÇİÇEK, Ersan KABALCISayfalar 417 - 425 Bu çalışmada, teknik ve mesleki eğitim veren fakülteler, yüksekokullar, endüstri meslek liseleri, çıraklık ve yaygın eğitim merkezleri, meslek kursu veren belediyeler ve özel eğitim merkezleri vb. kurumlardaki görüntü sistemleri, televizyon tekniği, televizyon teknik servisliği gibi televizyon sisteminin ve televizyon arıza-onarım-bakım konularının işlendiği derslerde, derslerin pratik uygulama kısmında kullanılmak üzere bir televizyon deney seti tasarlanmış ve gerçekleştirilmiştir. Bu deney seti ile öğrenciler/ kursiyerler derste edindiği teorik bilgiler ışığında televizyon sistemlerini daha iyi kavrayabilecek, televizyon arızalarını bulma becerisini uygulamalı olarak geliştirebilecektir. Deney setine ek olarak televizyon ile bağlantılı bir ölçüm panosu da gerçekleştirilmiştir. Böylece televizyon üzerinde istenen ölçümler rahatça yapılabilmektedir. Geliştirilen deney setinde, kullanıcının birden fazla hatayı aynı anda gerçekleştirerek hata bulma adımlarını geliştirmesi mümkündür. |
| 15. | Piritin N2 Atmosferinde Isıl Bozunmasına Su Buharının Etkisi The Effect of Water Vapor on the Thermal Decomposition of Pyrite in N2 Atmosphere Nesrin BOYABAT, A.Kadir ÖZER, Samih BAYRAKÇEKEN, M.Şahin GÜLABOĞLUSayfalar 427 - 432 Bu çalışmada pirit mineralinin azot atmosferinde ısıl bozunması üzerine su buharının etkisi yatay bir boru fırın içinde incelendi. Deneysel parametreler olarak sıcaklık, zaman ve su buharı konsantrasyonu kullanıldı. Azot/su buharı ortamında elde edilen verilere göre, piritin bozunması üzerine su buharının bozunma hızını arttırdığı gözlemlendi. Bozunma reaksiyonunun, “büzülen çekirdek modeli” ile iyi uyum sağladığı ve farklı hız kontrol basamaklı iki bölgeye ayrıldığı belirlendi. Hız kontrol basamakları, düşük dönüşümlerde akışkan filminden ısı transfer kontrollü, yüksek dönüşümlerde ise kül filminden difüzyon kontrollü olduğu tespit edildi. Bu gaz ve kül filmi mekanizmalarının aktivasyon enerjileri sırası ile 77 ve 81 kJ/mol-1 olarak bulundu. |
| 16. | Sıcak Şerit Haddelemede İş Merdane Malzemeleri ve Hadde Merdanesi Döküm Yöntemleri Work Roll Materials For Hot Strip Milling and Casting Methods of Rolling Roll Şadi KARAGÖZ, Onur BİRBAŞAR, Alper KAYASayfalar 433 - 439 En etkili üretim proseslerinden biri olan haddelemeyi gerçekleştirmek için kullanılacak malzemelerin seçimi ve bu malzemelerin merdanenin özelliklerine etkisi önemli bir parametredir. Aynı zamanda uygun malzeme ile çeşitli üretim metotlarının kullanılması da bu özellikler üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Hangi uygulamalarda ne çeşit bileşimde merdane malzemesine ihtiyaç bulunduğunu anlamak için, haddeleme koşulları ile merdane malzemesi bileşimlerinin ve özelliklerinin bilinmesi gerekmektedir. Bu çalışmada klasik malzemelerden, son zamanalarda geliştirilen malzemelere kadar olan gelişmenin değerlendirilmesi sunulmuş ve bi-metal merdane üretim teknolojileri irdelenmiştir. Ayrıca deneysel olarak dökümü gerçekleştirilen perlitik ve martenzitik merdane mikroyapıları incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar ile mikroyapı oluşumlarının merdaneden beklenen özellikler üzerine etkileri analiz edilmiştir. |
| 17. | Toz Alev Püskürtme Yöntemi Kullanılarak Kaplanan Alüminyum Alaşımının Aşınma ve Sertlik Davranışlarının İncelenmesi Investigation of the Wear and Hardness Behaviour of Aluminium Alloy Coated Using the Powder Flame Spraying Method Nurullah KIRATLI, Salih Hakan YETGİN, Tuncay ÇÖĞÜRSayfalar 441 - 446 Bu çalışmada; alevle toz püskürtme yöntemi kullanılarak 10Al-Cu alaşımı (RotoTec® 19850) ve 15Cr7Fe-Ni alaşım (RotoTec® 19985) tozları ile kaplanan Al5754 (Etial 53) alüminyum alaşımının aşınma davranışları incelenmiştir. Ana malzeme ve kaplama malzemeleri arasında termal genleşmeleri önlemek için Ni-Al RotoTec® 51000 esaslı ara bağlayıcı malzeme olarak kullanılmıştır. Aşınma testleri pim-on-disk sisteminde gerçekleştirilmiştir. Karşı aşındırıcı olarak 800 gridlik SiC zımpara kullanılmıştır. Kaplamaların aşınma testleri oda sıcaklığında, 0.35 ve 0.70MPa basınç altında ve 1.0m/s kayma hızında yapılmıştır. Kaplama numunelerini karakterize etmek için optik mikroskop incelemeleri yapılmıştır. Deneyler sonucunda her iki kaplama malzemesinin de aşınma davranışını geliştirdiği belirlenmiştir. |
| 18. | Trabzon-Taşönü Malzeme Ocağındaki Killerin Mühendislik Özellikleri The Engineering Properties of Clays in Trabzon Taşönü Quarry Nurcihan CERYAN, Ayhan KESİMAL, Ali AYDINSayfalar 447 - 456 Doğu Karadeniz Bölgesinin en büyük çimento hammadde ocağı olan Taşönü Kireçtaşı Ocağında (Araklı-Trabzon) 2005-2006 tarihleri arasında üç ayrı düzlemsel yenilme gelişmiştir. Değişik fasiyeslerdeki kireçtaşlarından oluşan Kireçhane formasyonunda açılmış olan ocakta gelişen bu heyelanlar sonucunda malzeme alımı büyük miktarda azalmıştır. Heyelanların kayma düzlemleri kalınlığı 15-110 cm arasında değişen killi seviyelerdir. Bu nedenle söz konusu killerin jeomekanik ve jeofizik özellikleri incelenmiştir. Killi seviyelerden alınan örnekler yüksek plastisiteli kil (CH) grubuna girmektedir. Bu örneklerdeki kil minerallerinin yaklaşık % 85-90’ı montmorillonit ve % 10-15’i ise illitdir. Bu alandaki kil çeşitliliğini ortaya koymada yararlanılan hacim manyetik süseptibilite ölçüleri 129-163x10-6 cgs aralığında değişmektedir. Bu değerler kil içindeki ağır metal kirlilik oranları ile irdelenmiş ve özellikle demir oksit (% 3.6-6.8) oranlarının değişimine bağlı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmada, killi seviyeler ve dolgu malzemesi için elde edilen indeks ve makaslama dayanım değerleri ocaktaki açılacak kazı şevlerinin duraylılığının araştırılmasında kullanılabilir. |